İsrail’e Göre Bu Bir Terör Savaşı

134 Tıklama
11 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Müslümanlar Ramazan Bayramı’na savaş ortamında girdiler, İsrail, Kudüs ve Gazze bölgelerinde Filistin toplumuna karşı büyük ve önemli bir operasyon başlattı. Bugün İsrail’in kuruluş yıldönümü. Dün gece Gazze’ye kapsamlı kara ve hava harekatları başlatıldı, bugün birliklerin Gazze içlerine girmesi dahi beklenebilir. İsrail ve ABD medyası bu savaşın terörle mücadele olduğunu söylüyor. Hatta İsrail hem meşru müdafaa hem de terörle mücadele savaşı içinde; terörle mücadele dediği operasyon genişleyebilir, sadece Gazze’de değil, Suriye ve Lübnan’ı da etkisi altına alabilir.

Başından itibaren işaret ettim, bu operasyon planlıydı diye. Amaç Kudüs üzerinden Gazze!

Eğer kapsamlı bakılırsa İsrail stratejik hamle yaptı. NATO ve Batı dünyası Rusya, Ukrayna, tatbikat derdindeydi. Rusya, NATO ve ABD’nin Baltık’tan Karadeniz’e baskısının olduğu eşikteydi. İsrail seçimlere tekrar girmeyi planlıyordu. Benjamin Netanyahu kendince bir zafer peşindeydi. ABD Başkanı Joe Biden yeni İsrail hükümetinin kurulmasını, (sözde) Yüzyılın Planı ve Normalleşme anlaşmaları sürecinin tamamlanmasını bekliyordu. İran, Lübnan’da sıkışmıştı. Suriye çaresiz bir haldeydi. Bunlara ilave, Covid-19 ve aşılar meselesi halen etkiliydi. Küresel sorunlar vardı. Ülkeler iç meselelerine odaklanmış haldeydi. Tam da bu noktada İsrail kendine göre bir tarihi fırsat yakalamış olduğu görünüyordu.

Şeyh Cerrah’taki 26 ev meselesi ile başlayan süreç birden bölgesel bir savaş alanına nasıl evrildi? İsrail tarafı diplomasi, medya, propaganda araçları, iç kuvvetleri ve Savunma Bakanlığı ile hazırdı. Bu dönemin asıl amacı Gazze’den Hamas güçlerini sürmek ve etkisiz kılmaktı. Mescidi Aksa’da görüntülenen olayla, birden Gazze tarafına yöneldi. Önce Gazze’den Hamas, El Kassam tarafından roket atışları oldu.

İsrail hazırdı, Demir Kubbe ve İsrail Hava Kuvvetleri (IAF) ile savunma yapıyordu. Bu arada kara kuvvetlerini Gazze sınırına yığdı. İsrail’in içeri girmek için aradığı meşruiyet hakkının doğmasıydı. Kassam roketleri atılınca ve sivil yerleşim alanlarında hasar meydana gelince, ki hemen bu görüntüleri dünyaya servis etti, sonrasında ABD Başkanı Biden’ın da ifade ettiği gibi, meşru müdafaa hakkı doğdu (onların iddiası).

Kassam roket atışları 10-14 Mayıs arasında yaklaşık 2 bin kadar oldu. Ancak görülen o ki, El Kassam’ın roket atışları temposu giderek azaldı. Hatta dün gece 19:00’dan sonra sabah 07:00’a kadar 190 roket atıldı ve bunların yüzde 30’u Gazze tarafına düştü, hedeflerine ulaşmadı. Kitabi olarak Demir Kubbe’nin başarısı yüzde 95’tir. Böyle bakılırsa İsrail hedeflerine yönelen o görüntülerini aldığımız Kassam roketlerin yaklaşık 150 kadarı hasar vermiş oldu, diğer büyük kısmı ya etkisiz kılındı ya da hedefine ulaşamadı. Sonuç? İsrail amacına ulaştı, meşruiyet hakkı doğmuş oldu.

Kassam roketleri geliştirildi, uzun menzilliler de var. Ancak şunu ifade etmek gerekir, 7/24 Heron İHA’ların gözetlediği Gazze’de bu roketler nereden çıkıp da atılıyor. Cevap belli, Gazze yer altı askeri tahkimatına sahiptir. Çatışmalarda Kassam Tugayı gibi milisler yer altında bulunurlar. Ateş edileceğinde füze rampası kapağı açılır, atar ve yer altına iner. Sonra burası vurulacağından rampa yer altında yer değiştirir. İsrail burayı bombalar. Hatta İsrail bazen aralıklarla boş arazilere atış yapar, baskıda tutmak için.

Bunu gören El Kassam Gazze etrafındaki menzil içinde yer alan yerleşim merkezlerine atılan roketlerin yanı sıra, stratejik hedef arayışına yöneldi. El Kassam hedef diye ilk olarak nükleer santralden söz etti ama burası iyi savunulmaktaydı. Sonra denizdeki doğalgaz platformları ifade edildi, ancak bu tarz bir hedefleme henüz gerçekleşmedi. Bir de kamikaze done görüntüleri servis edildi, bunlardan da bir etki söz konusu olmadı.

İsrail kara ve hava kuvvetleri sürekli, SİHA, uçak, top ile atışlar yapıyor. Karargahlar, lider kadro yerleşim yerleri, muhabere istasyonları, silah mevzileri, lojistik depolar ve silahlı grupların toplanma alanları olmak üzere şu ana kadar 650 nokta hedef alındı. dün gece 23:00’da başlatılan hava harekatı rakamları; 6 üsten 160 sorti, 150 hedef noktasına (DMPI) 450 mühimmat atılması.

Taarruzlar sonucunda İsrail resmi tarafınca, 100 militan etkisiz kılındı, açıklaması yapıdı. Ancak siviller de ölüyordu, İsrail yetkilileri bunları ifade etmiyordu. Bağımsız kaynaklar, Gazze’de çocuklar da içinde olmak kaydıyla toplam kaybın 120 kadar olduğunu işaret ediyordu. Bu demektir ki 20 civarında sivil kayıp var. Yaralılar çoktu (600 kadar).

Hamas direnişi İslam Teşkilatı’nı ve Arap Birliği’ni ayağa kaldırabildi mi? Maalesef. ABD ve Avrupa sivillere zarar gelmemesi yönünde standart açıklamalar yaptı, ancak İsrail yanlısı tavır devam etmekte. Birleşmiş Milletler’den (BM) etkili bir karar tasarısı ve diplomatik atak da yok. Bu durumda Hamas’ın Gazze’de yalnızlaştığı bir durum söz konusudur. İsrail ise giderek avantajını pekiştirmektedir.

İsrail askeri yapısı mevcut profesyonel güçleri yanı sıra, sefer görev emrine dayalıdır. Halen yüzde 10 sefer görev emriyle sivil birliklerine katıldılar. Bu duruma göre artabilir. Bazı bölgelerde olağanüstü hal ilanı devam ediyor.

Ayrıca, Lübnan ve Suriye’de konuşlu İsrail’e karşı olduklarını ifade eden İran milisleri pasifize bir haldedir. Dün gece Lübnan kamplarından İsrail tarafına 3 roket atıldı dendi. Bunların Celile bölgesinde denize düştüğü açıklandı (gören yok!). Ancak İran milisleri konuyu üstlenmedi. Buna rağmen İsrail savaş uçakları tespit ettikleri her bir İran milis gücü hedefine, yeri önemli değil, taarruz etmektedir. Demek ki buradan olası bir tehdide karşı İsrail önlemleri yeterlidir. Ancak, eğer İsrail birlikleri Lübnan içlerine kara unsurlarını kaydırırlar ise bu da farklı bir konu olacaktır; İsrail operasyonu hem bölgesel hüviyet kazanacaktır hem de bu aşamadan sonra, Lübnan da hedefler arasındaymış diyebileceğiz.

ABD, İsrail’deki sivilleri ve askeri birliklerdeki gücünü emniyet olsun diye geri çağırdı. Demek ki süreç uzayacak ve daha derinlere inecek potansiyele sahip.

Bugün beklenen o ki İsrail Kara Birlikleri gece boyunca topçularla vurduğu kara harekatını sürdürecek. Merak edilen konu Gazze içine girip girmeyecekleri. Tahminim, şartlar elverirse Gazze içinde İsrail kara unsurları kalıcı olacak şekilde garnizon kuracaklar. Eğer böyle olursa İsrail kazanımı açısından bu operasyon tarihi yeni bir adımdır.

Eğer kimse bir yardımda bulunmayacak ise sonuçta bu durum seçimler öncesinde Gazze’de Hamas’ın eritilmesi operasyonu olur ve İsrail’İn amacı da gerçekleşir. O halde durumu dikkatlice takip etmek ve hamasetle konuşmamak gerekir.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

İsrail ve Filistin Asimetrik Savaşı

DİĞER YAZI

Türkiye’nin Terörle Mücadelede Başarısı

Güvenlik 'ın son yazıları

Mimetik Yaklaşım ve Savaş

Günümüzün medya ve siyasetle ilgili sorunlarını mimetik alan etkileşimiyle ele alacağım. Köklü adımların atılmasında geçmişten geleceğe

İstikrarsızlık

Barış Pınarı Operasyonu zamanında yaptığım konuşmalarda defaten ifade ettim, "Terör örgütü PKK, ABD’nin özellikle ikinci Körfez

Akıllı Güç

ABD’nin küresel üstünlüğü tartışılıyordu ve Joseph S. Nye 2005 yılında etraflıca yazdı, Yumuşak Güç (Soft Power)