mahkemelesmek
Mahkemeleşmek

Mahkemeleşmek

Okuyucu

Yetililer, “Şu kadar iş makinesi yakıldı, şu işler sekteye uğratıldı, okullar ve ormanlar yakıldı, petrol boru hattı tahrip oldu…” diye beyanat veriyorlar. Muhabir ne yaptınız diye sorduğunda, “Yapma etme dedik,” cevabını duyuyoruz. Bu hassas konu için Türkiye’de bakan seviyesinde bir yakınma var!

Yetkililer tarafından devlete ve millete zarar verenler muhatap alınmış ki, “yapmayın, etmeyin,” deniyor ve teröristin insafından medet umuluyor! Bunu ben demedim…

Ama ben vergi mükellefi olarak merak ediyorum, yüreklerimizi sızlatan şehitlerimizi hiç söylemiyorum, yıllardır o bölge kalkınsın diye yapılmaya çalışılanlar ölçüsünde madden gidenlerin muhasebesinden zarar ne kadar acaba diye soruyorum?

Henüz bildiğim kadarıyla verdikleri zara-ziyan için PKK terör örgütüne değilse bile o hainlerle iltisaklı olanlara, temsil eden zümrelere veya politikacılara devletin-kamunun kayıpları için sembolik de olsa açılan hiç bir mahkeme yok, verdikleri zarar ziyan için.

Eğer bunların bir listesi tutuldu ise mahkemeler açılmalı, masaya bir fatura konmalı, hesap bilinmelidir. Hak ve hukuku masaya koymazsa Türkiye Cumhuriyeti kendini “gerçekçi” şekilde ifade edememiş olur. Eksik girişim sonunda Bağdat’tan döner!

En azından küresel veya bölgesel bir politik kazanım peşinde koşanlar neyle uğraşacaklarını bilsinler, önlerinde kabarık bir liste olmalı. Masum vatandaş adına söylersek, hem şehitler veriliyor hem de alın terinden kazanılanlara ait vergiler. Vatanını seven şüphesiz ne gerekiyorsa verecektir. Aziz Türk Milleti’nin büyüklüğü buradadır. Ama bilsinler; onlar değilse bile “yandı, bitti, kül oldu,” diyenler bilsinler.

Hem vergi mükellefine ita amiri işin muhasebesini veremiyor hem de “Ne yapalım ki?” türünden yakınmalarını aktarıyor. Vatandaş ita amiri için de üzülecek herhalde.

Hukukçular konuyu derinlemesine araştırabilir, bir yol bulabilir: Muhatap kim, nasıl bir mahkeme açılmalı ve konu AİHM dahil uluslararası mahkemelere nasıl taşınabilir? Hem konuyu görmezden gelenler ve dünya kamu oyu nezdinde, hem de müsebbiplerine karşı hak arayan bir millet olmak gerekir.

Örneğin, “Bunlar teröristtir,” demedikleri halde ülkede serbestçe siyaset yapanlara zarar-ziyan fatura edilmelidir. “Yaptığı siyaset buysa, haydi o vakit,” denmelidir.

Öyle ya! Özgürlüklerden bahsediliyor. Ben de özgürce verdiğim verginin karşılığını istiyorum.

Temel prensip: Hak ve hukuk yoksa özgürlük de yoktur!

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Kazanım Stratejisi

DİĞER YAZI

Sınır İhlali Nasıl Okunmalı?

Güvenlik 'ın son yazıları

NATO ve Terör

Soru şöyle geldi, Kilis'e ve Karkamış'a PKK terör örgütü roketle ve havanla saldırdı, ölen ve yaralanan

PKK ve PROMOTER

İstiklal Caddesi’nde meydana gelen hain terör saldırısı sonrasında yapılan değerlendirmeleri izledik, okuduk. Önemli isimlerden dikkat çekici