esede-kim-dur-diyecek
Esed’e Kim Dur Diyecek?

Esed’e Kim Dur Diyecek?

389 Tıklama
7 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Başar Esed gün geçmiyor ki yeni bir katliama sebep olmasın! Suriye iç savaşı süresince milyonları etkileyen böylesi bir kötü senaryonun mimarı olabilecek güçte biri olabilir miydi bilinmez, ama sonuçta Esed’in göz göre göre yaptıklarını durdurabilecek güçte bir lider veya ülke çıkmadı. Ne Amerika ne Rusya ne de başkası!..

Nereden alıyor bu gücü? Esed’in savaşa gönderebileceği insan kaynağı neredeyse tükendi ve en azından olanların motivasyonu kalmadı, ama yine de saldırı tertip edebiliyorlar. Silah ve mühimmatı neredeyse tükendi, ama yine de bir yerlerden bulup buluşturup masum insanlara karşı kullanmaktan geri kalmıyorlar. Kompleks silah sistemlerine yedek parça ve diğer hassas lojistik malzemeler nereden geliyor? Peki, para nereden geliyor? Çıkarılan petrol de onların ellerinde olmadığına veya zeytinliklerin yakılıp kül edildiğine göre, marketlere gıda maddelerini kimler taşıyor, ekonomi nasıl dönüyor? Bazı ülkeler gemiler dolusu tüketim malzemesi gönderiyor ise bunun karşılığını nasıl alıyor?

Bunca yıl tükenmeyen bu kaynak akışına gizli yollardan kapı açanların var olmadığı söyleyecekler ya kördürler ya da bir şeyler gizliyorlardır. Samimiyet yok!

Soruyorum, Esed’e kim dur diyecek?

Suriyeli yetkililer eğer dolar kullanmıyorlarsa ya ruble ya da avro kullanarak dış ticaret yapıyorlardır. Piyasada şekel dolu bavulların dolaştırılmadığını söyleyebiliriz. Ama riyal veya dolar dolu kargo arasanız, bulabilirsiniz kanısındayım. Bu para desteğini takip eden ve sonra da yaptırım ilan edecek işi bilen bir senato yok mu acaba? Bir doları bile takip edebilen süper güçler bu işin çarklarını yıllardır neden takip edemediler?

Hakkını yemeyelim, Batı basını güzel fotoğraf çekiyor. Haber kanallarında sürekli bir saldırı, toz duman, kaçışan insanlar, enkazdan yaralı çıkaran destek kuruluşları görüntüsü!.. Dünya kamuoyu için gerekenler tamamdır herhalde!

Anlaşılan o ki her gün sayısız insan ölüyor ama hiç kimsenin umurunda değil. Kentlere uçaklarla hedef gözetmeksizin bomba atılıyor. Top atışları sürüyor. Tanklar var ilerleyen. Arada sırada Esed sarin gazı kullandı deniyor. Amerika’da yüksek bürokratlar konuşma yapıyor…

Rusya söz verdi, ciddiyim dedi, Astana süreci çerçevesinde İdlib’de Çatışmasızlık Bölgesi ilan etti, ama sonuçta Esed buraya taarruzlarına devam edebiliyor. Ruslar diyorlar ki Esed bizi dinlemiyor, ne yapalım? Hiç olur mu? Tanklar, toplar, uçaklar, atılan mühimmat Rus malı değil mi? Şam’a Rus kargo uçaklarıyla taşınmıyor mu malzeme? Esed’in karargahında Muheymin’e bağlı bir kırmızı telefon yok ise arada gidip gelen kurye de mi yok?

Savaş sahada oluyor ve sürekli bir şeyler tüketiliyor. Kime anlatacaksınız bütün bunları?

Amerikalılar kuzeyde ve doğuda bir kazanım peşindeler, İsrail güneyde, Ruslar ise batıdalar. Şam bölgesinde bir avuç kalmış Esed gücü aslında çaresiz olmalı, ama sanki değiller, saldırı tertip edebiliyorlar. O kadar Esed’e bağlı güvenlik gücü, kenarlarda yabancı asker ve uluslararası gözlemci arasında teröristler, paralı askerler ve milis kuvvetleri ülke içinde cirit atabiliyor, hatta bazen sayıları ve etkinlikleri artıyor bunca yıldır süren savaştan sonra bile. Teröristler veya diğer istenmeyen kesimler buralarda karnını doyurabiliyor, hiçbir şeyden geri kalan yok! Nasıl oluyor bütün bunlar? Besleyenler mi var dersiniz?

Samimiyet olmadığı açıktır. Bu dürüstlükten uzaklar!.. Vahşeti çıkar için kullanan güçlerin enkaz altından çıkarılan kundaktaki Suriyeli bebekler için timsah gözyaşı dökmelerine ne dersiniz? Onca yıldır savaş sürüyor ve bugün dahi binlerle ifade edilebilen göçlerden bahsedilebiliyor!

Bu vahşette parmağı olan bazı güçlü insanlara vicdan muhasebesi yaptırmanın bir yolu yok mudur acaba?..

Birleşmiş Milletler bu işlerle ilgilenmiyor mu? Güvenlik örgütleri ne güne duruyor? IŞİD’e uluslararası koalisyon kuruldu ama Esede’e karşı neden koalisyon kurulmuyor? Diplomasi bitti mi? Neyi konuşuyor bu dünya? Ama anlaşılan savaş bitmemiş!..

Türkiye’den başka samimi Suriye halkını gözeten ülke yok, biliyor musunuz?

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Pençe Harekâtı’nın İlk Değerlendirmesi

DİĞER YAZI

Siber Savaşa Hazır mıyız?

Güvenlik 'ın son yazıları

Biyolojik Savaş ve Biyo-Teknoloji

Covid-19 biyo-teknolojide belli bir gelişme alanı yarattı. Diğer yandan pandeminin başlangıcından itibaren Dünya Sağlık Örgütü’nün üzerine

İngiliz Dünyası (Anglospere)

Anglosphere anlaşılmadan küreselleşmeyi, Atlantik’i, NATO’yu, Pasifik’i, jeostratejiyi, küresel güvenliği, silahlanmayı ve hatta AUKUS’u anlamak mümkün olmaz.