cia-ne-yapacak
CIA ne yapacak?

CIA ne yapacak?

Okuyucu

Donald Trump ilk icraatlarına başladı. Meksika ile duvar meselesi, bazı Müslüman ülkelerden girişin yasaklanması, Suriye’ye ilişki ilk beyanlar, Almanya ile otomobil üzerinden sürdürülen atışmalara yenilerinin ilave edilmesi, Çin ile ticaret dersleri, vs. Ama daha can yakmadı. ABD can yakıcı işlere başlayınca dünyanın söyleyeceği kalacak mı? Bence düşündürücü olacak. Şimdiden ipuçlarını almaya devam ediyoruz.

Şu an basında CIA ile ilgili bazı bilgilendirmeler yer alıyor. Sizce CIA operasyonlara mı başlayacak, yoksa yapıyor da bakın biz işi büyütüyoruz, zaten bilmeniz gereken bazı hususlar var mı deniyor?

Seçim kampanyasında Trump’a iki yüz generalin destek verdiğini öğrenmiştik. Bunu kendi ağzıyla söylemişti. Ben de okurlarıma “Günaydın!” demiştim. Şu an kabinede sekiz asker kökenli popüler kişi var. Trump mı bu generalleri buldu, yoksa birileri bu generallere, “Biz Trump ile bazı işler yapacağız, siz de etrafında olun,” mu dendi? Bugünlerin Amerika’sa süren başka bir tartışma, Trump’ı CIA mı seçtirdi? Böyleyse neden? CIA’nın asıl kaptanı kim? Amerika’yı bilenler bu işlerin nasıl olduğunu da bilirler…

CIA konusuyla ilgili söylenenlere geçmeden önce kabinenin güvenlikle alakalı işlerini görenlere bir göz atalım. Kabine: Dışişleri Bakanı Rex Tillenon, petrolcü, Putin’i iyi tanıyor. Savunma Bakanı James Mattis, Mad Dog lakaplı emekli general. İçişleri Bakanı Ryan Zinke, Deniz Kuvvetleri Özel Birimlerinin (SEAL) başındaki general. Anavatan Güvenliği (Homeland Security) John Kelly, emekli general. Üst Görevler: Strateji Başkanı Steve Bannon, emekli asker. Milli Güvenlik Danışmanı Mike Flynn, emekli general ve Savunma İstihbarat Servisi (DIA) eski başkanı. Anavatan Güvenliği (Homeland Security) Danışmanı Thomas Bossert, George Bush ile çalışmış biri. Milli İstihbarat Başkanı Dan Coasts, Almanya’da Büyükelçilik yapmış biri. CIA Başkanı Mike Pompeo, emekli general. Siber Güvenlik Başkanı Rudy Giuliani eski New York Valisi.

Marlon Brando’nun “Apocalypse Now” filmini öğrenciyken seyretmiştim. Filmin boşuna çekilmediği aşikardı. Ama ben o dönem işin iç yüzünü hesaplayamazdım. Şimdi daha iyi anlıyorum, Joshua Kurlantzick taşları yeni kitabıyla yerli yerine koymuş durumda.

CIA’nın 1961-1973 Laos operasyonları ile ilgili bir kitap yayımlandı. Güneydoğu Asya Kıdemli Üyesi Joshua Kurlantzick imzalı kitabın tam adı, “Savaş Edeceğiniz İçin Harika Bir Yer, Laos’daki Amerika ve Askeri Bir CIA’in Doğuşu”.

Kitapla ilgili açıklamalardan esinlenerek şunları yazabilirim: Daha önce CIA, istihbarat ve siyasi işlere odaklanmış nispeten küçük bir oyuncuydu. ABD tarafından desteklenen anti-komünist güçlerle işi öğrendi. CIA’nın değeri yüksek dereceli operasyonel güç oldu. 1970’e kadar Momentum Harekâtı, yılda beş yüz milyon Dolara mal oldu (bugünkü karşılığının 3.3 milyar Dolar olduğu söyleniyor). ABD, Laos’a tarihte herhangi bir ülkeden daha fazla bomba attı. Laos’daki tüm bombalama kayıplarının yüzde sekseni sivil. Savaş, nüfusun yüzde onunun ölümüne sebep oldu. 1975’te savaş sona erdikten sonra Laos’a atılan bombaların üçte birinin patlamadığı anlaşıldı. Takip eden otuz yıl içinde bu bombalar yirmi bin yerlinin ölümüne sebep oldu. Laos’taki gizli savaş, ABD dışında bir ülkede beslenen paramiliter kuvvetler ve verilen kaçak silahlarla birlikte yeni bir CIA yarattı. CIA buradaki tecrübelerini geliştirdi ve daha sonra Orta Amerika’da daha büyük operasyonlar yaptı. Örneğin 1980’lerde Orta Amerika’da CIA ve Özel Kuvvetler ile “terörizmle mücadele savaşı”na dönüştü. ABD’nin tüm dünyadaki CIA kaynaklı “vekalet savaşları” dönemi başladı. Bu işlerin şablonu Laos ve sonra Orta Amerika ülkeleri oldu. Afganistan, Irak derken bugünlere geldik.

Konu Kurlantzick’ın kitabıyla bırakılmadı, geçenlerde Washington Post gazetesinde bir makale yayımlandı.[1] Bu makalede aynı kitaptan hareketle şu başlık atılmış: “Trump CIA ile anlaşmaya varıyor.”

Demek ki birbirine bağlı bir kamuoyu yaratma çabası söz konusu. Amerika zaten yapageldiği bir işi bu kez Demokrat Parti yönetiminde ya yapmadı ya da çok tahditli yaptı. Barack Obama’nın istemediği ve Amerikan tarihine yazılacak özelliklerinden biri bu operasyonlar ve savaştır. Örneğin Suriye’de bu düşünceyle hareket edildi, ama sonuç iyi mi oldu, bunu ancak tarih yargılayacaktır. Obama bu tür işleri istemedi, hatta bazı çevreler Obama’yı değişik şekiller bir biçimde suçladılar, “İnisiyatif almıyor,” dediler.

Şimdi… Bunca general, istihbarat uzmanı ve özel kuvvet elemanı; kırk beşinci ABD Başkanı’nın sürdürdüğü seçim kampanyasında destek verecek, kabineye girecek, köşe başlarını tutacak ve yapılacak CIA operasyonları için Trump’ı ikna etmeye çalışacak. Gülünür buna!.. Asıl ikna edilmek istenenler elbette kamuoyudur, meşruiyettir. Tarzı değişik ama adı bu, savaş geldi çattı, şimdi işleri ısıtıyorlar.

Bir jeopolitik bölünme oldu. Dünyada milliyetçilik, sertlik ve küresel popülizm yükseldi. Siber savaş başladı. Hatta denebilir ki, bu küresel silahlanma seviyesi arttı ise kullanılmadan mı savuşturulacak? Pasifik ısınıyorsa nasıl söndürülecek? Eurozon çökecekse içindekiler nerelere bağlanacak? Brexit ile çoktan yönünü belirlemiş Birleşik Krallık’ın yeni Başbakanı Theresa May “A Global Britain” sloganıyla ne demek istiyor? ABD ve İngiltere yeni bir dünya kurgusu için kolları çoktan mı sıvadı da bu yeni seçilen liderler işe koyuldu? Küresel gidişat nereye? Hem sonra, Karadeniz, Hazar ve Akdeniz havzalarının kontrolü Putin’e mi bırakılacak?

Olacaklar neler? Başta Suriye ve Irak olmak üzere çoğu yerde, şu ana kadar Obama nedeniyle ağır aksak giden ABD özel harekât destekli CIA operasyonları bugünden sonra çok ileri boyutta sahne alacak. Örneğin Cumhuriyetçi Trump klasik sayılan “IŞİD’e karşı savaş ve Ortadoğu’ya barışın getirilmesi” adı altındaki stratejiye yeni bir şekil vererek hareket sağlayacak. Belki İsrail ile tekrar masaya oturacak ve diğer konuların yanı sıra Filistin konusuna bir defa daha bakacak. Bunlara göre ABD’nin başta Rusya, Türkiye ve İran ile çıkarları çatışacak. Ayrıntısına girmiyorum, siz neler olacağını düşünün…

Bugünden sonra ABD dış politikasını iyi izlememiz gerekiyor. Türkiye’nin hayati ve hassasiyet gösteren konularından dolayı Ortadoğu, Kafkaslar ve Doğu Akdeniz’de önemli değişimler olacak. Belki bunu 2017’de açıkça gözlemleme imkânımız olmayacak ama bu süreyi 2018’den sonra olacaklar için bir hazırlık dönemi şeklinde yorumlayabiliriz. İç politika konularına hiç değinmiyorum…

Kabinedeki emekli generaller bütün bu geçmişteki gizli operasyonları biliyorlar ve bazıları içinde oldular. “Flynn ne yapar? Mike ne düşünür?..” bunları bir yana bırakalım. Onlar zaten proje dosyaları ellerinde o koltuklara oturdular ve düğmeye çoktan basıldı bile. “İlk 100 Gün” hedeflerinin içindeki alt konuları çok iyi irdelemek gerekir. Siber karşı taarruzlardan tutun ekonomik baskılara varana dek çok şey yapılacaktır. Asker de kullanılacaktır. Yeterli kamuoyu oluşturulduktan sonra ABD gizli ve vekil savaşçılarla geçmişte ne yaptıysa bugün de yapacaktır. Böylesi yeni operasyonlarda bundan böyle sivil ölümlerinin dahi göze alınabileceği düşünülmektedir. Ama haliyle sivilleri öldürenler vekalet verilmiş savaşçılar olacaktır. Stratejik kontrolü elde tutmak, caydırıcı olmak ve güç dengelerini oluşturmak için ABD’nin hedefi olan coğrafyalara bir kısım askeri sevkiyatların yapılacağı da akılda tutulması gereken hamlelerdir. Dolayısıyla ABD bundan sonra Obama gibi davranmayacak, asker de intikal ettirecek, paramiliter güçleri de öne sürecek, özel birlik harekatları da yapacak, ama CIA bu operasyonlarda hep geri planda olacak. Çok sonra bir amaç için Joshua Kurlantzick’ınkine benzer bir kitapta bunları okuyabileceğiz. Bugünün cahilleri o günlerde nerede olurlar bilmem…

Yeni küresel düzenin teşkili için bu tür projeler bundan böyle kimseye garip gelmesin!..

[1] https://www.washingtonpost.com/posteverything/wp/2017/01/20/soldier-spies/?postshare=641485099620004&tid=ss_tw&utm_term=.d22b33d485df

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Yükselen Küresel Popülizm

DİĞER YAZI

Küresel Paradoks

Politika 'ın son yazıları

’Hırsız ABD’

Dün, bugün medyada Suriye, Rakka bölgesinde karayolu üzerindeki uzunca bir tanker konvoyunun video görüntüsünün yayımlanması üzerine

Pelosi Esintisi

ABD Temsilciler Meclisi Nancy Pelosi'nin Asya-Pasifik bölgesine ve bunun içinde Tayvan'a yaptığı ziyaret (2-3 Ağustos 2022)

Ortadoğu’da Bloklaşma

Geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Jeo Biden'ın uluslararası ilişkiler açısından çokça sözü edilecek bir ziyaret programı gerçekleşti.