Maket Uçak Tehdidi

213 Tıklama
5 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Birkaç gündür Güney Doğu Anadolu bölgemizde askeri birliklerimize yönelik PKK terör örgütü tarafından patlayıcı yüklü maket uçaklarla (dron) saldırı girişimi olmaktadır. Şükür ki bu tür saldırılardan herhangi bir zayiat yok. Ancak konuyu tartışmaya açmakta yarar olacak kanısındayım.

Dron tehdidi hususu bütün dünyada ele alındı. Kanunlar çıkarıldı, önlemler geliştirildi. Amaç, hava sahasının kontrolünden tutunuz, istenmeyen olayları önlemeye dek, pek çok içerikle beraber konu tartışılıyor. Yasa dışı uçan dronu önlemek için önlemler arasında sinyal bozucular, eğitimli kuşlar, yerden atılan kinetik mermiler vs. oldu. Bir yandan dronlar geliştirildi, diğer yandan önleyici teknikler devreye kondu.

Özelde ise konu PKK terör örgütünün bu saldırı yoluna girmesiyle alakalıdır. Terör örgütünün sıkıştığı bu noktada, sürekli bir arayışta olduğu ve sansasyonel bir eylemle ismini tekrar duyurmak istediği görülüyor. Şimdi de dronla eylem yapmanın peşinde.

Hatırlıyorum, gazeteler yazmıştı, vaktiyle Anıtkabir’e dron saldırısı olacaktı diye… Ülkece bu konuya uzak değiliz, gündemimize öteden beri girmiş bir konudur. Şimdi de Diyarbakır, Batman ve Şırnak’ta eylem girişimleri oldu.

Türkiye kanunen gerekeni hazırdı, uyguluyor. Ülkede izinsiz hava vasıtası uçamaz. İyi de örneğin dün gece 00:30 sularında olduğu gibi, Batman Meydan Komutanlığı tesisine yakın mezarlık bölgesinden, diyelim genç yaştaki örgüte müzahir kişilerin bu eylemde kullanılmaları halinde, kanunen o saatte ne yapabilirsiniz? Bu soruyu terör örgütünün istismar ettiği bölgedeki yerleşim yerlerinde genelleyerek tekrar sormanız mümkün.

Savunma Bakanlığı ve Valilik açıkladı, sorun yok. Dikkatli personelin aldığı önlemle eylem girişimi savuşturuldu. Bizim dikkatli personelden yana derdimiz yok elbette, olmadık bir durumda eylem girişiminin bertaraf edilmesi esas olmalıdır. Yetkililer mutlaka bu konuda kapsamlı ve esaslı bir çözüm için girişimlerde bulunmuşlardır. Çok yakın zamanında bunun somut örneklerini göreceğimizden şüphemiz yok. Hatta milli savunma sanayimizin de katkısıyla bu tür meselelere çözüm üretmek de güç değildir. Bizim için iftihar edilecek bir meseledir, bunu da ilave edelim.

Elbette sorular geliyor, buna istinaden aramızda tartışıyoruz. Daha çok ilkesel yönden durumu gözden geçireceğiz. Bu sebeple, yerleşim yerleri ve güvenlik alanları için çok daha özel önlemler alınması gerekiyor. Yöre şartları ve dinamikleri ölçüsünde yeni imkan ve kabiliyetlerin kazanılması gerekiyor. Neticede 2 kg patlayıcı taşıyan kısa menzilli basit bir maket uçak, demeyin! Bugün böyle, yarın daha başka olabilir. Önlemler özel meseleleri de içine alarak geliştirilmelidir.

Önlemler ne olursa olsun, ilk olarak mücadele dış halkadan başlanarak yapılır. Savunma meselelerinde caydırıcılık çok temel bir prensiptir, bu konuda da gereği düşünülür. Tedarik usulleri kontrol edilir. Tedarik, eylem hazırlığı ve diğer emareler ölçeğinde önceden haber almak için düzenekler kurulur. Teröristleri izlemenin yanı sıra, yerleşim yerlerinde bu konularla ilgilenen örgüte/örgütlere müzahir kişilerle ilgili çalışmalar yapılır. Ancak asıl olan bir sistemle hava sahasında hakim olunmasıdır. Bu da önce elektronik/sinyal sistemleriyle açıklanan önlemleri gerektirir. Daha sonra 7/24, kinetik ve kinetik olmayan yöntemleri kullanan önleme vasıtasının ilgili alanlarda bulunması, deneyimli personel tarafından kullanılması hususudur.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Gazze’de Ateşkes

DİĞER YAZI

Gölge Savaşı

Güvenlik 'ın son yazıları

İngiliz Dünyası (Anglospere)

Anglosphere anlaşılmadan küreselleşmeyi, Atlantik’i, NATO’yu, Pasifik’i, jeostratejiyi, küresel güvenliği, silahlanmayı ve hatta AUKUS’u anlamak mümkün olmaz.

11 Eylül’ü Hatırlamak

11 Eylül 2001’deki terör eylemi nedeniyle hayatını kaybeden tüm insanları rahmetle anıyorum.Ancak şu da var, Uzun