Ukrayna Savaşı’nda Medya

Okuyucu

Ukrayna Savaşı’nda bilinen medya organlarının veya ajanslarının uyguladıkları yöntemdeki farklılığı görebildik mi? Post-Ukrayna dönemi için Medya Savaşı yönüyle bir büyük uygulama değişikliği var. Rusya ile BD ve Ortaklarının sürdürdüğü Enformasyon Savaşı’nın dinamikleri ve yöntemleri neler? Burada inceleyeceğiz.

Körfez Savaşı’nı hatırlayın, CNN naklen yayınlamıştı. Bütün dünya haber ajansları sahadaydı. Saddam’ın yıkılışı, ABD’nin Orta Doğu’ya “demokrasi ve özgürlük” götüren “muhteşem” ordusunun zaferi! İşlenen tema, o zamanın imkanları ve anlayışları üzerine dünya bir Medya Savaşı izledi. Cristian Amanpour gibi muhabirler hafızalarımızda… 

Peki bugün Ukrayna’da veya Rusya’da hafızamıza kazınan bir Batılı muhabir var mı? Sanırım Ukrayna’daki Türk medyasından örnekler bulabilirsiniz.

Medya Savaşı diyorum, aslında Enformasyon Savaşı içinde bir bölümden bahsetmiş oluyorum. Enformasyon Savaşı (Bilgi Harbi) devletlerin stratejik planlayıp icra ettikleri bir savaş türüdür. Kesintisiz biçimde barışta ve savaşta uygulanır. İç ve dış politika esaslıdır. Küresel iddiası ve gücü olan güçler yerel, bölgesel ve küresel hedeflerinin Bilgi Harbi ile alakalı kısmını yürütürler. Eskilerde (özellikle Dünya Savaşları ve Soğuk Savaş zamanlarında) daha çok “propaganda” sözcüğü öne çıkardı. Propaganda yine var ve Bilgi Harbi’nin içeriği şeklinde planlanıp icra edilir.

Günümüzde ilk uygulanan bu Medya Savaşı yöntemini iyi bilmemiz gerekmektedir. Zira önemli bir farklılık var. Bu hususu işlemekteyiz.

Bir defa Dördüncü Sanayi Devrimi oldu ve imkanlar çoğaldı. Medya ile ilgili internet, yazılımlar, uygulamalar, akıllı cihazlar (cep telefonundan bilgisayarlara kadar ürünler), bunlarla ilgili Gerçeklik Ötesi (post-truth) uygulaması günümüzün medyasına büyük oranda girdi. Konvansiyonel medya yerini muhafaza ediyor. Televizyon kanallarından tutunuz gazetelere kadar var. Ancak bunlar da çeşitli platformları kullanıyorlar; Twitter, YouTube, vs.

Başat ülkelerin nasıl istihbarat servisleri var artık Siber Savaş Merkezleri de var. ABD ve İngiltere bundan 5-6 yıl önce içerisinde binlerce uzmanın çalıştığı Siber Kuvvet Komutanlıklarını yürürlüğe koydular. Bu arada NATO’nun da böyle bir biriminin olduğunu işaret edelim.

Rusya ise devlet içinde bir komutanlık şeklinde değil, daha esnek bir yapılanmayı kullanıyor. Anonim ve dış merkezleri uzaktan Kremlin’e bağlı bir birim sevk ve idare ediyor.

Her iki yapılanmanın hangisi etkili bugün Ukrayna Savaşı esnasında görülür olmaktadır.

Şimdi bu çağın savaşının olduğu veya örneklendiği Ukrayna’ya biraz daha yakından bakalım. Bu esasında Rusya ve Ukrayna arasında bir savaş gibi önde dursa da hepimiz biliyoruz ki, ABD ve Ortaklarının Rusya ile savaşı şeklinde cereyan etmektedir. Küresel çaplı yaptırımlar bunun en büyük gerekçesidir. Hatta ben buna “yaptırım” da demiyorum, “Rusya’ya karşı Küresel Stratejik Tecrit uygulanıyor,” diyorum. Bu uygulanan tecritte (izolasyonda) internet servisi yasakları, sosyal medya yasakları, teknoloji şirketlerinin yasakları, vs. görülmektedir. 

Diğer yandan, ABD ve Ortaklarının Çin ile daha büyük ama henüz gün yüzüne çıkmamış bir savaşı daha var. Belki Pasifik’te 2030-2040’larda bu savaşa tanık olacağız. Bu savaş Çin’in nüfuz alanında Tayvan veya Çin içindeki ayrılıkçılara dayalı bölgelerde görülecektir. Bu konuyu bir yana bırakalım. 

O halde görünen Ukrayna Savaşı’nın bir merkezi var, bir de ABD ve Ortaklarının Rusya ile yürüttüğü küresel savaşın merkezi var. (Şemadan takip ediniz.) ABD ve Ortaklarının bilinen şekilde ajanslarının Ukrayna merkezinde, örneğin Kiev’de yeterince bulunmadığına şahidiz. Örneğin Kiev’de CNN International’ın, Reuters’in, AP’nin muhabirleri tek tük görülüyor. Bu biraz garip değil mi? İşte püf noktası burada!

Savaş merkezi başka alanda ve daha büyük çaplı olarak günümüz imkanlarına bağlı yürütülüyor. Amaç etkili Enformasyon Savaşı yapmak. Saldırsa, “hayır savundu” diye göstermek, bir başarı olsa, onu yüz başarı gibi göstermek, savaş suçu kanıtlarını toplamak, politik başarıları öne çıkarmak, sürekli bilgi ve video servis ederek gidişatın bir tarafına dair dolaşımları sağlamak, haritalar imal etmek, bu konularda algı yönetimi süreçlerini ölçmek ve yürütmek. 

Dezenformasyon ve propaganda konusu son derece ustalıkla, teknolojik platformlarla, binlerce uzmanın çalıştığı yerlerden sevk ve idare ediliyor, konvansiyonel küresel, bölgesel ve yerel medya ile sosyal ağların hepsi senkronize sevk ve idare edilir. Onun için bir gün Financial Times, “bir uzmana göre,” diyerek bir büyük argümanı ortaya atıyor, ertesi gün Beyaz Saray sözcüsü çıkıp, “Çin’e de yaptırım uygulamak masadadır,”şeklinde konuyu genişletiyor. Bu tür örnekler çok ve sizler görebilirsiniz, Enformasyon Savaşı stratejik olarak icra ediliyor, ülke politikaları ile medya servisleri birbiriyle uyumlu sürdürülüyor.

Bu durumda Moskova’nın sesi daha az çıkıyor. ABD ve Ortakları bu Enformasyon ve Medya Savaşına daha iyi hazırlanmışlar. Yaptırımlara paralel ilerliyorlar. Post-Ukrayna’da bu konular daha fazla konumuz olacak.

Ben de bu arada çırpınıyorum, “Şu an büyük bir Medya Savaşı var, onların ürünleri yanlı, aman ha!” diyorum. Hatta kendi bilgilerimi kendim üretip sunuyorum. Ama bu önemli, biz de bu savaşın muhatabıyız, dolaylı da olsa. Uluslararası kamuoyu olarak tabii… Bizim de serviste kullanıldığımız ve yönlendirildiğimiz bir durum söz konusudur. İletişim Başkanlığı’na ve Devletin çeşitli organlarına, bu kez değilse bile Post-Ukrayna için, bir ödev var burada.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Şansölye Scholz

DİĞER YAZI

Referans

Politika 'ın son yazıları

Victory Day

This special day, which is celebrated as Victory Day by the USSR, which won the Second

Putin ve Zafer Bayramı

İkinci Dünya Savaşı'nı kazanan SSCB'nin her yıl Zafer Bayramı olarak kutladığı bu bayram, Soğuk Savaş sonrasında

NATO’s Strategy

The Russo-Ukrainian War continues. NATO has been involved in this war since its inception. But not

Amerikan Kampanyası

Kampanya! Bu söz bizim Uluslararası İlişkiler ve Askeri Uygulamalar içinde pek kullanılmaz, ama Amerika Birleşik Devletler