cinsel-istismar
Cinsel İstismar

Cinsel İstismar

23 Şubat 2018
Okuyucu

Toplumda büyük infiale sebep olan böylesi bir konu gündeme gelince hep birlikte çözüme odaklandık. Yasalar düzenleniyor, bilgilendirmeler yapılıyor… Cinsel istismarla ilgili yapılan düzenlemelerde buna sebep olanlara caydırıcı olması bakımından en ağır cezalar verilecek ve infazı sıkı bir şekilde devam ettirilecek. Çocuklara cinsel istismarda bulunanlar için cinsel hadım konusu ayrıntılı uygulamasıyla beraber yasalaşmak üzere. Genel cinsel istismar bir yana, bizim bugünlerde konuştuğumuz çocukların cinsel istismarı gibi daha özel bir konudur, çok hassastır. Bu hassasiyet bireyin yaşamı boyunca çok derinden etkileyicidir. Bu bakımdan toplum sağlığı yönüyle de önemlidir.

Daha geniş pencereden bakıldığında ülkece bazı olumsuz yaşam şartlarını ve kültürel yanlışları elden geçirmek gerekmektedir. Eğer bunları görmezden gelirsek, şu meşhur klişe ile söyleyelim, bataklığı kurutmadan sivrisineklerle mücadele etmiş oluruz.

Her şeyin normalini yaşayabilen bir toplum olabilmenin yolu her şeyin normal şartlarının oluşturulmasıyla başlar. Olumsuz şartlarda mümkün olan ve sinsi, gizli, sır kabul edilen ilişkilerin toplumda normalliğe yaklaşamamaya zemin hazırladığı açıktır.

İşin alfabesine gidelim. Freud’u tanımayanlar bu konudan başlayarak biraz konuyu irdelemeliler. Bizler psikolojinin ne olduğunu bile tartışabilmekten uzak kaldıkça bu tür işlere çözüm bulmakta hep bir adım geride kalacağız. Zira psikoloji toplum sağlığı açısından bugün bize gayet net açıklamalar verecektir. Önce okuyup öğreneceğiz, hatta kendimizi bile keşfedeceğiz ki başkaları hakkında görüşümüz netleşsin. Hele çocuk yetiştiren aileler bunun yaşamın çok özel ve değerli bir konusu olduğunu anlayabilmelidirler. Kültürümüzde bu yönde onarılması gereken pek çok yanlış algı noktaları bulunmaktadır.

Bizdeki ayıp, mahrem, ahlak kavramlarının yaşamdaki karşılıklarını sosyologlar da çalışıp mevcut yanlışlıklarını detaylı biçimde ortaya koyup tartışmalıdırlar. Bu yöndeki çabalar, “Sen sus, ahlak sana mı kaldı?” diye dışlanan pek çok araştırmacı varken bizler bazı adımları zor atarız. Örneğin ahlak bilgisi belli bir okulun programına sığdırılamayacak kadar dar değildir.

Örneğin çok evvelki yıllardan beri Batı’da çoğu yerde ailesinin izni olmadan yabancı biri bir çocuğa dokunamaz bile. Bu polis çağırmak için yeterli bir sebeptir. Bizde ise çocuk sevmek ile ona dokunmanın olumsuz etkilerini ayırt edecek bir anlayış henüz gelişmiş değil. Eğer hukuku biyolojik, fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik gerçeklerinden koparıp sadece topluma yerleşmiş ahlak bağlamlarıyla denkleştirmeye kalkışırsak, başlangıçta eksik yapma potansiyelimizin olduğunu kabul etmemiz gerekir. “Bizde bu olmaz,” denilen pek çok konu maalesef bizde de olmuştur, uyuşturucu bağımlılığı da böyle gelişmiştir, önce kendimize kör ve duyarsız olmamamız gerekiyor. Bu tür hassas konular cahil bakış açılarıyla ele alınamayacak kadar önemlidir. “Uzmanlara danıştık,” demekle yeterli olunamaz. Evvela kendimiz gelişmiş olmalıyız. Kültürel dokumuz bilinçli ve duyarlı olmayı kapsamalıdır.

Penofili gibi vakıalar daha net olduğu için hem hastalık hem de hukuki yönleri ile karşılık bulabilecek konulardır. İşi buralarda sabitleyip tamam göstermek işi çözmeyecektir. Bunun gibi vakıaların dışındaki çerçevede de bilinçlenmek ve ikili ilişkilerden tutunuz, aile içindeki bilinmesi gerekenlere varana dek, insani pek çok değeri kazanmak, yanlışları netleştirip bunlardan uzaklaşmak esas alınmalıdır.

Neyse ki sevgi ile istismarın bir farkı olduğunu bugünlerde tartışmaya açabildik. Belki buradan yola çıkarak yeterince gerekli olan toplum bilincini yerleştirebiliriz, cinsellik kavramının doğal şartlarda gelişmesinden tutunuz, yaşamın dengelerini sağlayabiliriz. Böyle olur ise anormal olan vakıa ve durum daha belirgin biçimde görülebilecek ve onları teşhis etmek kolaylaşabilecek, mücadele daha asıllı yürütülebilecektir.

Sevindirici olan şu, bu kötü hal ile mücadele etme amacı her cepheden başlamış görülüyor. STK’lar var, motivasyon ve kararlılık var, konuşmaya ve bilinçlenmeye başladık… Geç de olsa buradan başlayıp konuyu halletmemiz şart!

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

muttakiligin-onemi
ÖNCEKİ YAZI

Bir Evren İhtiyacı

dijital-devrim-ve-insan
DİĞER YAZI

Dijital Devrim ve İnsan

Kültür 'ın son yazıları

276 views

Eleştiriler

Sizlere günümüzün iyi algılanması gerektiği bağlamında, özellikle bizi ilgilendiren yönleriyle, sosyal bilimler ve dış politikaya dair bazı eleştirilerimi aktaracağım. Dünya hızla değişiyor, güç dengeleri bildiğimiz biçimden oldukça farklılaştı, eğer bunlara ait kavramlara ve anlayışlara vakıf olamıyorsak, konuşuruz ama aslında başka bir şey anlatırız.
277 views

Devrim

Bize devrimin ne tarafı kaldı? Diyeceksiniz ki hangi devrimin? Açıklayacağım. En başta şöyle sloganik işaret edeyim: Devrimden değil, sapkınlardan ve geç kalmışlıktan kork!
423 views

Generalist

Ülkeler ve dünyamız için iyi bilinmesi gereken bir konuyu işleyeceğim, generalist olmak. Buna karşılık gelen bir sözcük aradım bulamadım, yine de ben genele yetkin diyeceğim. Genele yetkin kimseler kimler, örnekleri neler? Uluslararası İlişkiler, Ekonomi ve Askerlik sahalarında örnekler vereceğim, neden gerekli, bunu açıklayacağım.
412 views

ENTELEKTÜEL SORUNSALI

Temelde insanın doğası, zamanın getirdikleri ve sürekli gelişen küresel zorluklar var. Bunun üzerine her alanda tereddüt uyandıran değişik adımlar ve gerçek bir hedef. Sözü edilen şu, kalkınmak! Eğer artık kalkınmışlar sınıfında olmak istiyorsanız!.. Gerçekten istiyor musunuz? İşe bu emelin ne denli büyük bir mücadeleyi gerektirdiğinin farkında olmakla başlanmalı. İşte tam da bu noktada, düşünsel içerikli bir açıklamam olacak. 
1.8K views

Sıradan ve Mükemmel

Bu makalede sizlere insan zihni içerisindeki tarif veya algı ile gerçeğe ilişkin olanın farkını açıklayacağım. Ele alacağım temalar sıradancılık, mükemmelcilik ve gerçeklik ötesi hakkındadır. Başta soralım, karşılaştığınız şey gerçek mi, yoksa gerçek ötesi mi?
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme