Neomedyeval Çağ

27 Ağustos 2021
Okuyucu

Yeni-Normalleşme mimarlarının hedefi neomedyeval düzendir. Bu konuyu yeterince özümsemeden geçersek, olup biten hakkında ne desek az kalacaktır. Burada ABD’nin çaresizliği üzerinden ulus devletlerin çaresizliği konusu işleniyor. İnsanlık kaotik koşullara doğru sürükleniyor. Siber-uzay konusunda gayet ilerlemişken, bir Sonu Olmayan Savaş’tan bahseder olduk ve aktörlerin elinde basit silahlar var, küresel etkisi olan terör, yani korku, şiddet, çok basit düzeneklerle, canlı bombalarla gerçekleştiriliyor. Dolayısıyla durumu daha yakından bakarak en azından adını koymak adına gözden geçirelim.

Umberto Eco 1986 yılında neomedyevalizmi (Ortaçağcılık, Neomedievalism) anlattı, “Şu anda hem Avrupa’da hem de Amerika’da, Orta çağ’a yenilenen bir ilgi dönemine tanıklık ediyoruz, fantastik neomedyevalizm ve sorumlu filolojik inceleme arasında meraklı bir salınımla…” dedi. 

Neomedyevalizm ile ilgili bir çerçeve çizelim: Dördüncü Sanayi Devrimi bütünüyle etkili. Küresel ekonomi, mega-kent ağına dayalı bir yaşam biçimi var. Bunun dışındakilerin yeni taşra olarak anıldığı, demografilerin ve göçlerin sorun teşkil ettiği bir dünya kurgusu hakim. İki hukuk var; biri mega-kent hukuku, diğeri taşradakilerin (devletlerin ve uluslararası kurumların) kendi hukuku işliyor. Din ve etnisite Sonu Olmayan Savaş’ın çatışlam biçimi.

Daha sonraki tarihlerde RAND Corperation bir raporunda (RAND Corp. Jacob L. Heim, Benjamin M. Miller, Measuring Power, Power Cycles, and the Risk of Great-Power War in the 21st Century, 2020), ABD yetkililerine, eğer bir III. Dünya Savaşı olursa bu riske girmeyin, dedi. 

Neomedyeval Savaş (Neomedieval Warfare) açıklandı: Neomedyevalizm, çıkarların birleştiği alanlarda kendini gösteren devlet merkezli olmayan ve çok kutuplu bir dünya düzeniyle ilgili bir kavramdır. Ne devletlerin yıkılmasını veya anarşinin başlangıcını önceden haber verir ne de böyle bir kaygısı vardır.Bunun yerine, yeni küresel sistem gereği sorunlu olan her meseleyi kendi haline bırakır, kalıcı bozukluğu kabul eder. İşte böylesi kaotik ortamın kabulüyle yaşamın devam etmesi algısı içinde her güç unsuru kendine özgü güç unsurlarını kullanır. 

Neomedyeval Savaş’tan amaçlananlar neler?

  • Hedef ülkeyi veya bölgeyi fetih değil, içini kemirmek, bozmak.
  • İnsan ve lider bazlı sistemi zehirlemek, suçlamak, baskılamak, istismar etmek…
  • Toplumsal algıda çarpıklıkların, çirkinliklerin, çatışmanın kabul edilebilir marjını geliştirmek.
  • Anarşizmi yaymak.
  • Kaotik ortamı yönetmek.

Uzun süre Orta Doğu bölgesindeki gelişmelere bakarken hep bu neomedyevalist anlayışa vurgu yaptım. Ancak az gelen bazı noktalar vardı, henüz küresel terörün büyük bir küresel kaos yaratır seviyeye çıkmadığı kanaatindeydim. En azında küresel terörden bahsedilse bile iplerin ABD’de olduğu kanısı vardı. 

Bugün ne değişti? ABD, Ağustos 2021 sonundaki tarihlerde Afganistan’dan çıkarken ülke çapında, Orta Asya’da ve esasen Kabil’de yaşanan olaylardan sonra bir yandan küresel terörü görüyoruz, bunun yanında ise ABD yönetiminin, politikasının, yaşlı Kral Joe Biden’ın çaresiz görüntüler verdiğin de açık. İşte bu kaotik görüntü ile birlikte denklem tamamlanıyor, terörde, çatışma kültüründe veya savaş konusunda, küresel yeni normalleşme şartları olgunlaştı!

2007’den bu yana Uzun Savaş (Long War) vurgusunu yaptım. Bu biraz daha kontrol edilebilir, ancak uluslararası alanda sözünü ettiren “radikal İslam tehdidi” (bu tehdit tanımı ABD tarafından, George W. Bush ile birlikte yapıldı,) ön plana çıkarır mahiyette görüldü, vekiller ve paralı askerler (mercenary, Özel Askeri Şirket, Private Military Companies, PMC) yoğun biçimde sahaya indi. Buna Özel Askeri Endüstri (PMI) dendi.

2015’lerdan itibaren net bir biçimde Sonu Olmayan Savaş (Endless War) şartları gelişti. İşte tam bu aşamada ABD Savunma Bakanlığı Çok Spektrumlu Savaş hazırlığı içine girdi. Bu savaş mekanizması küresel alanda görev aldı. Ancak ABD’nin içindeki çelişki şuydu: Ulus tabanlı dünya düzeni mi, yoksa küresel düzene geçiş mi? ABD yönetimlerinin politikaları ve çelişkileri bu noktadan itibaren tartışama yaratır halde görüldü.

Sonu Olmayan Savaş şartlarında kontrol yok, kaos var dedirten bir anlayış söz konusudur. Medyanın servis ettiği görüntüler insanlık dışı, ibretlik, korkutucu ve kaotiktir. Bakın Kabil görüntülerine, devasa kargo uçaklarına tutunan insanlara… Normal mi, bunlar normalleşsin mi isteniyor? Amaç küresel yapıların belirleyeceği şartlara razı olunacak şartların hazırlanmasıdır. Bugün bakın bunca güçlü askeri yapıya sahip ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) General Kenneth F. McKenzie, “Elimizde şu var, bu var, ama terörü durduramadık,” ABD Başkanı Joe Biden, “Afganistan’dan çekilmemiz tarihi stratejik bir misyonumuzdur,” diyor. Tam adıyla söyleyelim, Irak-Şam İslam Devleti-Horasan Kolu (ISIS-K) veya düzeltip yayımladılar, İslam Devleti Horasan kolu (IS-H), ABD’yi sarsıyor görülüyor. Basın toplantısında yaşlı Kral Biden çökmüş bir beden diliyle huzurlarımıza geliyor. Bütün bunlar birer çaresizlik mi, yeni normalleşmenin şartları mı, siz karar verin. 

Yaşanan olaylara bakıldığında görülenler neler? Küresel sorunlar var; ekonomi, pandemi, iklim krizi, göç, vs. Bir de buna küresel terör eklemlendi, ancak Sonu Olmayan Savaş mantığına dayalı olarak. Sonuçta insanlık, “Bakın, ABD bile çaresiz! Yeni Normalleşme koşullarındayız, siz de buna alışın…” dercesine bir durumla karşı karşıya. Diğer küresel etkilerde olduğu gibi paradoksal durumun açıklaması budur: “Çatılma/savaş mantığına dayalı olarak küresel terör konusunda ABD bile çaresiz,” görüntüsü hepimizi şaşırtıyor. İşte bu fiili şartlar ve paradoksal durumun yarattığı kaotik durum bizleri neomedyeval savaş ile karşı karşıya getiriyor. Sanki post-modern çağda küresel bir çaresizlikle insanlar terbiye ediliyor. Bu noktada din savaşları tarif ediliyor, dini eksenli devlet ve terör örgütleri tartışılıyor, cadı avları siber alanda gerçekleştiriliyor… 

Benim sürekli hatırlattığım, bu gidişat 2035 sonrası dünya düzenini hazırlıyor. Bugün ve 2035 sonrası düzen neomedyeval (yeni-Orta Çağ) olacak.

Dördüncü Sanayi Devrimi konusunu kapsayan Küresel Devrim başlıklı yazımı yeni yayımladım. Bu Neomedyeval Savaş konusunu ise Haziran 2020’de yazdım. Bugün bunları bileştirerek diyorum ki, oluyor! Hem Sonu Olmayan Savaş içinde III. Dünya Savaşı dediğimiz de böyle bir şey olsa gerekir.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Politika 'ın son yazıları

32 views

Filistin-İsrail Politikası Hakkında

Ortadoğu'da, ABD'nin "kontrol bende" dediği bir ortamda, İsrail'in şımarıklıkları ve İran'ın anlamsız çabaları sürerken, Filistin konusunda nasıl ilerleme sağlanabilir? Bu dramatik konuyu aktörleri belirterek gözden geçirelim.
37 views

Stratejik Algı Yönetimi

Strateji ile algı yönetimi bahislerini, canlı örnek olduğu nedenle, Ortadoğu, ABD ve İsrail ile açıklayacağım. Buradaki amacım yaşamda ve çıkarları elde etmede dilin ve yaratılan algının kullanılmasının ne kadar etkili olduğunu göstermektir. Evet, temel olarak bu bir iletişim konusu olsa da görüldüğü üzere, ülkelerin mücadeleleri ve savaşların nedeni dahi olabilmektedir.
71 views

Yapay ve Doğal

Size analitik bir yöntemle, halen Ortadoğu'daki onca yapaylığa ve yürütülen negatif amaçlı algıya rağmen, Türkiye'nin ne denli doğallık içinde ve istikrar amaçlı politika yürüttüğünü açıklayacağım. ABD ve Rusya gibi büyük güçlerin yanısıra, bölgede İran ve İsrail arasında yaşananları kavramsal boyutta irdeleyeceğim. Analizin her bir basamağında belirginleşen kuralları açıklayacağım.
112 views

İsrail, İran ve Gazze

Genel bir değerlendirme yapalım, çünkü İsrail, 7 Ekim saldırısından 6 ay geçti ve "bugün Gazze'de üçüncü aşamaya geçtik" dedi. Bu ne demektir, bölgede başka ne gibi gelişebilir olabilir, hepsini inceleyelim.
87 views

Modern Rekabet

Burada modern rekabetin küreselleşmesi öyküsünü kendi içindeki kavramlarını tartışarak, Rusya ve Çin örnekleri üzerinden otoriter yönetimlerin eleştirisini yaparak açıklayacağım. Kavramsal olarak "modern rekabet" anlayışını bu şekilde açıklama imkanı bulacağım. Sonlara doğru kapitalizmin yozlaşmasını açıklayacağım. Bu kısımda da Anglo-Sakson yapıyı ve Kıta Avrupa'sını işaret edeceğim. Burada anlaşılması gereken şu olacak: Demokrasi ve insanlığın gelişimi kimsenin insafına kalmamalı, rekabetin yapılma amacı değer üretmek esaslı olmalı.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme