dijital-devrim-ve-insan
Dijital Devrim ve İnsan

Dijital Devrim ve İnsan

386 Tıklama
10 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Yoğun bir şekilde Dijital Devrim’in toplumla ilişkisinin kurulduğu süreci yaşıyoruz, ama bunu dile getirmekte çekingen davranıyoruz. Küresel çapta girişimlerimiz var: Psikolojiyi tekrar ele aldık, didik didik ediyoruz; siyaset bilimini yeniden inşa ediyoruz; sosyoloji büyük bir değişim yaşıyor… Bir yandan şirketler, diğer yandan akademik çalışmalar bu alanların devrimsel nitelikteki yeniliklerini araştırıyorlar, el kitaplarını değiştiriyorlar. Bunlarla uğraşmaya başlayanlar farkına vardılar, henüz insanlık buzdağının görünen kısmıyla ilgilenmektedir; hem geleceğin imkanları farklı olacak, hem de insan! Burada Dijital Devrim ve Büyük Veri (Big Data) kapsamında toplumlarda ve insanın doğasında meydana gelen farlı okumaları ele alacağız.

Modern dünyanın baskın unsurlarının etkisiyle değişik çevrelerde “felsefe öldü mü” diye tartışılıyorken, daha dik ayakta durduğu anlaşıldı. Şaşkınlık verici derecede felsefeye dönüş oldu, hem de olması gereken bakış açılarını kapsayarak. Nedir bunlar? Felsefe, dil, varlık, bilinç ve derken, insan, biyoloji, genetik, beyin, düşünce, hissetme ve sonra madde, kuantum, evren, kozmoloji… Düşünceler ve yeni kelimeler üretiliyor. Bu demek oluyor ki toplumda büyük bir gelişme ve değişme söz konusudur. Hiç değilse eğitim sistemlerinde yani boş sayfalar açılmış durumda. Her şeye yeni baştan bakılıyor. İster istemez Dijital Devrim sonrası insanın günlük yaşamındaki her bir an yeni yorumların ve keşiflerin etkisiyle tekrar kurgulanmaya yüz tuttu; bazen o ne ise kendini daha belirgin kıldı, farkındalık yaratmaya çalıştık, bazen elde tutulan her ne ise en iyi nasıl işe yarar hale getirilir dendi ve adaptasyon süreçlerine değer verir olduk. Sonuçta Dijital Devrim’in ileri boyutta tartışma kapısının eşiğinden geçer geçmez Büyük Veri salonuna açıldık. Büyük Veri analizleri yeni eşiklerden geçmek için temel teşkil edecek transferi yaratan kademesi oldu, bu mega bir ilerleme halinde karşımıza çıktı. Hasta mı olduğunuzu düşünüyorsunuz, Büyük Veri ne diyor burada zaman harcar oldunuz, hem de her seviyede. Ülkenizde sicimlere gitme kararı mı alındı, “nasıl propaganda yapılırsa vatandaşı etkilerim” diye düşünüleceğine, Büyük Veri’ye müracaat edilmekte ve onun rehberliğinde siyaset başarısı elde edilmekte. Bunlar inanılmaz pratik işler haline geldi.

Bütün mesele ise elde bu denli ulaşılabilir bir bilgi var ve insan birey veya kurum olarak hangi tür yaklaşımla, yani maddi ölçütlerle mi, hissi boyutta mı kalarak bunları analiz edecek, bunun algılanması için mühendisler aramaya başladı. Tıpkı apartmanda bozulan asansörü tamir ettirmek için nasıl bir mühendis çağrılıyorsa, burada da veri analizcileri sizi veya olayı anlayıp buna uygun sonuçlar elde etmenin çalışmalarını yapmaktalar. Veri analizcilerinin alet çantasında hem sosyal hem de davranış bilimlerinden gereçler taşınıyor. Ne arzu ediyorsunuz, ona göre ayarlar yapılabiliyor. Hem asansörün hem de ondan yararlanan sakinlerin etkinlik ve güvenlik kodları inceden inceye ayarlanabiliyor. Bir bakıyorsunuz asansöre binmiş olanların davranışları farklı halde; hatta inenlerle çıkanlar arasında farklılıklar varken, bu bilinenden de farklı değer sistemleri ile bireye yükleniyor ve bir tür memnuniyet yaratıyor.

Değişimin etkilerini anlatabiliyor muyum? Belki sanal, yaratılmış ve potansiyel gerçeklikle ilgilenme ölçütü temel gerçeklerin canına okunmasına göz yummaya kadar ilerleme göstermiş halde. Hal böyle olunca toplumda derin ve birbirinden farklı algı kalıpları meydana geliyor, bunlara göre tanımlanan yeni kesimlerin birbirleri ile ilişkilerinin esasları öne çıkmaya başlıyor, genel olarak toplumsal öğrenme ve hazmetme süreci yaşanıyor, dolayısıyla bir devrim gerçekleşiyor.

Dijital Devrim’in alet çantasını kapan her birey, daha çok genç nüfus, yeni tür bir tatmin ve ekonomi anlayışıyla hareket ediyor. Bu kesimin, ister merkezde ister varoşta olsun ama temel olarak kentlerde yaşadığını görüyoruz. Bu kesimlerin birbirleriyle ilişkisinden sonra aralarında meydana gelen arz talep meselesi başka bir ekonomi işleyişi ile kendini gösteriyor. Eğer küresel manada böylesi bir ekonomik döngü orta çıktı ise baştan beri açıkladığımız her bir alanda yeni bir düzen ve buna uygun yeni ideolojik format tanımlanıyor demeliyiz. Bu ekonomi görünen mal ve hizmetin tabelaya yazılacak ücretlerinin yanı sıra görünmeyen mal ve hizmetin alışverişine de imkan tanıyan daha kapsamlı bir anlaşma yolunu belirginleştiriyor.

Sonuçta bir topluluğa bakıyorsunuz, onların ne söyledikleri, ne düşündükleri, nasıl davrandıkları, ne arzuladıkları hakkında geçmişte bildikleriniz bir yere kadar işe yarıyor. Çünkü bunların anlamı ve değeri belli, bunlar her şey demek değil. Madalyonun öbür yüzü Büyük Veri içinden alınabilir durumda. Bu aleme insanlar başla türden kayıtlar düşüyorlar. Durum bu! İnsan doğasıyla alakalı bir konu bu, başka bir boyut. Bunların dili, okuması, anlamı, değeri bilinenden farklı. İşte bu alemde insanın izi var ve insanın bu farklı izi üzerinden de yeni bir düzen, ekonomi, tatmin, arz talep oluşmuş halde.

Bunu yönetebilecek ölçüde bürokrasi, otokrasi, demokrasi, plütokrasi tanımları ve öne çıkan liderleri var. İster istemez toplum şimdiden bu yapılarla anlaşmaya en uygun bir yaşam sisteminin ipuçlarını kavramak üzere. Bu bile yönetim ölçütünde yeni bir bakış açısı yaratıyor. O halde önümüzdekilere dikkatlice bakalım; yönetebilecek miyiz, yönetilmeye mahkum muyuz? Bütün devrimlerin başı ve sonu böyledir. Devrimleri anlayan toplumlar anlayamayana göre ileri çıkarlar, tıpkı (en basit şekliyle) Sanayi Devrimi sonrası olduğu gibi; toplumların arasında nasıl da farklı uçurumlar meydana geldi? Şimdiki uçurumlar ise kozmolojik konumlama ile anlatılabilir; arada uçurumlar değil, derin uzay boşlukları ve karadelikler meydana geliyor!..

Bir cevap yazın

cinsel-istismar
ÖNCEKİ YAZI

Cinsel İstismar

biz-turkuz-ve-bu-oyun-bitti
DİĞER YAZI

Biz Türk’üz ve Bu Oyun Bitti!

Kültür 'ın son yazıları