Objektiflik

Okuyucu

Bu savaşla objektif kriterlerle bakanlar için yapılan tanımlarla objektiflikten uzak duranlarınki farklı olmaktadır. Böylesi önemli bir konuda bir insan neden objektif kriterlerden uzak olabilir? Bilerek bir tarafta durabilir veya bilmeden bir tarafın düşüncelerinin etkisindedir. Bilerek taraf olmanın da alt basamağında, düşmanlıklar, çıkarlar, rekabeti kendine göre biçimlendirmek isteme arzuları veya çabaları, ideolojiler, gibi üzerinde derinlemesine bakılması gereken noktalar bulunmaktadır.

ENFORMASYON SAVAŞI

Sonuçta tanımlar değişmektedir. Örneğin: Bu bir Putin savaşı mıdır, Biden savaşı mı? Bu bir Ukrayna savaşı mıdır, yoksa Rusya savaşı mı? Bu bir Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimi midir, yoksa nüfuz mücadelesi mi? Bu bir operasyon mudur, savaş mı?.. 

Batı medyasına bakıldığında ABD ve Ortaklarının yoğun Enformasyon Savaşı gereği temalarla yüklü bir faaliyeti sürdürdükleri görülmektedir. Demokrasi, insan hakları, özgürlük, liberalizm, gibi çokça bilinen fikirler ve akımlar bile başlı başına amaç güden ve yöneltildiğinde hedefte istenen algıyı geliştirebilen birer ifadedir. Bunun karşısında otokrasi, totoliterlik, devlet kapitalizmi, oligarşik düzen, gibi tersine ifadeler yer alır. Bu bir anlamda Batı’nın dünyada görmek istediği veya bu amaçla yapmak istediği bir düzen ile karşısındakilerin mücadelesi şeklinde açıklanabilir.

Bu arada bazı faşizan konular da işin içerisine konarak belli algı ayarlamaları yapılmaktadır. Örneğin Nazizim, Yahudilik, Ortodoks dünyası gibi.

Hatta yeni dünya düzeni kurma fikirlerine bağlı okumalar da yapılmaktadır, örneğin Avrasyacılık, Atlantikçilik, Küreselcilik, gibi.

Rusya Enformasyon Savaşı yapmıyor mu? Elbette o da yapıyor.

UZMANLAR

Objektiflik konusu burada önem kazanmaktadır. Jeopolitik, sosyo-kültürel, sosyo-politik, sosyo-ekonomik ve bilimsel bütün bakış açıları ile bakıldığında, bu kapsamlı savaşın bütün cephelerini görmek mümkün olabilmektedir. Hatta başat güçlerin kendi aralarındaki hakimiyet savaşı içerisindeki genel tabloyu ve gidişatı yorumlamak mümkün olabilmektedir.

Elbette bu bir savaş olduğuna göre teknik çok fazla detay gündeme gelecektir. Örneğin bir silah sisteminin veya sahada uygulanan taktiğin bir diğerinden farkı bile teknik açıdan çok detaylı incelemeleri gerektirir. Bu teknik incelemeler ihtisas işidir. İhtisas sahibi olanların ifadeleri bazen sosyal medyaya düştüğü kadarıyla bir iki cümleden ibaret kalır. Bu bir tartışma yaratabilir, fakat kimin nerede durduğuna bakmak daha önemlidir.

Jeopolitik çalışanları veriler üzerinden coğrafi esaslı fikirlerini ileri sürerler ve tartışırlar. Stratejistler uygulanan strateji ile ilgili fikirlerini ileri sürerler. Politikacılar kendi çıkarlarına olan noktalara eğilirler. Uluslararası ilişkiler uzmanları tespitleri sağlıklı yapıp bunlara bilimsel anlam yüklerler. Uluslararası hukuk kendi gelişimine esas noktaları ortaya çıkarmak ister. Askeri uzmanlar stratejik, operatif, taktik verilerle dolu konuları ve milli/küresel güç unsurları ile sürdürülen savaşın gidişatını incelerler.

Ancak bazen uzmanlar objektiflikten uzaklaşabilirler. Örneğin ABD kökenli bir üniversitede demokrasi alanında uzmanlık alabilmek için akademik çalışma içinde olan birini dinlerseniz, ona göre her ne kadar kendince savaşa objektif baktığını ileri sürmek istese de Putin bir diktatördür ve kaybetmek zorundadır. Moskova Üniversitesi’nde doktora yapıyorsunuz ve konunuz Avrasyacılık olsun. Sonuçtan ne beklersiniz? İşte size kim, nerede, ne zaman, ne amaçla ve neyi ileri sürüyor diye bakıldığında, olması istenen objektifliğin nasıl karmaşıklaştığının kanıtı. 

ROL ALANLAR

Aynı şekilde, kendine uzman yaftası takarak veya taktırarak medya konuşmalarından çıkar elde etmek isteyenlerin hamasi söylemlerine bakarsanız, konunun tekniğinden ne denli uzak kalındığını da anlayabilirsiniz. Hatta bunlar konuşurken, jeopolitikte, politikada, stratejide, taktikte, teknikte, uluslararası ilişkilerde, hukukta olmayan ifadeleri veya kavramları rahatlıkla kullanarak ortalığın sulandırılmasında bir fonksiyon sahibidirler ve belki de algı yönetiminde bu bilinçlice onlardan istenen roldür, kimsenin bundan haberi olmaz. Ancak bunlar elbette savaş gibi çok önemli bir mevzuda basitlik timsali figür ve fikirlerle ilgilidir. Esasen bunlardan objektiflik konusunda bir beklenti içine girmek anlamsızlık olur. Yine de yozlaşmak ve yozlaştırmak fiillerini size hatırlatmak isterim, bu aklımızın bir köşesinde kalmalıdır.

SİBER SAVAŞ

Ukrayna’ya, Rusya’ya, Almanya’ya, Amerika’ya, İngiltere’ye, vs. her noktaya ayrı ayrı bakmak icap eder, tabii Türkiye’ye de. Baştan beri işaret ettiğim objektiflik konularını bu yerlerdeki alt basamakta çeşitlenmiş halini düşünmek gerekir. Ancak bunların kesişim noktaları artık bu çağda daha kolay algoritmalarla çalışılarak yönlendirilmektedir. Örneğin Amerikan veya İngiliz orijinli bir sosyal medya yayımının hedefindekiler o meta ve teme ile örgütlenmektedir. Bunlar Siber Savaş teknikleridir. O halde, örneğin genç bir gazetecinin sahadan veya uzmanın masasından Twitter’a yazdığı veya koyduğu içerik eğer istenen yönde yayılıyor ise bilin ilgililerce araya başka katalizörler de devreye konmaktadır. Siz bunları anlayamayabilirsiniz, en azından genel bakışınızla. Ancak temalar ve teknikler bir biçimde önünüze düşer ve sizler isteseniz de istemeseniz de kendi objektifliğinizden farkında olmadan uzaklaşabilirsiniz. Bu nedenle öncelikle kimi izlediğinizi, dinlediğinizi, takip ettiğinizi iyi seçmeniz gerekir.

MEDYA

Bakınız medyada savaşın gidişatını tarif eden türden çokça çizili harita var. Bazıları da başından itibaren kendi isimleriyle (örneğin İngiliz istihbaratı) sosyal alanı domine ediyor. Bazıları caps hazırlayıp, kendilerine göre, durum budur, diyorlar. Bunlara bakanlar her kim olursa olsun, referanslı haber yapmak isteyen konvansiyonel medya kendine iş imkânı yaratmak için şöyle diyor: “İngiltere İstihbaratı dedi ki…” Başka örnek: “NYT’nın iddiasına göre böyle…” referans var ya, kimse sormaz artık! Halbuki bu bir savaş ve sosyal medyadakiler gibi konvansiyonel medyadakiler de objektiflikten uzaklar. Kolaycılık desem olur herhalde; başkalarına tabi olma…

SONUÇ

Aslında algılarınıza yönelen hazırlanmış sözcüklerle yönlendiriliyorsunuz. Bırakın bu savaşı, savaş sonrasında olması istendiği özelliklerdeki aklınızın bu fırsattan istifadeyle ne şekilde yapılandırıldığını düşünün, en azından bir nebze! Öyleyse objektif olmak bile bir yetenek ve çaba gerektirir, sonuçta kültür meselesidir.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Gerçeklik Ötesi

Kültür 'ın son yazıları

Gerçeklik Ötesi

Gerçeklik Ötesi (post-truth) ile ilgilenmeden bunun içinde yaşamayı sürdürmek çağımızın kurtlu doku hastalığına tutulmaktır. Hastalıklar teşhis

Politika ve Odaklanma

Yaşamımızda çok temel konuları tartışmak zorunda kaldık. Örneğin diyoruz ki başka gezegenimiz yok! Bu zaman diliminin