ekonomik-pandemi
Ekonomik Pandemi

Ekonomik Pandemi

849 Tıklama
15 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Bu küresel ekonomik kriz ne kadar daha sürecek ve etkisi ne denli derinleşecek? Küresel güce sahip mega şirketlerin ve finans merkezlerinin alacaklarını toparlayabilmek adına ne tür girişimleri olacak? Eğer büyük oyuncular bir süre kendilerini frenler, piyasaya nakit sürmezler ve yatırım yapmazlar ise daha küçük oyuncular ne gibi pozisyon alır? Bu durumda küresel çapta büyüme oranları neye göre hesaplanır? Fiyatlar toptan düşerse her ölçekteki ekonomide üretim de düşer mi? İstihdam oranları da düşeceğinden sosyal ne tür sorunlar baş gösterir? Bu tür bir ekonomik pandemide neler yapılabilir?

Ekonomide yüz yılda bir olan işler oluyor diye mevcut duruma hayretle bakan önemli kişiler var. Önce dediler ki bu 2008 krizinden biraz daha derin, sonra 1929 Büyük Buhranı’ndan daha berbat, şimdi söylenen, bunun gibisini görmedik. Bu bilinmezlikte olumlu konuşanların aklında acaba hangi senaryolar var? En azından konuşmak için henüz erken denmesi gerekmiyor mu?

Teorik bakalım o zaman. Şu ana kadar bilinenler içinde değerlendirelim, güçlü ekonomiler için istenen neydi? Ucuz Dolar, güçlü küresel büyüme ve sermayenin kolay akması. 

Şu an durum ne? COVID-19 ile gelişen ekonomik kriz şartlarında düşünelim. Fed para basıyor ama diğer merkez bankaları da benzer adımları atıyor. Fed planlı olarak para basıyor, diğerleri zorunluluktan dolayı. Daha sonra bunların hepsi dengelenmeye muhtaç işlemler, iş mahsuplaşmaya dönünce eksiler ve artılar neler olacak, bunun şimdiden bir açıklaması var mı acaba?

Rezerv para olarak Dolara olan talep artan oranda sürüyor. Anlaşılan Fed için Modern Para Teorisi işliyor. Bu şartlarda Dolar güçlenmeye devam ediyor. ABD’de enflasyon ise %2’lerde, artmıyor. Bu durumda küresel büyümede de tersine dönüş söz konusudur. Sermaye eskisi gibi hızlı akmayacak görülüyor.

Diyeceksiniz ki ABD’de işler kötü, iflaslar başladı, vs. Bu başka bir konu, iki ABD var; birincisi herhangi bir ülke gibi düşünülmesi gereken ABD, diğeri ise Fed’in müdahil olduğu ABD. Tıpkı ABD Başkanı gibi. ABD Başkanı’nın bir şapkası var kendi ülkesini yönetmekle alakalı, diğeri ise küresel para harcatma ofisi gibi çalışan Fed ile alakalı olanı. Bakış açısının isabetliliği için önce mantık böyle olmalıdır.

Bu çift şapkalı şekle Almanya örneğini de vermek mümkün. Avrupa Birliği patronluğundaki Almanya ile kendi ülkesine dönük işleri yürüten bir Başbakan. Örneğin Çin, ABD gibi değil. Avro Bölgesi’ne dahil Yunanistan da Almanya değil.

Fed’in müdahil olduğu ABD gibi büyük bir ekonomide politika faizi hesabının kriterleri ile gelişmekte olan bir ülkeninki farklıdır. Doların küresel ölçekte rezerv para olarak diğer merkez bankalarında tutulması oranı bugün için %65’lere yakındır ve bu giderek artan bir miktardır (hedef %90’a yaklaşmak). ABD, 2008 krizi, Çin ile sürdürdüğü Ticaret Savaşı ve nihayetinde COVID-19 pandemisi ile oluşan bu atmosferde Fed’in politika faizini sıfıra indirmesi, kendisi açısından bir anlam taşır, başkaları, örneğin BRICS üyesi Güney Afrika Cumhuriyeti için ise bu sadece bir veridir. Zaten AB dışında BRICS gibi organizasyonların da bir gücü yoktur. Belki hesapları birbirine benzer ülkelerden kuruludur, hepsi bu.

Gelişmekte olan başka bir ülkede bu nokta hesap dahilindedir ama asıl özelde öne çıkan politik mülahazalar vardır ki onların etkisi mutlaka önemlidir. Ülkedeki politik durum, güvenlik, jeopolitik gelişmeler, sosyo-ekonomik gelişmeler, makro ekonomik dengeler hesaba dahildir. Hatta ülkeye özel girdi yaratan belli bir sektörün o şartlardaki verimliliği bile bu hesaplara etki eder.

Borç stokları ve temerrütler belirlenirken küresel etkiler de bileşen olarak katılarak kümülatif bir hesap yöntemi bulunmalıdır. Ama bu hesap için kimin elinde doğru düzgün bir kriter var? Bu yoksa, işler iyi olacak diyenler, neye göre bu hesabı yapıyorlar? Çıkabilecek fırsatlara göre mi? Kimin ne tür bir risk alacağını tahmin edebilen varsa zaten şimdiden gelişmişler sınıfına dahildir. Yoksa bu tür mülahazalar sadece iyi niyet ifadesi veya hayaldir. Bu bakış açısı ise son derece aldatıcıdır.

Hükümetler devlet borçları ve merkez bankaları itibarıyla kendilerini savunuyorlar. Ancak devlet organizasyonu içindeki her varlıktan sorumlu ise özel sektör ve dış sermaye ile yapılan işletmelerin durumu ne şekilde düşünülecek? Hesap tam yapılmalıdır.

Borçlar ve temerrütler kadar etkili olan bir diğer konu hane halkının ve şirketlerin gelir kaybı birikimlerinin hesabıdır. Olağanüstü şartlarda ve krizlerde borçlar sürdürülemez bir hal almaya başladıysa acil kapsayıcı bir düzenleme ile çare yaratılmalıdır. Gecikmelerin domino etkisiyle sorunu derinleştireceği aşikardır. 

Küresel ekonomik pandemi esnasında bunu bir nebze anlayabiliyorum. İç piyasa için para basılıyor zaten konu kapatılabilir. Ancak asıl kritik husus dış muhataplar ile ilgili dengelemelerin bilinip bilinmediğidir.

Gelir kaybı hesapları ülke dışındaki şirketler, ülke içindekiler, büyük ve küresel şirketler için farklı hesap edilir. Ama bunların içinde devletin desteğine en fazla ihtiyaç gösteren grup KOBİ’lerdir. 

Devletlerin ise kendi kamu borç stokları önemlidir. Bir diğer konu devletlerin küresel firmalarla olan özel anlaşmalarıdır.

Gelişmekte olan ülkeler gelişmiş ülkelere göre şanslı mı? Basit düşünürsek, mevcut şartlarda Doların ucuz olması ve sürekli büyüme biçimi nispeten zayıf ekonomileri baskılıyordu ve bir yarış içerisinde ülkeyi yoruyordu. Bireysel mevduat minimum mertebede ama hızla tüketim ve borçlanma yüksek oranda gerçekleşmekteydi.

Bu durum gelişmekte olan ekonomilerin güçlü ekonomilere olan bağımlılığını artırıyordu. Zira üretim için ara mamul ihtiyacının karşılanması ve ülkeye finansman girmesine aşırı ihtiyaç duyulması diğer ifadeyle bağımlılık demek oluyordu. Tam tersi senaryoda ise ekonomi büyümüyor gözüküyordu. Oysa amaç büyümek, işte yorucu paradoks bu.

Bu tür ülkelerin maliyeleri dolaylı vergi ve harçlara dayalı gelirler üzerine cari işletimi sürdürüyordu. Asıl küresel sermaye ve sigorta güçlerinin daha zayıf olana doğru banka ve sigorta kuruluşları aracılığıyla sermaye aktarımları, ekonomik manada piyasalarda baskı demek oluyordu. Hatta finansın ülkeden geri gitmemesi için verilen tavizlerin bedeli yine faiz ve vergi halinde halka yansıtılıyordu. İçeride bir para döngüsü var gibi görülse de aslında dönen paradan ziyade krediler ve buna yarayan enstrümanlar oluyordu. Bu reel ekonominin kırılganlığını artıran bir faktör olarak karşılarında duruyordu.

Ekonomik pandemide ilk akla gelen biçimde, güçlü ekonomilerdeki durgunluk, zayıf ekonomilerde borçlara binen faiz oranlarını düşeceğinden bir rahatlama etkisi olur denecektir. Çünkü bugün bile Fed ile Avrupa’nın politika faizi sıfır, Japonya’nın negatiftir. Reel faiz de buna göre kendi dengesini bulacaktır. Üstelik bugünkü şartlarda emtia fiyatları da ucuzlamaktadır. Ama bu durgun olan şartlar küresel bileşenleriyle beraber başka sorunları da beraberinde getirecektir. Küresel finans hesaplarına bütüncül bakılmaması bu dünya akışkanlığında pek de mümkün bir konu olmasa gerekir.

Gelişmekte olan ülkelerin küresel büyümeye olan etkisi gelişmiş ülkelerinkine göre daha azdır. Küresel daralmanın olduğu ve daralmanın süresinin ne kadar daha devam edeceğinin bilinmediği şartlarda nispeten daha küçük ekonomilerin büyüme hesabı yapmaları ancak spekülatiftir.

Ekonomik pandemilerin sosyo-politik etkisi zaten spekülasyon, dezenformasyon ve bir kısmıyla da manipülasyondur; dolayısıyla yıpratıcıdır. Burada esas olan nasıl sağlık alanında disiplinli hareket etmek zorunda olduğu ifade ediliyor, ekonomi alanında da disiplin şarttır. Her ülke kendi dinamikleri nispetinde diğerinden pozitif veya negatif ayrışır. Bazı ülkeler daha özverili, birlik beraberlik içinde, disiplinli, üretken olabiliyorsa asıl ümitlendirici taraf budur. Finans güvenli alanlar arar, ancak bu güven süreçleri de doğru yönetilmelidir.

Şu an küresel çapta ekonomide önemli bir durgunluk ve belirsizlik hali var. Ümitverir konuşmaların bile çok önemli olduğu kritik dönemlerdeyiz. Nasıl COVID-19 pandemisiyle mücadelenin başarısı için net ifadeler önemliyse, burada da aynı netlikte olmak gerekir. Özellikle isabetli öngörüde bulunmak, plan yapmak, önlem almak demek, başta iyi hesap yapmak anlamına gelir. Bu sorunlu günler düzelmeye yüztuttuğunda iç meseleler için hukuk, küresel meseleler için uluslararası mahkemeler devreye girecektir. Hatta bazı ülkeler arasındaki Ticaret Savaşları belki daha sertleşme biçimleriyle küresel güvenlik risklerine dönüşecektir. Dolayısıyla düşünülen önlem paketlerinin kapsamında, nihayetinde hukuki ve güvenlik gereklilikleri bakımından cevapları önceden görebilmek şarttır.

Türkiye dirençli bir ülkedir. Çünkü ekonomik açıdan birçok badire atlatmıştır. COVID-19 pandemisinde oldukça başarılı olmuştur. Şimdi sıra ekonomik savaştadır ve bu pandemiyi de atlatmak hemen herkesin boynunun borcudur. Aynı gemideyiz, klişe sözcüğüyle ifadelerimi tamamlıyorum. Esenliğe…

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

postkapitalist-teoloji
ÖNCEKİ YAZI

Postkapitalist Teoloji

modern-para-teorisi-tartismalari
DİĞER YAZI

Modern Para Teorisi Tartışmaları

Ekonomi 'ın son yazıları

Postkapitalist Teoloji

Neoliberalizm, postkapitalizm, neokolonyal ve küresel düzen üzerine bir eleştiri. Homo Economicus üzerinden sürdürülen bir tartışmanın başka

Küresel Fed Sistemi

COVID19 ile ilgili süreci konuşuyorken aynı zamanda ekonomiyi de konuşmaya devam ediyoruz. Küresel Fed Sistemi nedir?

Sihirli Değnek

Yaşanan yeni tip koronavirüs pandemisinin hemen arkasından, belki de önümüzdeki ay, en çok konuşacağımız başlık ekonomi