Lazkiye’nin Önemi

Güvenlik

Bugünlerde ilgili taraflar savaş sonrası Suriye için hazırlanıyorlar, planlamalar yapıyorlar. Önemli bir konu Suriye’nin Doğu Akdeniz’deki liman kenti Lazkiye’dir. Bakın, bu Doğu Akdeniz kenti ile ilgili üzerinde durulan güncel konular neler?

Suriye-Rusya Cephesinden

Bilindiği gibi Suriye rejimi Rusları ülkesine resmen davet etti ve güvenliği için kendilerinden destek aldı. Suriye’de Rus askerinin ve danışmanlarının varlığı meşrudur. Rusların Suriye’de deniz ve hava kuvvetleri üsleri bulunmaktadır. Savaş uçakları, hava savunma füze sistemleri ve radarları vardır. Suriye ordusu için gerekli yedek parça ve lojistik destek Rusya’dan gelmektedir. Deniz yolu ile ulaşan her türlü lojistik Suriye’ye Rusların Lazkiye Deniz Üssü’ne indirilmekte ve buradan dağıtımı yapılmaktadır.

Ruslar Lazkiye’yi stratejik olarak elde tutmak istemektedir. Neticede bugün Doğu Akdeniz’de daha da belirginleşen enerji kaynakları ile birlikte bölgede ABD, İngiltere, Fransa, başta pek çok Batı ülkesi donanma unsurlarını bulundurmaktadır (bunların bir kısmı İran ile ilgili, bir kısmı ise IŞİD’le mücadele için oluşturulan koalisyona bağlıdır). Haliyle böyle bir alanda Rusya’nın Lazkiye deniz çıkışı kendileri açısından hayati değerde bir üstür. Ruslar burada ilelebet kalmanın bedeli ne olursa olsun ödeyebilirler.

Suriye’nin denize çıkan bu liman kenti Lazkiye, gelecekte hem denize çıkışlı hem de kuzey-güney istikametinde inşa edilecek boru hatlarının kavşak noktası olacaktır.

İran-ABD Cephesinden

Bu cephede özne İran Devrim Muhafızları Birliği’dir (IRGC). İran çeşitli ülkelere gönderdiği milislerinin finansmanın önemli bir kısmını yerel fırsatlardan yararlanarak karşılamak istemektedir. Suriye, İran’a ait Hatam al Anbia İnşaat Şirketi ile çalışmaktalar. IRGC’ye ait Hatam al Anbia, İran’da liman hizmetleri, petrol ve gaz, sondaj, inşaat, telekomünikasyon ve finansal hizmetler olmak üzere çeşitli sektörlerde yer almaktadır. ABD kaynaklı bilgilere göre IRGC’ye bağlı bu alt şirket İran’da çalıştığı alanlarda tekelleşmiş durumdadır. İran’da dahi projeler onlara verilmediğinde silahlı güçlerini kullanarak başka şirketlerin çalışmalarına engel olmaktadır. (Örnek, 2005 yılında Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havaalanı inşaatını Türk-Avusturya konsorsiyumu almıştı, IRGC bunu engelledi ve alınmış ihale iptal edildi.)

Bu şirket Başar Esed ile temas halindedir ve rejim Suriye’nin güvenliğine katkıda bulunduğunu düşünerek önemli projeleri bu şirkete vermektedir. Savaş başladığından bugüne İran şirketi iki yüz bin konut ile Lazkiye’de enerji santrali inşaatı yapmıştır. Demiryolu iyileştireme ihalelerini almıştır.

ABD’nin ekonomik baskısı etkisi altındaki İran, Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinden yararlanmak için bazı düzenlemeler yapıyor. Ancak ABD yönetimi bundan haberdar. İran’ın bu şirket ile ilişkisinin durdurulmasını işaret ediyor.

Bugün ABD’nin üzerinde durduğu özel konu İran’ın Lazkiye Limanı’na uzanan transit güzergâh ile alakalıdır. Esed’in bu projeyi Ekim 2019’da İran’a vermesi bekleniyor. İran, ülkesinden çıkıp Irak’ı kat edip, Suriye’de Abu Kamal kapısından girerek Lazkiye’ye uzanan yolda köprüleri inşa etme projesi üzerinde çalışmaktadır. Projeyi genişletmek için İran, Al Kamal’ın güneyindeki 2013 yılında kapatılan El Kaim sınır kapısının da açılmasını istemektedir. ABD ise İran’ın Doğu Akdeniz’e kolay çıkışı demek olan bu projenin gerçekleşmemesi için çaba sarf ediyor ve Esed’e baskıda bulunuyor. Özellikle Lazkiye Liman Hizmetleri projesinin terörist ilan ettiği IRGC alt şirketine verilmesinin felaket olacağını düşünmektedir. ABD bu şekildeki bir ihalenin İran’a verilmesinin İran’ın kaçakçılık ve yasadışı operasyonları için bir üslenme alanı olacağını düşünmektedir. ABD, İran’ın Doğu Akdeniz’de imkân bulmasının önüne geçmek istemektedir.

Türkiye-ABD Cephesinden

Türkiye, ABD’nin (ve İsrail’in) Kuzey Suriye’de bir uydu devlet kurma oldubittisinin önüne geçmek istemektedir. Bu bağlamda ilerleme kaydetmiş ve tartışma Fırat’ın Doğusu olarak işaret edilen alana kaymıştır. Bu maksatla Türkiye son ismiyle Barış Koridoru oluşturmakla ilgili planını ABD ile görüşmektedir.

Halen Türkiye’de üç buçuk milyondan fazla Suriyeli sığınmacı vardır. Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunan Türkiye bir taraftan da sınırları içindeki sığınmacıların ülkelerine güvenli bir biçimde dönmelerini projelendirmek istemektedir. Bu Barış Koridoru önerisi içinde TOKİ konutları yapmak da vardır. Gerekirse bölgede diğer önemli kamu hizmet tesisleri de inşa edilecektir.

ABD prensipte bu plana olumsuz bakmamaktadır. Diğer taraftan Rusya da bunun gerçekleşmesini istemektedir. Hatta Astana ve Soçi görüşmelerinde Türkiye tarafından Güvenli Bölge’de bu tür inşa faaliyetlerinin inşası takdim edildiğinde İran da buna karşı gelmemiştir.

ABD tarafından kabul görmeyen nokta Türkiye’nin güneyinde sınıra paralel uzanan ve halen ABD’nin destek verdiği PKK/YPG terör güçlerinin lojistiği için kullanılan M4 karayolunun tamamen Türkiye’nin kontrolü eline geçmesi hususudur. ABD, bu yolun tam olarak değil, kısmen ve kendisiyle birlikte kontrol edilmesini istemektedir. Irak’tan Doğu Akdeniz’e uzanan ve önemli şehir merkezleri arasında irtibat kuran bu ana güzergahtan SDG güçlerinin (PKK/YPG’den devşirilen bir isimdir) faydalanmalarının Türkiye tarafından kabul edilmesinin istendiği ve bunun pazarlığını yapılmak istendiği bilinmektedir. Bu yol güzergahı Kamışlı, Haseki ve Halep’i kat etmekte, buradan ikiye ayrılmakta, güney istikamete inen yol İdlib ve Hama’dan geçmekte, Doğu Akdeniz istikametine giden yol ise Lazkiye’ye ulaşmaktadır. Halen ABD lojistik ve irtibat noktaları bu yol güzergahı üzerindedir.

Sonuç

Türkiye’nin M4 yolunu kontrol etmesi (hem sınır boyunca hem de güneye inen tarafıyla) önemlidir. Bu imkân aynı zamanda Türkiye’nin, muhataplarının Lazkiye üzerinden sürdürdükleri mücadelede, elini güçlendirir. Terörle mücadelede de burası önemli bir lojistik akstır.

Ayrıca Türkiye Doğu Akdeniz’deki deniz gücüne kalıcı bir üs sağlamalıdır. Halen dört sondaj ve sismik araştırma gemisi ile Doğu Akdeniz’de fosil yakıt kaynağı arayan Türkiye’nin gelecekteki en önemli konularından biri Doğu Akdeniz’in güvenliği olacaktır. Lazkiye, Kıbrıs Adası ve Türkiye kıyılarındaki limanlar bölgesi içinde deniz aktivitesi çok fazla olacaktır. Türkiye’nin, Lazkiye’de değilse bile hemen yakınlarında, gerekli deniz imkanlarını geliştirmesi uygun mütalaa edilmektedir.

Leave a Reply

Güvenlik 'ın son yazıları

DÖN BAŞA