imar-isleri
İmar İşleri

İmar İşleri

216 Tıklama
4 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Her şeyin yasası var. Düzenekler hazırlanmış. Belli bir hukuksal düzen içinde kentlerimizi inşa etmekteyiz. Hak ve adalet gibi büyük laflarla duvarlar örmüşüz…

Temel sorunlarımız gayrimenkule dayalı gelir sisteminden kaynaklanıyor. İnşaatçı bir toplum, iş bitirici, taşeron, komisyoncu olduk. Halkımız bir karış topraktan azami çıkar elde etmeyi yaşamının en önemli piyangosu olarak görür oldu.

Kentler düzenli değil, sokaklar ve belediye hizmetleri karma karışık, trafik düzenlenemez halde, ortada park yeri yok, kentler nefes alamıyor, çok katlı binalar gelişigüzel yerleştirilmiş, tarım arazileri talan edilmiş… Bildiğimiz konular. Karışıklıktan gelir elde etme düzenini işletir olmuşuz!..

Belediyeciler de ortada, belediyelerin imar işlerinde görevliler de… “Halk istedi biz yaptık,” diyorlar. Eğer istediklerini yapmazlarsa ne oy alabilirler ne de partilerine maddi katkı. Kişisel katkı diyemiyorum, onu bilmenin pek mümkünü yok. Hani hak ve adalet gibi büyük sözler, hani o yasaların gücü?

İnsanların akıl haritaları ile oynandığında sadece imar sorunu çıkmaz, pek çok konuda anlaşmazlık ve çatışma çıkar. İnsanlar kapkaça yönelir. Amerika’da birine adres sorun, “İki blok ötede,” derler ve gider adresi bulabilirsiniz. Neden? Düzen var. Rusya’da adres sorarsınız, “Şu caddeyle bu caddenin kesişiminde,” derler. Adresi bulamamanız mümkün değildir. Neden? Düzen var. Cetvelle çizilmiş, doğal düzenleri olan kentlerden yeterince taviz verilmiş. Ama işin garip başka etkileri oluyor; memleketimin insanı adres tarif edemez olmuş! Garip değil mi, karışıklık kafalarımızın içindeki imarı bozuyor. Konunun başka etkileri varsa siz düşünün. Eğer kafalar bu kadar karışıyorsa iş hayatına ve politikaya bakışı da değiştiriyor demektir.

Ve doğal felaket alanlarına yapılmış evler, sokaklar, hatta kamu binaları… Akılsızlığın bu kadarına kim ne mazeret bulabilir ki? Deprem ve sel felaketlerinde ölülerini defnederken “kader buymuş” diyen bir toplum mu yarattık ne? Bu toplumun görülmesi istenen akılsızlıklara kader kulpu takmak isteyenler kimler olabilir?

Türk insanı neden bahçeli evlerde yaşamıyor, alt alta ve üst üste, toplu konut alanlarına mahkum oluyor? İnsanımız neden imarsız ve tapusuz evlerde hayatlarını sürdürmek zorunda kalıyorlar? Bunu kim dikte ettiriyor? Mutlu ve huzurlu olmaya hakkı yok mu benim insanımın?

İmar işleri giderek business; politikacıların iyi bildiği türden işler oluvermiş. Neden dersiniz? İşlerimiz olması gereken şekle ne zaman getireceğiz? Aklımızdaki imar haritalarını ne zaman düzenleyeceğiz?

Çelişkiler yumağını çözdüğümüz gün, imara bakışımızı değiştirdiğimiz gün olacaktır, inanın buna!

Bir cevap yazın

218
ÖNCEKİ YAZI

Kent Yaşamı ve Biz

paris-iklim-zirvesi-sonrasi
DİĞER YAZI

Paris İklim Zirvesi Sonrası

Çevre 'ın son yazıları

Cennet Kül Olunca…

Okuyucu İtalya, Vichenza’dayız. Bir büyüğümle hafta sonları Alp Dağları’nın nadide güzelliklerini ziyaret ediyor ve cennet benzeri

Vizyon Antalya

Okuyucu Antalya’da ve turizmde hemen herkes “Antalya için ne gerekli?” diye sormaktadır. Neden? Antalya marka olamamıştır.