fotografli-g7
Fotoğraflı G7

Fotoğraflı G7

489 Tıklama
12 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Bu yıl G7 toplantısı 8–9 Haziran’da Kanada’nın Charlevoix kentinde gerçekleştirildi. Ev sahibi Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nun gündeminde esaslı konular vardı. Cinsiyet eşitliği, kadınların güçlendirilmesi, temiz enerji ve herkes için işleyen ekonomik büyüme… Başlangıçta “ilerici bir zirve” olacağı söylendi. Ama tahmin ediliyordu ki ABD Başkanı Donald Trump bu zirveye de damgasını vuracaktı. Trump başlattığı son “Ticaret Savaşı” ile daha zirveden aylar önce orada toplanan diğer liderleri karşısına almıştı bile. Doğrusu dünya kamuoyu “bir curcuna çıkar mı acaba” diye beklenti içindeydi. Diplomasi bize yeni bir kapı açtı. “Fotoğraf diplomasisi.” Her ne kadar fotoğraflardaki görüntüler kıyasıya bir sürtüşmenin olduğunu gösteriyorsa da neticede o zirve toplandı ve dağıldı.

Çünkü ardından daha medyatik, yani fotoğraflanabilecek bir zirve daha vardı. Halen savaş şartları altındaki iki ülke lideri, Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jung Un ile ABD Başkanı Donald Trump ilk kez 12 Haziran’da Singapur’da bir araya geleceklerdi. Hem de konu tüm dünyayı yakından ilgilendirir mahiyetteydi. Nükleer, güvenlik, Çin, ticaret…

Bir önceki G7 toplantısı Mayıs 2017’de Taormina-Sicilya’da yapılmıştı. Sonuç bildirgesinde yok yok! Ancak geçen sürede pek yarayışlı bir süreç yaşanmışa da benzemiyordu. Yani grup üyesi ülkeler gerginlerdi. Baş sorunlu ise Trump’tan dolayı ABD olarak gösteriliyordu. “Zirve zaman kaybı,” diye bakanlar vardı. Yine de yakasına yapışılacak bir Trump vardı karşılarında, özellikle Avrupa bunu değerlendirecek ortam bulmuştu.

Kanada’daki zirve öncesinde dünyanın önde gelen sanayileşmiş demokrasilerinin liderleri, hem küresel ekonomik sorunların hem de teknolojik değişimin yoğunlaştığı bir zamanda buluşuyorlardı. Yapay zeka, blok zinciri teknolojisi ve kuantum hesaplamalarındaki gelişmeler şimdiden günlük hayata girmeye başlamıştı. Sanayileşmiş dünyanın bu teknolojik geçişte önemli bir iş kaybı yaşamakla yüz yüze kalacağı görülüyordu. Buna karşılık önemli ekonomik fırsatlar da ortaya çıkacaktı, bunun seyrini iyi hesaplamak gerekecekti. Birçok bölgede politik istikrarsızlık, küresel gerginlik, rekabet ve demokrasi sorunları vardı. Kimsenin göz ardı edemediği, ancak Trump’ın dışladığı iklim konusu da masanın üstünde duruyordu. Böylesi önemli bir gündem vardı ama elimizdeki bir fotoğrafla kalakaldık. Zengin ülkeler böyle istedi!..

Bilindiği gibi önceleri G8 toplanırdı. Rusya da bu masanın etrafında oturanlardandı. Ancak Rusya Kırım’ı ilhak edince G7 ülkeleri Rusya’nın masada olmasını istemediler. Fakat İtalya Trump’tan dolayı bütün bu olup bitene bakınca dedi ki, masanın dengeli olması bakımından düşündü herhalde, bu toplantılara tekrar Rusya da katılmalıydı.

Trump az değildi! İklim anlaşmasında çıktı, İran ile nükleer anlaşmayı bozdu, Ortadoğu’da İsrail ile birlikte bir oyuna kalkıştı, Kuzey Kore ile bir şeyler peşinde, alüminyum ve çelik ürünlerine ilave maliyetler yüklüyor, doları güçlendiriyor, NAFTA’yı zorluyor… Trump’ın karşısında fotoğraftaki gibi sadece Almanya Şansölyesi Angela Merkel dikileceğine RF Başkanı Vladimir Putin de durabilirdi. O meşhur fotoğrafta Trump belki oturuyor olmaz, dikilmek zorunda kalırdı. Ancak Merkel diklenmeye mecbur, çünkü ABD, Alman otomobillerine gümrük kısıtlaması getirmenin eşiğinde. Gerçekleştirilecek NATO liderler zirvesinde de şansını tekrarlayacak.

Nasıl bir zirve bu? Trump Kanada liderini açıkça suçladı. Trump, Trudeau’nun kendisi zirveden ayrıldıktan sonra düzenlediği basın toplantısında çelik ve alüminyum tarifelerini eleştirmesi üzerine G7 Sonuç Bildirgesi’ni imzalamayacağını açıkladı ve sosyal medyadan şu paylaşımı yaptı: “Başbakan Justin Trudeau, ben ayrıldıktan sonra bir basın toplantısı düzenleyip ‘ABD gümrük vergilerinin adeta hakaret olduğunu’ ve ‘itilip kakılmayacağını’ söyleyene kadar G-7 toplantılarımızda çok uysal ve nazik davrandı. Oldukça iki yüzlü ve zayıf.” Trudeau düzenlediği basın toplantısında, Kanadalıların Birinci Dünya Savaş’ından bu yana ABD askerleri ile omuz omuza savaştığını hatırlatarak, ABD’nin Kanada’dan ithal edilecek çelik ve alüminyuma gümrük vergisi uygulamasını Kanada halkına “hakaret” olarak nitelendirdi.

Trump sonuç bildirgesini imzalamayı bile gerekli bulmadı. Trump’ın G7 zirvesi sonunda yayımlanan ortak bildiriden çekileceğini söylemesi üzerine Merkel şöyle sitem etti: “Tweet ile bildirilen iptal kararı elbette memnuniyet verici değil ve aynı zamanda bir parça da moral bozucu.” Trump’a karşı şimdiden önlemler aldıklarını ve bunları 1 Temmuz’da Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) ileteceklerini belirten Merkel, Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nun da ABD’ye karşı alacağı önlemlerden vazgeçmediğini söyledi. Sanki bu zenginler dünyadaki önemli sorunları çözmek için bir araya gelmiyorlar da, aralarındaki problemleri tartışıyorlar.

Avrupa Birliği (AB), ABD Başkanı Donald Trump tarafından “iki yüzlü ve zayıf olmakla” suçlanan Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nun yanında taraf durdu. AB Komisyonu Sözcüsü Margaritis Schinas, basına yaptığı açıklamada, “AB, G7 Sonuç Bildirgesi’nin bütünüyle arkasında durmaktadır. AB, uluslararası kurallara dayalı ve çok taraflı sistemi desteklemeye devam edecek,” dedi. AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker de Trudeau’yu tebrik etti.

Öte yandan Kanada’daki fotoğrafa giremeyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Çin’de başka bir fotoğraf çektirmişti. Putin, ABD Başkanı Donald Trump ile bir zirvede görüşmeye hazır olduğunu söyledi. Çin’de Şandong eyaletine bağlı Çingdao kentinde düzenlenen Şangay İşbirliği Örgütü (SCO) Zirvesi’ne katılan Putin, Trump’ın yenilenen silah yarışı konusundaki endişelerine katıldığını ifade ederek, bu meselenin kapsamlı bir tartışma ile ele alınması gerektiğini belirtti. Putin, “Washington da hazırsa Trump ile bir araya gelmekten memnun olacağını,” belirtti. Putin konuşmasında, ABD’nin İran nükleer anlaşmasından çekilmesini eleştirdi. SCO üyelerinin ABD’nin bu tutumundan endişe ettiğini dile getiren Putin, kararın, bölgedeki durumu istikrarsızlaştırabileceğini kaydetti.

Trump’ın küresel çaptaki “America First” yaklaşımı ile başlattığı yaptırımları karşısında Çin, Rusya ve Avrupa, birlikte hareket etmek için derin bir diplomasi trafiğini işletmeye başladılar. Bu şimdiden önemli bir kutuplaşma konusu oldu. Ama Trump liderliğindeki ABD baskısında ısrarcı.

Bu tür yaklaşımların sonuçları ne kolay ne de ciddi! Ülkeler en azından bir politik ve ekonomik risk altındalar. En olası senaryo beklemek mi? 2020’de ABD’nin başında başka biri olsun diye dişleri sıkmak mı? 2020’ye kadar hasarı en azda tutmaya çaba göstermek mi? ABD hariç diğer G7 liderleri bu senaryoyu düşünmeye başladı bile. Trump, ne yapacağını söylediği şeyi tam olarak gerçekleştiriyor ve dünyanın geri kalanı artık onunla yaşamak için bir yol bulmayı konuşuyor. Ancak şimdiden gelişmekte olan ülkeler zorlaşan şartlardan ve tırmanan gerilimden oldukça muzdarip. Yeni bir büyük ekonomik kriz kapıdayken zordaki ülkeler bir süre bile olsa Trump’ın politikalarına dayanabilmek mi?

Neyse, G7 veya G8, kazasız belasız şu 2020 zirvesine ulaşalım da…

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Mattis’in Söylemek İstedikleri

DİĞER YAZI

Tarihi Trump-Kim Zirvesi

Politika 'ın son yazıları

Bakü Beyannamesi

Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan Meclis Başkanları arasında Bakü Beyannamesi imzalandı. Bu gelişmenin özellikle savunma alanındaki anlamını