Avustralya Yangını ve Küresel Isınma

1245 Tıklama
8 Dakikalık Okuma
Okuyucu

National Geographic’nin küresel ısınmanın etkileriyle ilgili fotoğraflarına bakarken bir kutup ayısının bitap düşmüş halini görünce derinden etkilendim. Buzulun olmadığı kutup bölgesinde bir deri bir kemik yalnız bir ayı ölümünü bekliyor. Bu dünyayı yaşanamaz hale getirme hakkını bize kim verdi? Ki ev sahibi olarak sadece insan yok ve burada bütün canlıların yuvasından bahsetmekteyiz. Küresel ısınmanın etkisi bütün hızıyla, hatta günden güne katlanarak artmaktadır. 

Bir başka felaket örneğini kanguruların vatanı Avustralya’da görmekteyiz. Bugün bile yanmaya devam eden kıtada yangınlar bundan dört ay önce başlamıştı. Avustralya’daki yangınlarda son verilere göre 10,3 milyon hektar alan kül oldu. Sadece 28 insan öldü, bu iyi haber. Buna karşılık Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) yaptığı açıklamada 1,25 milyar hayvanın (bunun 8 bini koala, bu dünyadaki koala nüfusunun üçte biridir,) telef olduğu tahmin edilmektedir. Çıkan dumanlar troposfere ulaştı. Bu dahi tüm dünya için yeni bir olumsuz etki yaratacak görülüyor.

İmkânları varsa insanlar gemilere binerler ve güvenli coğrafyalara giderler diyebiliriz. Ama durum öyle değil. Ya nasıl? Farz edelim, kaçılacaksa eğer dünyayı terk etmeniz gerekecek! Çünkü artık yangınlar adeta kendi cehennemini oluşturuyor. Doğal hayatın, binlerce yıldır yaşayan ağaçların veya milyonlarca yaban hayvanının kaçacağı bir yer yok, çünkü kıtanın her yanı yanıyor. Benzer şekilde, ya dünyanın her yanı tutuşursa, gemilere binip uzaya mı saçılacak insanoğlu?

Gidişat bu denli vahim! Kim yapıyor bütün bunları? İnsanın yaşam biçimi, kültürü, arzuları… Ancak sınır tanımayan ve sorumluluğunu unutmuş bir insanlık kültürü bu. Daha fazla üretmek ve tüketmek üzerine kurulmuş, yönü büyüme rakamlarına odaklanmış bir sosyo-ekonomik çıkmazdan bahsetmekteyim. Belki insanın yaşamı bugün için gelişiyor olabilir ama bedelini tüm canlılar çekiyor. Üstelik geleceği hazırlamak varken yok ediyor bu insan. Her şeyi öldürüyoruz, sonunda olan bizlere de olacak. 

Korkutan konu şu, bugün bu yangınlar Avustralya’da yarın her yerde. Artan sıcaklık, artan yangınlar, kuraklık… Karbondioksit seviyesi artıyor, buzullar eriyor, Arktik bölge açıldı, kıyılarda su seviyesi yükseliyor, okyanuslardaki asitlenme oranı artıyor ve su giderek ısınıyor, resifleri kaybediyoruz, ozon seviyesi düşüyor, kasırgalar, hortumlar, tsunamiler arıyor… Bir olay diğerini tetikliyor. Belki bilemedik olaylarla da karşı karşıya kalınacak ve insanoğlunun acizliği hat safhaya ulaşacak.

Avustralya’daki yangınların yayılma hızı saatte 10-25 km arasındadır. Ne yapsanız söndürmeniz mümkün değildir. Parayla veya makinelerle halledilebilecek bir konudan bahsetmiyoruz burada. Üstelik bu sistemli yangın durmak bilmiyor ve yayılma çevrimi oluşuyor ki çok geniş bir coğrafyanın tamamında doğal bir sistem oluşuyor! Yangınlar gök gürültülü fırtınaları oluşturuyor. Bu da şimşeklerin meydana gelmesine ve daha fazla yangın alanının ortaya çıkmasına neden oluyor. Burada bitmiyor, yangınlar bir volkan patlaması ya da atom bombası etkisi yaratıyor, ateşin kendi fırtınası gelişiyor.

(Görseller BBC’den alınmıştır.)

Kullanılan kavramlar belli; küresel ısınma, sera etkisi, iklim değişikliği. Bugün bir örnek verildi, Moskova’da sıcaklık rekorları kırılıyor. Son 130 yılın en fazla sıcaklığı ölçülüyor. Moskova için Ocak ortasında tespit edilen 4 derecelik ölçüm, ancak Nisan ayında görülmesi gereken bir sıcaklıktır. İşte bütünüyle bu kavramlarla açıklanan dünya ortamında kutuplardan Avustralya’ya yeni ve acımasız bir sistem meydana geliyor, hava olaylarında artış görülüyor, katlanarak bu şartlar gelişiyor. Böyle bir felaket ortamında ne ekilecek tarla ne de içilecek su bulmak mümkün olacak bu dünyada.

(Görseller NASA’dan alınmıştır.)

NASA’nın küresel ısınma konusunu detaylı şekilde ele aldığını biliyoruz. İlgili kurumun resmi sitesine girildiğinde görülecektir, an itibarıyla uzaydan alınan bilgilerin bile bizleri ne denli tehlikeli bir geleceğin beklediği açıktır. Bir görselden kesitler alarak 1970, 2000 ve 2018 yıllarında dünyanın ne şekilde göründüğünü inceledim. Durum net!

İklimi koruma konusu bugün başlayan Davos toplantılarında ele alınıyor. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kurucusu ve başkanı Klaus Schwab, iklim konusundaki mevcut kuşkularla ilgili olarak, “İnsanlar, ekonomi elitlerine karşı ayaklanıyor, onların kendilerine ihanet ettiğine inanıyor. Küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlamaya yönelik çabalarımız tehlikeli bir şekilde yetersiz kalıyor,” dedi. Schwab, dünyanın kritik bir kavşakta bulunulduğuna dikkat çekerek, “Bu yıl hükümet ve şirketlere yeni öneriler ve stratejiler sunan bir Davos 2020 Manifestosu geliştirmek zorundadır,” şeklinde ekledi.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Cennet Kül Olunca…

DİĞER YAZI

İklimde Acil Durum

Çevre 'ın son yazıları

Müsilaj

Müsilaj, başka tabirle deniz salyası, milli bir felaket! yük bindi, bindi ve bu yıl deniz kustu.

İklimde Acil Durum

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres İklim Değişikliği Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, dünya liderlerinin küresel ısınmadan kaçınmak

Cennet Kül Olunca…

Okuyucu İtalya, Vichenza’dayız. Bir büyüğümle hafta sonları Alp Dağları’nın nadide güzelliklerini ziyaret ediyor ve cennet benzeri

Vizyon Antalya

Okuyucu Antalya’da ve turizmde hemen herkes “Antalya için ne gerekli?” diye sormaktadır. Neden? Antalya marka olamamıştır.