okuma-uzerine
Okuma Üzerine

Okuma Üzerine

12 Kasım 2013
Okuyucu

Bir yazar kendi sandık odasındaki nesneleri düşünerek yazar. Kurgusunu nesnesellikten anlamsallığa, anlamsallıktan nesneselliğe dönüştürerek geliştirir.

Yazar Alberto Manguel, “Okumak bir sanattır!” diyor. Düşünceme göre okumayı anlamla genişletmeyenlerin inançlarında da eksiklik olur. Okumak gereklidir, hem de uğraş vererek! Yaşamı, gerçeği, vahyi, doğayı, kitabı, kâinat kitabını… Her bir okuma insanın zihninde işlenen metal gibi dövülmelidir. Her bir korlaştırma sonra suya daldırılmalı, adamakıllı çekiçlenmeli ve bir şekle sokulmalıdır.

Bir okur, sanatçı olarak, anlamların ve nesnelliğin simetrisini düşünmek zorundadır. İnsan okurken bağlantılar kurar, tersini belirginleştirir, zihniyle tartışır ve sonuçta anlar, yeni bir fikir üretir… Bu aynı zamanda insanın var olma sebebidir. Varlıklar nasıl karşıtlıkların ilişkisiyle meydana geldi ve gelişti ise düşünceler de bununla gelişir. Yaratan’ın emriyle de konu aynıdır; anlam inançla, inanç anlamla gelişir.

Yaratan, “Anlaşılması için gönderdim…” dediği Kur’an’da dualiteyi şöyle emrediyor:

“Her şeyin karşıtını yarattık ki Allah’ın (cc) tek olduğunu anlayasınız.” (Zariyat-49)

“Şanı ne yücedir O’nun ki, yeryüzünün tüm bitkilerini, insanların bizzat kendilerini ve hakkında henüz hiçbir bilgiye sahip olmadıkları şeyleri çifter çifter yarattı.” (Yasin-36)

Yaşamın bilinç atmosferindeki gelişme her bir parçanın dikkatle, düzenle, bağlamla karşılaştırılmasına borçludur. Yazar ne yazarsa yazsın, okur bir insan vasfı ile kendi okumasını gerçekleştirir.

Bazen başlangıç son, iyi kötü, güzel çirkin, az çok, boş dolu, dingin fırtınalı, inanç inkâr, doğal yapay, yararlı zararlı, geç erken, hızlı yavaş, aç tok, uzak yakın, dost düşman, dişi erkek veya insan vahşi olur; bazen tam tersleri…

Nasıl demirci döve döve ustalaşıyorsa okuyucu da düşünmekten kaçmamalıdır. Tersine okumaları bir sanatçı maharetiyle yapmalıdır. Yoksa “anlamak” diye bir şey, çıkarım, hazmedilen, özelleştirilen bilgi ve buradan bir yarar olmaz. Okumaktan, eleştirmekten, tartışmaktan korkmak kâinatı anlamamak için direnmektir. Okumaktan kaçmak bilimden uzaklaşmaktır, acizliği iş edinmek, Vahye karşı durmaktır.

Okumayı tekelleştirmek küfrün başka bir yoludur. Tekelleşmeden medet ummak başka, bir ustadan yararlanmak başkadır. Usta da, okur da, yazar da had bilense, orada sorun yoktur.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

her-sey-cocuklar-icin-degil-mi
ÖNCEKİ YAZI

Her şey çocuklar için değil mi?

mutluluk-kenti-icin-meykirlik-sanati
DİĞER YAZI

Mutluluk Kenti İçin “Meykırlık Sanatı”

Kültür 'ın son yazıları

436 views

Eleştiriler

Sizlere günümüzün iyi algılanması gerektiği bağlamında, özellikle bizi ilgilendiren yönleriyle, sosyal bilimler ve dış politikaya dair bazı eleştirilerimi aktaracağım. Dünya hızla değişiyor, güç dengeleri bildiğimiz biçimden oldukça farklılaştı, eğer bunlara ait kavramlara ve anlayışlara vakıf olamıyorsak, konuşuruz ama aslında başka bir şey anlatırız.
435 views

Devrim

Bize devrimin ne tarafı kaldı? Diyeceksiniz ki hangi devrimin? Açıklayacağım. En başta şöyle sloganik işaret edeyim: Devrimden değil, sapkınlardan ve geç kalmışlıktan kork!
655 views

Generalist

Ülkeler ve dünyamız için iyi bilinmesi gereken bir konuyu işleyeceğim, generalist olmak. Buna karşılık gelen bir sözcük aradım bulamadım, yine de ben genele yetkin diyeceğim. Genele yetkin kimseler kimler, örnekleri neler? Uluslararası İlişkiler, Ekonomi ve Askerlik sahalarında örnekler vereceğim, neden gerekli, bunu açıklayacağım.
585 views

ENTELEKTÜEL SORUNSALI

Temelde insanın doğası, zamanın getirdikleri ve sürekli gelişen küresel zorluklar var. Bunun üzerine her alanda tereddüt uyandıran değişik adımlar ve gerçek bir hedef. Sözü edilen şu, kalkınmak! Eğer artık kalkınmışlar sınıfında olmak istiyorsanız!.. Gerçekten istiyor musunuz? İşe bu emelin ne denli büyük bir mücadeleyi gerektirdiğinin farkında olmakla başlanmalı. İşte tam da bu noktada, düşünsel içerikli bir açıklamam olacak. 
2.2K views

Sıradan ve Mükemmel

Bu makalede sizlere insan zihni içerisindeki tarif veya algı ile gerçeğe ilişkin olanın farkını açıklayacağım. Ele alacağım temalar sıradancılık, mükemmelcilik ve gerçeklik ötesi hakkındadır. Başta soralım, karşılaştığınız şey gerçek mi, yoksa gerçek ötesi mi?
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme