dogu-akdeniz-ugrunda
Doğu Akdeniz Uğrunda!..

Doğu Akdeniz Uğrunda!..

504 Tıklama
6 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Savaş Doğu Akdeniz’de oluyor. Devletin en üst kademeleri bunun için büyük çaba sarf ediyor. Enerji, Dışişleri ve Savunma Bakanlığı mesaisinin büyük bölümünü bu konularla ilgili geçiriyor. Türk basını ise sadece gelen haberleri kısaca servis ediyor, maalesef kamuoyunun bilinçlendirilmesi bakımından önemli bir programı bir türlü başlatmıyor. Dikkat çekmek istiyorum, bugün üstümüze düşeni yapamazsak enerji bağımlısı olmaktan kurtulmamız mümkün olamayacak!

Yakın zamanda (19 Eylül 2018) esasen Mısır ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), ama bütünüyle İsrail ve Yunanistan da dahil olan biçimde anlaşma imzaladılar. Afrodit sahasındaki doğalgazın çıkarılıp Mısır’da sıvılaştırılıp, bir boru hattıyla Avrupa’ya sevkine ilişkin anlaşma imzalandı ve operasyonun başlaması 2020 olacak. Bu demek oluyor ki gaz çıkarılmaya hazır, yani sondaj çoktan bitmiş, yakın zamanda satılacak ve para kazanılacak hale geliyor. Neye istinaden oluyor bütün bunlar?

Yine bugün (3 Kasım 2018) başka bir haber vardı basında. GKRY Türkiye’nin tüm uyarılarına rağmen ve yok sayarak ilan ettiği sözde Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) içerisindeki 10. Parselde 10 Kasım’dan itibaren 4 ay süreyle sondaj çalışmaları yapılacağını ilan etti. Rum yönetimi, Amerikan Exon Mobil ve Katar Petrol ortaklığından oluşan konsorsiyumun sondaja başlayacağı gerekçesiyle bölgeyi deniz trafiğine kapatan bir Navtex yayımladı. Buna göre 10 Kasım’dan 25 Şubat 2019 tarihine kadar sözde 10’uncu parselde sondaj çalışmaları yer alacak.

Avrupa Birliği (AB) ülkesi Rumlar bize oldukça büyük sorun çıkarıyor. Zira AB, GKRY’yi tek muhatap görüyor. KKTC ise saf dışı bırakılıyor. Sorarsanız, “Birleşmiş Milletler (BM) çabası ile sürdürülen faaliyetlerle ilgilenmeye devam et,” diyor. Ancak bu arada hem Rumlar hem de Yunanlılar Türkiye ile bir anlaşmaya varmadığı halde başka ülkelerle karşılıklı anlaşma yapıyorlar, MEB ilan ediyorlar, oldubittilerle kazandıkları deniz yetki alanlarında başka ülkelerle ve şirketlerle faaliyet içine giriyorlar. Biz ise Rum ve Yunan taraflarından, ilave olarak uluslararası camiadan, “Henüz aramızda anlaşma yapmadık, olanları yok sayıyoruz, yasadışı bu uygulamalar geçersizdir…” demekteyiz.

Bu söylem yeterli olmayacak gibi görülüyor. Aktif olarak Fatih ve Barbaros gemilerimiz Doğu Akdeniz’de hidrokarbon aramaya başladılar. Ama bundan ne zaman sonuç alınır, zaman gösterecek. Biraz acele etmemiz gerekiyor. Bir gaz veya petrol bulur isek bu bize fiili durum kazandıracak ve karşılıklı oturup konuşma yapacak hale gelebileceğiz.

Bence bu konu hakkında hem ülke içinde hem de sınır ötesinde yoğun bir çalışma yapma zamanı geldi ve geçiyor. Yatıp kalkıp bu konuları konuşmamız gerekiyor. İsrail 2009’dan bu yana tüm stratejilerini değiştirdi. Ortadoğu’da haritalar bile bu andan itibaren başka yazılır çizilir oldu. Biz bu enerji konularını bile değerlendirmekten geri kalıyoruz. Bu kabul edilemez. Bir süredir Doğu Akdeniz Jeopolitiği hakkında yazıyorum ve bu konunun derinleştirilmesini arzulamaktayım. İsrail’in Aradığı Savaş mı diye sordum. Çünkü İsrail savaşıyor…

Ülkece bu konuları konuşalım, politikacılara destek verelim. Meclis’te olmadık konularda tartışma yapılacağına işte bu konular tartışılmalı. Eğer bugün üstümüze düşeni yapmakta gecikirsek gelecekte enerji bağımlısı bir ülke olmaya devam edeceğiz. Halbuki bu uğrunda savaşılacak bir konu, daha ne? Türkiye, Suriye coğrafyası üzerine ve daha ziyade ABD ile gelişen sorunlara odaklandı. Halbuki bu arada Yunanlılar ve Rumlar üçüncü ülke ve şirketlerle sürekli anlaşmalar imzalıyorlar, hatta İsrail de bunlarla birlikteler. Dikkatimizin bir kısmını buraya vermenin zamanı gelmedi mi?

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Medya Gücü

DİĞER YAZI

ABD Seçim Sonuçları ve Türk-ABD İlişkileri

Politika 'ın son yazıları

BM’nin 76. Genel Kurulu

Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurulu gerçekleştirildi. Burada Cumhurbaşkanı Erdoğan da bir konuşma yaptı. Benim dikkatimi

Yeni-Rönesans

Küresel çapta önemli bir bariyeri aşmak üzereyken güçler arasındaki sürtüşmeleri çok doğru bir yere koyarak tartışmamız

Yeni Hakimiyet Mücadelesi

İnsanın hakimiyet mücadelesi bitmez. Belki de ilerlemenin yolu budur! Düşmanı ve kaynakları savaşla ele geçirme dönemi Soğuk

Neomedyeval Çağ

Yeni-Normalleşme mimarlarının hedefi neomedyeval düzendir. Bu konuyu yeterince özümsemeden geçersek, olup biten hakkında ne desek az