Roma’da İkili Görüşmeler ve Sonuçlar

271 Tıklama
8 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Roma zirvesinde Türkiye’yi ilgilendiren en önemli gündem Erdoğan-Biden dar kapsamlı görüşmesi üzerine odaklanmıştı. Bunun yanısıra ikili görüşemeler de yapıldı. En öne çıkanlardan birisi Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile olandı. Şimdi savunma, kriz bölgesi, silah sistemi bağlamında neler ortaya çıktı başlıklarla bakalım.

ABD ile ilişkilerde değerlendirme yaparken en temel bakış açısı, açılan alanda ne kadar ilerlendiğini bulmak olmalıdır. Örneğin Biden, rakibi Rusya ile Türkiye’nin ilişkilerini geliştirmek istemesi konusu için alanını açmasına ne denli müsaade etti, şeklinde sorarsak, bu noktada Biden’ın geri adım atmadığını görmekle beraber, Türkiye’nin egemen bir ülke olarak Biden’a nasıl yaklaştığını da ifade etmemiz gerekir. Benzer biçimde ABD, Türkiye’yi F-35 projesinden çıkardı, Suriye’de PKK/YPG üzerinden bir özerk yönetim kurma projesine devam ediyor ve bu tip konularda geri adım atmış değildir. Türkiye ise F-16 satın almak ve modernizasyon yapmak için ilerleme kaydetmeyi istemekte, Suriye’de ise kendisi için hayati olan terör ve sığınmacı konusundan dolayı sahaya inmek istemektedir. Ticaret başka bir konudur, burada ilerlemek herkesin işine gelir. Ancak Türkiye bu konuda küresel çapta ticaret ürünü geliştirme kapasitesinde halen gayret göstermektedir, bu bakışla yüksek hacimlere ulaşmak için henüz işin başlarındadır.

Aşağıda özetle ifade edilen hususlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği bilgilere istinaden derlendi. Ancak her ülkenin veya gücün kendi içinde çalışma mekanizmaları, sistemleri ve kültürleri olduğuna göre şu an doğrudan sonuç alındı denemez. Türkiye özellikle Suriye ve F-16 üzerine odaklanmış görünüyor, diğer alanlardaki düşüncelerini “olumlu ortak” bağlamında açıklamış şeklinde değerlendirebiliriz.

Savunma, kriz bölgesi, silah sistemi:

F-35: Türkiye projeden çıkarıldı. (F-35 sadece bir uçak değildir, ABD’nin küresel networku ile ilgili savunma konulu projesidir. AUKUS, QUAD, Derin Ortaklık gibi yeni oluşumları konuşurken F-35 ve daha sonra gelecek silah sistemlerinin ne olduğunu bu çerçevede değerlendirmek icap eder.)

F-16: Türkiye’nin bu talebine Biden olumlu bakıyor. İç politik alanda Biden’ın Türkiye lehine çaba sarf edilmesinin beklendiği bir aşamaya gelindi. Demek ki Senato, Temsilciler Meclisi, vs. direnç noktaları var, olacaksa da süreç gecikmeli gelişebilir. Ayrıca bana göre bu kurumların adının öne sürülmesi gerekli miydi, düşünülmelidir.

S-400: İfade edilmedi ancak sistem aktif kullanılmayabilir. Bu konu ABD-Rusya ve NATO kapsamında önemseniyor. Sayın Erdoğan’ın uçakta verdiği Hindistan bilgileri doğru, çifte standart hususu var, ancak ABD’de geniş bir kesimde (Kongre, temsilciler Meclisi, Lobiler…) Türkiye konusunda bakış açılarını değiştirmediler.

SAM-T: Fransa ve İtalya odaklı proje görüşmeleri ilerleyecek. Burada Savunma Sanayii çerçevesinde ortak üretim projesi geliştirilebilir.

Atak Helikopter: Rolls-Royce motor konusu bir engeldir.

Suriye: ABD’den Türkiye’nin terör örgütlerine yapacağı harekat için müdahil olmamasının beklendiği ifade edildi. Süreç bu yönde gelişebilir. Macron’a Suriye’de teröre destek verme mesajı iletildi.

Göç: Türkiye özellikle Afganistan’dan göçü ünleyecek şekilde kapıları kapalı tutacak.

Afganistan: Türkiye Taliban’ın tutumunu ve uluslararası konjonktürü bekleyecek. Biden’a ve Macron’a Türkiye’nin tutumu ifade edildi.

Libya: Fransa’nın Paris Konferansı girişimi yarar sağlamayacak görünüyor. Fransa, Paris Konferansı düşüncesine, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail’i ilave etmek istiyor. (Bu konuyu çokça işaret ettim, karşımıza yine çıktı.)

Güney Kafkasya: Altılı girişimin önemi anlatıldı. Burada beklenti Ermenistan’ın ve Gürcistan’ın tutumlarıyla alakalı. Biden’a altılı girişimin yararı özellikle anlatıldı.

Doğu Akdeniz: Konu edilmedi. Bu kapsamda İsrail dahi önemsenmesi gereken bir güç. Nitekim Macron ile görüşmede bir nebze yer almış. Her ne kadar Doğu Akdeniz bahsi Macron ile Libya üzerinden görüşüldüyse de esasen Biden’ın görüşü de aynı şekildedir; yani İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs politikası geniş şekilde ele alınmalıdır. Buna ABD ve Fransa (ama aslen AB) aynı açıdan bakıyorlar, bunu not etmek gerekir. 

Yunanistan: Silahlanıyor, Lozan Andlaşması hilafına faaliyetleri var, ancak konusu edilmedi. Macron’un Rafale konusundaki sözleri samimiyetten uzak.

AB Ordusu fikri: Olabilecek bir proje değil.

Ukrayna: Değinilmedi, ancak NATO programı uygulanıyor. Bu esasen Putin’in G20’ye katılmama nedenlerinden ilkidir. (İkinci neden Biden-Putin Cenevre’de anlaşamadı, halen “55 Rus Diplomat” krizi önemli bir konu.)

İklim: Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in zirveye kartılmamasının ana sebebidir.

Bu başlıklardan Batı dünyasının Türkiye’den beklentisi; daha fazla silah sistemi satın al, göçü önle, Rusya’ya karşı duruşumuzda yanımızda ol, şeklindedir.

Türkiye ve kendi ifadesiyle, üzerinde durduğu, “iktidara yönelik” düşüncesine bir anlam verebilmek adına Biden’ın Aralık ayında gerçekleştireceği “demokrasi konferansına” bakacağız.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Bölgesel Riskler ve Türkiye Politikası

DİĞER YAZI

ABD ve Rusya Gerginliği ve Türkiye’ye Etkisi

Politika 'ın son yazıları

Tam Spektrumlu Politika

Size şöyle soruyorum: Tam spektrumlu politikanız nedir? Klasik ideolojik yaklaşımlarla mı hareket edeceksiniz, hatalar üzerinde geliştirdiğiniz

Fay Hatları

Türkiye’nin bölgesindeki çatışmaları, gerilmeleri ve krizleri incelemeye başladığımızda ilgili aktörlerin etkileşimleri bağlamında geniş bir coğrafya içinde

Kırılma Cilt II

Kırılma Cilt I'de bu bir kitap olacak diye başlamış idik. Cilt II'ye geçmeden gördük ki bu