felc-stratejisi-ile-darbe-girisimi
Felç Stratejisi ile Darbe Girişimi

Felç Stratejisi ile Darbe Girişimi

268 Tıklama
9 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) Paralel Devlet Yapılanması (PDY) tarafından gerçekleştirilen 15 Temmuz girişimi ile ilgili detayların ortaya çıkması sürmektedir. Öğrenilen detaylar göstermektedir ki, darbe teşebbüsüne girişenlerin temel mantığı “hava gücü ve özel birlik operasyonu” çerçevesine oturtulmuştur. Bu noktadan şunu anlıyoruz, cuntacıların liderliği ve önemli bir kesimi havacı imiş ve bu bağlamdaki bir yöntemi esas almışlar. Akıncı Üssü’nün merkez olarak seçilmesi de bunu doğrulamaktadır. Menfur girişim sürecinde kullanılan yönteme bakıldığında, cuntacıların hava gücünün var olan tüm imkanlarını ve aynı zamanda aklını da kendi amaçları doğrultusunda kullanmaları dikkat çekicidir.

Özellikle ABD’nin Saddam’a karşı giriştiği savaştan sonra temelleri daha da belirginleştirilmiş olan “Felç Stratejisi” bugün cuntacılar tarafından yapılan plan çerçevesinde seçtikleri ana yöntem olmuştur. Bu yöntem hava gücü ve özel operasyon timleri ile seçilmiş özel hedeflerin tahribini, ele geçirmeyi, etkisiz kılmayı ve maksatlarına dönük kullanmayı kapsamaktadır. Bu yöntemde temel amaç lider kadroyu, yöneticileri iş yapamaz hale getirmek, el çektirmek, halkın iradesini kırmak, psikolojik üstünlükle sinmelerini sağlamaktır. Herhangi bir ülkeye saldırmak böyle birşeydir, Felç Stratejisi ile hedef çalışması yapan bir kurmay plancı, o ülkenin lider kadrosunu, parlamentosunu, haberleşme ve iletişimin düğüm noktalarını, medya istasyonlarını tahrip etmeyi, ele geçirmeyi, etkisiz kılmayı ve maksatlarına dönük kullanmayı planlar, hedefleri böyle seçer ve kriterleri buna göre belirler. Az kuvvetle ve az zayiatla başarıya ulaşma yöntemi olarak bilinen bu strateji bugünün savaşlarında kullanılan sofistike bir yöntemdir. Görülmüştür ki darbe girişiminde de kullanılmıştır.

Ortaya şu çıkmıştır, askeri akademilerde öğretilen bu birikimi cuntacılar harfiyen uygulama yolunu seçmişlerdir. Bu surette cuntacılar halkın parasıyla alınan o sofistike silahları kullanmanın yanı sıra aynı zamanda askerin bilgi birikimini de kötü amaçları yolunda kullanmışlardır.

Olanları kısaca gözden geçirelim, bakınız neler var? TBMM’ye ateş edildi, Özel Kuvvetler, Özel Harekat gibi yerler ele geçirilmeye çalışıldı, Cumhurbaşkanı’na özel timle ve havadan ateş gücü ve operasyon düzenlendi, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na ateş edildi, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları kaçırıldı, MİT ele geçirilmeye çalışıldı, medya organları ele geçirildi, İstanbul Atatürk Hava Limanı kapatıldı, hava sahasında uçuşlar, deniz sahasında kritik yerler kontrol altına alındı, Uydu İstasyonu Turksat ve Türk Telekom hedef alındı, Boğaz Köprüsü tutuldu, polis helikopter birliği baskı altına alındı, vs. Bütün bunlar teorik açıdan bakıldığında, bir matematiği olan, etkili ve gerçekten hassas bir çalışma ürünü planlamalardır, yabana atılacak rastgele konular değildir.

Cuntacılar tarafında darbeleme, nakliye, havada ikmal, özel birlik sevkiyatı, havadan ateş, psikolojik baskı gibi hızla geliştirilebilecek hava görevleri icra edildi. F-16 savaş uçakları, nakliye, tanker ve havadan yakıt ikmal uçakları, Skorsky ve Cobra helikopterleri kullanıldı, daha da kullanılacaktı. Nakliye uçakları mühimmat taşımak üzere hazır edilmişti.

Eğer cuntacılar bu hava gücü ve özel operasyon birlikleri ile ilk merhalede başarıya ulaşsalar idi, darbe yapmak adına ülkeyi felç etmiş olacaklar ve başarıya ulaşma bakımından bir sonraki adıma geçecekler, ikinci adımda yurt çapında İçişleri Bakanlığı içinde yuvalanmış Jandarma Birlikleri ve Emniyet Teşkilatı ile faaliyetlerini yaygınlaştıracaklar idi.

İlk adımdaki felç etme faaliyeti başarılı olamamıştır. Bu dönüm noktasıdır. Başta askerden ve polisten dirençle karşılaşmışlar, milleti karşılarında bulmuşlar, meclisi çalışamaz kılamamışlar, iletişimi kesemediler, özel birlikleri ve stratejik noktaları ele geçirememişler, Cumhurbaşkanı’nı ele geçirmemişlerdir. Dolayısıyla ikinci adıma geçemedikleri her dakika aleyhlerine gelişmeye başlamış, ifşa olmuşlar ve kaçmaya başlamışlardır.

Dünya tarihinde bu yöntem başarısızlıkla sonuçlansa da örnek kalkışma ve kalkışmayı önleme biçimi olarak not edilmiştir. Zannedilmesin ki cuntacılar akılsızdı, beceriksizdi, boşa kullanıldılar. Aslında tam tersi idi. Bu nokta dikkatlerden uzak tutulmamalıdır. Girişim ciddi idi.

Devam eden sürede muharip gemiler yola çıkacak ve Boğazlar’ı kontrol edecekti. Oyunları bozulmuştu, deniz gücü de o aşamaya gelemedi.

Darbe girişiminde özellikle Ankara ve İstanbul’da önemli ölçüde zırhlı birlikler kullanılmıştır. Alanları kapatmak ve korku salmak açısından tanklar ve zırhlı araçlar birliklerinden çıkarılmışlardır. Ancak millet tankların önüne geçmiştir. Bütün bu sürecin görüntüleri ortaya çıktıkça milletin demokrasi ve istikrar için ne kadar da cesurca fedakarlık içine girdiğini anlamış olacağız. Halkın bugün çıkıp Demokrasi Bayramı yapması boşuna değildir.

Bu surette darbe girişiminin ilk adımında başarısızlığına yol açan ve bu uğurda kahramanca şehit ve gazi olanları anmadan geçemeyiz.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Atatürk Havalimanı Terör Saldırısının Hatırlattıkları

DİĞER YAZI

“İstihbarat Zafiyeti Var!”

Güvenlik 'ın son yazıları

Mimetik Yaklaşım ve Savaş

Günümüzün medya ve siyasetle ilgili sorunlarını mimetik alan etkileşimiyle ele alacağım. Köklü adımların atılmasında geçmişten geleceğe

İstikrarsızlık

Barış Pınarı Operasyonu zamanında yaptığım konuşmalarda defaten ifade ettim, "Terör örgütü PKK, ABD’nin özellikle ikinci Körfez

Akıllı Güç

ABD’nin küresel üstünlüğü tartışılıyordu ve Joseph S. Nye 2005 yılında etraflıca yazdı, Yumuşak Güç (Soft Power)