trumpizm
Trumpizm

Trumpizm

Okuyucu

Dünya Trump ve Trumpizm ile 2 yıldır yaşıyor. Çoğu yeni alışkanlıklar ortaya çıktı. Kanıksanan pek çok konu var. Şu ana kadar yazdığım yazılara baktım da kendimi iki yılda bir lider için çok fazla diye düşünmekten alamadım. Neden böyle oldu? Trump şimdiden hakkında çok konuşulan, yazılıp çizilen biri. Şu ana kadar neler yaşandı, bir bakmak ister misiniz?

Obama Dönemi

ABD Başkanlığı’na bürokrasiden gelen Demokrat Barack Obama “küreselci” taraftandı. İki dönem Başkanlık yaptı. Ardından Cumhuriyetçi Donald Trump seçildi. İş dünyasından gelen Trump 2 yıldır Başkan. “Önce Amerika!” dedi ve Amerikan milliyetçiliğini temsil ediyor. Uluslararası sistemin ABD kontrolünde sürdürülmesi yönünde politikayı savunuyor.

Obama’nın mirası ne idi? Döneminde Amerika içinde sağlık ile ilgili politikalar daha ön planda tutuldu. Irak’tan asker çekildi, Usame Bin Laden bir operasyonla öldürüldü, NATO görevi sonunda Kaddafi Libyalı muhaliflerce katledildi, Rusya ile Yeni START (Strategic Arms Reduction Treaty) anlaşması imzaladı, İran ile nükleer anlaşma imzalandı. Küba ile ilişkiler normalleştirildi. Döneminde Silikon Vadisi’nin ürünleri küresel piyasada en üst seviyeye çıktı. Siber güvenlik konularında ABD açısından önemli tedbirler aldı. Elektrikle çalışan araçlar yaygın olarak kullanılabilir düzeye getirildi. Fosil yakıtın bu yöndeki sarfiyatına alternatif geliştirilmiş oldu. Enerji depolama teknikleri ve gereçleri pratik hale getirildi. Robot ve yapay zeka sistemleri üst seviyeye taşındı. 3-D baskı yaygınlaştırıldı. Alışveriş alışkanlıkları değiştirildi. Küresel ekonomi daha akışkan oldu. NASA ile ilgili düzenlemeler yaptı, uzay çalışmalarına yön verdi. Başka gezegenlere yoğunlaşma sağlanacak türden yasalar çıkardı. Kabaca böyle…

Obama döneminde bölgemizde çok konu tartışılır haldeyken, onun sakinliğinden olsa gerek, yeterince tartışma yaşanmadı. Özellikle Suriye konusunda dünya bugünlere sorunlu geldi ise onun yanlış adımlarıyla ilgiliydi. DEAŞ konusu, vekalet savaşları, Filistin sorunu çıkmazı Obama zamanında genişledi. Arap NATO’su fikri de Obama dönemine aittir.

Trump Dönemi Politik Felsefeler

Resmen Beyaz Saray’a 20 Ocak 2017 tarihinde geçen 45. ABD Başkanı Donald Trump nevi şahsına münhasır bir politikacı olarak tanındı. Döneminde Amerika’da ve dünyada popülizm, kleptokrasi, kinizm, otokrasi kavramları çokça tartışılır oldu. “Yalan” sözcüğü yerine “yaratılmış gerçeklik” politik olarak işlerlik kazandı. İnsanlar o kadar kanıksadı ki, Trumpizm diye bir politik yöntem konuşulur oldu. Dünyada Twit diplomasisine işlerlik kazandırdı. Max Boot, Trump’a “distopyacı” diyor; sanki kendini gerçekleştiren bir kehanet gibi. “Yaptığı ise tehdit etmek, kaos çıkarmak, Müslümanlara yasaklar getirmek…” diyor.

Trump dönemindeki tartışmalara bakılırsa kısa dönemdeki stratejiler için Amerika’da kanun yapıcılar özellikle dört yeni tehdide odaklanıyorlar. Bunlar; yapay zekanın (AI) demokratikleştirilmesi, sosyal ağların evrimi, ademi merkeziyetçi uygulamaların yükselişi ve dezenformasyonun “arka kapısı” konusu. Derin-sahtekar ve dezenformatif algoritmalar ile dünya neredeyse kaotik bir haldedir. Bu zaman periyodu Trump’a rasgelmiştir. Böylesine yeni ve belirsizliklerle kaplı bir süreçte bir de siber savaşların hızlı şekilde gelişmesi dünyada pek çok sıkışmanın da sebebi olmaktadır.

Rest Çeken Adam

İlk baştan itibaren ortaya sanki bir poker masası kurulmuş ve karşıda bir rest çeken oyuncu var. Amerikan politikasını Obama’nın yaptıklarının tersi politikalarla belirgin hale getirdi. Uluslararası anlaşmalardan tek taraflı çekilme sürecin başlattı. İran ile nükleer anlaşmayı bozdu (8 Mayıs 2018), Paris iklim anlaşmasında mızıkçılık çıkardı. Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması (TTIP) Amerika’nın zararına dedi. Rusya ile Orta menzilli Nükleer Kuvvetler (INF) anlaşması konusunda tartışma başlattı. Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA) ile ilgili pürüzler çıkardı. NATO’ya kafa tuttu. Hatta ABD Merkez Bankası FED’e bile kafa tuttu.

Dünyaya küresel ticaret savaşı açtı. Almanya ve Çin’e ekonomik açıdan ağır faturalar kesmeye başladı. Bu süreçte Çin ile daha derin bir ekonomik savaşa giren ABD’nin çelik ve alüminyuma getirdiği gümrük vergilerine karşılık Pekin, ABD menşeli 128 ürüne yüzde 15-25 ek tarife getirdi. ABD yönetimi, Çin’in, Amerikalı şirketlerin teknolojilerini ve fikri mülkiyetlerini ele geçirmeye yönelik usulsüz faaliyetleri gerekçesiyle 50 milyar değerindeki bini aşkın Çin menşeli ürüne yüzde 25 ek gümrük vergisi getireceğini açıkladı. Çin de bu adıma misliyle karşılık vereceğini ilan etti.

Çin’in gelecekte ABD’yi ekonomik ve teknolojik geçmesi tehlikesine karşılık yoğun bir ekonomik ve siber savaş dönemi başlamış oldu. Çin, Tayvan konusunu her an sorun edebilir diye düşünene Trump Pasifik’te işleri sıcak temasa getirmeden başka yollarla çözmek istiyor. Bu nedenle Kuzey Kore ile ilişkileri düzeltmek için yoğun çaba sarf ediyor. Kuzey Kore ile diplomatik ilişkiler geliştirmiş ve bu ülkenin lideri Kim Jong-un ile 12 Haziran 2018’de Singapur’da bir araya gelmişti. Yine de Güney Çin Denizi bölgesinde ülkeler yoğun silahlanmaktalar.

Buna karşılık İsrail, Suudi Arabistan ve Mısır ile ilişkilerini en üst seviyeye çıkardı. Trump’ın damadı ve Başdanışmanı Jared Kushner Ortadoğu’da önemli ilişki değişiklikleri yapmaya başladı. Kudüs’te ABD Büyükelçiliği’ni açtı. Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ı güçlü şekilde destekleyen Trump yönetimi, 2 Ekim 2018’de gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürülmesinin ardından ciddi şekilde bocaladı.

Başar Esad rejiminin Han Şeyhun’da kimyasal silah kullanmasının ardından ABD, 7 Nisan 2017’de rejime ait Şayrat Üssü’nü füze saldırısı düzenledi. Duma’daki bir kimyasal saldırının ardından bu sefer 13 Nisan 2018’de Esad rejimine ait bazı kimyasal hedefleri vurdurdu. Son olarak, “DEAŞ yüzde 99 bitti,” dedi ve Suriye’den askerini çekeceğini açıkladı.

Seçimlere (200 kadar) asker ağırlıklı bir kadroyla hazırlanan, ilk kabinesine yine (8 kadar) asker emeklisi atayan Trump, hiç kimsenin gözünün yaşına bakmadı, önüne gelene “kovuldun” dedi. Obama döneminden kalan danışmanlar ve bürokratlar ise şu an neredeyse hiç yok. Trump’ın seçilmesi sürecinde Rusya ile bazı ilişkiler olduğu konuşulmaya ve davası yargıda sürdürülmeye devam ediyor. Azledilme baskısı altında bir ABD Başkanı olarak görevini sürdürüyor.

Bugünlerde en fazla konuşulan bir diğer konusu da Meksika sınırına yapmaya karar verdiği duvardır. Seçim vaatlerinden bu yana iddia ettiği bu duvar örme işinden vazgeçmiş değildir.

Hakkından Çok Konuşulacak Bir Lider

Gelecekte, hakkında doğru düzgün kitap yazılmayan Amerikan Başkanı kim diye sorulacak herhalde. Neler yazılmadı ki? Bunlardan en bilinen dört tanesi: Greg Miller’ın “Çırak” (Apprentice), Michael Wolff’un “Ateş ve Öfke” (Fire and Fury), Bob Woodward’un “Korku: Trump Beyaz Saray’da” (Fear) ve Joshua Green’in “Şeytan Pazarlığı” (Devil’s Bargain). Ne anlatıyor bu kitaplar? Çok küçültücü ayrıntılar var içinde. Nasıl bir eleştiri tarzı bu? Demek ki Amerikan demokrasisi bütün bunlara rağmen sürdürülebilir bir sistem.

Ama şurası açık, Trump eleştirilmeye açık bir karaktere sahip, politik kariyerinde de bunun bir yansıması var. Hatta Amerika’da (ve dünyada) medya ve lobicilik gücünün küreselcilerde olduğu göz önüne alınırsa, Trump bir yapsa bin işitilecek bir ortam var aslında. Küreselci neoliberal plütokrasi Trump’ı rahat bırakmayacaktır.

ABD lideri Trump dönemine ilişkin bir açıklama getirmeye çalıştım, “yeni postmodern politika yapıcılık” diyorum. Ama Trump’ın kendisi “popülist bir işveren” edasında. Buna “Trumpizm” diyenler çoğunlukta. Dünyada birçok yaratılmış gerçeklik ona ait değil, ama o bunlar için elverişli ortama uygun bir karakter. Yine de dobra!.. Bugüne kadar Trump ile dünyada çok paradoks yaşandı, daha da yaşanacak gibi. Onun hakkında daha çok konuşacağız…

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Güvenli Bölge: Stratejik Orta Yol

DİĞER YAZI

Terörle Mücadelede Son Merhale

Politika 'ın son yazıları