Yıla Kazakistan ile Başlamak

Okuyucu

2022 yılının ilk ve en önemli başlığı olarak Kazakistan’daki gelişmeler çok dikkat çekici şekilde gelişti. Bu sıradan bir olay değil! Şimdiden işin başında olduğumuzu bilelim ve Orta Asya’nın bu jeostratejik güçteki ülkesi Kazakistan’ı daha çok konu edeceğiz. Öyleyse yazımıza geçtiğimiz yılın jeopolitik değerdeki bazı detayları hatırlayarak başlayalım, peşinden bu önemli konudaki gelişmeleri gözden geçirelim.

2021 Yılının Bakiyesi

Geçtiğimiz yılın ibretlik görüntüleriyle gerçekleşen önemli olaylarından biri ABD’nin Afganistan’dan asker çekmesiydi. Bazı yazarlar acaba bölgede ABD’den boşalan güç boşluğunu kim ve nasıl dolduracak derken, içinde benim de olduğum düşüncedekiler, artık Çin sınırlarında ABD çok başka bir oyun oynayacak demişti. Afganistan konusu yaşandığında Rusya, Kolektif Güvenlik Andlaşması Örgütü (KGAÖ veya CSTO) ülkelerinden Kırgızistan ve Tacikistan’a askeri güçlerini yerleştirmişti. ABD ise bölgede IŞİD-Horasan’ı pimi çekili el bombası gibi bırakmıştı. Çin kendi sınırı boyunca önlemler almaya öncelik verdi. Ayrıca Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping görüşmelerinde Orta Asya’nın güvenliği konusunda yardımlaşmayı sürdürmeye ve Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ veya SCO) kapsamındaki askeri faaliyetlerde artış yapmaya karar verdiler. Bütün bunlara bakınca Orta Asya oyun alanının açıldığını görmemek mümkün değildi. 

[Karşımıza aldığımız haritada önce bu ülkeleri işaretleyelim. KGAÖ/CSTO Ülkeleri: Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Belarus ve Ermenistan. ŞİÖ/SCO Ülkeleri: Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Hindistan ve Pakistan, İran. NATO, Avrupa Birliği de aklımızda.]

Yine geçtiğimiz yıldan bakiye konular Ukrayna ve Belarus ile ilgiliydi. Ukrayna konusu öne çıktı. Ukrayna’nın Avrupa Birliği (AB) ile NATO’ya katılımı için önümüzdeki aylarda ilerlemeler beklenmektedir. Ukrayna’nın bir parçası olan Kırım’ın 2014 yılında Rusya tarafından ilhakı konusu ise Transatlantik ve Rusya arasındaki cari en önemli sorundur. Halen Rusya, Kırım ve Donbass bölgesine 120 bin asker yığmış halde beklemektedir. Her ne kadar ABD ile Rusya arasında gerilimi azaltmak için görüşmeler olsa da sonuçta her iki taraf da hedeflerinden geri adım atmak istememektedirler.

Belarus konusu ile birlikte Avrupa ülkelerine göç, enerji ve nükleer silahlanma konuları gündeme taşınmıştır. Göç konusu belli. Enerji konusunda en bariz yaşanan konu küresel enerji fiyatlarının, özellikle de doğalgaz fiyatlarının artmasıdır. Bu artışın arkasında 2021 boyunca Rusya’nın agresif enerji politikaları vardır. Koronavirüs pandemisi ve tedarik zincirlerinde yaşanan küresel ticaretle ilgili sorunlara doğalgaz fiyatları görünür bir etki yapmıştır. Hatırlanması gereken enerji meselesinde konulardan ilki, Rusya’nın Avrupa içlerine sevk ettiği Yamal doğalgaz boru hattının vanasını kapatması; ikincisi, 2021’de tamamlanan Kuzey Akım-2’nin (North Stream-2) Almanya Şansölyesi Angela Merkel ile Putin’in anlaşarak servise verilmesi beklenirken, buna ABD’nin (Joe Biden yönetimi) Avrupa’ya sert biçimde eleştiri getirmesi, üstelik Almanya’da genel seçimlerin yapılması üzerine yeni bir hükümetin kurulması, bu geçiş döneminde bir belirsizliğin hakim olması konusu.

Politika, enerji, terörizm ve güç hesaplamaları derken aslında sözünü etmemiz gereken diğer konu da nükleer denklemler idi. Özellikle Çinli yazarların da kullandığı “Yeni Soğuk Savaş” akla getirilince nükleer güçle ilgili gelişmelerin hesaba katılmaması söz konusu olamazdı. Donald Trump zamanından hatırlarız, ABD ile Rusya birbirlerini suçladılar ve Soğuk Savaş zamanında aralarında vardıkları anlaşmaları yenilemeyerek bozmuş oldular. Özellikle Baltık, Doğu Avrupa ekseninde Rusya ve ABD hem nükleer silolarını güncellediler hem de yeni ve daha etkili atma vasıtalarını bölgeye konuşlandırdılar. Joe Biden ve 2021 NATO Bürüksel zirvesi gereğince diğer liderler Rusya’nın nükleer silahlanma konusuna dikkat çektiler. Coğrafi olarak bu önemli nükleer silah konusu Avrupa’da Baltık’tan Karadeniz kıyılarına uzanan bir eksende önemli oldu. Ancak diğer aktörler bağlamında Çin ve nispeten yeni sayılabilecek İran da Transatlantik’in hedefi konumundaydı. Rusya ve Çin hem nükleer güvenlik hem de hipersonik füzelerin geliştirilmesi konusunda Çin ile işbirliği içinde olduklarını telaffuz etti. ABD öteden beri İran’ın nükleer meseleleriyle ilgileniyor. Barack Obama döneminde bir anlaşma yapıldı, Donald Trump bunu bozdu, Joe Biden çalışacağız dedi, ancak bu önemli konu üzerine halen bir ilerleme olmadı. Asya’da nükleer silah kapasitesine sahip diğer aktörler ise Hindistan, Pakistan, Kuzey Kore’dir. Orta Doğu’da İran’a ve enerji yollarına yakınlığıyla İsrail’in nükleer kapasitesini de buraya eklemek gerekir. Bunları neden hatırlatıyorum? Kazakistan 1990’larda nükleer silahlardan arındırılmış dünyanın nükleer silahlarla en fazla ilgisinin olduğu bir ülkeydi. Bir defa ülke uranyumun çıkarıldığı çok zengin bir ülkedir. Soğuk Savaş zamanında nükleer denemelerin yapıldığı Semipalatinsk test sahası ile dünya gündeminde olmuştur. Kızılorda’da dünyanın en büyük yeraltı nükleer atık madde depolama alanları vardır. Hepsi bir yana, eğer Rusya ile Kazakistan çok az bir çaba gösterse Asya’da çok büyük bir nükleer kapasite yeniden harekete geçirilebilecektir. Bunu kim ister, kim istemez, bütün bu anlatılanlara bakın ve siz cevaplayın. Jeostratejik düşünün: Eğer iddia edildiği gibi Yeni Soğuk Savaş başladı ise başlar başlamaz ABD’ye karşılık üstünlük kuran Rusya ve Çin olur, böyle söyleyip bırakayım isterseniz.

Bunları hesaba katmamız gerekiyor, öyle yılbaşı gecesi 10, 9, 8… diye geri sayınca dünya değişivermiyor!

2022’de Herkese Merhaba

Henüz detaylı şekilde neler olup bittiğini bilmediğimiz Kazakistan’daki olaylarla ilgili benim bu aşamadaki bakış açım yüksek zaviyedendir. Ancak bazı ipuçları var buraya sıralayalım: 

  • Kazakistan’da hidrokarbon üretim merkezlerinden biri olan Mangistau’daki doğalgaza gelen zam ile ülke bu şekilde ayağa kalkmaz. Daha önceden de bu bölgede olaylar oldu ve yerel halde kaldı. 
  • Gösterile çok yere hızla sıçradı, organize bu olay Mangistau’dan başlamış, pahalılık ve zamlar sebep gösterilerek hemen yaygınlaştırılmıştır. 
  • Ancak olanların seyri göstermektedir ki; dünyanın diğer yerlerindeki sokak hareketlerinde olduğu gibi sosyal medya kullanılmış, göstericiler taleplerde bulunmuşlar, masum konular bir yana, bu taleplerde Kazakistan’ı eyaletlere bölmeye kadar tehlikeli adımlara sürükleyecek bazı anayasal konular kullanılmış, tehditkar bir dil kullanılmış, Kurucu Başkan ve mevcut Cumhurbaşkanı da kastedilerek “yaşlı liderler gitsin” gibisinden sistemi kuranları ve geliştirenleri karşılarına almışlar, göstericiler hedef itibarıyla eski başkent Almatı’daki potansiyeli harekete geçirmiş ve resmi yerler ile uluslararası hava alanı gibi stratejik noktalara yönelmişler, silah elde edebilecekleri askeri depoları işgal ederek buradan çatışmayı genişletmek istemişler, bankalara etki ederek bölgesel ve küresel ekonomik sonuçlar yaratmak istemişlerdir.
  • Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Hükümeti ve bazı üst düzey güvenlik yetkililerinin görevden almıştır. 
  • Tokayev, “Karşı karşıya kalınan olay dışarıda eğitilen teröristlerin eylemidir” ve Kazakistan Dışişleri Bakanlığı; “Almatı’daki olaylar -idari ve askeri tesislere saldırılması, havaalanının ele geçirilmesi ve yabancı yolcu ve kargo uçaklarına el konulması- saldırganların eylemlerinin son derece hazırlıklı ve koordineli olduğunu göstermektedir,” açıklamasını yapmıştır.
  • Ülke çapında OHAL ilan edilmiştir.
  • Tokayev devletin üst düzeyinde değişiklikler yapmıştır. Nazarbayev’in Başbakan yaptığı ve onun sadık adamı Askar Mamin ile Ulusal Güvenlik Komisyonu ve istihbaratın başındaki Kerim Masimov’u görevden almıştır. Tokayev Başbakan Vekili olarak Alihan İsmailov’u , İstihbaratın başına (Devlet Koruma Teşkilatı) Ermek Sagimbayev’i getirmiş, böylelikle Nazarbayev’in elindeki Ulusal Güvenlik Komisyonu Tokayev’e geçmiştir.
  • Kazakistan Devleti, Kolektif Güvenlik Andlaşması Örgütü’nden yardım talep etmiş, Rusya hazır tuttuğu güçlerden yaklaşık 3 bin askeri ve uzmanı bölgeye sevk etmiş, Putin, Kazakistan’a yardım için Genelkurmay Başkanı Valeri Gerasimov’u sorumlu kılmıştır. (Gerasimov Doktrini sahibi.)
  • Batı medyasının önemli kalemleri Rusya’yı ülkesine davet eden Tokayev’e karşı açıklamalar yapmaya başlamıştır.

Başka ifadeyle, her zaman için başkaldırıya açık Mangistau’daki göstericilerle (bu potansiyel ekonomik olmanın yanı sıra sosyolojik olarak da vardır) başlamış, olaylar perşembe sabahına karşı bastırılabilir hale gelmesine rağmen Rus askeri Kazakistan’da görev almıştır. Demek ki davet edilen KGAÖ ama asıl olarak Rusya, 6 Ocak 2022 itibariyle politik ve stratejik amaçla Kazakistan’dadır.

Dün gece özellikle Almatı olmak üzere olayların yaşandığı her yere askeri birlikler girerek ciddi çatışmalar olmuştur. Şöyle düşünün: Ölmeyi göze alan bu göstericilerin motivasyonu en doğru nasıl tarif edilebilir? Bu ciddi çatışmalar sonucunda devlet önemli sert tedbirleri devreye koymuştur. Ölü ve yaralılar ile tutuklu miktarlarını daha sonra açıklandığı şekliyle öğrenebileceğiz, ancak bu sayılar yüzlerle ifade edilebilir haldedir.

Sonuç

Kazakistan çok büyük bir ülke, çok zengin yeraltı kaynakları var, buğdayı çok iyi ve fazla miktarlarda, İpek Yolu’nun tam da kendisi… Görüldü ki böylesi bir ülkenin politika ile güvenliğinin temini bile güç. Şunu aklımızda tutarak bitirelim, Kurucu Başkan Nursultan A. Nazarbayev, 2000’lerin başlarında bir açıklamasında, “Neden güvende olmayalım, herkese istediğini verdik,” demiş idi. O dönemde kastettiği Rusya, ABD, Avrupa, Çin ve sınır komşuları olmak üzere tüm ülkeler ile petrol ve gaz şirketleri (Milli olanın yanı sıra ABD ve Rus şirketler güçlü, bunu Çin ve Avrupa şirketleri takip etmektedir) dahil küresel aktörler idi. Hatta Nazarbayev deposundaki nükleer silahlarını da Rusya’ya vermekle ve bir kısmını imha etmekle çok stratejik bir karar aldığını hatırlatmıştı. Çin’e sınır anlaşması teminatı için toprak ve daha sonra geniş bir petrol sahası vermişti. 2019’da Aksakal Nazarbayev görevinden çekildi ve ülkesi için bir güvenli sistem oluşsun istedi. Hep özlediği ve sözünü ettiği buydu, demek ki endişesi bitmiyordu. Ama bu ülke için yeni tedbirler ve politikalar gerektiren durum. Çin’in büyümesi ve ABD ile rekabetinin kızışması ile ABD ve Rusya’nın bir çok noktada savaşıyormuş gibi zor süreçleri yeniden başlatması, Orta Asya’da bu jeopolitik durumu gerektiriyor gibiydi. Bugün Kazakistan gördü ki; şartlar değişiyor ve bu dünyada vermek yeterli olmuyor. 2022 başındayız ve o halde Orta Asya’da kartlar yeniden karılıyor…

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Küresel ABD ve Çin Rekabeti ve Türkiye

DİĞER YAZI

Kazakistan’daki Gelişmeler

Politika 'ın son yazıları

Pelosi Diplomasisi

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ile yeni bir dış politika anlayışı gelişti: Pelosi Diplomasisi. Bu

Barış Stratejisi

Hemen her politikacı, lider, diplomat aynı sözleri sarf ediyor: Sorun savaşla değil, diplomasiyle çözülür! İyi de

Yaşayan Romalılık

Geçmişten günümüze değişmeyen gerçek, Romalı olmak! Bugünün dünyasında bir tür Romalıların iç savaşını yaşıyoruz. Savaş yayılırsa