turk-istihbaratina-elestiri
Türk İstihbaratına Eleştiri

Türk İstihbaratına Eleştiri

12 Ekim 2015
Okuyucu

Ankara’daki olaylar sonrasında Başbakan Davutoğlu’na “istihbarat zaafı” konusu çokça soruldu, eleştiriler yapıldı. Kabaca cevap: Güvenlik yapılanmamızda ve istihbaratta iyi durumdayız, ama etrafımızda çok sorun var. İstihbaratta ve tedbirlerde varsa ihmali olanlar arayıp bulacağız…

Ben de buna istinaden düşünüyorum. Doğrudur; Emniyet, MİT ve kamu istihbaratını belli bir çatıda buluşturan bir müsteşarlık var. Gerekli donanımlara ve kapasiteye de sahiptir. Kişilerle, sistemlerle ve politik şekillerle ilgilenmeyelim. Konuyu başka yönde ele alalım.

Eğer bugün Türkiye terör ve radikalizmi üreten bir ülke konumunda ise acaba bir eksiklik var mı diye düşünmeden hareket etmek yersiz bir davranış olur.

Eksiklik var mı? Bunu anlamak için 11 Eylül’den sonra “küresel terör tehdidi” kavramını ortaya atan ABD’nin Homeland Security teşkilatını kurması hiç gecikmeden gerçekleştirildi. Bu teşkilat ana tema olarak Amerika’yı hem içeride hem de küresel şekilde korumakla ilgili hem istihbaratı hem de operasyonu birlikte yapmakla ilgilenmektedir. DIA, CIA, FBI gibi pek çok kurumu olan ABD konu küresel terör olunca neden Homeland Security’yi kurdu? Çünkü bu tehdidin karakteri farklıdır. Mevcut yapılarla ve kapasiteyle terörle savaşmak ve üstesinden gelmek mümkün olamazdı.

Amerika neler yapıyor? Adı örneğin Ahmet olan birini, ister turist ister bilim insanı olsun, daha havaalanındayken ülkeden çıkana kadar takibe alıyor, ihmal yok. Örneğin benim bir doları bile başka birine SWIFT yapmam neticesinde her türlü detay hem muhabir banka içindeki bir birim hem de güvenlik birimlerinde kayda alınıp takip ediliyor, boşvermişlik yok. Başka bir örnek; herkesin dijital iletişimi ve bilişim sistemlerindeki izleri hem kaydediliyor hem de izleniyor; özgürlük, kişisel haklar, ne gereği var demek yok. Yeni merkezlerde binlerce çalışan sadece ABD’yi değil, dünyayı izliyor.

ABD yakın zamanda başka bir istihbarat merkezi açtı, NCCIC, faaliyet alanı küresel siber savaş! Bakın, şimdi ben bu internet sitesine “terör” kelimesini yazdım diye bile izlemeye dahil oldum, durum bu kadar ciddidir!

Bizim toplumumuz bu tür tedbirlere nasıl bakıyor başka, istihbarat yönüyle bu tür önlemler alınmalı mı, başkadır. Özgürlük ve barış gibi önemli erdemleri hemen her fırsatta istismar eden aklı evvellerin, bu veya başka bir hükümetin bütçeden büyük yatırımlar yaparak ve binlerce kişiyi çalıştırarak halkı adım adım izmeleye yönelecek servisleri açma kararlarına ne derler acaba? Bir de işin teknik ve ABD gibi ülkelerden teknoloji transferi işi var. Bu tip yetenekleri süper devletler birbirlerine anlaşmalarla veya para ödeyerek vermiyorlar ki! Türkiye kendisi geliştirmelidir, dersek acaba bunu ne zaman gerçekleştirebiliriz?

Anlaşılan burada pek çok yönü olan bir konudan bahsediyoruz. O halde hem boyumuzdan büyük laf etmeyelim hem de devletin halkına onların en tabii hakkı olan güvenlik işini eksiksiz temin ve tesis etmesini bekleyelim. Sonuçta bu da bir dengeyi gerektirir.

Dileğim konunun bir daha düşünülmesidir. Tehdide göre durum tekrar değerlendirilmelidir. Çünkü artık terör bodrum katta üretilmektedir. PKK tecrübesinde konuşulduğu gibi: Gündüz külahlı, gece silahlı! IŞİD’de öyle oldu: Hem vatandaş hem canlı bomba!

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

turkiyedeki-teror-iklimi
ÖNCEKİ YAZI

Türkiye’deki Terör İklimi

mh17-raporu-uzerine
DİĞER YAZI

MH17 Raporu Üzerine

Güvenlik 'ın son yazıları

191 views

Etki Ajanlığı Yasası

Bu çağda, etki ajanlarına karşı önlem almak ve ülke yararına çalışanların eline mücadele etmek adına imkan vermek gibi konularda aksi düşünülebilir mi? Bu gerekli, ülke güvenliği açısından yerinde bir hamle. En azında caydırıcılık çok önemli. Ajanlar ve etki ajanları öyle cirit atmasınlar... Gerekli önlemleri ve bu kapsamda belli yasal düzenleme imkanlarını yaratalım. Her türlü tehdit var. Onları caydıralım, caydırıcı nitelikte ülkenin somut eylemleri olsun. Türkiye'de istihbarat hizmetleri 2014'dan itibaren iyi bir seyirle gelişiyor. İlk olarak operasyon yapma imkanı oldu. Kötü mü? Operasyonel İstihbarat gayet başarılı. Teröristler ve bölgemizdeki hasım ülkeler bunu görüyorlar, dikkatleri çekildi. Şimdi de bu tür ilave yasalar olsun isterim. Doğru adım! Elbette ben bu konuyu istihbarat açısından ele alacağım, uzmanlığım bu yönde. Hukuk konusu ayrı.
85 views

Yeni Üstünlük Mücadelesi ve Savunma Anlayışı

Temel konumuz silahlanma ve polemoloji olacak. Bu alanda yeni anlayışları irdeleyeceğiz. Genel savunma ve silahlanma politikalarına, büyük güçlerin aldıkları pozisyonlara, örnek olarak ABD'nin savunma yöntemine ve son olarak yeni üstünlük mücadelesi kavramlarına değineceğim. Bahsedeceğim yeni üstünlük mücadelesi terimleri neler? Oyun değiştiricilik, sistemlerin sistemi mimarisi, otonom kor sistemler, tam baskılama veya üstünlük kurma (dominasyon), bütün yönleriyle nüfuz etme (penetrasyon), istihbaratın penetrasyonu ve caydırıcılık için silahlanmak, olacak. Bunları neyle yapabilirsiniz? Bu makalede size ipuçlarını vermiş olacağım.
80 views

Otonom Orduların Tartışması

Teknoloji geliştikçe otonom sistemler cephede yerlerini alıyorlar. Kara, hava, siber-uzay, deniz, derin ve geniş cepheler... Bu konu başka ülkelerde hem askeri hem sivil, çeşitli uzmanlarca tartışılıyorken, Türkiye'de henüz o noktaya gelinemedi. Savaşın bilim ve sanatı yönüyle ben size özgün bir tartışma başlatmak isterim.
115 views

İsrail’in İran Saldırısı ve Polemolojik Analizi

19 Nisan gecesi İsrail, İran-İsfahan'daki bir askeri hedefi vurdu. Önce alınan bilgiler ve geliş yöntemleri doğru mu yanlış mı tartışıldı. Ancak, olağanüstü denebilecek türden yeni bir süreçle ilgilendiğimiz gayet açıktı. Ben sizlere bir askeri analiz yaparak, eldeki bilgileri de kullanmak suretiyle, bazı poüemolojik sonuçlar çıkarıp sunmak istiyorum.
163 views

İran Yine İsrail’e mi Çalıştı?

1 Nisan'da İsrail, İran'ın Şam elçiliğine saldırdı. 13 Nisan'da İran, İsrail'e günü-saati belli bir misilleme operasyonu yaptı, adı: Operation True Promise! 15 Nisan itibariyle durumu gözden geçirelim.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme