Etkin Tutum ve Gerçeklik Ötesi

145 Tıklama
15 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Günümüzde Davranış Bilimleri’nin konusu olan “etkin tutum” ile sosyal medya ve bu kapsamda çokça sözünün ettiğimiz “gerçeklik ötesi” arasında yöntemsel bir bağ oluşmuştur. Böylelikle bireyin bilinç atındakilerle bağ kurmaya doğru geliştirilmiş bir husustur. Uygulaması çok alanda görülür, reklam dünyasından demokrasi tercihlerine kadar. Ancak burada daha özel bir alanda örnekler vererek canlı konuları ele alacağım.

İstihbarat, Gerçeklik Ötesi, Algı Yönetimi, Propaganda

Öncelikle istihbarat nedir, bunu ifade edeyim. Kabaca istihbarat, hasmın (rakibin) imkân ve kabiliyetleri, hassas, zayıf ve kuvvetli yönleri ve niyeti hakkında bilgi elde etmek ve bunu bir seri işlemden geçirerek bir ürün meydana getirmektir. Bu kısa tanımda özellikle dikkat çekmek istediğim konu niyet olacaktır. Düşmanın, diyelim muharebede karşı tarafın komutanının niyetini bilerek plan yapılır. Böyle bir örnekte istihbarat çalışanı düşman komutanın niyetini nasıl çıkaracak? Benzer örnek ticarette de geçerlidir. Malını satmak isteyenin gerçek niyetine bakarak alıcı pazarlığını buna göre geliştirir.

Çoğu zaman sosyal yaşamda bu tür konulara “niyet okuma!” gibisinden tepkiler verilir. Sosyal yaşamda böyle olabilir ama günümüzde değil niyeti okumak, bireylerin niyetlerinin yönlendirmek, niyetleri değiştirmek gibi konular geliştirilmiştir ve buna “gerçeklik ötesi” (post truth) denir. Gerçeklik ötesi için kullanılan en belirgin mecra ise medya ve sosyal medyadır. Bu konuya “algı yönetimi” kapsamında da açıklayanlar vardır. İster gerçeklik ötesi ister algı yönetimi deyin, aslında en klasik tabirle yapılan bir “propaganda” olmaktadır.

Etkin Tutum

Bireyler çoğunlukla açık değildir ve hatta neyi gizlediklerinin farkında bile değildir. Düşünce ve davranışlarına, yani tutumlarına etki eden her ne varsa bilinçlerinden çok bilinç altına tabidir. Halk tabiriyle aklının arkasında bulunanlar onu açıklayan en önemli bilgilerle doludur. Ancak oraya basit yolla ulaşmak gerekebilir. 

Örneğin birini anlamak istiyorsanız, kendisinin bilinçli bir biçimde ortaya koyduklarına bakarsınız, ki bunlar onun kapasitesini, önemsediklerini, vs. ortaya koyan bilgilerdir. Ancak bireyin sakladıklarına veya sakladığının dahi farkında olmadığı halde o çok özel ve gizli bilgilerine ulaşırsanız profilini doğru çıkarabilir ve onun hakkında ne yapacağınıza karar verebilirsiniz. Bu bakımda Davranış Bilimleri’ndeki “etkin tutum” araştırmaları konusundan yararlanmanız gerekir. 

Etkin tutumlarda, başka ifadeyle tutumlarına etkili olan bilinçaltı konularında olanların elde edilmesi psikologların klinik çalışmalarında elde edilebilir türden bulgulardır. Sosyal yaşamda bir psikolog gibi olamazsınız. Yaşarken yerinde kararlar vermek için muhataplarınızla ilgili isabetli kanaatlere varmanız ve bu yönde bazı yeterli yöntemleri bilmeniz gerekebilir.

Etkin tutum konusuna çok kısa değinelim. Temel olarak tutumlarla, inançlarla ve değerlerle ilgili bir etkileşim söz konusudur. Burada tutum dediğimiz, birisiyle veya bir şeyle ilgili olarak bir düşünme veya hissetme biçimidir. İnanç, herhangi bir gerçekleşme olmaksızın birey tarafından doğru kabul edilen bir fikirdir. Değer ise bireyin o gün çok önemli kabul ettiği kendi ilkeleri veya savunularıdır.

Bu iç içe etkileşim ile önce bireyde ilkesel ve önemli addettiği türden bir olay, bilgi veya belge hakkında düşünce gelişir. Sonra bir olayın, bilgi ve belge içeriğinin doğruluğuna inanmaya başlar, kendince kesin bu böyle bir şey, demeye başlar. En sonunda bu inançlar düşüncesini dışa vurur veya davranışını belirginleştirir, bir hamle yapar. Yani böylece bireyin tutumu belirginleşmiş olur. Burada bir bakılır ki mantıki bir açıklama veya hislerle (veya duygularla) ilgili tutum sergilenir. Örneğin en sonuç eğer seçim sandığında oy vermek şeklinde olacaksa tutum böyle gösterilmiş olur.

Etkin Tutum Araştırması, Sosyal Medya, Profil Çıkarmak

Başka bir örnek verelim. Örneğin bir siyasetçinin sosyal medya hesabında bulunan birkaç cümlelik ifadesini analiz etmeniz mümkündür. Öncesinde açık bilgilerden siyasetçinin kimliğini, hangi yörenin vekili olduğunu, ana hatlarıyla parti politikasını, kişinin bundan önceki geçmişini, vs. biliyor olabilirsiniz veya bu tür bilgilere günümüzde kısa bir araştırma sonucu ulaşmanız mümkündür. Profil oluştururken prensipte bir değil birçok konudaki alana bakmalısınız. Etkin tutum yöntemi çerçevesinde bu profili çıkarma işlemini eksiksiz yapmak durumundasınız. O halde bu işlem haliyle bir sosyal medya incelemesiyle yeterli olmaz. Ama en azından bu yolla örnek bir açıklama yapmak, daha sonra bu örneğe dayalı bakılacak yerleri çoğaltarak analizler yapmak mümkün olabilir.

Örnek konu güncel yangınla ilgili bir sosyal medya hesabının ifadesi olsun. Aşağıda şematik olarak rastgele alınan bu tür bir ifadeyi inceleyelim:

Bu örnek iki cümlelik sosyal medya ifadesinde acaba ne yazıyor? Yangın, duyusal yaklaşım, klişeler, yöre, üzüntü, kaygı, suçlama, yargı ve mahkûmiyet ifadeleri, akla getirilmek istenen soru işaretleri, ulaşılabilir görüntüler, inanç, arzu ve istek, yöntem… Bu ögelerle (düz cümle, soru, öncelikler, durum, açıklama, vs. dizilimle) hazırlanan bir metnin ifade kalıbına “tema” denir. O halde bu bireyin sosyal medya hesaplarına bakarak teması, “kendi endişelerine başkalarını da katmak,” şeklindedir. Yani bu bir “davet” ifadesidir. Neye davet? Kaygılanmaya, soru sormaya, memnuniyetsizliğe, mahkûmiyete, vs. 

Buraya kadar tamam. Profil çıkarmaya dayalı olan hususlar neler? Şöyle bakalım: Sosyal medya hesabına bakarak sorarsak, devlet birimleri, ormancılar, itfaiyeciler işlerini yapmıyorlar veya yapamıyorlar mı da siyasetçi endişe duyuyor? Hayır, aksine onları kutsayacaktır! Sorsanız söyleyecektir, burada gizlediği ama anlaşılacak şekilde olan asıl hedefi iktidardır (ilgili siyaset makamları). Yani bu kişi “bildiğimiz” türden siyaset yapmakla, yangını siyaset malzemesi yapmakla ilgileniyor.

İlgili kişi sosyal medya hesabında şöyle demiyor: “İlgili Bakan, başka yer ve zamanda yangına müdahalede gerekli yönetimi kasten veya en azından ihmalkarlık nedeniyle gösteremedi.” Böyle dese mahkemelik olabilir, ispat et diyebilirler. Siyaseti ve propaganda yöntemi ters tepebilir. İlgili siyasetçi bu tür mahkemelik işlerle veya riskli siyasi propaganda yöntemiyle uğraşmıyor, ama ima ediyor, halka dolaylı ve örtük şekilde; “siz diğer propaganda söylemlerine bakın ve konuyu birleştirin, sonunda bana katılın, bu iktidar suçludur,” demek istiyor. Kim böyle bir yol ve yöntem izler? Aklının içinde çok önceden beri birikmiş bir rövanş alma düşüncesi olan. O halde bu bireyin profilinde şöyle dersiniz: “Rövanş alma güdüsüne sahiptir.” Karakter tanımlaması: “Rövanş yanlısı.” Nereden vardık bu düşünceye? Gizlediği suçlayıcı, yargılayıcı, mahkûm edici tarafının bir “hesap kesme” yaklaşımını tamamlamasından.

Profil bu da etkin tutum bakımından henüz araştırma bitmedi. Bireyin başka sosyal medya paylaşımlarına bakarsınız, kullandığı görsellere, ifadelere, daha birçok materyale. İlave başka tanımlamalar yaparsınız. Örneğin: Kışkırtıcı, tehdit edici, sinsi, popülist… Hepsini birleştirirseniz bu siyasetçi hakkında bir profil elde edersiniz. Bütün bunlar bireyin bilinç altında zamanla oluşan birikimlerle ilgilidir. Dahası bireyin bilinç altındaki konular küçük yaştaki travmalarla da ilgili olabilir. Yaşamdan rövanş alma güdüsü! Çünkü bu karakterin kullandığı ifadeleri sevgi, duygusallık, öneri sunan görünse de aslında normal insanlarda görmek istenen türden huzurlu ve yapıcı değildir. Bireyde gizli olan ve görülmesi gereken husus buralardadır. Örneğin bireyde rövanş alma güdüsünü tetikleyen bir travma var mı, bakılabilir. Aklının arkasında, bilinç altında bu tür gizli hususlar var mı, araştırılabilir. Eğer bu bireyle bir mülakat imkânı varsa kendisine bunu ortaya koyacak sorular sorulabilir.

Böylesi rövanş alan türden ifadelerle ortaya çıkan birey doğrudan siyaset ve propaganda mı yapıyor? Bireyleri anlamak, onları kısaca tanımlamak gerekiyor; daha derinlere gitmek isteyen araştırabilir. İnsanları bir bakışta tanımlamak için doğru sorular sormak ve inceleyerek bir kanaat elde etmek mümkündür, bunun yöntemi etkin tutum araştırmasıdır. Örneklemeleri çoğaltırsanız araştırma büyük oranda doğruya yakın sonuçlar verir. Örneğin birini işe alacaksınız, mülakatta elde edebileceğiniz kanaatler vardır. Ama burada ifade edilen bunun bir bilimsel yanının olduğudur. Her daim bilimsellikle çalışmak gerekir, öyle değil mi?

Sonuç 

Etrafımıza iyi bakalım. Kim ne kadar masum veya göründüğü gibi, olayı anlamamız ve çok dikkat etmemiz gerekir. Burada konu şüphecilikle ilgili değildir. Günümüzde özellikle sosyal medya ile toplumlar provoke edilebilmekte ve yönlendirilebilmektedir. Bazı etkin kişiler veya robot hesaplar (bot) bilerek başka kitleler için malzeme üretiyor ve yayıyor olabilir. Bunlar örneğin 2016 ve 2020 ABD başkanlık seçimlerinde Cambridge Analytica’nın gerçeklik ötesi yöntemiyle kesinleşmiş bir konudur. O halde gerçeklik ötesine karşı kendi gerçekçi bakışımızı ve kanaatimizi ortaya koymak zorundayız. Bunun bir yolu da etkin tutum araştırmasıdır.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Tam Spektrumlu Savaş

DİĞER YAZI

Afganistan’da İç Savaş Potansiyeli

Güvenlik 'ın son yazıları

İngiliz Dünyası (Anglospere)

Anglosphere anlaşılmadan küreselleşmeyi, Atlantik’i, NATO’yu, Pasifik’i, jeostratejiyi, küresel güvenliği, silahlanmayı ve hatta AUKUS’u anlamak mümkün olmaz.

11 Eylül’ü Hatırlamak

11 Eylül 2001’deki terör eylemi nedeniyle hayatını kaybeden tüm insanları rahmetle anıyorum.Ancak şu da var, Uzun