Siber Savaş ve Dezenformasyon

Okuyucu

Savaştayız! Taraflar sadece Rusya ve Ukrayna değil. Özellikle Ukrayna’yı destekleyen bir ABD İttifakı ve Ortakları grubu var. Bu destek sadece politik ve yaptırımlar yoluyla gelmiyor. Bu yazıda size Siber Savaş’ın ve dezenformasyonun teknik ve karmaşık durumunu anlatabilmek için eleştirel bir üslupla yazacağım, baştan bu hususu ifade etmek isterim. Çünkü iyi anlaşılmasını istiyorum. Eğer bundan sonra başka savaş olacaksa siber alanda bundan daha karmaşık olacaktır. Herkes kendine buradan bir ders çıkarmalıdır. “Pentagon’dan yetkili şöyle dedi,” diye haberleri alıp, örneğin borsada bile bir dalga yaratıyorken, maalesef kendimizden bir uzmanımızın söyledikleri etkili olamıyor, haber olmuyor, etki yaratmıyor her nedense!

KRİTİK

Kritiğim şudur: Baştan kaybetmişsiniz! Eğer konu Siber Savaş ise bundan böyle bizim bu medya çalışanlarının olaylara bakış biçimi de değişmelidir. Neden mi? Fikir üretmeye engel olabilirler. Hatta bazı odaklara baştan teslimiyet dahi söz konusu olabilir…

ABD başta olmak kaydıyla yabancı basın ajanslarına fazlaca güveniliyor. Bu kadar olmamalıdır. Haber almak başka bir konudur, kendi çıkışını kapatmak çok başka! Siber Savaşı ciddiye almayan medya çalışanları kendi önlerini kapatıyor olabilirler. Üstelik fikir üretecek olanlara, “yabancı basın şunu dedi, siz ne diyorsunuz,” diye sorarak, kısır bir döngü yaratabilirler.

GRİ PROPAGANDA

Yabancı basın (özellikle ABD ve İngiltere) kendi politikasına göre yazar, manipülatördür… Üstelik dezenformasyon diye bir şey var! Örneğin bugün Rusya ile Ukrayna Savaşıyor, savaşın 36. günü, ABD basını bir başlık atar, “Rusya Çekilmedi,” diye. Basitçe tahlil edelim: 1) Kim dedi Rusya duracak diye? 2) Rusya Çekilmedi başlığının etkisine giren dünya piyasaları o gün nasıl dalgalandı? 3) Bu başlığın yalanı var mı? Hayır. Bu nedir o zaman? Doğru söz üzerine kurulan bir Gri Propaganda. Kime propaganda yapılıyor? İfade ettiğim gibi, önce piyasalara, sonra Rusya düşmanlığının körüklenmesine. Zaten ABD, Rusya’ya yaptırım uyguluyor, bunun derinleşmesi gerekmiyor mu? Evet. Bu tür Gri Propaganda işe yarar mı? Evet.

Uzmanlar da haberi sever oldu! Bir programda ABD’den yayına bağlanan bir akademisyene “bu durumu yorumla” diye soruluyor, ama alışmış ya, kolayına geliyor, “bendeki haberler bunlar,” diye bir anlatım içine giriveriyor. Risk yok, haber çok…

Geçenlerde bir moderatöre şöyle söyledim: “Günde en az 2-3 saat haberleri izlemeye ve okumaya ayırıyoruz, adeta hatmediyoruz, bu yorum programına geliyoruz, ancak burada da haberler tekrar ediliyor. Halbuki bizler uzman olarak doğru soru sorulsa cevaba sahibiz. Acaba bir cevap istenmiyor mu?”

YÖNELTİLMİŞ MAKSATLI HABER

Başlığa bakın: “Putin’in danışmanları tarafından yanlış yönlendiriliyor!”

ABD ajansları yayıyor bu bilgiyi. Neye dayandırarak? Pentagon’dan bir yetkiliye. Bu nedir? Pentagon ifade ettiğine göre doğru mudur, yoksa dezenformasyon mudur? Bırakın da bunun yorumunu Pentagon gibi yerlerde çalışmış, örneğin Türkiye’de büyük karargahlarda çalışan askerler yapsınlar. Eğer bunu haberci, akademisyen yorumlar ise, zaten haberleri seviyorlar, işte size taşıyıcılık! Dezenformasyonu gönüllü taşıyanlar çoğalır ise ABD (Pentagon) hedefine ulaşmış olur. Pentagon bunu yapmak istiyordu, öyle değil mi? Birileri onun haberlerini yaysın ve üstelik dalga etkisiyle küresel kamuoyu bir tarafın etkisinde kalsın.

Teknik olarak ekonomide, politikada, teknolojide veya başka alanlarda Putin danışman kullanıyor. Ama savaşın askeri durumuyla ilgili danışmana gerek yok, zaten danışman dediğiniz Savunma Bakanı Sergei Shoigu ve Genelkurmay Başkanı Valery Gerasimov. Pentagon yetkilisine göre acaba Shoigu ve Gerasimov mu kötü danışman? Bu haberden murat ne olabilir?

KOMUTA KONTROL

Hem Kremlin, Beyaz Saray gibi çalışmaz. Beyaz Saray’da resmi danışman kadroları hükümetin içindeki gibi ofislere sahiptir ve Başkan’a sürekli bilgi sunarlar. Tersi de olur, Başkan sorar, onlar çeşitli kurumlardan ve bürokrasiden bilgi alırlar ve Başkana aktarırlar. Ancak Beyaz Saray’da bile bir askeri operasyon yapılıyorsa, duruma göre harekât merkezine danışmanlar da dahil birlikte inerler, askeri yetkililer operasyonu yaparlar, diğerleri izlerler, Başkan’ın (örneğin Biden) bir kritik karar vermesi gerektiğinde, hep beraber tartışırlar. Kremlin’de ise harekât merkezinde Başkan (Putin) doğrudan askeri yetkililerle, komutanlarla durumu istişare eder, kararını veya emrini verir.

Evet, zaten Rusya sahada sorun yaşıyor. Bunu görmeyen yok. Ben de görüyorum. Harekât merkezinde gerçek zamanlı durum resmini izleyen, verilerin aktığı tablolara bakan Putin mi yanlış muhakeme yapıyor? Putin de sahadaki sorunları ve yapılan yanlışları görüyor. Kremlin sistemi için aksi düşünülemez.

Sanırım durum resmini bilmeyenler olabilir. Askeri bağlamda karar vericilerin duruma vakıf (situation awareness) olacağı yeterlilikte C4ISR (Commad, Control, Computer, Communation, Intelligence, Surveillance anda Reconnaissance) sistemleri vardır.

DEZENFORMASYON

Ben neden bu konuyu ele aldım biliyor musunuz? ABD bir taraf, Rusya da öyle… Yöntemleri var ve bu kritik dönemde bir Enformasyon Savaşı (Bilgi Harbi), daha geniş açıdan bir Siber Savaş yapıyorlar. Bizim habercilerimiz ve uzmanlarımız dikkatli olmalılar. Ortada bir karmaşık savaşın olduğunu kendileri de biliyorlar, ama sanırım üzerlerine konduramıyorlar! Soralım: Bu denli dezenformasyon taşıyıcısı olmak gerekli midir? İhtiyat, serin kanlılık ve savaşın karmaşasının bilincinde olarak hareket etmek gerekir.

SİBER SAVAŞ

Sanırım Türkiye’de haberciler ve yorumcular şunu gözden kaçırdı: Bu savaş başlamadan çok önce (2015 sonrası yoğun biçimde), ABD, İngiltere ve NATO, kendilerine ait Siber Kuvvet Komutanlıklarını ihdas ettiler. Bu merkezlerde 10 binlerce uzman çalışıyor. Ukrayna Savaşı bir Hibrit Savaş’tır. Hibrit Savaş’ta Siber Savaş asıl bileşendir. Ukrayna’ya her bakımdan ABD, İngiltere ve NATO destek vermektedir. Hatta Microsoft, Meta ve SpaceX gibi küresel aktörler de altyapı ve uygulama yönleriyle kendi ülkelerine destek vermektedirler. Bırakın bunu, kendileri bir taraftırlar, Rusya’ya karşı yaptırımlara katılmaktadırlar. 

Öyle ki, ABD, İngiltere ve NATO’nun Siber Kuvvetleri, sahadan karargahlara, hatta Kremlin’e kadar, çeşitli siber taarruzlar yapmaktadır. Batı basını bizlere Rusların siber taarruz bilgilerini veriyor; ama kendi yaptıklarını vermiyor! Bu işi bilen Batılı uzmanlar sorulduğunda ne diyorlar biliyor musunuz? “Siber Savaş ortamı sislidir!” 

Batılı siber ataklar silici, tahrif edici ve ağ saldırıları şeklinde yoğun biçimde olmaktadır. Silici yazılımlar ve diğer yandan ağ saldırıları (DDoS) ciddi etki yapar. Tahrifat her yönden yapılabilir, ama psikolojik baskılama asıl hedef durumundadır. Bu saldırılar neticesinde, örneğin Rus bilgileri çalınabiliyor, görülebiliyor, hatta Ukrayna’nı (askeri veya sivil) yetkilinin önüne konabiliyor, bilgiler değiştirilebiliyor, Rusların yanlış bilgi sahibi olmaları sağlanabiliyor, süreçler geciktirilebiliyor… 

Peki, sahada bunlar olurken şimdi siz neye bakacaksınız? Medyaya verilen maksatlı bilgilere mi?

SONUÇ

Dikkatli olalım! Siber Savaş ciddi bir konudur, üzerine daha fazla eğilelim.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Ukrayna-Rusya Savaşının Durum Değerlendirmesi (G+30)

DİĞER YAZI

ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi (2022)

Güvenlik 'ın son yazıları

Kuzey Akım’a Sabotaj

Dün Baltık Denizi'nde Kuzey Akım 1 ve 2'ye yapılan stratejik sabotajlarla dünya sarsıldı. Bu konuda henüz

Ege’de Angajman

Geçtiğimiz günlerde kamuoyunu meşgul eden ve sürebileceği değerlendirilen, Yunanistan hava savunma sistemlerinin düşmanca muamele olarak işaret