uretmeden-kalkinmak
Üretmeden Kalkınmak!

Üretmeden Kalkınmak!

2 Ekim 2015
Okuyucu

Ekonomiden sorumlu bakanlığın görevi nedir? Ekonomiden asıl sorumlu kim?

Ülkenin ekonomi politikalarını fiilen takip edeni arıyorum, hangi bakan aslen bu işi yapıyor? Bir bakan diyor ki, “Türkiye küresel ekonomiden pay alan bir ülkedir…” sanırım bu bir yerlerde yazıldı, hatta söylenmiş bir rakam bile var, %1 gibi bir paydan söz ediliyor, neyse… Türkiye serbest ticaretle geçinecek, küresel şirketler alıp satacak, Türkiye de bir pazar olacak, millet müşteri, böylelikle bir ekonomi dönecek. Bu mu? Vergi nasıl toplanacak, üretenden değil, tüketenden; doğrudan değil, dolaylı; ÖTV, KDV gibi.

Yetkililer sürekli finansal istikrar, mali disiplin ve istihdam gibi kavramları tekrarlıyorlar. Sürekli reform paketleri açılıyor. Bu yapılanlar üreterek kalkınmak için mi, yoksa küresel sistemin içindeki zaruri politikalar mı? Disiplinsiz olalım demiyorum, soruyorum, kime yarıyor bu işler?

Kemer sıkarak geldik biz buralara, iyi biliriz bu süreçlerin nasıl işlediğini. Kolay mı bu kadar çok ekonomiden sorumlu bakanlığa yetki dağıtmak?

Maliye bütçe denkleştirir, vergi toplar, biliyoruz, değil mi? Ya “ekonomiden sorumlu” Devlet Bakanlığı? Bir de adı üzerinde tam yazılı Ekonomi Bakanlığı var. Sonra Gümrük ve Ticaret Bakanı mı akla geliyor? Madem küresel bir pazarla çevrilen bir ekonomi var, öyleyse bu bakanlık da ekonomi içindedir. İnşaat en önemli sektör mü? Kayıt dışı da olsa istihdam mı yaratıyor? O zaman ekonomiden sorumlu Kalkınma Bakanı’dır, diyebilir miyiz? Değilse, Tarım ve Hayvancılık Bakanı’dır. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na ne dersiniz? Türkiye köprüdür, etrafı denizdir, diyorsanız Ulaştırma ve Denizcilik Bakanlığı da işin içindedir. Birçok savunma sanayi şirketi açtık, onlarla irtibatlı Milli Savunma Bakanlığı da var. Türkiye turizm cennetidir, turizm tesisleri bacasız fabrikadır… Turizm Bakanlı’na ne dersiniz? Bakanlıkların çoğu kazanç endeksli her halde. Sürekli üretiyoruz o zaman, küresel ticaretle yapılan işte hangi markalarımız revaçta, büyümekte, yatırım şirketlerinin dikkatini çeker mahiyette? Eğer yoksa üretmiyoruz, üretilenleri pazarlıyoruz.

Eğer, “Kamu kurum ve kuruluşlarının idaresini ita amirlerine paylaştırıyoruz, bu daha iyi,” deniyorsa, tartışma başka alana kayar. Makro-mikro demiyorum, işin halka yansıma biçimlerine bakıyorum, hem de uzun soluklu düşünüyor, büyük pencereden bakıyorum, ben ekonomi işini kim yapıyor, diyorum. Yoksa Başbakan mı, Cumhurbaşkanı mı? Sadece bu iktidara da sormuyorum, bu sorum devletin işletim modeline dair.

Ekonomi ile ilgili kurum ve kuruluşlar şeffaf ve bağımsız mı? Ülkenin stratejik kararları nasıl ve kimler tarafından veriliyor? Örneğin Merkez Bankası ne diyor?

Üreterek kalkınmak için nitelikli insan gücü gereklidir, değil mi? Milli Eğitim Bakanlığı insan gücü planlarını yapmış mı? Sonra YÖK var. Bu kurum hangi üniversite ve araştırma kurumları açılmalı, yirmi, elli, seksen yıl sonra hangi branştan kaç yetişmiş insan gerekli, biliyor mu, plan ne?

Üretilen fikri, kazancı, hak ve menfaati adaletle yönetmek gerekir. Adalet Bakanlığı ekonomiden sorumsuz mu?

Küresel sistemin içinde bir pazarsak ve böyle devam etmeyi benimsediysek, bu hususta kafa karışıklığı olmamalıdır, değil mi?

Halbuki çok çalışarak, üreterek kalkınma yolunu seçsek işler kendiliğinden hallolur, taşlar yerli yerine oturur. Çalışılan yerde çok söz değil, çok ses vardır; ışıldayan metalin sesini duyarsınız, çalışan makinelerin, koşuşturan ve terleyen insanların… Baksanıza her yer komisyoncu, aracı, al-satçı…

Kalkınmak üreterek olur, bunu bilmeyen yoktur. Stratejik bir hammaddemiz yoksa ara ve mamul madde üretmek gerekir, bilişim ve dijital sektörlerde geri kalmamak gerekir; dizayn, kavram, standart, fikir üretmek ve bunların mülkiyetlerini küresel düzeyde elde tutmak gerekir.

Ben görüyorum ki, fason ürünlerde, taşeronlukta ve hizmet işlerinde iyiyiz. Ben görüyorum ki en temel konularda, tarım ve hayvancılıkta da sorunlar var. Bunlar düşündürücü değil mi? Böyle mi kalacağız?

O halde bir yönlendirme eksiği var, olması gereken şekilde kalkınmak için liderlik gerekli; bakanlıklar başka bir paylaşım sistemini işletiyor olmalılar. Bu kadar çok bakanlık para kazanmaya çaba sarf ediyor, bütçe yine de açık veriyor!

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

kuresel-finans-politikalarini-anlamak
DİĞER YAZI

Küresel Finans Politikalarını Anlamak

Ekonomi 'ın son yazıları

260 views

Küresel Kapitalizmin Vizyonu İçinde

Keşifler, sanayi devrimleri, Aydınlanma, Rönesans ve Reform Hareketleri, Fransız İhtilali, ulus devletler ve derken hızla bugünlere gelen insanın serüvenine çok farklı yaklaşımlarda bulunanlar var. Bugünden Sömürgeciliği, Emperyalizmi ve Orta Çağı yeniden hatırlatan yazarlar var. Her şey bir yana, her yaşanan gün, hatta saniye, 8 milyarlık dünya için çok değerli!
369 views

Kapitalizmin Kritiği

Güncel konulara ve kavramlara bakarak, kapitalizm gerçeğini, yaşananları, ülkelerin, politikacıların ve entelektüelin durumunu irdeleyelim. Gerçekleri, yanılmaları ve kritikleri gözden geçirelim.
431 views

BRICS Hakkında

Güney Afrika'da 22-24 Ağustos tarihlerinde BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) liderler zirvesi 15nci toplantısı gerçekleşiyor. Şimdi önemli soru ortak para birimi olacak mı? Bunu göreceğiz. Ancak böyle bir karar olsa nasıl mümkün olabilir, tarifini yapalım.
1.2K views

ABD’nin Jeo-politikası ve Küresel Ekonomideki Baskısı

Küresel ekonomik şartların aşırı derecede değişiklik göstermesinin mantıklı bir açıklaması olmalıdır. Rastgele gelişmelerin yaşanması şeklinde açıklamalar ve büyük ekonomilerin bunun üzerine politika üretmeleri pek kabul edilebilir değildir. 2008’de başlayan olumsuz dalga Covid-19'dan sonra, bugün Ukrayna’daki savaşın getirdiği olumsuz ekonomik şartları da geçti, gelişmeler salt politika deyip bakılamaz noktada, bugün Ukrayna'da bir savaş oluyorken, Hint-Pasifik’te hemen her an bir provokasyon ile şartlar gerginleştirilmektedir. Normal ekonomi yaklaşımlarıyla "normal, birbirini tetikliyor," şeklinde açıklanabilecek olumsuz ekonomik gelişmelerle, özellikle ABD kaynaklı jeopolitik ve jeostratejik girişimlerle, daha da derin sorunlar olmaya dönüştürülmektedir.
990 views

Global Inflation and Geopolitical Situation

Today we focused on the Ukraine issue. On the other hand, we have a big global problem, related to the economy. We do not talk about the relevance of these negative economic developments to the sanctions imposed on Russia, because the world wants this war to end. So who is making sacrifices or will make more, how will the atmosphere of Post-Ukraine develop?
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme