turkiyenin-savasi
Türkiye’nin Savaşı

Türkiye’nin Savaşı

836 Tıklama
5 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Yeni tip koronavirüs (COVID19) ile ilgili çabalar sürerken bir diğer taraftan ülkenin refah ve güvenliği açısından nelerin ön plana çıktığını düşünüyoruz. Bazılarını sıralayalım.

Türkiye enerji bağımlısı bir ülke. Diğer yandan uzun zamandır bir terör belasıyla uğraşmakta. Bu her iki konuyu çözmek için ileri adımlar atmış idi.

Doğu Akdeniz nispeten bakir bir coğrafya ve sınırımız burada. Halen Ege ve Akdeniz’de çözüm bekleyen münhasır ekonomik bölge sorunları var. Bunlara yönelik yoğunlaştığımız bir zaman aralığında COVID19 olayı ortaya çıktı. Türkiye, İran sınırından Libya’ya kadar uzanan hatta adeta küresel bir çaba ile enerji ve sınır güvenliği konusunu müşterek çözmek için çaba sarf etmekte. Bunu bir tarafa bırakmadı, çabalarını sürdürmekte. En somut konuların başında bu var.

Türkiye COVID19 konusuna koşut olarak ortaya çıkan konjonktürde bilim ve teknolojide hangi seviyede olduğunu ve ihtiyaçlarını daha iyi gördü. Halen küresel bir ekonomik krizden söz ediliyor. Petrol fiyatları, döviz, borsalar, vs. belli. Bazı sektörler ve şirketler çöküyor, bazıları ise öne çıkıyor. Öne çıkan sektörlerin başında teknoloji şirketleri ve sağlık konuları bulunuyor.

Bu durumda Türkiye bilim ve teknolojideki ivmesini teknolojiden refah ve güvenliğini artıracak ama somut olarak bu alandan çıkar elde edecek seviyede faaliyetlerini artırarak sürdürecek ve diğer taraftan hem kendisi hem de insanlık için ileri sağlık alanında yatırımlar yapacak. 

Bütün bunların gerisinde ise iyi bir eğitim-öğretim sistemi olmak zorunda. İnsan kaynağının bütün bunlarla ilgili olduğu açık.

Finans piyasaları dünyanın çok yerini olduğu gibi Türkiye’yi de sıkıştıracağa benziyor. Bununla ilgili acil bir planın devreye konması gerektiği ortaya çıkıyor.

Ancak küreselleşme eğilimi ile ortaya çıkan şartlarda arz ve talep konusunda daha verimli bir ticari modelin geliştirilmesi ihtiyacı gün gibi ortaya çıktı. Küreselleşme olgusu finans, enerji, gıda, sağlık, iletişim ve eğitim konularında mevcut ve potansiyel verimli kaynaklara ancak ortak çabalarla uzanım sağlanabileceğini işaret ediyor. Buna yönelik yeni stratejiler olduğu açık.

Görüldü ki her coğrafyada sorunlar ve fırsatlar var. Bundan çıkarımla çok katmanlı ve çok yönlü politikaların sürdürülmesi avantajı malum. Yeniden Asya açılımının yerinde olduğu aşikâr. Rusya ile ilişkilerin canlılığından yararlanmak gerekiyor. ABD ile ticari alanda da stratejik köprüler kurulmalı. AB her bakımdan Türkiye ile yürümeli, bunu biraz da onlar istesinler.

Dünya köye döndüğü zamanlarda, 1980’lerin sonundan itibaren, Türkiye denizlerde ancak küçük vasıtalarla yelken açıyorken bugün okyanusları aşarak ilerleyebilecek avantajlı vasıtalara sahip. Bu potansiyel değişim Türkiye için her coğrafyada iş yapmak ve başarmak anlamına geliyor.

Gelir eşitsizliği ve istihdam temel sosyo-ekonomik konular. Bunlara daha fazla eğilmek söz konusu.

Sürdürülebilirlik bağlamındaki temel konuların önemi bir kere daha ortaya çıktı. O halde çevre başta olmak üzere dünyamıza sahip çıkacağız. Durum bu!..

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

kuresel-yonetim-fikri
ÖNCEKİ YAZI

Küresel Yönetim Fikri

postcorona
DİĞER YAZI

PostCorona

Politika 'ın son yazıları

Analiz: Doğu Akdeniz

Doğu Akdeniz ısındı ve daha işin başındayız. ABD başkanlık seçimleri yaklaştı. Neler bekleniyor, analitik bakışla konuyu

Yunanistan Sorunu

Yunanistan-Türkiye arasındaki temel anlaşmazlıkları ve Kıbrıs konusunu ana başlık ve tarihleriyle birlikte kronolojik şekilde ifade edelim,