Yumuşak Güç Üstadından Hafif Dokunuşlar

374 Tıklama
10 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Yumuşak Güç kavramını dünyaya öğreten Joseph S. Nye Jr.’un Project Syndicate’de son yazısı (6 Temmuz 2020) Liberal Uluslararası Düzenden Sonra (After the Liberal International Order) başlığını taşıyor. Amacı ABD seçmenlerini etkilemekle ilgili olabilir. Ancak yazıda Nye’nin başından bu yana savunduğu küresel neoliberal dünya düzeniyle ilgili konuda bazı ipuçlarına değinmektedir. Nye daha öncesinde ABD’nin devrinin sonlandığını açıklamıştı. Nye kime ve neye hizmet ediyor?

ABD’de seçimleri kim kazanır kim kaybeder bilemem. Kamuoyu anketleri bir tarafa, bana göre şu an durum yüzde 50 gibi. Amerika’dan bahsediyoruz, son ana kadar neler değişmez ki!

Ancak içimdekini de söyleyeyim, eğer Demokratlar iktidara gelsinler ve küresel neoliberal politikacılar ezbere uygulamalara başlasınlar, şurası açık, Çinliler dünyayı ele geçirirler. Tedbiri elde tutacak olanların başında ABD var, seçimler bahanesiyle ABD halkı da bundan sonra dünyada olacaklardan sorumludur. Başka? Rusya, Hindistan, İngiltere ve diğer Avrupa Birliği ülkeleri geliyor.

Bir kere Çin ile ilgili konu Nye’nin dediği gibi uluslararası liberal sistem konusu değildir, küresel neoliberalizmdir. Eğer Çin ve Rusya’yı beraber düşünürsek, jeopolitik ve jeostratejik açılardan dev bu iki ülkenin siyasal rejimleri otokrasi, ekonomik rejimleri ise karmadır.

Nye reel politikle ilgili olmayan kasıtlı eleştirilerde bulunuyor. Örneğin ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) kararları olmadan Sırbistan’ı ve Libya’yı bombaladığını ve Irak’ı işgal ettiğini ifade ediyor. 

Reel durum ne? Yugoslavya dağılırken Sırplar diğer toplumlara (başta Bosnalılara) resmen soykırımda bulundular, bu bir. İkincisi, BM’de Rusya ve Çin, ABD’nin politikalarına karşı tavır içindeydiler. Üstelik Rusya zayıfken bile Sırpları desteklemenin peşindeydi.

ABD sadece (Avrupa’daki) Balkanlar’da değil, Orta Doğu’da ve Kuzey Afrika’da (MENA) pek çok ülkede benzer uygulamalar içinde hareket etti. Her ne kadar beğenmesek de bunlar uluslararası ilişkilerde reel konular sınıfındandır.

ABD bu noktada örneğin Irak’a da benzer uygulamayı yaptı. Irak’ı bölüp parçalaması ve resmen kanserli bir yapıya dönüşmesi sonucu ortaya çıktı. Küresel radikal terör alabildiğine gelişti. ABD açısından reel politik konusu olarak bölgedeki ülkelerin, SSCB’den kalma silahlarından, para biriminden ve politik yaklaşımlardan kurtulması isteniyordu. Nye bunları bilmiyor mu? Ben bilmiyorum desem kabul edilir de Nye derse bu asla doğru olmaz.

Libya’da NATO kullanıldı, evet bu doğru. ABD ve Fransa başta, pek çok NATO üyesi ülke haksızlık ve hukuksuzluk yaptı. Ama bu tür haksızlık ve hukuksuzluk ABD gibi bir ülke tarafından hep yapılan bir şeydir. Joe Biden kazanırsa ABD bu tür davranışlardan kurtulacak mı, Nye bunu garanti edebiliyor mu? Ben de bunu öğrenmek istiyorum. 

Üstelik Türkiye-Suriye sınırına PKK/YPG terör örgütünden devşirme SDG dedikleri bir yapıyla bir garnizon devleti kurma girişimlerinin olduğunu ayan beyan görüyoruz. İşte Türkiye bu tür bir ABD ile karşı karşıya olduğunun bilincinde. Nye ABD içindeki sorunları veya yanlış politik liderlikleri Demokratlar kazanırsa işler düzelir diye mi bakıyor? Bu çok romantik bir yaklaşım olur. Keşke öyle olsa, ABD insanlığın kalkınmasındaki metodunu her bakımdan Türkiye gibi düşünerek yapsa!

Türkiye, gözünün önünde, görüyor, ABD örneğin Irak’ı ve Suriye’yi karıştırıyor, Rusya da gidiyor Kırım’ı ilhak ediyor. İsrail, Filistin topraklarını ilhakın peşinde. Bugün Çin Sahra-altı Afrika’ya yerleşti bile. Halen dünya tartışıyor, COVID-19’da bir kasıt var mı diye. Nye uluslararası politikada kesinkes açıklayabilir mi Çin veya Rusya’nın masum olduğunu?

Evet, ekonomi konusu başka bir tartışma alanı. Ancak liberal veya neoliberal, bu iki çok yakın sistemin uygulamaları ortada. Ancak Çin Komünist Partisi merkantilist politikalarıyla Dünya Ticaret Örgütü’nü de aldatmanın peşinde oldu. Adil olduklarını kimse söyleyemez ve bu gidişle dünyayı kendi ekonomik modelleriyle dönüştürecekler. Çin ürünlerine mahkûm bir küresel ekonominin ne derecede adil olacağını Nye açıklayabilir mi? Özellikle Dördüncü Sanayi Devrimi gereği gelişen teknolojik ürünlerde Çin şimdiden açıklar vermeye başladı, adeta ABD değil ama sizi ben yöneteceğim diyor.

Çevre konusu, Çin, ben dünyayı kirletmeyen yöntemlerle kalkınacağım dedi mi? Hayır. Üstelik yarışa girdi ve dünyayı daha da kirletti. Ozon zarar gördü, karbondioksit salınımı hat safhada ve küresel ısınma giderek alarm veriyor, kutuplar eriyor, okyanuslar oksijensiz kalıyor, kitlesel balık ölümleri gibi afetler bekleniyor. 

Paris İklim Anlaşması’nın taraftarları çevreciler değil ki, üretimde ön almış ülkeler başta, hemen bütün ileri ülkeler. Dünya Sağlık Örgütü bugün hesap veremiyor, hangi çalışmaları fonladığından bihaber. Sanırım bir boşluk bulan oradan kendine çıkar konusu edecek çalışmalara hız verip yarışta öne geçmekle ilgileniyor. Hemen her güçlü konumdaki ülke uluslararası kurumları istismar etmekle ilgileniyor.

En fazla istismar edilen alanlar henüz sınırları çizilmemiş olanlardır. Örneğin siber alanda Çin yaptığı her ürüne bir arka kapı yerleştirmiş durumda. Üstelik alenen görülüyor, her ülkeye sürekli siber saldırı yapıyor. Nedir buradan beklediği? ABD’de Demokratlar kazanırsa bu işler bitecek mi?

Küresel Siber Alanın İstikrarı Komisyonu diye bir kurum var. Bu kurum Bilgi Savaşı bağlamında bizlere ne öğütlüyor? 

Çin sürekli nükleer silah üretimi ve füze denemesi yapıyor. Depolarını doldurdu bile ve ona hiçbir kısıtlaması yok. ABD ve Rusya nükleer silahlar konusunda anlaşmışlardı, bu ülkeler bir dengedeydi. Sonra ABD baktı denge Çin lehine artıyor, bu noktadan hemen çıkma kararı aldı. Acaba Nye Çin’in nükleer faaliyetlerini kısıtlayabilecek bir barışçı formül öneriyor mu? 

Şimdiki durumun Soğuk Savaş halinden ne farkı var? Büyük güçler birbirlerini caydırmak için bazı tedbirleri alıyor olabilirler, ama diğer ülkeler ne yapsınlar? Soğuk Savaş dönemini hatırlayalım, konu sadece ABD ve SSCB arasında mı geçti? Hayır!

Nye Yumuşak Güç kavramının mucidi. En iyi kendisi biliyor bütün bunları anlamını, kitaplarında detayıyla ele alıyor her bir konuyu. Nye sinsi bir oyun peşinde koşmasın, ABD halkının belli kesimlerine ve dünyanın geri kalanına bir hayal okuması yapmasın!

Bazı ABD sermayedarları ve Londra Finans Merkezini yöneten güçler Project Syndicate’de birlikteler (Daron Acemoğlu ve Kemal Derviş de burada yazmaktadır). Nye de bunların akıl hocası. Buradan başlayıp yeni bir dünya düzeni için kolları sıvamışlar. Yapmak istedikleri kolay yönetilebilir ulusların olduğu küresel bir neoliberal düzen. Sürekli söyledikleri daha fazla demokrasi ve daha fazla özgürlük. Keşke bu söyledikleri gerçek olsa ama Londra menşeili bu fikirler pek de inandırıcı değil. Londra Pekin’i dolaylı yollarla yönetecek diye bütün dünyayı onlara teslim etmenin doğru olmayacağı Nye’nin dokunuşlarından belli!

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

ÖNCEKİ YAZI

Derin Yapılar

DİĞER YAZI

Borrell'in Ziyareti

Politika 'ın son yazıları

Vaziyet

Dünyada vaziyet ne, ana hatlarıyla bakalım. Pademiden ekonomiye, buradan başat güçlere ve sonra Akdeniz çanağına inelim.