ozel-sozluk
Özel Sözlük

Özel Sözlük

249 Tıklama
12 Dakikalık Okuma
Okuyucu

“Özel” ifadesi Muttakilik çerçevesinde kalıp bir anlam bütünlüğü içermesinden ileri gelmektedir.

Ahlak: Üstün insanın yaşam içinde uyumla ve sorumlulukla, manevi değerlerinden maddeye bakışını yansıtan doğal tepkisidir.

Bilinç: Bir ortamdaki toplam bilginin meydana getirdiği anlam (mana) bütünüdür.

Bilinç atmosferi: Kâinatın tüm yapısında var olan bilginin, varlıkların bilinçleri ve fiilleriyle iletişimde olarak kendine yarayışlı doğal bir ortam oluşturmasıdır. Bu ortam bilgi ilavesiyle güçlenir ve her süreç doğal bir ilerleme, gelişme, farklılaşma ve artış yaratır.

Bilgi: Kainatta var olan bilincin anlama (manaya) dönük ürünüdür.

Bilim: Kâinatın bilinç atmosferindekilerin anlaşılması, onların kullanılarak işlem yapılması, oraya yeni bilincin eklenmesinin sağlanmasıdır. Yaratan’ın seviyesindeki bilim için bilinç atmosferinin tümünden bir çıkarım yapılabilir. Üstün iradelilerin yapacağı bilimde yaşadıkları evrende bilinç atmosferinin onlara verdiklerinden maddi ve manevi yapılara bağlı sonuçlar çıkarılması ve doğal yasalara bağlı yöntemlere vakıf olunmasıdır. Üstün insan kendi doğallığında deneye ve gözleme dayalı hesabi ve modellere bağlı gerçeklikler üzerinde çalışarak bilim yapar, öğrendiklerine bilgi der.

Cahil: Bilgisizdir.

Doğal: Kâinatın tümünde ilahi uyumla gerçekleşen oluşumun genel tarifidir. Organizmalar, kütlesel yapılar, uzaysal boşluk, bugün insanın farkına varıp söyleyebildiği kavramlar, isimler ve fiiller doğal sistemin içindedir. Doğal olan imkânlar dâhilindekilerce gözlenebilir ve taklit edilebilir. Üstün irade ile donatılan yaratıklar (örneğin insan) gözler, türetir ve hatta kendi kabiliyetlerini kullanarak doğallıkla sürece bir eklenti yapar.

Diyalektik: Kâinatın basit okunma biçimi için bir yöntemdir. Kâinatta; karşıtlık, parad, ikilik, dualite, çift ve benzeri ters kutuplu kavramlar devinimin görülmesi için gereklidir. Hareketin, gelişmenin veya üremenin olması için; maddenin karşısında karşı maddenin, negatifin karşısında pozitifin, dişinin karşısında erilin bulunması doğal bir gerekliliktir.

Gaip: Zaman ve mekana göre henüz insanın algısının üzerindeki gerçek bilgidir.

Gerçek bilgi: Kainatın bilgisinden bir zaman ve mekan algısına indirgenerek doğruluğu tartışılmaz olan tarifi içeren bilgidir.

Hayr: Anlamın, içeriğin, miktarın, özelliğin, ölçünün, dengenin, fonksiyonun ve uyumun anlığı açısından en ideali, yararlısı, güçlüsü, gerekli olanı, süreç açısından ise aynı kapsamla ve tamlıkla gelişmekte olanıdır.

Halifelik: Kendine ruh verilen ve kendini ifade etme yeteneği gibi birtakım üstünlükler eklenen insan olarak Âdemoğlunun atanmasıyla birlikte başlayan süreçte her bir bireyin devraldığı sorumluluk ve yükümlülüklerin taşınması, bu bilinçle ve hakla hüküm verilmesidir.

Hikmet: Vahyi anlamak ve idrak etmek, kâinatı ilahi uyumla ve bilinçle kavramak, iradeyi bunun üzerine inşa etmektir.

Hurafe: Saf ve sahih olan İslam’a karşı uydurulan her şeydir. İslam’ın uyum ve sorumluluk yasalarına karşın uydurulan, bu yönde kaynaklık eden fikir ve eylemlerdir.

İlahi uyum: Yaratan ile yarattıkları, kâinat ve içindekilerin kusursuz doğal ilişkisidir.

İlk özne: O, Allah’tır (cc). Mutlak yaratıcı, mülkün sahibi, sürekli veren, ilk, tek, sonsuz ve aşkın olan, tasavvuru mümkün olmayan öznedir.

İnsanın içyapısı: Nefis ve ruhtan meydana gelir.

İç ben: Nefistir. İnsanın madden görülmeyen ancak fiillerine yansıyan doğal tarafıdır. Ölümü tadar. Can ve kişilikle açıklayabileceğimiz temel içyapıdır. Bu yaşamda insanı meydana getiren bütün parçacıkların özüne verilmiş bilgi, kuvvet ve bunlardan meydana gelen yapıyla ilgilidir. (Psike kökenli açıklamalara dâhil olan yapıdır.) Akıl, hafıza, mantık, vicdan, his, duyular (genel olarak reseptörler) ve salgılar şeklinde açıkladığımız yapılar nefsin içindekilerdir.

İman: İlahi uyumun, ölçünün ve sorumluluğun idrakle tasdik edilmesidir. Değerler maddi olduğu kadar manevi bağlamlar da sahiplik ararlar. Değerlerde esas, kalıcı ve sürekli olanlar, uyulduğunda kontrolsüz kendini terk etmeyeceği konusunda içten gelen bir bağ ile güven verenlerdir. Bunların en baştaki noktasında da bir tek Allah (cc) vardır. Bu iman ve inanç kavramlarının en basit açıklamasıdır.

Kâinat: Bütün evrenleri ve evrenlerin içindekileri kapsayan mekândır. İçinde yaşadığımız evrenin sönmesinden sonra yeni oluşacak evren de diğerlerinde olduğu gibi kâinatın kapsamı içinde yer alacaktır.

Kainatın bilgisi: Evrenlerdeki bütün bilinmesi gereken madde ve mana içerikli bilgidir.

Manevi yapı: Yaratan tarafından kâinatta işlenen ve işlendiği özelliklerle kendi doğal bilinç atmosferini işletebilen temel yapıdır. Bu yapı Yaratan’ın her türlü müdahalesine müsaittir ve müdahalenin etkileri doğal bilince sarılı olduğundan varlık tarafında ya anlaşılmayabilir ya da süreç içinde belirli emareleriyle anlaşılabilir.

Maddi yapı: Yaratan tarafından kâinata işlenen doğal bilinç atmosferinin içinde var olan kütle, enerji, boyut ve süreç ifadesiyle gerçekleşen somut yapılardan müteşekkildir.

Merkezcilik: Kâinatın ilk, tek ve en sağlam noktasına bağlı olmak, başka taraf olmamaktır.

Muttaki: Bu dünya hayatı için, her bir birey açısından, imanla ilgili olarak, doğumdan ölüme yaşanan her an için; doğrudan, haktan, ahlaktan ve bunun gibi bütün konulardan yana seçimi (iradeyi) sorumluluğun idrakiyle kullanma yolu, tersi hal ve davranışlardan sakınmaktır.

Öğrenmek: Madde ve manayı bilinir kılmakla ilgilidir; bilinenleri birleştirmek, tasnif etmektir.

Ruh: Gaibe aittir. İnsana Yaratan’ın verdiği ilahi uyumla ilgili özdür.

Sahih İslam: İlahi iradenin gerçekleşmesi, kâinatın uyumu, bilinci, düzeni, yasaları ve bunlara bilinçle ve açık bir şekilde tabi olunmasıdır. İslam kâinatın tek dinidir, semavidir, sağlamdır, hak dindir, tevhit dinidir, akıl ve bilgi dinidir.

Sünnetullah: Yaratan tarafından kâinata işlenen doğal ilahi yasalardır.

Tevhit: İnanç dolu kalple ilk ve tek olan Allah’ı (cc), yarattıklarını ve sünnetullahını bilmek, tasdik etmek ve en üst değerde görmektir.

Ümmet: Yanlışa sapmaktan kaçınan, bilinçli ve sorumlu Müslüman toplumdur.

Üstün insan: Bilimsel çerçevede homo sapiens (modern insan) olarak tanımlanan, bazı yeteneklerin verili olduğu ve geliştiği bu yaşamın varlık hiyerarşisinde en üstte bulunan canlısıdır. Üstünlüğü fizyolojik ve biyolojik kabiliyetlerinden başka, ilahi uyumlulukla sorumlu tutulan ruha sahip olmasından ve en önemlisi bütün yaşamını üstün bir iradeyle gerçekleştirmesinden kaynaklanır.

Üstün irade: Yaratan ve yaratılanlardan kendine kısmi özellik verilen isteme, seçme ve yaratma özelliğine sahip varlıkların gösterdiği karar verme gücüdür, buyruktur. Gücünü hür iradeden alır.

Vahiy: İlahi bilincin maddeye ve manaya işlenmesidir. Vahiy, insanlığa hatırlatma içeriğiyle verilen gerçek bilgiye denir.

Zan: Bireyin bilmeden biliyormuş gibi kendini emin hissetmesidir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Yenilikler Üretim Sistemimizi Zorluyor

DİĞER YAZI

Soru Üzerine: Şahit

Kültür 'ın son yazıları

İnsan Kaynaklı Kaos

Kaos mu, düzen mi şeklinde sorsam, hemen düzen deriz. Ama kaos da bir gerçek. Mesele düzeni

Bize Bayram Gerekli

Bize bayram gerekli; insanız, sosyaliz, hak ediyoruz. Bir şey açıklamama bile gerek yok değil mi? Anladınız

Epizodik ve Semantik

"Biliyor musunuz, hatırlıyor musunuz?" Kimi zaman bu soruyu sormuşuzdur. Bu sorunun verilen cevaplarına bakılarak bireylerde ve

Haddi Aşmak

Yaşanan olayların toplumu ne denli etkilediği duyarlılığın ne denli üst seviyelerde olduğu aşikar. Ancak buradan başka

Kriz Enfantilizmi

Kültürler, medeniyetler, kavramlar, algılar... Kısa süreli mesajlar, uzun süreli anlatımlar... İnsanlık deyinde tarih, politika, bilim, ekonomi