diplomasi-nedir
Diplomasi Nedir?

Diplomasi Nedir?

2905 Tıklama
11 Dakikalık Okuma
Okuyucu
+1

Henry Kissinger “Diplomasi” isimli eserini ne zaman yazdı? Her şey olup bittikten sonra. Kendince ortaya çıkardığı sonuçları ifade etti. Tecrübenin aktarılması mutlaka gereklidir, ancak geçmişi ezberlemek için değil, yeni şartlara göre üretici olmak için bu bilgiler değerlendirilir. Olması gereken de budur. Diplomasi ezber, klişe veya kuralların bağladığı bir uygulama alanı değildir. Bugün kendilerini deneyimli tanıtan bazı eski diplomatların belli bir kesiminde bariz yanlışlar görmekteyim. Güncel olaylara yorum getirirlerken neredeyse “diplomasi kitabında böyle yazmıyor ki” diyecekler. O zaman bu tür düşünen kesimlere belli hatırlatmalar yapmam gerekiyor. 

Gerçekleşmiş olaylardan, krizlerden, savaşlardan, barışlardan, görüşmelerden, ilişkilerden, kurumsal deneyimlerden, esasen yaşamdan derslerin çıkarılması, diplomasi sanatının başlangıcıdır, tarihsel gerekçeleridir. Peki diplomasi nedir? Basitçe, uluslararası ve küresel kurumsal yapıların ve devletlerin temsil edilmesi ve bu konuda faaliyet içindekilerin icraatı veya uygulamasıdır. Bu faaliyet sanatsal mahiyette kurgulanır ve uygulanır. Tarz, disiplin, yaratıcılık, güven, çözüm vardır; diplomasideki üstünlük sağlayıcı hamle, tutum ve davranış anlaşılırdır. Belirlenen ve uygulanan diplomasi sonucunda hedeflenen konuda yüksek bir ilgi, baskın bir iz bırakılır. Esasen yarının karar vericilerinin ve uygulayıcılarının önü açılır, zemini hazırlanır, hedefin elde edilmesi gerçekleştirilir. Masada kazanmak, hatta çok iyi bir uygulama olur ise kolaylıkla ve risksiz kazanım elde etmek söz konusu olur. Diplomasi, yakın dönemin karakteri gereği uluslararası, yeni gelişen çerçevede ise küresel ve kompleks ilişki platformlarında, daha çok politikacılara ve karar vericilere ortam yaratmak, kazanım elde etmek için yapılan icraat ve sanatsal uygulamadır. Eğer konu bir ülke ise, ülkenin stratejisine bağlı hedefleri elde etmek için diplomasi şartları ve sonuçları yaratır ve uygular. Diplomasi dinamiktir, çok boyutlu ve katmanlıdır.

Diplomasi böyledir. Değişen diplomasi tanımı veya tarzı değildir, şartlar, anlayışlar, ilişkilerdir. Bugünün şartlarında kaotik, popülist, gri bölgelerde sürdürülen çatışma alanlarında başarılı olmanın yolu zaten düne göre başka uygulamalarla mümkün olacaktır. “Türk diplomasisi şudur,” deyip statükocu bir bakış açısıyla sabit anlayışlarla hareket edilirse, ülke yararına bir kazanım elde edilemez.

Değişik modeller vardır. Örneğin “jeopolitik dış politika” dendiğinde anlaşılan şudur, evvela uluslararası yaklaşımda coğrafi esaslı güç dengeleri ve çıkarımları hesaba katılır. Bu başlık çerçevesinde hareket edersek, “ABD ve Türkiye, Akdeniz’de jeopolitik açıdan bir dış politika” konusu hakkında diplomasi yürütüyorsa, açıktır, coğrafyaya esas olan enerji ve doğal kaynaklardan, ülkelerin sınırlarında, denizlerden, karalardan, adalardan, boğazlardan, uzaklık ve yakınlık gibi fiziki konulardan bahsediyoruz demektir.

Bir Türk diplomatı Kıbrıs Adası civarında uluslararası anlaşmaların hilafına hukuksuzluklar görüyor ve bunu çözmek için Amerika ile görüşme yapıyorsa, masaya koyduğu konuların çerçevesi bu bağlamda olacaktır. Bu Türk diplomatı, “Kıbrıslı Rumlar bizi bağlamaz, gidin Avrupa Birliği ile konuşun,” derse bu asla kabul edilemez. Böyle bir durumda amaç ne olmalıdır? Henüz yerleşmemiş haldeki Kıbrıs’ın statüsünün belirlenmesi, hakkaniyetli ve istikrarlı bir yapının inşası, hatta buradaki enerji kaynaklarından istifade edilmesi, Türk tarafının haklarından taviz vermeksizin temin ve tesisi sağlanabiliyorsa, bununla ilgili referanslar doğru savunulabiliyorsa, her şey bir yana sonuç alınabiliyorsa, işte o zaman görev yapılmış olur.

Bir Türk diplomatı, Suriye coğrafyasına İngilizlerin, Fransızların, Rusların, Yahudilerin veya Amerikalıların perspektifinden bakar da; Türkiye’nin perspektifini ve bahse konu coğrafyanın tarihsel süreçlerini, kendi bağlamından koparıyorsa bu olmaz. Elbette (örneğin) Amerikalı da aynı konuya eğilirken kendi tarihine ve bilgi birikimindeki referanslarına bakar, bunlardan yararlanır. Zaten Amerikalılar için bu referanslar bahse konu bölgedeki amacın ve stratejinin oluşturulmasında esastır. Örneğin, “Wilson Prensipleri şöyle diyor, eski Başkan Eisenhower şu anlaşmaları yaptı, NATO anlaşmasının sınırları şudur,” gibi referanslara bakar, bu çerçevede diplomasi sanatını icra eder, yarınına başka bir kazanım eklemenin zeminini hazırlar. Biliyoruz ki Dışişlerinin en belirgin çalışma alanlarından biri de arşivdir. Arşiv çalışmanın hafızasıdır.

Bu çok temel bilgileri vermek zorunda kaldığım için bile üzgünüm. Tarihsel açıdan çok köklü bir geçmişi ve birikimi olan Türk diplomasisinde; bazılarının teslimiyetçi bakışla hareket etmeleri, bazılarının korkak olmaları, bazılarının sanatsal bir bakışı yakalayamamaları gibi pek çok zaaf varsa bu sadece onların meselesidir, hatta tarih bunlardan da bir biçimde bahsedecektir.

Bir kere Türkiye Suriye’de sıradan bir oyun oynamıyor, diplomatik her bir detayı atlamadan gerçekleştiriyor. Devlet sorumluluğuyla her bir detayı dikkatlice uyguluyor. Ülkeler arası savaş ne demek, örneğin Suriye ve Türkiye, bunu gayet iyi biliyor. Terörle mücadeleyi herkesten çok iyi biliyor ve gerçekleştiriyor. Sınırlarının ve egemenlik haklarının korunmasını tam anlamıyla sağlıyor. Devletin askeri gücünü nerede ve nasıl kullanılacağına dair düşüncesi gayet yerinde. 

Bu gibi eksik, basit iç politik ve çıkarcı bakış açısıyla, “Efendim, ben eski diplomatım,” diyerek Türkiye’nin özenle yapılan dış politikasına zarar verir görüşleri ortaya atmak olsa olsa hainlik olur. Bu tür konular çok ciddidir. Diplomatik açıklama yapmak, “Ben böyle düşündüm, oldu bitti, benim de fikrim var canım,” diye savunulacak basitlikteki konular değildir. Devlet adamlığı bürokrasi kültürü gibi çok temel nosyonlardan yoksun kişilerin görüş açıklamasına asla kabullenemiyorum

Burada bahse konu ettiğim diplomasi. Başka konular da var, askerlik, terör, istihbarat, güvenlik gibi. Hayatında harekat planı yazmamış, okumamış, stratejisi olmamış ama biryerlerde bulunmuş ağzı laf yapan kişiler bile uzmanmışçasına bu konularda da ahkam kesiyorlar. Değişik yanlışları da işaret etmem lazım. Bu tip kişilerin de yanlışlarını işaret etmem lazım. Ama konuyu dağıtmamak adına daha çok diplomasi üzerinde durdum. Hatta halkımız bu diplomasi konusuna daha da eğilsin diyorum. Dış politika alanı, bir yol bulmak, herkesten çok koşturmak, meseleyi çözmek ve sonuçta “kazanmak” demenin masadaki kahramanlarının yer aldığı başat bir disiplindir. Sadece görüntü vermek ve ahkam kesmek alanı değildir.

Son yıllarda Dışişleri Bakanlığı çok aktif bir diplomasi ile kendini göstermiştir. Dışarıdaki muhataplar bu işin farkındalar. İçeriden yapılan eleştirde daha dikkatli olunmalılar.

+1

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Amerika’nın Güncel Suriye Diplomasisi

DİĞER YAZI

Suriye’de Mesele Şimdi mi Anlaşıldı?

Politika 'ın son yazıları

Dersler

Bugün Rusya ve ABD arasında Karadeniz merkezli derin bir sorun yaşanıyor. Bu sorunda kazançlı çıkmak amacıyla

AB’nin Ankara Ziyareti

Dün AB Komisyon Başkanı Ursula Von Der Leyen ve AB Konsey Başkanı Charles Michel Ankara’daydı. Sadece

Vatan, Vatansever, Vatandaş

Günlük siyasetin gerginlikleri bizleri önümüzdeki hedefleri ele geçirmekten alıkoyabilir. Aslında gerilememizi isteyenler için bu bulunmaz bir