Politika ve Odaklanma

Okuyucu

Yaşamımızda çok temel konuları tartışmak zorunda kaldık. Örneğin diyoruz ki başka gezegenimiz yok! Bu zaman diliminin öne çıkan konularına bir bakıyoruz iklim değişikliği, bir bakıyoruz istihdam oluyor. Örneğin, hükümetler ülkelerindeki işsizlere iş bulmak zorunda dersem, bir yanlış yapmış olur muyum? Tersine bütün doğallığıyla, insanlar kendine iş yaratmalılar, kendilerine yaşam kurmalılar, bunun için biraz serbesti olmalı, devlet arazileri küçültülmeli, gibi şeyler söylesem olur mu? Bu durumda yaşama ve dengelere engel teşkil edenler insanlar mı, hükümetler mi? Peki, bugün yiyecek bulmak mı daha öncelikli, yoksa karbon salınımını kontrol etmek mi, yoksa her ikisi mi? Şu hale bakın, açlık tehlikesi olan bir insan ile artan yağışların seline kapılan diğerini kıyaslıyoruz! Bu sözler savaş ve barış gibi zıt. Hatta bu dünyanın başka canlıları, değişik türler hakkında da karar verenler olarak cevaplamak zorundayız önemli soruları. Zor zamanlar…

Bilim esasen evrenle, bilgiyle, gerçekle, ama insana özel ifade edersek, gerçeği bulmanın deneysel metoduyla ve var olan yasları keşfetmekle veya yasaları isimlendirmekle ilgilidir. Dünya ve insan yokken evrende (veya evrenlerde) yasalar vardı ki şimdi gözlenen yaşam için insan keşfini ve gelişimini sürdürüyor. Dinozorlar vardı, bir nedenle yok oldular, ama şimdi fosilleriyle insan bilimsel metotları kullanarak bununla ilgileniyor. Diyelim milyonlarca yıl sonra bugünkü canlılık yok olacak, bilgi var olacak, ama o bilgiyi yeniden keşfedecek yeni bir zeki yaratık olmalı ki anlam sürsün. Bilimin gözlüğü böyle bakar.

Felsefe varlıkla, insanla, kaynakla, anlamla, nedenle, düşünceyle, bilgiyle ve bilimle alakalıdır. Bireyler ölürler ancak insanlık bakidir. Politikalar ve ideolojiler geçicidir ancak düşünce, bilgi bakidir. Zaman, mekân ve şartlar değişir ancak bilim araştırmacıdır, yenilikçidir ve çözümcüdür. Dünya insandan önce de vardı, nasıl olacağı ayrı konu ama sonra da olacaktır, hatta başka gezegenler, başka hayatlar da olacaktır. Varlık karbon elementinin evrensel üretiminin tezahürüdür. Buna anlam vermek insanın en önemli işlevlerinden biridir. Felsefenin gözlüğü böyle görür.

Politika ve politikacı dönemseldir. Zamanın, mekânın ve şartların belli çoğunluk tarafından nasıl anlaşıldığının göstergesi ve sonra buna dayalı bir fikrin geliştirilip iradenin temsilini ele almakla ilgilidir. Elli bin yıldır yaşananları, istendiğinde politika ile açıklayabilmek mümkünken, elli milyon yıl içinde değişen politikaları anlatmak kimin mahareti olabilir? O halde politika insanla özdeş bir kavramdır. İnsan bazı hallerde felsefenin konusunu dahi politik bağlamda açıklamak ister. Politika insanın kendi arasındaki ilişkilerde var olan bir yöntemdir, uygulamadır. Fizik, kimya veya biyoloji bilimi kendi disiplini içinde çalışmayı kabul eder; örneğin felsefeyi değiştirmekle ilgilenmez, felsefe kendi alanında genişler. Ancak politika bilimi kendine göre okur, bulunduğu zaman dilimi içinde yapılan bilimsel çalışmaları etkiler. Bakıldığında örneğin fizik keşfetmeyle ilgili okunur; ancak insan politikanın da bilimsel çalışmalarını yazmaya çabalar, bunun mümkün olup olmaması sadece zeki ve arzuları fazla olan bir varlıkla özdeştir. Eğer evrende başka zeki ve güçlü itkilere sahip başka yaratıklar varsa, bu kez bunların birbirleriyle olan ilişkilerinde başka bir politik uygulama alanı gelişir. Politikanın gözlüğü onu takana göredir; ışık, görüş, beyinde oluşan tezahür, arzular, beklentiler, kanaatler çerçevesinde açıklanır. 

Politika düşünce sistemlerine, arzulara ve çıkara göre geliştirilir. Düşünce sistemleri tarihten, kültürden, felsefeden, bilimden kendine yarayışlı parçalar alır ve bir vücut bulur. Bunlar genel olarak bir ideoloji olarak isimlendirilir. Politikacıların değişim gösterdiği alanlar yine bu merceklerle açıklanır, sonuçta mercek algıdaki izdüşümüyle anlam bulur: Bazılarının kültür merceği, bazılarının felsefesi veya bilimi daha fazla algı üretir. Belirginleşmiş algı ideolojik anlatıma karşılık gelir. Hangi politikacı hangi merceğe sahip veya hangisine odaklanıyor, bunu kullandığı retoriğe bakarak cevap vermek mümkündür. İdeoloji gözlüğü ancak bu kadar görür.

Bireyler bu bahsettiğim mercekleri taşırlar ve dünyaya o şekilde bakarlar, beyinleri içindeki tezahürler buna göre belirginleşir, tutum ve davranışları buna göre gelişir. Normal şartlarda bireyler bir diğerine senin merceğin bozuk dememelidir; ancak, politikacı için bir iddia söz konusu olduğundan, bireylerin tutum ve davranışlarına hükmetmek, bakış açısı doğrultusunda etkilemek onların işlevi olduğundan, mercekler bir tartışma konusu haline gelir. Bireysel veya toplumsal ortak noktalar çerçevesinde politik etki üretimi propaganda olarak gerçekleşir. Propagandanın popülerleştirilmesi halinde bir politik güç geliştirmeden kolay iktidar çıkarımı elde edilir.

Politikacıların kültürel mercek odaklanmasının paleontolojide bir karşılığı yoktur; ancak bilimsel mercek odaklanmasının vardır. Politikacıların felsefi mercek odaklanmasının ekonomide bir karşılığı vardır; ancak sadece üretilen değerlerin kullanıcısı konumundadırlar. Bu şartlarda dahi politika yapılabiliyorsa dayanak noktası sadece popülizmdir. Popülizm zenginleştirmez fakirleştirir, geliştirmez küçültür, fazlalaştırmaz eksiltir. Popülizm bir aldatmadır.

Söylediğim gibi zor zamanlardayız, herkes şapkasını önüne koyup cidden düşünmelidir. Dünyamızda politikalar cidden yanlış olabilir, politikacılar cidden sorun çıkaran olabilir; kalıcı sürdürülebilir bir dünyadan söz ederken, herkesin bir politik bakış açısı olmalıdır. Eğer kirliyse merceklerimizi temizleyelim, göremiyorsak değiştirelim, tam odaklanmamıza yarayan bakış açısını bulalım, olmaz mı?

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Dördüncü Sanayi Devrimi Sonrası Öğrenim

DİĞER YAZI

Sosyal Bilimlerin Sıradanlık Tartışması

Kültür 'ın son yazıları

Objektiflik

Aslında algılarınıza yönelen hazırlanmış sözcüklerle yönlendiriliyorsunuz. Bırakın bu savaşı, savaş sonrasında olması istendiği özelliklerdeki aklınızın bu

Gerçeklik Ötesi

Gerçeklik Ötesi (post-truth) ile ilgilenmeden bunun içinde yaşamayı sürdürmek çağımızın kurtlu doku hastalığına tutulmaktır. Hastalıklar teşhis