Nükleer Seçenek

Okuyucu

Rusya-Ukrayna Savaşı nasıl sonlanacak? Barış olur mu? Savaş yayılır mı? Nükleer tehdit konuları savaşı ne tarafa sürükler? NATO müdahil olmadan bu savaş biter mi? Bu ve benzeri sorular hakkında maalesef henüz güven verici bir cevabımız yok. Taraflar kendi çıkarlarını, kazanımlarını elde edene dek sahadaki baskılarını artırmayı sürdürüyorlar. Konunun önemine binaen, burada sizlerle şu soruyu tartışalım: Eğer bir nükleer savaş riski somutlaşırsa seçenekler neler olur?

RUSYA’NIN TAKTİK NÜKLEER SİLAH KABİLİYETİ VAR

Rusya, 23 Nisan’da verdiği bir brifingde, Ukrayna sahasında beklediği Kitle İmha Silahları (nükleer dahil) ile ilgili saldırıları gündeme getirdi. Brifingde Rusya güçlerine yönelik “büyük olasılıkla” nükleer santrallerin birinde yapılabilecek “sahte bayrak” operasyonu tehdit olarak işaret edildi. İlave olarak, Kitle İmha Silahları ile ilgili gizli veya açık saldırıların olabileceği ifade edildi. 

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Dışişleri Bakanı Sergi Lavrov değişik zamanlarda nükleer tehdit ifadeleri kullanıyor ve bu konuyu sürekli sıcak tutuyor. Savaşın başlangıcından bu yana taraflar nükleer seçeneğin ortadan kalkmadığı yönünde açıklamalarda bulundular.

Sahadaki durum önemli, Rusya zaman içinde çeşitli atma vasıtalarını veya silah platformlarını ileri sürdü. Bu atma vasıtaları hem konvansiyonel hem de nükleer görev yapabilir özelliklere sahiptir. Örneğin, karadan atılan mobil İskender M (SS-26 Stone) sistemi (400-500 km menzilli) veya denizaltı ve gemilerden atılan Kalibr (SS-N-30) füzeleri (1.500-2.500 km menzilli), 203 mm’lik toplar taktik amaçlı nükleer mühimmatı veya başlığı kullanabilirler (100-800 kilotona kadar etkili). Bir kundağı motorlu, 203 mm’lik ağır top olan 2S7 Pion (veya Malka) en bilinenlerdendir (38-48 km menzilli). Rusya’nın 2.000 adet kadar taktik nükleer başlığı bulunmaktadır. Diğer yandan kullanılan sert dil ve savaşın seyrinin ortaya çıkardığı olumsuzluklar çerçevesinde düşünülürse, Rusya bu seçenek kararını kendinde saklı tutmaya devam etmektedir.

Kısaca bir 100 kilotonluk taktik nükleer silahın tahrip gücüne bakalım. Mühimmatın düştüğü nokta itibariyle 1.8 km’den fazla alanda tam, 3 km’den fazla alanda şiddetli, 5 km’den fazla alanda ağır tahrip, 8 km’den fazla alanda hasar oluşumu söz konusudur. Mukayese olması açısından, Hiroşima’da atılan 15 kilotonluk bombayla 146 bin insanın öldüğü, serpinti ile sayısız insanın veya canlının yıllarca hastalık derdiyle yaşadığı hatırlanabilir.

UKRAYNA NE YAPABİLİR?

Bu ifade ettiğim değerlendirmeler çerçevesinde son gelişmelere bakılırsa, Ukrayna’nın arkasında duran ABD ve İttifak, Rusya’yı caydıracak bir hamle yapmayı neden düşünmesin? Ancak Ukrayna’nın bu yönde bilinen bir çalışması yok.

Eğer Ukrayna’nın elinde taktik nükleer silahı olsa idi bunu neyle atabilirdi? Hava ve deniz gücü hemen hemen olmadığına göre, Ukrayna bu ihtiyaca binaen durumunu zorlasa bile sadece topçu kullanım yoluna gidebilir.

Ukrayna’nın savaş öncesinde 100 adet kadar 200 mm’lik 2S7’leri var idi. Bunların savaşa hazırlık aşamasında bakımları yapıldı, ancak 60-70 adet kadarı iyi duruma getirildi. Halen Ukrayna’nın elinde kaç adet 2S7 olduğunu net bilmiyorum. Bunlar yetersiz kaldı ki ABD’den hafif ve kullanımı kolay M777’ler gelmeye başladı.

Buradaki soru şu, Ukrayna’nın elinde taktik nükleer başlık var mı? Bükreş Antlaşması gereğince Ukrayna bütün nükleer kapasitesini Rusya’ya devretti. Elinde nükleer silah yok. Yeniden imal edilebilir mi? Bunu sadece kendileri bilebilir.

ABD, Ukrayna’ya M777 tip 155 mm’lik obüs topları verme sürecini başlattı. Bu amaçla ABD, Ukrayna’ya 5 taburu donatacak şekilde toplam 90 adet M777 veriyor. Bugün itibariyle Ukrayna’ya bu topların yarısı ulaştı ve 50 kadar uzmanla Ukraynalı askerlerin eğitimi yapıldı. Elbette bu obüs topları Ukrayna’nın konvansiyonel savaşı kazanması için verilmektedir. Bu toplarla maksimum menzilde 16-28 km’ye kadar mühimmat atabilir. Bir ilave haber daha var, Avustralya da Ukrayna’ya 155’lik obüs gönderme kararı aldı.

Bütün bunları birleştirirsek, eğer Ukrayna Rusya’ya karşı taktik nükleer silah kullanmak zorunda kalır ise bu bir tek NATO’nun savaş dahil olması yoluyla mümkün olabilir. Tabi bu düz bir bakışla varılan sonuçtur. Başka bir yol var ise bunu öğrenmenin yolu şu anda mevcut değildir.

ABD’NİN BEKLENTİSİ 

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Savunma Bakanı Lloyd Austin 25 Nisan’da Kiev’de neleri konuştular? Bilinenler kamuoyuna açıklanan genel bilgilerden oluşmaktadır. Ayrıca 26 Nisan’da, Almanya, Ramstein NATO Üssü’nde, Ukrayna’ya Yönelik Savunma ve Güvenlik İstişare Grup Toplantısı’nda, 40’tan fazla ülke savunma yetkilisi olarak acaba hangi konuları ele aldı, açıklamalarda geçen, “kritik konular var!” söyleminden ne çıkarılabilir? Bilinmiyor. Ancak nükleer seçenek senaryolarını değerlendirmeden bu tür Rus tehdidini konuşmaları söz konusu olamaz.

Herhangi bir olası nükleer faaliyeti izlemek Pentagon için her zaman yüksek bir öncelik olmuştur. Putin’in Moskova’nın nükleer silahları da dahil olmak üzere, ülkenin caydırıcı güçlerini en yüksek alarm durumuna geçirmesi de gözden kaçmadı.  

CNN’de çıkan bir haberde yazdığına göre [US Defense Secretary Being Regularly Briefed on Any Potential Russian Nuclear Moves, Barbara Starr ve Zachary Cohen, CNN, April 20, 2022], Ukrayna’daki savaş devam ederken, Savunma Bakanı Lloyd Austin’e üst düzey ABD’li general tarafından haftada 2-3 kez brifing vermektedir ve Rusya’nın nükleer cephaneliği sürekli olarak izlenmektedir. Savaş başladığından bugüne geçen sürede, Rusya’nın nükleer tehdit konusundaki çıkışlarında anlaşıldığı kadarıyla, daha fazla endişe duyulması gerekiyor. 

ABD ve İttifak, konvansiyonel tehdidi değerlendirerek Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan nasıl uzak duruyorlar ise nükleer tehdidi de sınırları dışında tutmak istemektedir. Ancak yine de Ukrayna’da köşeye sıkışan bir Putin tarafından nükleer seçenek tek çare haline gelir ise bu duruma ilişkin hazır durmaktan başka yapılacak olmadığı açıktır. Peki ABD ve İttifak (örneğin yakın zamanda Sarmat füzeleri konu edilerek bir Rus gazeteci tarafından İngiltere tehdit edildi) hangi durumda Putin’in böylesi bir seçeneği öne alabileceğini düşünmelidir? Putin ve Lavrov her defasında muhataplarına, Ukrayna’ya silah, teknoloji, siber ve istihbarat desteği verilmemesini yüksek sesle hatırlatıyor. Eğer ABD ve İttifak, Ukrayna’yı bu şekilde desteklemeye devam ederse ve Rusya’nın savaştan yenik çıkması söz konusu olursa, nükleer silah kullanılması bir seçenek olarak dikkate alınabilir.

SENARYO

Aşağıdaki nükleer seçenekleri işaret eden şemayı inceleyelim. İfade ettiğim gibi, kesinlikle bir barış olması istenir hem de nükleer silahın adını geçirmeden. Ancak bir nükleer silah kullanımı için iki temel yolun bulunduğunu bilmemiz gerekir. Bunlardan birincisi caydırıcılık, diğer ise Nükleer Harp’tir. Taraflardan birisi kendi kazanımını düşünerek, caydırıcılık amacıyla bile olsa, sınırlı taktik nükleer silah da kullanabilir. 

Nükleer Seçenek

Burada açıklayacaklarım bir senaryo mantığıyla takip edilmelidir. Eğer (ilk aşama) Rusya sınırlı taktik nükleer silah kullanırsa ne olur? Ukrayna kimseye bakmadan Rusya ile hemen barışı düşünebilir. Bunun tersine, her şeye rağmen Ukrayna, Rusya’nın bu saldırısına boyun eğmeyebilir. Bu durumda kendisine destek veren ABD ve İttifak kontrolünde, Rusya’yı caydırmak amaçlı, sınırlı taktik nükleer silahla cevap verebilir. Denebilir ki; obüs topu var, peki nükleer mühimmat nerede? Bu sorunun cevabını almak için elbette muhatabın kendisine sormamız gerekir. Senaryo çerçevesinde, NATO bu yönden gerekli tedbirleri aldı, diyelim. Bu şartlarda Rusya bu riskin daha da büyümemesi açısından kararını barıştan yana kullanabilir. Diğer seçenek ise Rusya’nın nükleer silah kullanmaya devam etmesi yönünde olabilir. 

Karşılıklı nükleer mühimmatın kullanımından sonra iki önemli karar konusu var: NATO bu savaşa fiilen girme kararı alabilir veya savaşın seyri hakkındaki tüm iddialarından vaz geçebilir. Burada daha büyük ihtimal NATO’nun savaşa müdahil olması ise nükleer caydırma noktasında Rusya-NATO Savaşı için yeni bir süreç başlayabilir. Sınırlı taktik nükleer kullanımdan vaz geçmekle ilgili kararı vermek için Rusya (müteakip aşama) önemli bir yol ayrımında olabilir. NATO Savaşı’na rağmen nükleer silah kullanmaya devam eder ise bu süreç çok hızlı gelişim gösterir bir hal alır. Genel Nükleer Harp evresine girilse de girilmese de dünya tamamen bir belirsizlik ortamına, Karanlık Çağa girebilir.

Bu durumda, sadece Rusya, Ukrayna ve İttifak için değil, bütün dünya için bir karar sürecinin başladığını biz bugün Rusya’nın ve ABD’nin sahada ileri sürdükleri silahlarla anlamış olmaktayız.

SONUÇ

Bu savaş derhal sonlandırılsın diyorum; diplomasi tekrar öne alınsın. Bu riskin nerelere gideceğini bilmeden fikir beyan edenler, “Putin bu! Nükleer silah da olsa kullanır,” diyorlar. Putin ile çok yakın olanlar var herhalde… Hatta, “nükleer alanda sahte bayrak operasyonu yaparlar,” şeklinde çok bilircesine beyanda bulunanlar var. Sahte bir operasyon bile olsa istihbarat ne güne duruyor? Dünyayı riske atmak mı, sahte olanı bulmak mı? Bunlar sorumsuzca söylenmiş sözlerdir. Bu tür seçenekleri profesyoneller, delilsiz ve istihbarat olmaksızın, gündemlerine dahi almazlar. Eğer Vladimir Putin (veya Joe Biden), bu savaşı kazanmak pahasına, dünyamızı ve geleceğimizi ateşe atmakla ilgileniyorlar ise bu senaryo asla kabul edilemez.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Is Russia’s Plan of Operation Wrong?

DİĞER YAZI

Ukrayna-Rusya Savaşının Durum Değerlendirmesi (G70)

Güvenlik 'ın son yazıları

Küresel Çaresizlik Sendromu

Sizce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Amerika Birleşik Devletleri'nin Küresel Çaresizlik Sendromu’na mı tutuldu? Evet, ancak

Savaşta Devrim

Küreselleşme doğal seyrinde ve buna bağlı yaşam biçimlerini olgunlaştırıyor. Dördüncü Sanayi Devrimi oldu, ancak bu devrimin