Ukrayna Stratejisinde İkinci Safha

31 Ocak 2022
Okuyucu

Batı’nın Rusya’ya karşı Ukrayna stratejisinde ikinci safha başlatıldı. ABD ve Avrupa şimdiye dek elde ettiği kazanımı geliştirmek amacıyla uyguladığı plan hedefleri bir ileri aşamaya geçiyor. Rusya ise kendi satranç hamlesini düşünüyor, vezir mi, yoksa piyon mu sürecek? Çünkü Batı kaleleriyle, atlarıyla ve filleriyle tahkimatı sağladı, oyunu belli bir noktaya getirdi. 

Batı’nın Ukrayna planı işliyor, şu an ikinci safhaya geçildi. Batı stratejisinin plan hedefleri ve bu iki sahayı açıklayayım:

  • Şimdiye kadar uygulananlar neler, Batı’nın Ukrayna planının birinci aşamasında neler vardı? Her türlü askeri destek, ortak savunma planlarının hazırlanması, askeri ve ittifakla caydırma, sistem entegrasyonu, hazırlık seviyesinin yükseltilmesi, doğrudan diplomasi.
  • Bundan sonra, ikinci aşama nasıl işleyecek? Savunma desteği, çok yönlü caydırma, sert güç uygulamasında tansiyonun azaltılması, uluslararası hukuk ve diplomasi, ekonomik yaptırım.

Batı için ikinci aşama uygulamaları bir geri adım mıdır veya ne kazandırır? Batı Ukrayna’ya yerleşti, sistem bütünlüğü içinde savunma anlayışı geliştirdi. Bugün Ukrayna NATO’nun bir tür sınır ülkesi gibi düşünülebilir. İstenir ise Ukrayna bir doğrudan askeri destek için uygun hale geldi. Birinci plan hedefleri tamamlandı. Sistem işliyor. Depolar dolu. Genel olarak hedeflere büyük oranda ulaşıldı. (Not: Bu tür hedefler belirlendiğinde yüzde ile varılan nokta işaret edilir. Öyle görünüyor ki yüzde 70’lerin üstünde hedeflere ulaşıldı.)

Bu durumu maksimize etmek için şimdi ikinci aşama plan uygulanacak. Bu aşamaya kazanımları pekiştirmek olarak bakılabilir. Rusya bu durumu geri adım olarak görmemektedir. O da yeni duruma göre nasıl önlem alacağını belirginleştirecektir. İstediği garanti mektubunu alan Rusya bir karar vereceğini ifade etti. Basit tabirle top Rusya’da görünüyor. Rusya bir önceki safhanın meselesini çözüyorken Batı ileri adımla pozisyonunu maksimize ediyor.

Meseleye dışarıdan bakanlar bu stratejik hamleleri göremeyebilirler. Ancak konu net, Avrupa güvenliği ve Ukrayna’nın savunulması konularında seviyesini yükselten Batı şimdi ileri adım atıyor. Bunun sinyallerini NATO Genel Sekreteri Jen Stoltenberg, İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde konuşan Linda Thomas Greenfield verdi. Bazıları için Stoltenberg’in, Truss’un ve Greenfield’in ifadeleri tam anlaşılamamış olabilir. Onlar ustaca stratejinin yeni adımına geçildiğini ifade ettiler.

Bu durumda iki husus ortaya çıkmaktadır. İnceleyelim:

  • Birincisi, Ukrayna ile ilgilidir. Batı desteklediği Ukrayna’ya diyor ki; artık sen de elini taşın altına koy ve kararlılığını göster.
  • İkinci husus, ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa ile kurumsal olarak NATO ve AGİT önderliğinde; a) Avrupa’nın güvenliği İsveç, Finlandiya, Litvanya, Polonya, Ukrayna sınırları boyunca pekiştirilmeli, b) Rusya Avrupa’yı tehdit eder türden adımlar atamamalı, nükleer konulardan enerjiye kadar her tür konu gerekirse karşılıklı anlaşmalarla belirlenmeli, c) Çin ile ilişkilerde Rusya doğrudan değil, Avrupa ile birlikte hareket etmeyi öğrenmeli.

Uygulamanın başlarından itibaren Birleşmiş Milletler devreye kondu. Şimdi ekonomik yaptırımlar yoluyla enerji alanındaki şirketler ve oligarkların rahatı bozulacak. Durum hakkında Duma’da yeniden gözden geçirmeye gidilecek. 

Şimdi Rusya, uluslararası hukuka uygun davranış göstermediği konusunda bir savunma yapar hale geldi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov bu yönde konuşmaya başladı, uluslararası hukuktan yanayız dedi. 

BM Güvenlik Konseyi’nde ABD şöyle dedi: “Uluslararası topluluğa bu tehdidin tüm sonuçlarını açıkladık, sadece Ukrayna için değil, BM Şartı’nın temel ilkeleri ve modern uluslararası düzen için. […] Rusya diplomasiden uzaklaşıp Ukrayna’ya saldırmayı seçerse, sorumluluğu Rusya üstlenecek ve bunun hızlı ve ciddi sonuçları olacaktır. […] Bugünkü Güvenlik Konseyi toplantısı, dünyayı tek bir sesle konuşmaya çağırmak için kritik bir adım: Güç kullanımını reddetmek, askeri gerilimi azaltma çağrısı yapmak, diplomasiyi ileriye dönük en iyi yol olarak desteklemek ve her üye devletten komşularına karşı askeri saldırı için hesap verebilirlik talep etmek.”

Beklentilere bakalım: 

  • Avrupa’ya mesaj vermek adına ilk olarak; Rusya’dan Ukraynalı bazı tutukluların salıverilmesi ve Rusya’nın Belarus’tan peyderpey asker çekmesi beklenmektedir. 
  • Rusya, Baltık ve İngiltere açıklarında yaptığı askeri tatbikatların dozunu düşürebilir.
  • Eğer Rusya yeni bir sert güç adımı atar ise bu kez NATO, Doğu Avrupa’da bir Barışı Destekleme Tatbikatı gibi çok başka perspektifte gösteri yapabilir. 

Yine de kritik bir evrede olduğumuzu işaret etmemiz gerekiyor. Rusya, Donbass’a Batı yardımı ile güçlendirilen topçu birliklerinden rahatsız. Bu konuda Ukrayna’yı hedef gösteriyor. Eğer Batı ikinci safha uygulamalarla aşırı dozda Rusya’yı köşeye sıkıştırır ise bu kez askeri provokasyon devreye girebilir: Donbass kritik! 

İşte bu noktada yöntemsel olarak ABD ile Avrupa ayrışıyor: ABD biraz daha Akıllı Güç ile ilgileniyor ve Rusya’nın ne tür oyunlar oynayabileceğini Avrupalılara hatırlatıyor. (Not: Hatırlatayım, Akıllı Güç stratejik perspektifi kapsar, mutlaka asıl amacı elde etmeyi sağlar.)

Rusya’nın taktiksel sert adımlarını görürseniz şaşırmayın; bunlar savaş yaklaşıyor mu sorusunu çağrıştırmasın. Siz daha çok Rusya’nın ekonomisine ve retoriğe odaklanın, asıl göstergeleri o noktada göreceğiz.

Şimdi anladık herhalde; Putin Doktrini’ne karşı Biden Doktrini ne demek, hedefler ve yöntemler neler?

Vladimir Putin ve Xi Jinping 4 Şubat günü bir araya geldiklerinde ellerinde oynayacakları bu kartları bulacaklar.

Buradan çıkaracağımız sonuç açık; ikinci safha sadece Rusya’yı değil, beraberinde geniş bir çemberi içine alabilecek güçte olacak.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Politika 'ın son yazıları

52 views

İsrail, İran ve Gazze

Genel bir değerlendirme yapalım, çünkü İsrail, 7 Ekim saldırısından 6 ay geçti ve "bugün Gazze'de üçüncü aşamaya geçtik" dedi. Bu ne demektir, bölgede başka ne gibi gelişebilir olabilir, hepsini inceleyelim.
39 views

Modern Rekabet

Burada modern rekabetin küreselleşmesi öyküsünü kendi içindeki kavramlarını tartışarak, Rusya ve Çin örnekleri üzerinden otoriter yönetimlerin eleştirisini yaparak açıklayacağım. Kavramsal olarak "modern rekabet" anlayışını bu şekilde açıklama imkanı bulacağım. Sonlara doğru kapitalizmin yozlaşmasını açıklayacağım. Bu kısımda da Anglo-Sakson yapıyı ve Kıta Avrupa'sını işaret edeceğim. Burada anlaşılması gereken şu olacak: Demokrasi ve insanlığın gelişimi kimsenin insafına kalmamalı, rekabetin yapılma amacı değer üretmek esaslı olmalı.
43 views

Seçimler ve Beka

31 Mart Yerel Seçimleri gerçekleştirildi ve Türk demokrasisi kazandı diyoruz. Ben ise size bu seçimleri örnekleyerek bir "beka seçimi" ne demek oluyor, bunu açıklayacağım. Buradan hareketle yapılması gerekenleri de gözden geçirmiş olacağım.
63 views

Politikada Gri Kavramlar

Size politika amaçlı yapılan propaganda konusu içinde yer alan kavramsal bir temayı sunuyorum, grilik. Gri kavramların dış ve iç politika yansımalarına bakacağım. Özellikle ABD dış politikasında kendi çıkarına yaklaşımlar sergilemesi neticesinde görülen gri kavramlar konusunu işleyeceğim. Buna örnek olarak Filistin-İsrail, terörle mücadele, sözde soykırım tasarısı gibi konular da yer alacak.
135 views

Yerelde Yapısalcılık

Bir olaya bakış yöntemimde felsefe ve tarih olmaz ise ben bunu oldukça eksik görürüm. Hemen herkesin siyaset, seçim, belediye, vs. konuştuğu noktada ben, bu işte temel felsefe ve asıl stratejik açıklama nerede diye arıyorum. Dolayısıyla felsefi yaklaşım ve stratejik bakış tarzı siyaset üstüdür. Benim açıklamalarım bu noktada değerlidir; mevcut yapılanlar gibi değil, başka türlü tartışmaları kapsamaktadır. Açıkça yazayım: Kim kazanacak, iktidar veya muhalefet ne yapacak, türü ifadelerle değil; imar neye göre olmalı, altyapı ve üstyapı nasıl planlanmalı, ülke ekonomisine uyumluluk ne şekilde sağlanmalı, kanunlar ne içerikte olmalı, gibi piramidin üstündeki meseleler önemlidir.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme