Kültür- Page 32

simbiyotik-iliski-mutualizm 11.4K views
16 Temmuz 2018

Simbiyotik İlişki – Mutualizm

Simbiyoz, iki veya daha fazla farklı tür (organizma) arasındaki yakın etkileşimleri açıklar, birbirleriyle birlikte yaşayarak fayda sağlayan olmayı tanımlar. İki türün karşılıklı yardımla yaşama fikri simbiyotik bir ilişkinin özü olarak kabul edilir. Simbiyoz, genel olarak canlılar arası bir ilişki türü olmakla birlikte bu ilişkiye
antagonizma 10.6K views
29 Şubat 2016

Antagonizma

Antagonizma karşıtlık ve belli bir amaca sebep teşkil eden olmak demektir. Antagonist
bilgelik-2 7.9K views
27 Şubat 2019

Bilgelik

Bilgeye ve bilgeliğe yeterince ihtiyaç duymuyor muyuz? Çağımızın konularında ileriye atılım yapılamamasının
isyerinde-bulunmak 1K views

İşyerinde Bulunmak

1 Ekim 2013
1K views
2 mins read
Çalışma ahlakı konusu üzerinde duruyoruz. Bir işyerinde “bulunmayı” iş kabul eden bir toplum olmanın zararının gelecek nesillere aktarıldığının bilincinde miyiz? Bulunmak! Toplumumuzda kadroların nasıl doldurulduğunu biliyoruz. Çeşitli nedenlerle bir yerlerdeyiz. Aslında çalışmak için bir işyeri bulduysak şanslıyız. Hatta torpille veya kayırmacılıkla neler yapmak istendiği de ayrı bir ahlaki konu. Çağımızın sorunlarından biri de işsizlik. Fakat iş bulmak bu kadar önemliyken işimizin gereği, maaş aldığımız işte ne derece üretkeniz? Eğer üretmiyor ve sadece orada bulunuyorsak, o bir iş sahibi olmak mıdır? Çalışmak mıdır? Ahlaken ve vicdanen rahat olabiliyor muyuz? Çeşitli mazeretler bulup, kendimizi haklı görüp, önce kendimizi, sonra geleceğimizi mi kandırıyoruz?
kamusal-alan 2.2K views

Kamusal Alan

1 Ekim 2013
2.2K views
4 mins read
Bir an için algıda meydana gelen farkın içinde yaşadığımız alanı daraltabileceğini düşünelim. Göreceğiz ki bundan en fazla kendimiz zararlı çıkarız. Nasıl mı? Kamu ile başlayalım ve kamusal alanı gözden geçirelim. Belki geniş olmanın bir yolunu bulmuş oluruz. Kamu Sözlük anlamı açık olan “kamu” sözcüğünün kullanıldığı yerlere bakınca, üzerine fazla anlam yüklemenin olumsuz yanlarını da üslenmiş oluyoruz. TDK sözlüğünde, halkın bütünü, halk, amme; halk hizmeti gören devlet organlarının hepsi anlamında tarif edilmektedir. Öz Türkçede bütün ve hepsi anlamında kullanılmaktadır. Öncelikle Avrupa’da Aydınlanma döneminde ve daha sonra Fransız Devrimi ile dünya siyasal sistemini oldukça etkilemiştir. Burada ön plana çıkan “public” kavramı bir
lisan-i-munasip 3.1K views

Lisan-ı Münasip

1 Ekim 2013
3.1K views
3 mins read
İnsan kendini ifade etme kabiliyetinin en üst sınırına sahiptir. Konuşmak sadece bir iletişim değil aynı zamanda muttakinin kendini ifade etme derecesidir. İyi konuşan aynı zamanda iyi anlatan ve iyi anlayandır. Orta yaşlı bir bey yaya kaldırımında caddeden karşıya geçiyordu. Mobil telefonundan konuşuyordu. Zaten konuşulacak bir yer değildi. Acil bir durum ise kabul edilebilirdi. Ancak esas konu yer değildi. Beyin çok çirkin konuşması idi. Karşısındaki her kim ise onu öldüreceğinden, kafasını patlatacağından küfürlü sözlerle bahsediyordu. Konuşmasını herkes duyuyordu. Daha geniş bakalım. Bizleri bu denli şiddetli konuşmaya iten acaba nedir? Konu her ne ise konuşarak ve anlaşarak halledilmesi gerekirken birinin adeta insanlığından
buyuksehir-devrimi 1.2K views

Büyükşehir Devrimi

1 Ekim 2013
1.2K views
3 mins read
Brookings Enstitüsü Yayını olan bir kitap[i] büyükşehirlerin (metropollerin) yaşama olan etkisini inceliyor. Kitap Amerika ile ilgili bir araştırmadır. İçinde yaşadığımız büyükşehirlerin yaşamımızı ne denli değiştirdiğinin farkında mıyız? Kendi bakış açımızla neler yapılmalı, bunları gözden geçirelim. Kaç çeşit devrim var bilmiyorum. Kendiliğinden, zorlamayla, etkili, etkisiz, doğru, yanlış… Ancak kentleşmenin insan üzerine etkisini ön plana çıkarttığımıza göre bu yöndeki değişimlere ait açıklamaları da doğallığıyla kabul edebiliriz. Özellikle metropollerde (büyükşehir) olup bitenler kent algısının en karmaşık ve yoğun hissedildiği bir coğrafyadır. Diğer yandan Amerika’da olanlar dünyanın diğer yerlerinde de olmaktadır. Düşünceme göre küreselleşme ulus devletleri işlevsizleştirirken içinde kim yaşarsa yaşasın metropolleri öne çıkararak
toplu-tasima-vasitasinda-yer-vermek-neden-o-kadar-onemli 1.2K views

Toplu taşıma vasıtasında yer vermek neden o kadar önemli?

1 Ekim 2013
1.2K views
2 mins read
Kent kültürünün kendine bağlı kuralları var. Basit ama gerekli olan kurallar aynı zamanda birey ve toplumun uyumlu, özverili ve sağlıklı olmasının da harcıdır. Hava buz gibiydi. Karanlık basalı bir saati geçti. Herkes evine gitmek için toplu taşıma vasıtalarına saldırıyor. Belki bunu da kaçırırsa yaşlı adam en az bir saat sonra gelecek otobüsü yakalayabilecek. Elinde akşam ailecek yiyecekleri mandalinalar var. Vaktiyle evine ulaşsa da çocukları uyumadan onları görebilse ve götürdüğü mandalinaları önlerine koyabilse… Neyse bir kargaşa içinde gelen otobüse binebildi. Yolculuğu iyi şartlarda bir saat kadar sürecek. Otobüsün içi hınca hınç dolmuş durumda. Kalabalıktan değil mandalina paketini kendini bile koruyamıyor. Mandalinaların
cevrecilik-hakkinda 1.8K views

Çevrecilik Hakkında

1 Ekim 2013
1.8K views
2 mins read
İnsanlığın yaşam serüveni çoğalmak, diğer canlılar üzerinde egemenliğini artırmak ve yeryüzünün her türlü kaynağını elde etmek gibi işlevleri kapsamaktadır. Acaba bunun bedeli çevreden mi çıkmakta? Bugün yaklaşık yedi milyar, gelecekte daha fazla nüfusu ile insanlığın sürekli ürediğini ve üretip tükettiğini düşünürsek, aslında sermayenin tümüyle yeryüzünün doğal çevriminden geldiğini bir kez daha aklımızdan geçirmiş oluruz. Aslında ürettiklerimiz bile kaynağını yeryüzünden aldıklarımızdır. Bir anlamda doğanın ürettiklerinin alınması, şekillendirilmesi, uygun hale getirilmesi ve kullanıma sunulması süreci göz önünde tutulursa, akılda tutulması gereken bir konu olarak karşımıza şu çıkar: Doğanın kendisi bir çevrimle eko-sisteminde bir zarar veya olumsuzluk üretmezken, buna insan da itaat etmeli,
1 30 31 32

Yazı Arşivi

DÖNBAŞA