suriyede-hareket-tarzi
Suriye'de Hareket Tarzı

Suriye’de Hareket Tarzı

748 Tıklama
13 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Türk Silahlı Kuvvetleri dünyaya bir ordu nasıl kullanılır buna dair örneklerle dolu dersler veriyor. Dosta düşmana verilen bir sürü dersin önce bizler farkında olmamız gerekiyor. Burada çok ana hatlarıyla bahsedeceğim.

Barış Pınarı Harekatı’nda TSK ne tür bir yöntem izledi? Belirlediği taktiksel yöntem harekât alanının karakteristiğine ve harekatın amacına göre belirlenmişti, bundan taviz verilmeden, çok kısa bir sürede hedeflerin ele geçirilmesi ile sonuç alınmıştı. Cephe hattı gerisinden topçular çok yerinde ve isabetli atışlar yaptı. Uzun menzilli bu toplarla daha önce belirlenen ve satıh unsurlarının ateş destek ihtiyaçları çerçevesinde istek usullerine göre ortaya çıkan hedeflere nokta atışı halinde ve hedef gözetilerek vuruş yapıldı. Zırhlı muharebe araçları gerekti zaman gerektiği yerden gerektiği miktarda muharebe sahasına girdiler. Kuvvet tasarrufu ve emniyet usulleri en öncelikli konular oldu. Helikopterler sahaya girmedi. İHA ve SİHA görevleri icra edildi. Uçakların derinlikte taarruz ve tecrit görevleri etkili oldu. Kent merkezlerine girildiğinde meskûn mahal çatışmasının hakkı tamamen verildi. Bütün bu harekât Suriye Milli Ordusu ile koordineli bir biçimde gerçekleştirildi. Sahada Suriye Milli Ordusu unsurları çok disiplinli ve tamamen TSK unsurlarına entegre bir biçimde görev yaptı.

Şu an TSK her ne kadar adı konmadıysa da Fırat’ın batısında, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekat alanları olan Afrin, Cerablus ve Bab güneyinden, Halep batısından, İdlib bölgesini çevreleyen arazi kesimlerine kadarki değişik karakterli hedeflere ve değişik amaçlara ilişkin, kapsamlı ve çok özel bir harekât görevi icra etmektedir. Hem terörle mücadele hem konvansiyonel harekata karşı harekât gerçekleştirmektedir. Hem geri plandaki Rus birliklerini kararsız kılmakta hem İran’ın Vekalet Savaşçılarının harekât etkinliğini kısıtlamaktadır. 

Tel Rıfat bölgesinde teröristlere karşı tespit edilen hedeflere ve oradan gelen tacizlere misliyle mukabelede bulunacak biçimde çok isabetli bir harekât şekli uygulanmaktadır. Halep batısından güneye doğru Serakib ve oradan Türkiye sınırına paralellik gösteren biçimde Maaret el Numan, Zaviye ve Ceyş el Şuhur kırsalında belli bir taktiksel yöntem uygulanmaktadır. Esasen Soçi Mutabakatı ile oluşturulmuş Gözlem Noktalarına göre belirlenen harekât alanında sınırlandırılmış bir görev anlayışı var. 

Harekât direktifi kabaca şöyle: “İdlib Çatışmasızlık Bölgesinden Rejim askerlerinin çıkarılması için harekât Şubat ayı sonuna kadar havadan ve karadan devam edecek, Suriyeli sivillere saldırılar engellenecek, Suriye’de her yerde TSK’ya, gözlem noktalarına, SMO’ya saldırı olursa misliyle karşılık verilecek.”

TSK asıl ileri üslenme merkezini İdlib kent merkezini koruyacak biçimde Serakib ve İdlib arasındaki bir noktada Taftanaz’da kurdu. Yığınaklanmasını büyük ölçüde Rejim güçlerini caydıracak ve emir verildiğinde ilerleyebilecek biçimde tamamladı. Birliklerini kontrollü şekilde alana yerleştirdi. Bu konuşlanmaya göre Rejim güçleri daha fazla ilerleme imkânı bulamadığı gibi yerlerine sabitlendi ve görülen hedeflerin bulunulan noktadan imhasına imkân sağlandı. 

Genellikle hedefler top mevzileri, tanklar ve zırhlı vasıtalar, uçaksavar ve tanksavar üniteleri, kontrol merkezleri, toplanma alanları ve taarruzi rolde havadaki helikopterler oldu.

Rusya ve İran destekli Suriye Rejim güçlerinin amacı Halep’ten, Serakib’den batıya yönelerek, önce M5 karayolunun batısını kontrol etmek, Maaret el Numan’dan kuzeye yönelen birliklerle beraber İdlib kent merkezini kuşatmak, burayı ele geçirinceye kadar havadan ve karadan hedef gözetmeksizin kenti ateş altına almak idi. Bu arada güneyden kuzeye yönelen birlikler M4 karayolunu kontrol etmiş olmaktadırlar. Bu yaptıklarına “terörle mücadele harekatı” demekteler ve aynısını daha önce Şam, Dare ve Guta’da yapmışlardı. Hatta bu yerleşim alanlarında varil bombaları ve kimyasal ajanlar kullanmışlardır. Bir kere hedef gözetmeksizin gerçekleştirilen bu “süpürme harekâtı” asla terörle mücadele değildir. Hem terörist dedikleri Suriye’nin kendi halkıdır. Burada yapılmak istenen bölgenin kontrolünün askeri yıkımla elde edilmesidir. Muhalif unsurlara yöneldiklerini söyledikleri halde esasen burada yaşamın alt ve üst yapısını hedef almaktadırlar. Radikal teröristler zaten kendilerini koruyabilmekte ve başka alanlara kaçabilmektedir, olan masum sivillere olmaktadır. Rusya ve İran destekli Rejim burada kendi askerini yerleştirmeye ve bayrağını dalgalandırmaya terörle mücadele demektedir.

İşte bu rejimin süpürme ve zalim harekâtına maruz kalabilecek olan masum Suriye halkının Türkiye’ye sığınmacı göçü şeklinde hareket etmesinin önüne geçilmesi ve esasen Suriyeli masumların bulundukları yerde korunması ve imhasının önlenmesi TSK’nın başlıca amacı olmuş gözükmektedir. Bu arada mütecaviz Esad güçleri, korumak ve birliklerini takviye etmek amaçlı olarak bölgeye intikal eden TSK unsurlarını da hedef almıştır. 

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin uyguladığı bu taktiksel yöntemle halen Rejim ne yapabileceğini arar haldedir. Bir kulağı Rusya ile Türkiye’nin sürdürdüğü diplomatik çabalardadır. Uluslararası çevreleri de arkasına alan Türkiye Rusya’nın bu yaptığı yanlışlıktan vazgeçmesini istemektedir. Önümüzdeki günlerde Türk ve Rus heyeti müteakip toplantısını Moskova’da gerçekleştirecektir. Bu görüşmeler masada sürüyorken dahi, sahada, Çatışmasızlık Bölgesi içinde kendini gösteren ve atış hazırlığına giren her bir Rejim unsuru anında tespit edilerek etkisiz kılınmaktadır. Türkiye Şubat sonunda rejim güçlerinin Çatışmasızlık Bölgesine gerilemesini ve ateşkese riayet etmelerini, Rusya’dan da verilen sözlerin ve atılan imzaların uygulanmasını istemektedir. Eğer Rusya bunu yapmaz ise, zaten her gün bir Esad güçlerine zayiat verilmekte ama sonuçta TSK Rejimi kendi imkanlarıyla Çatışmasızlık Bölgesi dışına çıkaracaktır.

Her şey aynı anda olmaktadır, Tel Rıfat bölgesinde Rejim ve PKK/YPG terör unsurlarının tacizleri ile İdlib bölgesindeki Rejim unsurlarının tacizleri sürekli İstihbarat Keşif ve Gözetleme (ISR) vasıtalarıyla gerçek zamanlı (real-time) olarak takip ve kontrol altında tutulmaktadır. Bölgede yığınaklanmış güç miktarı ve niteliği her türlü harekâtı yapabilecek değerdedir. Bütün bunların lojistiği en mükemmel biçimde sağlanmaktadır. Halen havada olabilecek bir hava kuvveti müdahalesine karşı savunma ve taarruz uçakları hazır haldedir. Sahada istihbarat üniteleri teknik ve insan istihbaratı ile çok etkili bilgiler elde edebilmektedir.

Sonuç olarak Barış Pınarı Harekâtında TSK bir cerrah titizliğinde kuvvet kullanmıştı. Burada aynı titizlik devam ediyor, ama bir fark var, sahaya aktardığı güç Suriye Harekât Alanı icaplarına göre düzenlenmiştir ve emir beklemektedir. Halen sahada olmayan asıl stratejik güçler ise emirle harekât alanında sürpriz darbeleri gerçekleştirecektir. Bu noktada Rus ve İran birlikleri gözetilecektir. Suriye Milli Ordusu ise aynı titizlikle ve işbirliğiyle hazır beklemektedir. Yapılan ve yapılacak harekat hem teröre hem de düzenli br harekata yöneliktir.

Şu an TSK ileri yığınaklanma ile harekat üssünü tesis etmiştir. Bölgede caydırıcılık adına çok önemli bir faaliyet sürdürmektedir. Bu caydırıcılığın hareket tarzı operasyoneldir, zorlayıcıdır ve sonuç alıcıdır. Öne çıkan esneklik, dinamiklik, emniyet, teksif ve taarruz harp prensipleriyle sahada önemli bir ders vermektedir. Korkusuzca temeli insani olan bir harekatı sürdürmekte ve bu yönüyle harp tarihine bir sayfa eklemektedir. Şunu da işaret etmeden geçemeyeceğim, Türk askeri yerel haktan çok büyük bir destek ve sempati almaktadır. Halk Esad’ı değil Türkiye’yi istemektedir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Yakın Dönem Türk-Amerikan İlişkileri

DİĞER YAZI

Politik Merkez Podcast Yayını

Genel 'ın son yazıları

Politik Merkez Podcast Yayını

Okuyucu Analiz edilen konularda güncel gelişmelerin üzerinde durulmakta ve yorumlara yer verilmektedir. Konuların hangi alanlarda kapsandığı

Gerilmeler

Soğuk Savaş ile yeni küreselci-ulusalcı veya Çin'i kontrol altında tutma dönemi mukayesesiyle ilgili bir analiz yaptık.

Operasyon

Türk-Rus ve Amerika-Türkiye ilişkileri değişiyor mu? Türkiye operasyonel stratejiye mi geçti? Türkiye'nin yapısal yetenek değişiklikleri ve

Libya ve Vekalet Savaşı

Okuyucu Türkiye’nin Libya ile 27 Kasım 2019 tarihinde gerçekleştirdiği “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırmasına Dair Mutabakat Muhtırası”