neden-muttakilik
Neden Muttakilik?

Neden Muttakilik?

567 Tıklama
13 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Muttakilik’i ziyaret edin, paylaşın, arkadaşlarına önerin, yaygınlaştırın… Zaman ayırın, tartışın, öneride bulunun, eleştirin. Muttakilik ile birlikte yaşamın sorularına cevap arayın. Neden mi? Öncelikle sizi düşünen ve sizin için olan bir konu. Pratik ve çağdaş bir yorum. Söylediği ise yaşamın her anında “sorumlu” bir birey olarak daha bilinçli olmak.

İnancınız sizi ilgilendiren, derecesi, yöntemi ve gereklilikleri sizle Yaratan arasında olan bir konudur. Siz sadece inanın ve bunu gerekli gördüğünüz derecede özeliniz yapın ve başkalarıyla uluorta paylaşmayın, sizin için özel insanlarla konuşun, geliştirin. Çünkü bu sizin yaşamdaki en önemli konunuzdur. Bir boşu dolu, anlamsızı anlamlı, değersizi değerli yapacağınız bir konudur. Hiç (nothing)[i] olanı bir şey (thing) yapacağınız bir konudur.

Hesap vermek sizinle ilgili bir sınavın konusudur. Bu sınavda, siz istemedikçe şimdi etrafınızda olan, televizyonda konuşan, gazetede, internette yazanların hiçbiri sizin için bir yardımcı değil! Ancak siz isterseniz, düşünürseniz, seçkin davranırsanız; öznelleştirdiğiniz ve içselleştirdiğiniz kadarıyla benimsersiniz. İstediğiniz kadar tartışırsınız, sorgularsınız, prensipler oluşturursunuz.

Bakın bizim düşüncemiz, yani Muttakilerin düşüncesi ne kadar sade. Geçenlerde Ali Dede 85 yaşındayken hakkın rahmetine kavuştu. Geride kalanlara başsağlığına gittik. Ali Dede Kore Gazisiymiş ama köyündekiler bile bilmiyor, anlatmazmış. Bilen birkaç yakını soracak olurmuş, “Savaş bu, içinde her şeyin olduğu bir şey, nesini konuşacağız…” deyip sustururmuş etrafındakileri. Sadece ibadetini yaparmış ve etrafındakileri kırmadan yaşarmış. Mide kanseri olmuş, organlara yayılmış, kemoterapi önerilmemiş. O da ağrı kesici bile istememiş. Ölüm anına kadar saygınlıkla hareket etmiş ve örnek olmuş. Oğlu ve gelini böyle anlattı. Mekânı cennet olsun!

Bu dünya adı ne olursa olsun, şartları nasıl gerçekleşirse gerçekleşsin, her birimiz için aslında örtülü veya açık bir savaş alanıdır. Cepheler vardır. En önemlisi de insanın kendi içindeki cephesidir. Ben dış ve iç cepheleri bundan dolayı önemsedim.

Madde, varlık, iş, oluş; küçük büyük, üstün iradeli insan dâhil dünyadaki her şey… Sonuç ne? İyi mi, uyumlu mu, yararlı mı; savaş içinde barışı savunabilmiş mi, cephelerin kapanmasına yardım edebilmiş mi? Bir dosyaya bakan yargıcın işi neden önemli? Kanunlar, ananeler, prensipler, düşünceler, önceki tespitler, somut ve soyut olanlar, gösterilebilecek deliller, açıklanabilecek tespitler ve sadece Yaratan’ın insana verdiği bir vicdan ile savcı yazmış ve dosyalayıp yargıca karar vermesi için teslim etmiş. Bu dünya böyle işte! Üstün insanlar için önemli!

Üstün insan Muttakilik için önemlidir! Batı kültürünün yazdığı ve dünyanın kabul ettiği “modern insan” ifadesiyle “üstün insan” farkını başka yazılarımda ortaya koydum. Bence konuya salt biyolojik yönde bakılırsa “modern” açıklaması yeterlidir. Ama bu insanı doğanın üstüne bir konuma yerleştirmiyor, üstelik sıradanlaştırıyor.

Yani Ali Dede sıradan bir savaşın içinde yer almış anlamı çıkıyor. “Zaten insanlar savaşır, savaşın kurallarını bile savaşarak öğrenir…” diye düşünenlere bir örnek olur. Hâlbuki öyle mi? İnsan “üstün” ise varlık hiyerarşisinin üstüne çıkıyor ve yaptıkları anlam buluyor. Anlamlı işler “sorumluluk” için önemlidir. Ali Dede susuyor! Sorumluluklar açısından düşünün bakalım, siz ne yapardınız? Anlamlılıklar açısından düşünün bakalım, siz ne yapardınız?

Üstün insan, savaşa savaşa değil, sorumlulukla yargıda bulunarak “doğru” olanı bulabilendir! Eğer cennet mekân olacak ise bu sorumluluk duygusu, buna göre kararlı ve özgün bir davranış gösterebilmek anlamlıdır. Kendiyle ilgili hesap Ali Dedeye sorulacak; rahmetli Ali Dede bunu biliyordu, idrak etmişti! Yoksa konuşmayı sevmeyen biri değildi. Yaşamında sadece iki Cuma kaçmıştı. O da ölmeden önceki iki Cuma idi, camiye gidecek gücü olmadığından… Bunu laf olsun diye değil, idrak ettiğinden yaşamına sokmuştu.

Peki, Veli Dede ne oldu, ne olacak? Bu tamamen Veli Dedenin öyküsü olur. İşte Muttakilik Ali ile Veli arasına asla girmez! Çünkü sorumluluk duyar! İnsanları cepheleştirmez, onların iç cephelerinde kalmalarını ister. Yargının ve hükmün Yaratan’da olduğunu bilir. Derecesinin Ali’den Veli’ye nasıl değişeceğini idrak eder. Ancak kendilerinin ve Yaratan’ın bilebileceği konulara müdahil olmaz. Muttaki yargıca dosya hazırlayan bir savcı değildir!

Zaten Ali ve Veli arasına, onlarla Yaratan’ı arasına girmeye ant içen Âdemoğlunun tek düşmanı İblis değil mi? Değilse kim ve yöntemi nedir? Muttaki böyle bir cepheleşmede üstün insan olarak kendi tavrını belirgin şekilde ortaya koyabilendir. Savrulmaz, düşüncesiz de kalmaz ama sabırlıdır…

Muttaki bilime, doğaya, yaratılanlara, dünyaya, kendi evrenine, kâinata, kâinatın yasalarına önem verir. Bunları öğrenmek, idrak etmek çabası içindedir. Boşa geçirmez ömrünü. Onun için sürekli idrak, sürekli sorumluluk duygusudur! Muttaki bireye, insan yaşamına, varlıklara ve varlık hiyerarşisine önem verir. Muttaki bilmeyene, hizipçiye, “ölü eti yiyene” karşıdır.

Günlük işleri doğru rotada tutabilmek için geçmişin tecrübesi ve geleceğin tasavvuru önemlidir. İnsan bazen günlük işlerden sıyrılıp düşünmeye ihtiyaç duyar. Bunlar önemli anlardır. Bir insan kararınca ama etkin bir şekilde tasavvurunu güçlendirmeye çabalıyorsa Muttaklilik de onun için bakılası bir pencere açar.

Geçmişte insanlık ateşin başında oturup sohbet ile geçirdiği zamanı kaya duvarlarına, tabletlere ve sonra da papirüse kaydetti. Gılgamış Destanı’nın söylediğini binlerce yıl sonra Hegel de söyledi: Ölümü insanın “insanlık” olarak yenme fikri! Babil’in öyküleri sapkın düşünceleri insanlığın mirasıymış gibi kaydederken, Antik Yunan kentleri bunlardan yola çıkıp şimdiki “yaygın” kültürün “insan merkezli” anlayışı türetti. Yani insancılığı, inkârı ve kibri…

Muttaki bütün bu fikirlere; insancılığa, inkâra, kibre ve zulme adaletle yaklaşır. Muttaki gelecek nesillere ait daha fazla sorumluluk duyar.

Çünkü geleceği inşa eden “yaygın” düşünceden endişe duyar. Bırakılacak miras yeter ki üstün insana ve onun yaşayabileceği değerlere karşılık gelsin; modern insanı çatışmasının eseri olmasın. İşte bundan dolayı Muttaki bu gününe değer verir, sorumluluğunu bihakkın yerine getirir. Bilir ki örneğin 2050 yıllarında torunları bir başka savruluşun ve cephenin ortasında kalacak!

Ve şimdi… Yaşamı idame ettirdiğimiz sosyal, politik, ekonomik ve her türlü sistemin içinde Muttaki bireysel doğrunun peşinde olandır. Tercihlerini kullanırken iradesini sağlam bir ipe tutunarak yapar, hepsi bu!

Muttaki merkezde durandır. Merkezcidir! Muttaki ezelden ebede bu evreninde halifesidir. Üstün insan olmak halifelikle bağdaşır.

Bütün bunlardan dolayı Muttakilik Sitesi’ne zaman ayırın. Çünkü bu Site sizin özelde üstünlüğünüzü ortaya çıkarmaya çaba gösteren, sadece çağdaş ve pratik yönleriyle kalmayan, aynı zamanda derinlemesine var olma nedenlerinizi idrak etmiş bir düşünceye sahiptir. Ziyaret edin, paylaşın, arkadaşlarına önerin, yaygınlaştırın, okunsun… Gelişmesi için tartışın, öneride bulunun, eleştirin… Muttakilik aslında tam da sizin aradığınız bir düşünce, model, değer, yaşam tarzı, standart ifadesi…

 


[i] Bu göndermeyi Stephen Hawking’e ve onun gibi düşünenlere yapıyorum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

“Modern İnsan” değil, “Üstün İnsan”

DİĞER YAZI

Mutluluk Kenti İçin “Meykırlık Sanatı”

Kültür 'ın son yazıları

Türkistan’ın Değeri

Arada bir tarihi ve kültürel derinlikleri hatırlamamız, hatırlatmamız gerekiyor. Örneğin Afganistan neresi? Afganistan’ın Türkistan ile ilgisi

İnsan Kaynaklı Kaos

Kaos mu, düzen mi şeklinde sorsam, hemen düzen deriz. Ama kaos da bir gerçek. Mesele düzeni

Bize Bayram Gerekli

Bize bayram gerekli; insanız, sosyaliz, hak ediyoruz. Bir şey açıklamama bile gerek yok değil mi? Anladınız

Epizodik ve Semantik

"Biliyor musunuz, hatırlıyor musunuz?" Kimi zaman bu soruyu sormuşuzdur. Bu sorunun verilen cevaplarına bakılarak bireylerde ve

Haddi Aşmak

Yaşanan olayların toplumu ne denli etkilediği duyarlılığın ne denli üst seviyelerde olduğu aşikar. Ancak buradan başka