soru-uzerine-sahit
Soru Üzerine: Şahit

Soru Üzerine: Şahit

24 Haziran 2015
Okuyucu

Şöyle sorular geliyor:

  • Din başka, dünya hayatı başka değil mi?
  • Hem öte dünyaya hem de bu dünyaya çalışmak gerekmez mi?

Din İslam’dır ve dışında olunamaz. Din kainatın kanunlarıdır. Din kavramının özüne göre zaman ve mekan kavramları ve hatta boyutluluk insanın bildiğinden farklıdır ve daha kapsamlıdır. Allah (CC) alemlerin rabbi olduğundan bu böyledir. Din ezeli, bu hayatı ve ebedi kapsar.

Hayat bu dünyadaki canlılık sürecimizdir. Din bu dünyayı başka, öte dünyayı başka kapsar der isek eksik bir ifadede bulunmuş oluruz. Bu dünyada yaşarken din bize ne demişse onu yapmamız gerekir. Örneğin din insana ahlaklı ve bilinçli ol, çalış, paylaş, barış, oku, öğren, vb diyor. Bu tür istekleri inançsızlar ve diğer inanç sahipleri de söylediğinden isabetli bir açıklama şekli olarak kabul edilmiyor. İslam ile işim olmaz, diyenler de böyle düşünmektedirler. O halde başka bir örnek daha armamız gerekiyor. Örneğin din insana kainatın kanunlarına uyumlu ol, diyor. Bu basit bir cümledir ama ezele, yaşama ve ebede dair bir kapsamın ifadesidir.

Peki, bu ne demek? Bu dünyada yaşarken kainatın kanunlarına uyumlu olmak insana nasıl bir ödev yükler? Biraz önce söylenenlerin yanı sıra (ahlak, bilinç, çalışma, paylaşma, barışma, okuma, öğrenme…), iman, itaat, ibadet, kabul, idrak, yoldan çıkmama, sabretme gibi ödevler yapılmalıdır. Bu kısım bir tercihle yapılabilir. Bu tercih irade koymakla olur. İnsan, iradem budur, dediği zaman kendi iradesini değil, kainatın ona yüklediği iradenin sorumluluğuyla tercihini beyan eder. Bunun karşılığı Muttakilik’tir! Çünkü kainatın kanunlarına uyum gösterirken içte beslenen niyetin halis olma şekli Yaratan’a takva  şeklinde ulaşmıştır. Dinin insana yüklediği asıl ödev budur: Takvanı ulaştır! Böyle yapılırsa din de, iman da, bu veya öteki dünya da yerli yerine konmuş olur. Kur’an bütün bunları tüm olarak açıklar.

İnançsızlar, herhangi bir şeye inananlar ve zanna kapılmış inanmışlar (inandığını zannedenler), yani kafirler ve müşrikler içinde bu dünya için her şeyi tam tekmil olan insanlar vardır, bunlar yetkin insanlardır. Ama bu yetkin insanların bir eksiği vardır. Takvası hiç bir şartta oluşmaz ve ilgili yere ulaşmaz. Çünkü bu yetkin olanlar başlarını kainatın sahibine eğmediklerinden kibir sahibidirler, başlarını Yaratan’a değil, bir çıkar anlayışına veya sadece bu dünyada tatmin yaratacak bir metaya eğmeyi tercih etmişlerdir ve (farkında olarak veya olmayarak) zulme başvurabilirler. Fark budur!

Soruların cevabı şöyle: İnsan dini dünya hayatının ve kainatın içinden çıkaramaz ve ayrı düşünmek mümkün değildir. Böyle yapanlar bir zan içindedirler. Dini anlayıp da amel edenler kainatın uyumuna denk düşen vazifeleri yerine getirmiş olurlar. Bu nedenle idraki tam olan için zaman ve mekanda bir ayrım yoktur, o şahittir.

Kültür 'ın son yazıları

359 views

Eleştiriler

Sizlere günümüzün iyi algılanması gerektiği bağlamında, özellikle bizi ilgilendiren yönleriyle, sosyal bilimler ve dış politikaya dair bazı eleştirilerimi aktaracağım. Dünya hızla değişiyor, güç dengeleri bildiğimiz biçimden oldukça farklılaştı, eğer bunlara ait kavramlara ve anlayışlara vakıf olamıyorsak, konuşuruz ama aslında başka bir şey anlatırız.
359 views

Devrim

Bize devrimin ne tarafı kaldı? Diyeceksiniz ki hangi devrimin? Açıklayacağım. En başta şöyle sloganik işaret edeyim: Devrimden değil, sapkınlardan ve geç kalmışlıktan kork!
544 views

Generalist

Ülkeler ve dünyamız için iyi bilinmesi gereken bir konuyu işleyeceğim, generalist olmak. Buna karşılık gelen bir sözcük aradım bulamadım, yine de ben genele yetkin diyeceğim. Genele yetkin kimseler kimler, örnekleri neler? Uluslararası İlişkiler, Ekonomi ve Askerlik sahalarında örnekler vereceğim, neden gerekli, bunu açıklayacağım.
502 views

ENTELEKTÜEL SORUNSALI

Temelde insanın doğası, zamanın getirdikleri ve sürekli gelişen küresel zorluklar var. Bunun üzerine her alanda tereddüt uyandıran değişik adımlar ve gerçek bir hedef. Sözü edilen şu, kalkınmak! Eğer artık kalkınmışlar sınıfında olmak istiyorsanız!.. Gerçekten istiyor musunuz? İşe bu emelin ne denli büyük bir mücadeleyi gerektirdiğinin farkında olmakla başlanmalı. İşte tam da bu noktada, düşünsel içerikli bir açıklamam olacak. 
2K views

Sıradan ve Mükemmel

Bu makalede sizlere insan zihni içerisindeki tarif veya algı ile gerçeğe ilişkin olanın farkını açıklayacağım. Ele alacağım temalar sıradancılık, mükemmelcilik ve gerçeklik ötesi hakkındadır. Başta soralım, karşılaştığınız şey gerçek mi, yoksa gerçek ötesi mi?
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme