kuresel-ekonomik-yavaslama
Küresel Ekonomik Yavaşlama

Küresel Ekonomik Yavaşlama

335 Tıklama
9 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Tanınmış ekonomist Nouriel Roubini 2019’da küresel yavaşlamanın devam edeceğinin sebeplerini açıklamış. Project Syndicate ’e “2019’da Karışık Bir Ekonomik Torba” başlıklı makalesiyle (8 Şubat 2019) yazan Roubini işler düzelmezse 2020’de de küresel para krizinin devam edebileceği tehlikesini vurgulamaktadır.

Makro düzlemde bakarak Roubini özetle, 2018-2020 yıllarını kapsar mahiyette küresel ekonomik yavaşlamanın süreceğini açıklamamaktadır. Nedenleri ve sonuçları; FED politikaları, Çin ve Avro bölgesindeki gelişmeler, ticaret savaşları, ABD iç politik gelişmeler, petrol fiyatları ve dış politikada yaşananlar bağlamında değerlendirmek mümkündür. Aslında bütün bunlar bilinmeyen huşular değildir. Neden Roubini bu bilinenleri konu ediyor? Böyle sormak gerekmekte ama bu da başka bir tartışma konusudur.

Belirtilen dönemi ve küresel çapı kapsar mahiyetteki bu bilinen şartların devam ettiği sürece yavaşlamanın sürmesinin önüne nasıl geçilebilir? Roubini ve temsil ettiği düşüncedekiler gibi konuya küresel manada bakılırsa, “Başkan Doland Trump gitsin, yerine Obama gibi biri gelsin,” diyenler çıkacaktır. Bu da belli. Çünkü politika böyle bir şey.

Ancak Türkiye’de konuyu ele alanların dar düşüncelerle hareket etmelerini anlamak mümkün değil. Örneğin, ABD’de enflasyonu neden bu seviyelerde, FED’in (ABD Federal Reserve) politikaları neden değişti, ticaret savaşları neden başladı, İtalya’da neden kriz oldu, Çin’in büyümesinin yavaşlaması ve piyasa kırılganlığı endişelerinin artmasına sebep olanlar neler, gibi pek çok soruyu sorun, bana ne bunlardan diyenler çıkacaktır. Sanki bütün bunların sebebi Türkiye! Hatta, “ABD Başkanını biz seçtirdik,” veya “Avrupa’yı biz böldük,” benzeri sözleri açıkça dile getiren çıkmasa da söylediklerinden bunun çıktığının farkında olmayan zavallılar vardır, diye düşünmeden edemiyorum.

FED’in para politikası değişti. FED bir miktar faiz oranlarını artırdı, ABD ve küresel hisse senetlerindeki riskli varlıklara yatırım yapıldı. Çin’in iç borç ödemeleri vardı. ABD piyasadan dolar topladı. Çin yavaşladı. Ardından ABD tarafından özellikle Çin’e ve Almanya’ya ticaret savaşı başlatıldı. Savaşı kazanmak adına ABD ve Çin teknolojik yatırımları tökezletmek için rekabete geçtiler. Bunu devamında ABD’de neler beklendi? Dolardaki duraklama piyasalarda fiyatlanmaya başlandı. ABD’de enflasyonun bir miktar artacağı ve ücretlere zamlar yapılabileceği ihtimali piyasaları baskıladı. Bu da ABD ekonomisinin büyümesinde endişe kaynağı olarak algılanmaya başlandı. Buna karşılık Çin’deki yavaşlamayı tersine çevirmek için alınan tedbirlerin piyasadaki algılanması olumsuz gelişti ve bu durum Çin’de yavaşlama eğiliminin sürebileceği endişesini güçlendirdi. Bu iki büyük ekonomideki endişelerle kalkınmakta olan piyasalarda da olumsuz etkiler görülmeye başlandı. Üstelik Avro bölgesinde Fransa, İtalya ve Almanya’daki siyasi gelişmeler iyi bir görünüm vermiyor. Brexit başlı başına bir sorun yumağı oldu.

Bu ortamda küresel piyasalar ABD’nin iç ve dış politikalarında bir istikrarlı dönemi beklemektedir. Ancak Başkan Trump merkezli süren tartışmalı iç ve dış politik konularla (OPEC ve diğer petrol üreticisi ülkelere ekonomik ve politik müdahaleler, Meksika duvarı, Hükümetin kapatılması, Avukat Robert Mueller’den beklenen rapor, azil konusu…) bu istikrarın kolay yakalanamayacağı değişik çevrelerce ifade ediliyor.

Gelişmekte olan piyasalar haliyle küresel belirsizliklere bağlı etkileneceklerdir. Mevcut ve gelişecek risklerin baskısıyla, çalkantıların ve durgunlukların peşi sıra piyasalara etki yapması, şeklinde gerçekleşebilir. Herkes ABD ve Çin’i takip edecek görünüyor. ABD’de enflasyonun artması ve ardından FED’in sıkılaştırılmaya gitmesi yavaşlamanın devam edeceği anlamında okunabilir. Sürmekte olan ticaret savaşları, dolardaki güçlenme, petrol ve emtia fiyatlarındaki düşme takip edilecek konular olacaktır. Gözler FED’de, Avrupa Merkez Bankası’nda, Çin Halk Bankası’nda, Japonya Merkez Bankası’nda olacaktır. Eğer görünüm yavaşlamanın sürmesi şeklinde olursa, bu durum 2020’de de sürecektir.

Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler her hâlükârda bu küresel yavaşlama etkisinden nasibini alacaktır. Elbette ki Türk ekonomisinin kırılgan olmasının nedenlerini biliyoruz. Şimdi konu şu: Bu küresel yavaşlama sürecinde neler yapacağız? İç piyasada dirençli ve sabırlı bir algının yaratılmasıyla sürecin olumsuz etkileri bir nebze azaltılabilir. Şu an yapılanın bir başka açıklaması bu olsa gerek. 2018’de yaşanan olumsuzluklar (özellikle dolardaki aşırı artış şoku) üzerine alınan tedbirler; büyümeyi yavaşlatmayı ve enflasyonu tedricen düşürmeyi gerektirmişti. 2019-2020’de bunun süreceği de ifade edilmişti. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın planı bu doğrultudadır. Öte yandan Mart ayında seçim var, Suriye’de ve Irak’ta güvenlik riskleri devam etmektedir. Bahar ayları gelince Türkiye sınırının hemen ötesinde Suriye’de inşaat ve altyapı çalışmaları başlatılacak görünmektedir. Bu süreçte uluslararası çevrelerin ekonomik destek vermek amacıyla özellikle bu bölgeye eğilmeleri beklenmektedir. Ekonomide yetecek kadar canlılığın yaratılması adına hemen herkesin belli bir bilinçte olmasında yarar vardır. Her şeye rağmen işler ABD’ye, Çin’e, Avrupa’ya, petrol fiyatlarına bağlı ama bizim de çalışıp üretmemiz gerekiyor. Üretimi artırıcı ve ithalatı azaltıcı ekonomik politikalar önemlidir. Eşit ve adil rekabet şartlarını etkileyen politikalar gözden geçirilmelidir.

Bir cevap yazın

ekonomik-savasin-kaybedeni-kim
ÖNCEKİ YAZI

Ekonomik Savaşın Kaybedeni Kim?

dunya-ekonomik-sisteminin-donusumu
DİĞER YAZI

Dünya Ekonomik Sisteminin Dönüşümü

Ekonomi 'ın son yazıları

Ekonomik Pandemi

Türkiye dirençli bir ülkedir. Çünkü ekonomik açıdan birçok badire atlatmıştır. COVID-19 pandemisinde oldukça başarılı olmuştur. Şimdi

Postkapitalist Teoloji

Neoliberalizm, postkapitalizm, neokolonyal ve küresel düzen üzerine bir eleştiri. Homo Economicus üzerinden sürdürülen bir tartışmanın başka

Küresel Fed Sistemi

COVID19 ile ilgili süreci konuşuyorken aynı zamanda ekonomiyi de konuşmaya devam ediyoruz. Küresel Fed Sistemi nedir?