Nüfus

mega-kentlerin-olusum-sorunlari-ve-cozumleri 3.4K views
7 Haziran 2015

Mega-Kentlerin Oluşum Sorunları ve Çözümleri

Bu yazıyı okurken aklınızın köşesinde gelecekte küresel kent olmaya aday İstanbul’u sürekli tutalım. Kendimize, vizyon, planlama, yönetim, liderlik, görünen ve olası sorunlar nedir, diye soralım. Kolaylıkla görebileceğiz ki, düşünce kolajlarına yeterince sahibiz. Acaba gerekli olan irade için kültürel altyapımız mı eksik, yoksa odaklanmada mı
yurutme-erki 2.2K views
28 Şubat 2014

Yürütme Erki

Genel Bilindiği gibi demokrasilerde yasama, yürütme ve yargı erklerinin bulunduğu ifade edilir.
siber-savas-ve-turkiye-misali 695 views

Elli Milyon Kişinin Bilgisi Çalındı: Bişey olmaz!

11 Nisan 2016
695 views
4 mins read
Vaktiyle Güneydoğu’da cadde ortasında oyun oynayan bir çocuğa bir araç çarpıyor, çocuk ölüyor, baba geliyor, çarpan kan parası vermek için pazarlık yapacak, ama insani birkaç cümle kurmak gerekiyor, çarpan “Emmi valla istemeden oldu…” deyince çocuğun babası, “Bişey olmaz!” diye karşılık veriyor. Güneydoğu’da “Bişey olmaz!” çok kullanılan bir ifadedir. Nüfus 78 milyon, oy veren insan sayısı yaklaşık 50 milyon. Nüfus bilgileri, seçmen kütükleri olarak çalınıyor. Konuşulan konu; “Şuradan olmuştur veya buradan… Ben yapmadım, o yaptı…” Neden bir “kriz merkezi” kurulmadı? Bundan büyük bir “güvenlik ihlali” nasıl olur? Devletin iki ödevi var: Refah ve güvenlik. Şimdi güvenlik nedeniyle refah da zafiyete girdi,
davutoglunun-mirasi-ne-olacak 820 views

Davutoğlu’nun Mirası Ne Olacak?

15 Ekim 2015
820 views
7 mins read
Konuya sadece liderlik gözüyle ve fikirler bağlamında ele alalım. Bu gözle Davutoğlu misyonu tamamlandığında kurumsal bağlamda hatırlanabilecekleri inceleyelim. Bunun için daha çok erken, diyenler olabilir. Ama önemli olan bugünden bir değerlendirme yapmaktır, ülke yararına daha iyi sonuçlar çıkarılabilir. Dolayısıyla işimiz ülke yararıdır, kişilerin özelleri değil liderliklerinin analizidir.
kas-yaparken-goz-cikarmayalim 1.1K views

Kaş Yaparken Göz Çıkarmayalım

3 Mayıs 2015
1.1K views
13 mins read
Ülkemizde sosyoloji ve politika neleri söylüyor, olması gereken ne? Din siyasetin bir aracı mıdır, öyle olmasını mı tercih ediyoruz? Siyasetin hızlandığı bir seçim atmosferindeyiz. Siyaset konuşuyoruz. Ayrıca bölgemizde din önemli bir tartışma konusudur. Entelektüeller her cephede düşünce üretmekteler. Gündemde sürekli ileri-geri, din-iman, sağ-sol, köy-kent vs bildiğimiz ikilikler var. Hatta bu ikiliklerden dolayı ortam sürekli geriliyor. Bu başlığı atamın sebebi, belli kavramları ele alan sosyologlara bazı hatırlatmalarda bulunmak istememdendir. Tartışılan konular var, tartışmalar bir kısmıyla yararlı oluyor. Ama tartışmalar içinde kullanılan kavramlardaki nüansı irdelemezsek esasa ilişkin önemli hatalar yapmış oluruz, diye düşünüyorum. Açıklamalarım sosyologların gündeme getirdiği konulara ilişkin olacaktır. Örnek olarak
ana-dalgalar 1.7K views

Ana Dalgalar

20 Nisan 2014
1.7K views
16 mins read
Dalgalarla ilgili bir çalışma yapacağız. Düşünceme göre yakın dönemde olanların özetine bakılırsa iki ana dalga var. Biri “Fransız Devrimi” ile meydana gelen, diğeri ise “Bilişim Devrimi” ile. Aralardakiler asıl olanın ve dirençlerin etkisiyle meydana gelenlerin gösterdikleridir. Şöyle açıklayayım: Tablo-1’de iki eksen var, dikey olan belirgin değişimleri, yatay ise çoğunlukla görebildiğimiz gibi zaman. 1789 Fransız Devrimi’ne dayalı gelişmelere “Politik Devrim” adını verdim. Ana dalganın birincisi budur. Yetmişli yıllarda adını alan Silikon Vadisi, 1980’e gelindiğinde şu anki işlevine profesyonelce adım atmıştı. Böylelikle “Dijital Devrim” olarak bilinen gelişmelere tanık olduk. Kapitalizm ve küreselleşme ile bir örgü içine girmesine bağlı olarak 2. Ana Dalganın adı
biz-demekten-kastedilen-ulus-ise-simdi-sirada-ne-var 1.1K views

“Biz” demekten kastedilen ulus ise şimdi sırada ne var?

17 Ekim 2013
1.1K views
24 mins read
Günümüzde bazı kavramlar diğerlerinden daha fazla tartışılmaya başlamıştır. Hatta tartışılmaz denilenler bile bunlara dâhil edilmektedir. Devlet, demokrasi, ulus, kapitalizm, liberalizm… Biz burada sadece ulus konusunu tartışacağız. Geçmişine ve geleceğine dair fikirler üreteceğiz. Çünkü Avrupalının “biz” demesiyle ortaya çıkan bu kavram şimdinin “biz” anlayışıyla aynı mı, incelememiz gerekmektedir.  Giriş Biz kimiz? Biz kimsek oyuz. Bize bizden başkasının yararı olmaz. Biz kendi idaremizi oluşturalım… Biz üstün insan mıyız? Biz sıradan bir varlık mıyız? Vatandaş mıyız, ümmet miyiz, ulus mu, toplum muyuz, kitle mi?.. Anladım! Biz kendi kimliğimizi belirlerken koyacağımız tanım dahi bir diğerine bakarak olmalı! O kendine ne dediyse, bakıp ben de
olanlar-uzerine-bir-beyin-firtinasi 924 views

“Olanlar” üzerine bir beyin fırtınası

10 Ekim 2013
924 views
10 mins read
Sizlere sırasıyla; esas olanı, yanlış olanı, ardından doğru olanı, kişisel olanı, akıllı olanı, başa gelecek olanı, özde olanı, muttaki olanı ve sonuçta gerekli olanı takdim edeceğim. Böylelikle bir beyin fırtınası yapma sürecimiz gerçekleşmiş olacak. Kişiye, topluma ve politikaya ayrı ayrı odaklanalım. Çağdaş, pratik ve mantık süzgeciyle düşünelim. Sadece kendimizin girebileceği bir kapının arkasına değil, öncelikli olan sorumluluğumuza dair bir tespit yapacağız. Hatta bir ders çıkaracağız. Esas olan Öncelikle anlatılmak istenen şudur: Şimdi’nin değerini hakkı bilerek vermek ve alanımızda sorumlu davranmaktır. Ancak önemli bir konu daha var. Örneğin 2050’lere gelindiğinde torunlarımızın daha adil ve sorumlu bir tavırla insanlığa ve dünyasına yararlı

Yazı Arşivi

DÖNBAŞA