suriyelileri-bekleyen-insaf
Suriyelileri Bekleyen İnsaf

Suriyelileri Bekleyen İnsaf

789 Tıklama
8 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Bugün Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dan Resmi açıklama geldi, Türkiye ile İdlib konusunu görüşmeye devam edeceklermiş! Görüşelim görüşmesine de Esad’ı mı görüşeceğiz, Suriye halkını mı? Türkiye kendisi için bir şey istemiyor, isteği Suriyelilerle alakalı. Oysa Rusya başka bir ülkenin rejimi Türkiye ile konuşmakla ilgileniyor, Suriye halkına insafsızlık ediyor. Bugün yine İdlib bölgesinde 18 sivil yerleşim yerine havadan hedef gözetmeksizin bombaladı. Lahey Adalet Divanı gözlemcileri bu insafsızlığı biryerlere kaydetmeli.

Güç mücadelesi içinde olan tarafların yapması gerekenler veya yaptıkları nedir diye bakarsak, görünür veya görünmez taraflarla etkili noktalara baskı uygulanması hadisesini görürüz. Biz buna sahada ve masada olma dedik, Ruslar Gerasimov Doktrini, Amerikalılar ise Gri Bölge Savaşı dediler. Hepsi aynı yere çıkıyor, farkı birinin diğerine göre doğal veya belirginleşmiş unsurları var, onları kullanıyor. Örneğin ABD son dönemde CAATSA diye kısaltılan ekonomik yaptırım paketlerini de hedefini elde edebilmek için kullanabiliyor.

Suriye İdlib’de neler oluyor, neden gündemin başlarında yer alıyor? İdlib’de güç mücadelesi bir hayli ileri düzeyde gerçekleşiyor, baskılar artış gösterdi, sonlara gelindiğinden hemen her aktör son kozlarını ileri sürmeye başladı, planını revize edenler ise yeni unsurlarıyla tekrar konuya yaklaştı, etkenler bir hayli fazla, kritik ve hayati konuların aciliyeti görünürlüğü fazla. İşte böyle ortamlarda kırılmalar, kopmalar, ezilenler, zarar görenler olur. Doğal olan budur ama böyle olacağı önceden bilinmesi gerektiğinden gerekli önleler de zamanında alınmalıdır. Önlemler alınmıyorsa bazı unsurlar sarfı nazar edilmiş demektir. Sarfı nazar edilen insanlık ise işte bu kabul edilemez bir konudur.

İdlib’de süreç neredeyse sonlarına yaklaştık. Bunu neden söylüyorum, asıl aktörler birbirlerine daha da yaklaştılar. Doğu Akdeniz, Ortadoğu ve Suriye özelinde asıl stratejik aktörler ABD ve Rusya’dır. Buna en yakın iki aktör ise esasen sınır komşuluğu dolayısıyla Türkiye ve İsrail’dir. Türkiye öne çıktı ama neden? Sınır uzun, bu sınırda diğer aktörlerin birtakım projeleri ve hedefleri, özelde ise sığınmacılar ve terör var.

ABD ve Rusya bir güç mücadelesini sahnelenmekte, Ortadoğu’nun siyaset biçimi bilindiği gibi olması gerekenin dışında seyrediyor, İsrail devrede, enerji piyasaları üzerine çıkar hesabı yapanlar çok aktifler, Doğu Akdeniz bakir ve düzenleme bekliyor gibi belli konjonktürel meselelerle Suriye, İdlib’de altında ezilenler maalesef masum insanlar oluyor.

Türkiye, Suriye coğrafyasında bir ara fiilen Rusya ve Amerika ile sınır komşusu oldu. Şimdi denge Rusya’ya geçince Suriye’de yeni evreye girildi. Batı kümesi sonunda esas meselenin Esad olduğunu kabul edip bunun üzerine politika geliştirmeye başladı. Türkiye de bunu söylemekteydi. Rusya bu durumu hesap etti ancak yapabilecekleri sınırlıydı ve bu sınırlılıkla sertlik gösteren taraf oldu. Olan yine Suriyelilere olmakta! 

Tarafların istediklerine bakalım:

  • Türkiye sığınmacılar, terör, sınır güvenliği meseleleri ile tavrı net ve buna dayalı olarak Suriye’de barış ve istikrarın derhal tesis edilmesini istiyor. İdlib’i Esad’a terk etmemek, dolayısıyla ilave göçü engellemek istiyor ve Soçi Mutabakatı şartlarına uyulmasını sağlamak adına Rusya ile temaslarını sürdürüyor. Avrupa’nın ve diğer uluslararası tarafların ve kurumların barışa ve istikrara katkısını bekliyor.
  • ABD Suriye’de Al Tanaf’a çekildi, YPG ile işbirliği devam ediyor, Devrim Muhafızları Kudüs Birliği Komutanı (ve kurucularındandır,) Kasım Süleymani’yi öldürerek İran’ın bölgedeki Vekalet Savaşı kabiliyetini kısıtladı; esasen sahayı Rusya’ya bırakmamak istiyor.
  • İsrail Şam bölgesinde hemen her gün taarruzlar gerçekleştiriyor (23 Şubat gecesi Şam’da İslami Cihat’a saldırdı). Kendine göre fırsatları değerlendiriyor, ama örneğin gidip Esad’a yönelmiyor. Buradaki krizin sürmesi onun her bakımdan işine geliyor. Müslüman ülkelerdeki her türlü istikrarsızlık onun emellerine hizmet ediyor. Şimdiki asıl hedefi Filistin’i yutmak (planını açıkladı bile).
  • Rusya sırtını Esad’a dayadı ve çözümü onunla görüyor. Rejim ve Ruslar Suriyeli muhalifleri terörist ilan ettiler. Aslında bu bakış açısı Rusya’yı sıkışmış bir hale sokuyor. Bölgede İran’ı saymazsak bir kapısı var çalacak, o da Türkiye.
  • Avrupa İdlib konusuna bir planla gelsin, zira Rusya ile sorunu çok, işler karışmasın, doğru bir noktaya odaklanma sağlansın.
  • En önemlisi Suriyeliler, üşüyorlar, ölüyorlar… Ama onların kendi başlarına evlerine gidecek ve barış tesis edecek güçleri kalmadı artık. Yardım bekliyorlar: Biraz da insaf!

Dörtlü zirvenin 5 Mart’ta yapılacağı nerdeyse kesinleşti. Buna bir ilaçmışçasına bakmayalım. Türk-Rus görüşmesi de zaman kaybı olmaya başladı. Evvela Rusya Esad’dan vazgeçmeli. Avrupa plan yapmalı, Birleşmiş Milletler’de görüşülecek türden, Balkanlardaki Dayton Planı gibi.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

İdlib Diplomasi Trafiği

DİĞER YAZI

Senin-Benim Teröristim Kervanı

Politika 'ın son yazıları