Kazakistan’daki Gelişmeler

Okuyucu

Politik Merkez’de Yıla Kazakistan ile Başlamak başlıklı yazımda yüksek zaviyeden bir bakış açısıyla olup bitenler ve hatta olabilecekler hakkında çerçeveyi çizdim. (Bu yazımı okuyanlar ve dün gece Bloomberg’de konuşan Richard Haas’ı dinleyenler konuların ne denli isabetle ileri sürüldüğüne tanıktırlar.) Aslında bu durum, 1990’ların ardından, yeni bir dönemin başladığını, potansiyel olarak 2014’ten bugüne gelişen ve 2020’ler itibariyle yaşanan önemli küresel ve stratejik gelişmelere göre bir güncelleme olarak açıklanabilir. Yazımdan sonra çeşitli sorular oldu, kısa kısa cevaplandırmama izin verin.

(S: Kazakistan ile ilgin ne?) O ülkede uzun denebilecek bir süre yaşadım, biliyorum, hatta Kazakistan Devleti’ne Türkiye Cumhuriyeti’nin gelişmesine katkısı büyüktü, bu süreçte önemli hizmetlerim oldu. 2000’li yıllardan bu yana değişik zamanlarda AGİT, NATO, vs. çeşitli toplantılara katıldım ve Batı kaynaklı eleştirilerin hepsine vakıfım. Sosyolojik şartları da biliyorum. Türkiye gelişmekte olan Kazakistan’ı her yerde savundu. Kazakistan’ın istikrarlı büyümesine ve bölgesel güvenlik bahsine proje bazında önemli katkılarım oldu.

(S: Neden ayrıntı vermiyorsun?) Sokakta yaşananlar geçicidir. Aslında dönüşümün dinamiklerinin bilmek daha önemlidir. Burada stratejik tercih konuları var. Sadece cari gelişmelere bakmak yanıltıcıdır.

(S: Sokak eylemlerinin asıl konusu pahalılık mı?) Konunun o kısmı reel bir açıklama yapmaya imkân verir niteliktedir. Kazakistan’da (belki de dünyanın çok yerinde olduğu gibi burada da) sosyo-ekonomik sorunlar var. Ama bugün yaşananlar açısından bu sosyo-ekonomik nedenler sadece olayı ateşlemek için, gösterilerin genişletilmesi yönüyle sadece söylemde kullanılmıştır. Bence ülkemizde ve Batı dünyasında medyada geçtiği şekliyle, “akaryakıt fiyatlarıyla başlayan protestolar…” şeklindeki ifade yanıltıcıdır.

(S: Rus askeri neden geldi?) Kazakistan’ın kurucusu olduğu Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) kapsamında bir talepte bulunuldu, doğrudan Rusya’dan değil. Ancak bilinir ki her detay içeren konuda Kazakistanlı yetkililer Rus meslektaşlarıyla istişarelerde bulunurlar. Sonuçta 3 bin civarında KGAÖ askeri bölgeye terörle mücadele kapsamında görevli geldiler (burada ülkede halen var olan KGAÖ personel mevcudu dahildir). Ülkede sorun çözüldüğünde normale geçilecektir. Rus veya başka örgüt ülke mensubu askerler geri döneceklerdir.

(S: Nazarbayev ne yapmak istedi?) 2019’da kendi iradesiyle görevini bırakan Kurucu Cumhurbaşkanı ve Aksakal Nursultan A. Nazarbayev, SSCB zamanından bu yana çok etkili bir liderdir. Yakinen biliyorum, Atatürk’ü ve Türkiye’nin milli mücadelesi dahil politik gelişimini ve tarihini çok iyi özümsemiş biridir. Otuz yıl gelişen politikalarına bakıldığında Türk dünyası için önemli katkısı vardır. Nazarbayev başından itibaren bağımsız, egemen ve güçlü bir Kazakistan yaratmak istedi. Kazak nüfusunun her yönüyle güçlenmesine ve ülkesine sahip çıkmasına dönük politikaları gerçekleştirdi. Bunu gerçekleştirmek için Nazarbayev, 1989’da bağımsızlığını kazanan ülkesinin masada kalan bir sorununun olmaması açısından küresel ve bölgesel güçler bakımından her konuda hızla çözüm getiren ülke olmak istedi ve bunu sağladı da. Bu cümleler basit gelebilir, ama Kazakistan’ın yüzölçümüne, kaynaklarına ve sosyolojisine bakılırsa ne anlam taşınabileceği anlaşılacaktır.

(S: Tokayev ne yapmak istiyor?) Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev elbette ki kendi ülkesinin lideridir, ülkesinin gelişmesini istemektedir, buna ne şüphe! Ülkede önemli görüş ayrılıkları var gibisinden basit tartışmalara girilmemesi gerekir. Politikada görüş ayrılıkları hep olur, ama ortada meşru bir yapı ve üzerine düşeni yapmak için çabalayan insanlar var. Tokayev işbaşına geldiği iki yıldan beri demokrasi adına önemli reformlar yaptı ve daha da yapmakla ilgili niyetini açıkladı. Seçim ve partiler yasası, kırsalda yöneticilerin seçimle belirlenmesi, kadın ve gençlerin politikada aktif olmalarına hak verilmesi, gibi bazı önemli konuları sistemleştirdi, daha da yapacakları var. Ayrıca sosyo-ekonomik dengeleri geliştirmek için komisyonlar kurdu. Mecliste bir partisi olmasa da muhalif grupların komisyonlarda çalışmalarına imkân verdi. Bunlar zaman içinde demokratik kurumsal yapıların nüvesi şeklindeki gelişmeler olarak yapılanlardı.

(S: Kazak yöneticiler bu olaylar için ne diyorlar?) Şimdilik terörizm, vandalizm, sokak hareketi… Daha sonra icra edeceği politikalarla ne olup bittiğinin sinyallerini vereceklerdir, bakış açılarını daha iyi anlama imkanı bulunabilecektir.

(S: Dünyanın sonu mu?) Hayır! Bakın ben yazılarında yakılıp yıkılmış yerlerin görüntülerini vermiyorum. O tarafta değilim. Bu geçici bir durumdur. Ama ifade ettiğim gibi yeni şartlara göre belki bazı düzenlemeleri gerektirir. Kazakistan sadece bölgesel değil, küresel çapta önemlidir. Başından bu yana olduğu gibi, Türkiye yine her durumda Kazak Halkının yanında olmaya devam edecektir. Buna şüphe yoktur. Diğer yandan Türkiye bu tür terörizm ve vandalizm konularını; hatta yıkıcı-bölücüleri, küresel terör siyasetine dahil olanları gayet iyi bilmektedir. 2022’ye Kazakistan olayı ile girdik, taşlar yerine kısa sürede oturacaktır.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Yıla Kazakistan ile Başlamak

DİĞER YAZI

Kazakistan Krizi ve Yeni İç-Dış Gelişmeler

Politika 'ın son yazıları

Pelosi Diplomasisi

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ile yeni bir dış politika anlayışı gelişti: Pelosi Diplomasisi. Bu

Barış Stratejisi

Hemen her politikacı, lider, diplomat aynı sözleri sarf ediyor: Sorun savaşla değil, diplomasiyle çözülür! İyi de

Yaşayan Romalılık

Geçmişten günümüze değişmeyen gerçek, Romalı olmak! Bugünün dünyasında bir tür Romalıların iç savaşını yaşıyoruz. Savaş yayılırsa