turk-istihbaratina-elestiri
Türk İstihbaratına Eleştiri

Türk İstihbaratına Eleştiri

Okuyucu

Ankara’daki olaylar sonrasında Başbakan Davutoğlu’na “istihbarat zaafı” konusu çokça soruldu, eleştiriler yapıldı. Kabaca cevap: Güvenlik yapılanmamızda ve istihbaratta iyi durumdayız, ama etrafımızda çok sorun var. İstihbaratta ve tedbirlerde varsa ihmali olanlar arayıp bulacağız…

Ben de buna istinaden düşünüyorum. Doğrudur; Emniyet, MİT ve kamu istihbaratını belli bir çatıda buluşturan bir müsteşarlık var. Gerekli donanımlara ve kapasiteye de sahiptir. Kişilerle, sistemlerle ve politik şekillerle ilgilenmeyelim. Konuyu başka yönde ele alalım.

Eğer bugün Türkiye terör ve radikalizmi üreten bir ülke konumunda ise acaba bir eksiklik var mı diye düşünmeden hareket etmek yersiz bir davranış olur.

Eksiklik var mı? Bunu anlamak için 11 Eylül’den sonra “küresel terör tehdidi” kavramını ortaya atan ABD’nin Homeland Security teşkilatını kurması hiç gecikmeden gerçekleştirildi. Bu teşkilat ana tema olarak Amerika’yı hem içeride hem de küresel şekilde korumakla ilgili hem istihbaratı hem de operasyonu birlikte yapmakla ilgilenmektedir. DIA, CIA, FBI gibi pek çok kurumu olan ABD konu küresel terör olunca neden Homeland Security’yi kurdu? Çünkü bu tehdidin karakteri farklıdır. Mevcut yapılarla ve kapasiteyle terörle savaşmak ve üstesinden gelmek mümkün olamazdı.

Amerika neler yapıyor? Adı örneğin Ahmet olan birini, ister turist ister bilim insanı olsun, daha havaalanındayken ülkeden çıkana kadar takibe alıyor, ihmal yok. Örneğin benim bir doları bile başka birine SWIFT yapmam neticesinde her türlü detay hem muhabir banka içindeki bir birim hem de güvenlik birimlerinde kayda alınıp takip ediliyor, boşvermişlik yok. Başka bir örnek; herkesin dijital iletişimi ve bilişim sistemlerindeki izleri hem kaydediliyor hem de izleniyor; özgürlük, kişisel haklar, ne gereği var demek yok. Yeni merkezlerde binlerce çalışan sadece ABD’yi değil, dünyayı izliyor.

ABD yakın zamanda başka bir istihbarat merkezi açtı, NCCIC, faaliyet alanı küresel siber savaş! Bakın, şimdi ben bu internet sitesine “terör” kelimesini yazdım diye bile izlemeye dahil oldum, durum bu kadar ciddidir!

Bizim toplumumuz bu tür tedbirlere nasıl bakıyor başka, istihbarat yönüyle bu tür önlemler alınmalı mı, başkadır. Özgürlük ve barış gibi önemli erdemleri hemen her fırsatta istismar eden aklı evvellerin, bu veya başka bir hükümetin bütçeden büyük yatırımlar yaparak ve binlerce kişiyi çalıştırarak halkı adım adım izmeleye yönelecek servisleri açma kararlarına ne derler acaba? Bir de işin teknik ve ABD gibi ülkelerden teknoloji transferi işi var. Bu tip yetenekleri süper devletler birbirlerine anlaşmalarla veya para ödeyerek vermiyorlar ki! Türkiye kendisi geliştirmelidir, dersek acaba bunu ne zaman gerçekleştirebiliriz?

Anlaşılan burada pek çok yönü olan bir konudan bahsediyoruz. O halde hem boyumuzdan büyük laf etmeyelim hem de devletin halkına onların en tabii hakkı olan güvenlik işini eksiksiz temin ve tesis etmesini bekleyelim. Sonuçta bu da bir dengeyi gerektirir.

Dileğim konunun bir daha düşünülmesidir. Tehdide göre durum tekrar değerlendirilmelidir. Çünkü artık terör bodrum katta üretilmektedir. PKK tecrübesinde konuşulduğu gibi: Gündüz külahlı, gece silahlı! IŞİD’de öyle oldu: Hem vatandaş hem canlı bomba!

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Türkiye’deki Terör İklimi

DİĞER YAZI

MH17 Raporu Üzerine

Güvenlik 'ın son yazıları

Stratejik Dönüm Noktası

Rusya’nın 18 Ocak 2023 Dnipro saldırısından bugüne hangi gelişmeler oldu? Önümüzdeki günlerde Ukrayna’daki savaşın cephesi, Rusya-NATO

Stratejiyle Kazanmak

Çok Alanlı Operasyonlar bahsinden ne anlıyoruz? Ukrayna’daki savaşta ABD, Rusya’yı nasıl yıpratıyor? ABD, Çin ile hangi

Bilgi Harbi ve Dezenformasyon

Hiç gündemden düşmediği halde günlük koşuşturmadan ve politika ile dezenformasyonun cazibesinden dolayı göz ardı ettiğimiz, ancak