Asıl Konumuz F-35 Uçağı Değil!

1 Şubat 2024
Okuyucu

Bu önemli konuyu anlamamış veya yanlış anlamayı, anlatmayı kendine vazife edinenler için temel açıklamalarım var: Başat Güç, tehdit Değerlendirmesi, Strateji, Vizyon, tedarik Programları. Uçak tipi benim konum değil, temel noktalara bakmak, işte bu benim işim. Uçak tipi, Jane’s gibi dergilerin işi olsa gerekir. Bu manada söylüyorum, magazinciler stratejiden ne anlarlar? Anlıyorlarsa, mesela askeri akademilerden mezun olmalılar! Bırakın, devlet kararını verir. Savunma çalışanları, Plan Prensipler bölümlerindeki kardeşlerimiz çalışıyorlar. Peki, bazıları, bilerek veya bilmeden, neden ortalığı karıştırıyor? Herkes tayyareci ve silah satıcısı oldu, bari şu işin dinamiklerini başından anlatayım. Sıradan olan işlerden bahsetmiyoruz, bu çok büyük bir iştir, stratejiktir…

Başat Güç

Başat güç, belirleyicidir, istediğini istediği zaman, yaklaşık olarak da olsa, yapma kudretine sahip ülkedir. Bir başat gücün elinde kullandığı üç ana güç birimi vardır: Parası, silahı ve ideolojisi. ABD’yi düşünün, elindekiler: Dolar, teknolojik silah endüstrisi ve liberal-demokrasi.

Rusya

İki Kutuplu Dünya varken Rusların elindekiler, SSCB’nin Rublesi, ağır silahları ve Sosyalizm idi. Bugün Rusya, Ukrayna savaşı ile iyice açığa çıktı. Diyebiliriz ki, Ruble zayıf, silahlı kuvvetleri iyi değil, zaten rejimi otoriter kapitalizm oldu. Peki iddiası ne? Nükleer gücüne, çok büyük coğrafyasına, yeraltı kaynaklarına ve Rus İmparatorluk geçmişine bakarak, ABD’nin rakibi olmaya devam etmek. Stratejisi ne? NATO’da çatlak oluşturmak ve zayıflatmak, Çin ile ilişkisini güçlendirmek, yeraltı kaynaklarının dışında tekrar silah tedarikçisi olmak ve emperyalizm karşıtlığı ile bu silah satış gücünü birleştirerek nüfuz alanlarında hakim olmak.

Burada başat güç bağlamında Çin’den veya Avrupa’dan bahsetmedim, konu dağılmasın diye. Rusya’dan bahsetmemin nedeni var, CAATSA, NATO, vs. konuyla doğrudan ilgili.

Tehdit Değerlendirmesi

Ulusal İstihbarat Komitesi ve bu çatı altındaki her birim ABD için istihbarat toplar, analiz ve değerlendirme yapar. Tehdit değerlendirmeleri temelde çok amaçlıdır. Kullanılan yerlere bakalım: Vizyon, strateji, operasyon senaryoları ve planları, silah sistem tedariği.

Strateji

ABD gibi başat/belirleyici bir ülkede stratejiden önce vizyon yazılır. Örneğin önce 2021 yılında “Küresel Eğilimler 2040” gibi bir doküman hazırlanır (Küreselleşme politikalarının dünyada yayılmasıyla birlikte, 1997’den bu yana, bu doküman 4 yılda bir düzenli olarak yayımlanır). Bu demektir ki, 2040 yılının başında uygulanacak stratejinin temelleri hazır! Bu demektir ki, 2040 yılına kadar uygulanacak saha çalışmaları hangi senaryo ABD’nin çıkarına ise buna yaklaşılacak!

Fakat strateji sadece vizyonla ilgili değildir. Ülke kuruluşundan beri var olan temel değerler stratejinin değişmez kısımlarını tarif eder, bu hem ABD hem de uygulandığı yerler için bir rehber, yol haritası mahiyeti taşır. Hatta her hükümet Beyaz Saray’a geçinde Ulusal Güvenlik Stratejisi dokümanını uygulama yöntemine dayalı bir doktrin yayımlar; örneğin Reagan Doktrini veya Biden Doktrini gibi.

Vizyonda incelenen hususlar, olasılıklar ve senaryolardır. Yakın/orta/uzun vadeli gelecekte ne olacağı öngörülüyor veya ne olması isteniyor ise bu devletin stratejisine esas çalışmaların da başlangıcıdır.

Böyle bir tarifi silah sistem üreticileri Savunma Bakanlığı’ndan alırlar ve çalışmaya koyulurlar, prototipler oluşturulur, daha sonra bütçe hesapları yapılır, vs.

NATO’nun Vizyonu

ABD dışında amaçlar güdülecekse müttefiklerin olması gerekir. ABD için en temel müttefiklik NATO’dur. Bunun dışında küresel ortaklardan da söz edilebilir. Örneğin, İsrail, Japonya, Güney Kore, Avustralya…

Genişleyen NATO’ya bakalım. Küresel vizyon ile NATO vizyonunu beraber okuyalım. Genişlemekten kasıt ne, bunu somutlaştırayım: Batılı düşüncenin silahları, ideolojileri, demokrasisi ve ekonomisi esas olacak.

Ocak 2019’da Londra’da tescil edildiği üzere, 70. Yıl törenlerine de konu olmuş idi, NATO’nun hedefleri yenilendi. Yani NATO küreselleşti. 2020’de NATO-2030 vizyon belgesi ile artık biliyoruz ki, ABD başta olmak üzere NATO için güvenliğe bakış tarzında, Atlantik, siber-uzay, Çin de var. O halde durum belli, Rusya-Atlantik çatışması yanı sıra NATO, Çin-Pasifik çatılmasına da maruz kalabilecek, hazırlıklı olmalı! Nitekim Rusya, 2014 yılındaki Kırım işgali sonrasında, Şubat 2022’de Ukrayna’ya kapsamlı bir harekat başlattı ve Kiev’e yöneldi. NATO buna hazırlıklıydı. Benzer şekilde, Tayvan, Güney Çin Denizi veya Japon Denizi bölgelerinde bir Çin saldırısı olur ise NATO buna da hazırlıklı olmanın yolunu 2020’de belirledi. Bugün 2024’teyiz ve neleri konuşuyoruz…

Bu arada asıl konumuz olan ana silah sistemlerini aklımızda tutmalıyız, öyle değil mi? Mesele, savaş uçağı, denizaltı, füze sistemi, siber güvenlik sistemi ne olmalı, gibi. Ama hatırlatayım, eğer ABD ve NATO, ciddi şekilde 2020’den itibaren, bir küresel-stratejik caydırma ve operasyon yapma kabiliyetine kavuşacak ise buna uygun ana silah sistemleri, eğitimleri, lojistiği, komuta-kontrol, istihbarat-hedefler, hepsi hazır edilmeli.

Silah Tedarik Programları

ABD gibi büyük ülkelerin silah tedarik programları 70-100 yıllık vizyonu esas alır. Örneğin savaş uçağı gibi bir silah sistemi kullanıma çıkmadan en az 10 öncesinde çalışmalar başlar. ABD gibi başat/belirleyici bir ülkede silah çalışmanın başlaması, tehdit değerlendirmesi, vizyon ve strateji dokümanlarına bakılır.

Silah üretimine mesnet oluşturacak şekilde bir örnek vereyim: “Yakın/orta/uzun vadeli gelecekte ABD ve müttefikleri, birlikte yer kürenin her alanında caydırıcılık ve güç mücadelesi faaliyetini gerçekleştirecek. Bana öyle bir uçak yapın ki, komuta-kontrol ve lojistik yönleriyle küresel harekat imkanları, tek motorlu ve tek kişilik, kısa ve/veya dikine kalkış imkanı, görünmezlik kabiliyetine sahip ve çok rollü olsun, her hava şartında ve coğrafyada görev yapabilsin, olabildiğince otonom-robotik sistemlere sahip olsun, bir sonraki üretim modeli için teknolojik geçişe imkan versin…” Yani bu tanım uçak imalinden sonra değil, daha işin en başında yapılır.

İşte böyle bir tanım neticesinde, örneğin, Lockheed Martin’in F-35 Lightning-II projesi son kabuller yapılmadan önce tüm bileşenler tarafından bir araya gelinerek masaya yatırılır. Peki bu masaya yatırma tarihi ne? 2000’lerin başında, uçuşu ise 2006 yılıdır.

Ama bakın, ABD açısından durum nedir, bunu bir daha ifade edeyim. ABD’nin elinde Lockheed Martin’in F-22 Raptor savaş uçağı var. F-22’lerin görücüye çıkması 1997, servise alınma tarihi 2005’tir. Burada bir uçaktan bahsediyorsa eğer, benim gibi çoğu uzmanın ortaklaşa iddia edebileceği bir değerlendirmedir, gelmiş geçmiş en iyi savaş uçağı bu F-22’dir. ABD’de böyle bir uçak var ve milli amaçlarla kullanmaktadır. Bunu kendisi için yeterli görüyor, başkalarına satmayı düşünmüyor; küresel amaçlı kullanım için ise yeni bir siparişi öne çıkarıyor, F-35, ki bu da öyle ucuz bir proje değildir. Hatta bazı özellikleri bilinmez, bu uçağın birçok metal aksamı kritik elementlerdendir.

F-35’leri kimler tedarik ediyor? Dikkatizi çekti mi bilmem, kendileri savaş uçağı üreten ülkeler, İngiltere, Almanya, Japonya, Güney Kore, İsrail, vs. hepsi F-35 satın alıyor. Eurofighter uçağını hangi ülkeler üretiyor? Neden? Tehdit değerlendirmesi, strateji ve silah tedarik programları bunu gerektiriyor!

Buradan şunu da anlamalısınız, Türkiye başka uçak da alsa, kendi savaş uçağı (MMU) da yapsa, eğer 2040 tehdidi çerçevesinde bir yerlerde olmayı hesap ettiyse, buna uygun uçak sistemlerini elinde tutmalıdır. Bu tür stratejik konular, milli uçak ve diğer savunma sanayiini engellememeli, hatta geliştirmeli ve politikalar bu anlayışa göre sürdürülmelidir.

Türkiye

Başta ifade ettiğim gibi, herkes uçak pazarlamacısı oluverdi. Strateji bilmek başka şey, silah satmak başka!

Ben bugüne dek hep sistemlerden, stratejiden, vs. bahsettim. Hatta ifade edeyim, ilk 1 Mayıs 2019 tarihinde Küresel Uçak F-35 başlıklı makalemi yazdım ve HaberTürk ekranlarında bir soru soruldu, konuyu, neden küresel dedim şeklinde uzun uzadıya açıkladım. Projeyi küresel şeklinde tanımlamam nasıl anlaşıldı bilmiyorum. O tarihlerde CAATSA uygulamaları (2017), Türkiye’nin F-35 projesinden çıkarılması (2019) ve S-400 tedariği (imza 2017, teslimat 2019) konuları vardı. Bugün aynı yerdeyim. Süreç, ana/temel tanımı bilmekle başlar, uçak bir ana silah sistemidir. Benim en iyi bildiğim konularda, kuvvet mukayesesi, kuvvet çarpanı, durum üstünlüğü nedir hususlarında konuşurum. Asla bire bir uçak mukayesesi yapmadım; hep savaş şudur, diye açıkladım. Ama şu ortalıkta gezinenlere bakın…

Eğer NATO’nun genişlemesinden, vizyonundan, stratejisinden yanaysanız, belgelere imza attıysanız, durum değişmedi ki!

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

CIA Şefinin Açıklamaları Üzerine

DİĞER YAZI

Uzayda Silahlanma Dönemi

Güvenlik 'ın son yazıları

41 views

Uzayda Silahlanma Dönemi

Stratejik bakış açısına sahip olarak, savunma ve silahlanma alanında neler oluyor, başat güçler tarafından ilgili politikalar nasıl geliştiriliyor ve icra ediliyor, bu önemli soruya cevap verelim. Yaşananlardan elde edilenler bizi şuraya doğru götürüyor: Artık uzayda silahlanıyoruz, savaş alanı boyutları değişiyor ve caydırıcılık uzayda!
93 views

CIA Şefinin Açıklamaları Üzerine

ABD İstihbaratı CIA’nın Şefi William J. Burns’un Foreign Affairs’teki, 30 Ocak 2024 tarihli, “Casusluk ve Devlet Yönetimi, Rekabet Çağı için CIA'yı Dönüştürmek” başlıklı makalesi hakkında düşüncelerimi yazmak isterim. İncelememde, tehditler ve istihbarat çalışmaları yönleriyle ifade ettikten sonra, kısaca riskli alan ve konulara değineceğim. Bu konunun bir uzmanı olarak kendi kritiğimi de yapacağım, bunu en başta ifade etmek isterim.
110 views

Hizbullah Denklemi

Ortadoğu’da Hizbullah konusu gayet önemlidir. Burada Hizbullah’ın ne olup olmadığını tartışmayacağım. Belirtmek istediğim konu, İsrail, ABD ve Avrupalı bazı ülkeler Hizbullah’ı Lübnan’dan söküp atmak istiyorlar, fakat bunu meşru bir zeminde ve bir askeri operasyon sonucunda başarabilmeleri için ellerine bir imkân geçmesi gerekiyor. Gelin bu konuyu enine boyuna ve daha çok stratejik bakış açısıyla inceleyim.
190 views

Belucistan Krizi

Dünya Hamas-İsrail çatışması ve peşinden Kızıldeniz’deki olaylara kilitlenmişken, birden İran-Pakistan arasında Belucistan (Balochistan) merkezli bir kriz meydana geldi. Burada karşılıklı saldırılarda balistik füzeler, drone’lar ve savaş uçakları kullanıldı. Pakistan, İran sınırını kapatıldı, büyükelçisini geri çağırdı. Nükleer silah sahibi Pakistan ile yine nükleer silah üretmeye çabalayan İran’ın arasında gelişen bu ani kriz pek de bu dozda beklenmiyordu. Üstelik İran şu an için net olarak ABD, İngiltere ve İsrail olarak hedefte gösterilmekteydi. Bu kriz gayet düşündürücü bulundu, bu potansiyel gerilim hali ileriki dönemlere nasıl etki edecekti?
102 views

İstihbaratın Gücünü Taşımak

Güvenlik konularında yeni akademiler açılıyor ve gençler buralarda yer alacaklar. Onlara kısa kısa söyleyeceklerim var: Tahmin İstihbaratı, Bilimin Gücü, Kavramların Gücü, Sistemin Gücü, Liderliğin Gücü, Gücü Taşımak ve rekabette Üstün Olmak... Bu çarpıcı ilişkiyi kendi tecrübeme dayalı bir şekilde açıklayacağım.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme