Rusya-Ukrayna Savaşı’nda NATO’nun Stratejisi

4 Mayıs 2022
Okuyucu

Rusya-Ukrayna Savaşı devam ediyor. Başlangıcından bu yana NATO bu savaşın içerisindedir. Ancak fiilen değil, Stratejik Akıllı Güç uygulamasıyla. Bu stratejiyi çok kere Batılı medya mensupları Genel Sekreter Jens Stoltenberg’e yönelttikleri sorularıyla deşmek istediler. Ancak karşılarında Rusya gibi bir “düşman” ve önlerinde başarmak zorunda oldukları bir Doğu Avrupa Planı varken soruların cevapları net olarak anlaşılamadı.

Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü’nün yakın dönemdeki misyonu küreseldir. Planları ve çabaları da küreseldir. Düşmanlarına ve rekabet ortamlarına bakarken, bir noktaya başlı kalmaz, hepsini gözeterek bir ilerleme yolu seçer. NATO 2030’da da netleştiği gibi bu küresel vizyonla Arktik bölge, Çin, Siber-Uzay, Teknolojik ilerleme gibi alan ve fonksiyonlarla İttifak ilerlemesini sürdürmektedir.

NATO’nun 2050’leri gözeterek sürdürdüğü planında, ilerleme yolu üstünde önemli bir düşman, bir engel var: Rusya.

Bir ara Rusya da NATO ile ilgilendi, sonra özellikle Vladimir Putin döneminde yollar ayrıldı, tekrar aradaki sorunlar hat safhaya ulaştı. Aradaki bağlar koptu.

Bugün İttifak eskisinden daha fazla birleşmiş haldedir.

Rusya NATO’ya, Ukrayna’ya saldırmasıyla beraber tarihi bir avantaj verdi. NATO bu Doğu Avrupa’daki kritik savaşta çizgisini çizdi ve “sınırım burasıdır, buraya girmedikçe Rusya ile savaşmam,” dedi.

NATO, Ukrayna’ya tam destek vermektedir. Rusya tarafı Ukrayna’yı “vekil” (proxy) olarak niteledi. Düşmanı Rusya’ya karşı NATO; baskı kurdu, çeşitli izolasyon uygulamaları var ve caydırıcılığını sürdürüyor.

Ukrayna’da zarar ve Ukraynalılarda kayıp fazla! Bu yönüyle Batılılar dahi NATO’yu ve uyguladığı stratejiyi (her ne kadar buna strateji demeseler de) eleştiriyorlar.

NATO’nun küresel misyonu için jeopolitik hat üzerinde önemli bir “engel” konumunda duran düşman ülke Rusya ne durumda? Maddi zararı büyük, yerel, bölgesel ve küresel prestiji yok oluyor, çağ dışı fikirleri ve uygulamaları temsil eden bir devlet konumunda, Yumuşak Güç’ünü kaybediyor, esasen Çin ve Hindistan gibi küresel önemdeki güçlerle olan başları giderek zayıflıyor. NATO için bu tür sonuçlar fazlasıyla yeterlidir.

Bu strateji yeter ki bir büyük savaşa yol açmasın, yol açacaksa da Rusya iyice kritik bir noktanın eşliğinde olsun ki onu devirmek çok daha kolaylaşsın!

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Politika 'ın son yazıları

32 views

Filistin-İsrail Politikası Hakkında

Ortadoğu'da, ABD'nin "kontrol bende" dediği bir ortamda, İsrail'in şımarıklıkları ve İran'ın anlamsız çabaları sürerken, Filistin konusunda nasıl ilerleme sağlanabilir? Bu dramatik konuyu aktörleri belirterek gözden geçirelim.
37 views

Stratejik Algı Yönetimi

Strateji ile algı yönetimi bahislerini, canlı örnek olduğu nedenle, Ortadoğu, ABD ve İsrail ile açıklayacağım. Buradaki amacım yaşamda ve çıkarları elde etmede dilin ve yaratılan algının kullanılmasının ne kadar etkili olduğunu göstermektir. Evet, temel olarak bu bir iletişim konusu olsa da görüldüğü üzere, ülkelerin mücadeleleri ve savaşların nedeni dahi olabilmektedir.
71 views

Yapay ve Doğal

Size analitik bir yöntemle, halen Ortadoğu'daki onca yapaylığa ve yürütülen negatif amaçlı algıya rağmen, Türkiye'nin ne denli doğallık içinde ve istikrar amaçlı politika yürüttüğünü açıklayacağım. ABD ve Rusya gibi büyük güçlerin yanısıra, bölgede İran ve İsrail arasında yaşananları kavramsal boyutta irdeleyeceğim. Analizin her bir basamağında belirginleşen kuralları açıklayacağım.
112 views

İsrail, İran ve Gazze

Genel bir değerlendirme yapalım, çünkü İsrail, 7 Ekim saldırısından 6 ay geçti ve "bugün Gazze'de üçüncü aşamaya geçtik" dedi. Bu ne demektir, bölgede başka ne gibi gelişebilir olabilir, hepsini inceleyelim.
87 views

Modern Rekabet

Burada modern rekabetin küreselleşmesi öyküsünü kendi içindeki kavramlarını tartışarak, Rusya ve Çin örnekleri üzerinden otoriter yönetimlerin eleştirisini yaparak açıklayacağım. Kavramsal olarak "modern rekabet" anlayışını bu şekilde açıklama imkanı bulacağım. Sonlara doğru kapitalizmin yozlaşmasını açıklayacağım. Bu kısımda da Anglo-Sakson yapıyı ve Kıta Avrupa'sını işaret edeceğim. Burada anlaşılması gereken şu olacak: Demokrasi ve insanlığın gelişimi kimsenin insafına kalmamalı, rekabetin yapılma amacı değer üretmek esaslı olmalı.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme