maksatli-aforizmalar-ii
Maksatlı Aforizmalar (II)

Maksatlı Aforizmalar (II)

355 Tıklama
10 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Yalanım yok! Bu aforizmaları aklımın içinde belirgin resimli ögeler düşünerek yazıyorum. Saf camın aklıyla, iç ve dış bükeysiz. Böyle yansıyor kağıda sözcükler; belki maksatlı, belki saklı… Düşünceme göre bu aforizmalar insan yaşamı için bir kan damarı! Nedendir bilmem, böyle demek geçti içimden. Bir tıkanıklık durdurur akışı!.. Daha canlı ironiler var elbette. Ama “an” için bunlar gerekli! Bu an için elzem, yalnız kanla ilgili olandır; kanla, damarla, kalple… 

Güç ve Dil – Terör Dili

Terör dili muhatabı ortadan kaldırma tehdidine yöneliktir. Bu işi asimetrik (!) güç unsurunu doğru odakla ve geniş etki üzerine kurduğu tekniği uygulayarak sürdürür.

Haklı ve bilgece tutum sergileyenin dilinde; baskı, yıldırma, ötekileştirme, değiştirme, tahrip etme, sindirme, ortadan kaldırma, gibi söylemler yoktur.

Gücü elinde tutan kültüründen gelen ve savunduğu dil kümesinin dışına çıkamaz. Çıktıysa bile kişisel tercih bahanesiyle meşrulaştırılamaz; dil kümesi saflığını kaybeder, kültürel erozyon meydana gelir.

Güç ve Dil – Yumuşak Gücün Küresel Terör Dili

J. S. Nye’nin “Yumuşak Güç” kuramı dil filozoflarının gerçekte idealist olduğunu ortaya çıkardı. Bu sinsi politik kuram meşrulaştırmanın erdemli savunucularını rencide etmenin ötesine geçti ve sonuçta günlük yaşamın performatif süreçlerini ayrıştırdı. Bu ayrışma yeni tip çatışma dilini meşrulaştırdı.

Yumuşak güç tekniği politik alanın ötesinde, sosyal, ekonomik ve bilimsel araçları da baskılayan yumuşak bir terör algısını aşıladı.

Dilin kanıt sunma yeteneği farklılaştı. Her ne kadar bilimsel kaynaklı teknikleri ve politikanın nezaket dolu sözcük oyunlarını içerse de; “olanın” performans etkisi, eksiksiz yeni bir terör diliydi.

Örneğin Amerika, radikal terör örgütlerinin “sert” güç kullanımına karşılık, “yumuşak” terör dilini kullandı. “Eylemsel” terör diline karşılık, “dilsel” terör dili küresel meşruiyet kazandı. Politika bunun teknik performansını inşa edip uyguladı. Bu kurnazlık insani tavır olarak görüldü.

Güç ve Dil – Yumuşak Gücün Yerel ve Bölgesel Baskıcı Dili

Dünyanın değişik coğrafyalarındaki baskıcı yönetimlere baktığımızda görüldü ki; yerel ve bölgesel politik alanda da ilginç örnekler ortaya çıkmaktadır.

Otorite altındaki kurumların ve araçların gücünü birleştirip aynı dile hizmet eden yapmak ve bununla güç kullanmak, yeni bir baskı ve sindirme tekniğini ortay koymuştur.

Radikaller bu bu baskıcı dilin zalim yönünü sarfınazar edemezdi.

Güç ve Dil – Adaletin Aşınması

Halkın elinde olduğu iddia edilen dilin meşrulaştırılması sürecinde adalet kavramının içten içe baskı altına alınması önemli bir değişimin yumuşak tekniğinden ibarettir.

Yeni ortaya çıkan toplum tanımı: Fiili meşrulaştırmaya her şartta rıza gösteren halk. (Bu duruma örnek: Saddam dönemi Irak)

Her yerde ve durumda küresel politikacılar ve çıkar çevreleri adalete dayandıklarını işaret ederler ama gerçekteki hukuk adaletin ötesindeki bir dili meşrulaştırır.

Güç ve Dil – Demokrasinin Kurumsal Aşınması

Yerel ve bölgesel yönetimler küresel gücün otoritesinde yumuşak gücün hedefi konumundadır. Temel araç demokrasidir. (Bu duruma örnek: Saddam sonrası Irak)

Modern güç demokratik yönetimi öngörür. Bu sistemin dili adalet ve bilim dilidir. Ancak yarattığı postmodern bir düzendir.

Bu tür bir düzende örneğin; yollar asfaltlanır, yeni elbiseler ütülenir, milli gelirden alınan payın arttığı şemalarla gösterilir, gerçekte ise gelir dağılımındaki makas bir hayli açıktır, dışı cam yüksek binalar inşa edilir, hava taşımacılığı ilk sıraya yerleşir, oy verme zamanı sandığa gidilir, süpermarketlerde her ürün bulunur, otomobil ve bilişim sistemleri satışları artar, her türlü ırk ve dile mensuptan, değişik inanç ve mezheplerden insanlar bir arada yaşar, okula gidenlerin bir kısmı Harvard’a devam ederken, bir kısım okula gitmek yerine ve töre gereği sokakta dilenir…

Her şey gerçektir. Gerçeklik iyi analizle beslenir; kendi kanıtlarını üretir ve tekniklerini ortaya koyar.

Örneğin satış rakamları iyi analizle geliştirilmek durumundadır. Oy vereceklerin hangi hanede yaşadığı, ne yiyip içtiği hesaba katılır ve politik dilin seçim propagandası buna göre geliştirilir.

Baş tacı edilen kavramlar hukuk, etik ve politiktir. Bunlar da iyi hüküm verilmesiyle beslenir. Bunun yanı sıra araçsal aktivitenin giderek topluma girmesi gözlenir. Özellikle politika buyruk ve vaatlerle topluma seslenmeye başlar. Aslında dil, bir tür “emir” dilidir artık.

Bu noktada gücün performansını betimleyecek olursak ortay şu çıkar: Çatışma ve baskı!

Bilinen politik bilgide, demokrasi kamu yararını içselleştirdiği olgusu vardır. Kamu yararı her noktada, kamuda görev alan, medyada çalışan, sivil toplum kuruluşlarına hizmet eden, gibi her alanda gelişir.

Gücün otoritesinde yumuşak gücün hedefi olan bir yerel veya bölgesel yönetim için kamusal yarar; sadece ortak çıkar ve mecburiyet algısını geliştirir.

İşte bu; demokrasinin kurumsal aşınmasıdır.

Bir “öğüt” ve bir de örnek “dua”

Bir öğüt: Kendi gücünüzün kıymetini bilin! Güçlenmeyi kendi doğrularınız üzerinde geliştirin ve kendi dilinizi kullanın. Kendi diliniz geliştikçe kurum ve kavramlarınız da gelişir. Bu istenen durumdur. Demokrasi de bunu gerektirir. Halk böylelikle meşrulaşmanın hakimi olur ve adalet meşruluğu kullanma özgürlüğüyle pekişir.

Aksi halde, küresel gücün yumuşak yüzü sistemin içine öyle bir işler ki, bir daha çıkarmak mümkün olmaz.

İşte size bir dua: Rabbim beni baskı ve zulümden koru, her türlü aşınmadan ve sapmadan muhafaza eyle; amin!

Bir soru ve bir cevap:

–       Maksadın ne ki bana öğüt veriyorsun, önümden arkamdan dua ediyorsun?”

–       Maksat, insanlık kazansın azizim, hepsi bu!

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Biz Kazanacağız!

DİĞER YAZI

Mutlak Bilinç ve İnsanın Bilgisi

Kültür 'ın son yazıları

İnsan Kaynaklı Kaos

Kaos mu, düzen mi şeklinde sorsam, hemen düzen deriz. Ama kaos da bir gerçek. Mesele düzeni

Bize Bayram Gerekli

Bize bayram gerekli; insanız, sosyaliz, hak ediyoruz. Bir şey açıklamama bile gerek yok değil mi? Anladınız

Epizodik ve Semantik

"Biliyor musunuz, hatırlıyor musunuz?" Kimi zaman bu soruyu sormuşuzdur. Bu sorunun verilen cevaplarına bakılarak bireylerde ve

Haddi Aşmak

Yaşanan olayların toplumu ne denli etkilediği duyarlılığın ne denli üst seviyelerde olduğu aşikar. Ancak buradan başka

Kriz Enfantilizmi

Kültürler, medeniyetler, kavramlar, algılar... Kısa süreli mesajlar, uzun süreli anlatımlar... İnsanlık deyinde tarih, politika, bilim, ekonomi