Türkiye’nin Terörle Mücadelede Başarısı

210 Tıklama
8 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Birkaç günden bu yana PKK/YPG terör örgütü Suriye sorumlusu Sofi Nurettin Kod Halef el-Muhammed isimli terör ele başlarından birinin TSK ve MİT operasyonu ile başarıyla Irak kuzeyi bölgede bir mağara içinde etkisiz kılınması ile ilgili konuşmalar yapıyoruz. Bu terörle mücadelede önemli bir başarı, emeği geçenleri milletçe kutluyoruz. Bu arada soru şuna döndü, ne değişti de biz bu tür operasyonları yapar hale geldik? Değişenleri üç kalemde ele alalım: Yapısal, teknolojik ve stratejik.

Yapısal Değişenler

MİT Kanunun değişti. Bu kanun gereği MİT operasyonel istihbarat yapma imkanına kavuştu. Önceden, kanun değişsin ve diğer baskın servisler gibi bizim teşkilatımız da operasyonel faaliyetler yapsın, şeklinde bir düşünce ve girişim yok muydu? Vardı. Ama bunu yaptırmayanlar da vardı. Demek oluyordu ki Türkiye bu imkana siyasal aklın değişmesiyle ulaştı.

MİT ile ilgili başka konular peşi sıra değişti. Teknik donanımlar millileşti, yeni kapasite ve imkanlar yaratıldı. Kendimize ait bir teşkilatımız oldu, buradan ne dediğimi siz anlayın. Ayrıca beşeri kaynakları kullanma biçimimiz de değişti.

TSK Kanunun değişti. Özetle profesyonel askerlik sistemine geçildi. Türk milletinin kahraman ve askerlik ruhuna bu defa yeni bir açılım getirildi ve ordu çok büyük oranda profesyonelleşti.

İçişleri Bakanlığı teşkilatının yurt içindeki faaliyet alanları geliştirildi ve buna göre imkanları geliştirildi. Bu yönde Jandarma teşkilatı (komando birlikleri dahil) tamamen İçişleri bünyesine devredildi.

TSK ve İçişleri’nin teknik imkanları da gelişti. Ancak değişen teknikle birlikte, kullanma taktik, operatif, konsept ve doktrinleri belirgin biçimde kendini gösterir oldu.

Teknolojik Değişenler

Savunma birimleri olan MİT, TSK ve İçişleri ile birlikte, ülkede Savunma Sanayii şirketlerinin de gelişmesi söz konusu oldu. Devletin, devlet destekli olan kuruluşların ve özel teşebbüsün ileri teknolojik savunma sistemlerini projelendirmesi, ürünler ortaya koyması ülkemizde ve bölgemizde bir hayli fark yaratan unsur oldu.

En belirgin SİHA/İHA teknolojisidir. Ancak bunun yanı sıra kendi yazılımlarımıza dayalı her türlü iletişim, yer belirleme, kodlama, silah güdüm sistemleri, etkili klasik mühimmatların üretimi gibi pek çok alanda çalışmalar gerçekleştirildi.

Türkiye başkasından (satan veya hibe eden) izin alarak çatışma alanında silahlarını kullanmak durumundaydı, zira bunlar verilirken şartlar öne sürülüyordu. Şu an böyle bir sınırlamadan kurtulmuş milli ve yerli imzalarla hemen her türlü ihtiyaç Türkiye’de üretiliyor ve kullanıcıya veriliyor. Hem kullanılanın arkası geliyor, istendiği kadar tüketilebilir bir kapasiteye kavuşuldu. Bu milli egemenlik noktasında önemli bir kabiliyettir, serbesti ve inisiyatif yaratmıştır.

Stratejik Değişiklikler

Belki de en fazla sözü edilen konu budur. Zira Türkiye sınırları içindeki terörü neredeyse bitirmiş ve mücadeleyi sınırlarının ötesinden yapar hale gelmiştir. Bu terör örgütü kadar terörü destekleyenleri de düşündüren bir konu olmuştur.

Halen Türkiye bölgesinde pek çok ülkede askeri varlığını bulundurarak önemli bir hamle yapmıştır. Terörle ilgili olarak ise Irak ve Suriye içlerinde asker bulundurmak, buralarda etkili operasyonlar gerçekleştirmek, güvenli bölgeler oluşturmak gibi temel bir takım hamleler yapılmıştır.

Sonuç

Vekalet savaşı, sıfır kayıplı savaş, gayrinizami savaş, siber savaş, melez savaş, asimetrik savaş gibi pek çok savaş türü ile ilgili olunan bir dönemdeyiz. Günümüzde güç mücadelesi yumuşak güç ile yapılırken, aynı anda sert güçle de icra ediliyor; ama konvansiyonel sistemler ve yöntemlerle değil, işte bu saydığım savaş yöntemleriyle icra ediliyor. Unutulmasın, 2015-2016 yılları arasında Türkiye en fazla kayıplar verdiği terör eylemlerini gördü, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimini yaşadı, 6-8 Ekim olaylarında Cumhuriyet tarihinin en büyük kalkışmalarına sahne oldu. Böylesi bir dönemden bugünlere gelindi. Türkiye karşı refleksle oyun masasını tamamen ters yüz etti. Neredeyse sınırımıza kantonlardan bir bariyer inşa edeceklerdi ve bunu kabul edecek bir siyaset zemini inşa etmekle uğraştılar. Şimdi terörle mücadelede her şey değişti. Düşünenler, nerede eksiğimiz oldu diyenler, başta terör odakları olmak üzere onları destekleyenlerdir. Dün Sofi Nurettin, yarın Karayılan… Temizlenecekler, zira terörle değiştirilen bahsettiğim bu konular ciddi sonuçlar veriyor.

Bu yazının kapağına geçen gün hazırladığım bir görseli ekliyorum. Burada, ABD subayının PKK/YPG’li teröristle (onlar SDG dese de önemi yok,) yan yana olmaları görüntüsü var. Diğer fotoğraf ise ABD’nin projelendirdiği aynı teröristin dün vurulan saha sorumlusu Sofi Nurettin ile birlikte bulundukları resim. Her şey meydanda!

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

İsrail’e Göre Bu Bir Terör Savaşı

DİĞER YAZI

Gazze’de Ateşkes

Güvenlik 'ın son yazıları

Elektromanyetik Savaş

Bu dönemde stratejik savunma ve caydırıcılık bakımından başat güçler tarafından önemli adımlar atılıyor. Konuyu sadece nükleer

Jeopolitik Zorunluluk

Jeopolitik önde, kapsayıcı ve jeoekonomi ile desteklenen biçimde olmalı. Bölgesel dinamikler gözetilerek bu temel anlayışa dayalı