fransiz-kisi
“Fransız Kışı”

“Fransız Kışı”

291 Tıklama
8 Dakikalık Okuma
Okuyucu
Sarı Yelekliler hareketinin eylemleri üzerine Fransa’da protestolar dinmek bilmezken Emmanuel Macron geçek hafta önemli bir açıklama yapacağını duyurdu. Şiddetin artması ve 1 Aralık’tan itibaren başlatılan protestoların Avrupa’nın değişik kentlere sıçraması nedeniyle Paris’teki olaylar neredeyse 2019’a girerken bu yılbaşında dünyanın en önemli olayı olarak tarihe geçecek. Peki, bu olaylara ne demeliyiz? Arap Baharı rüzgarlarını biliyoruz. Tunus, Mısır, Libya, Ürdün, Bahreyn ve Suriye… Libya’da Kaddafi’nin üzerine NATO kuvvetlerine bile gerek duymadan Fransa savaş uçaklarıyla ateş kusmuştu. Gitti Güney Kıbrıs’tan askeri üs istedi. Baf’a konuşlandı. Suriye’deki savaşa müdahil oldu. Burada da asker ve savaş gemisi var. Bunları neden söylüyorum, Fransız halkı bütün bunlar oluyorken, “Bu hükümet ne yapıyor?” diye sormamıştı. Oysa Arap Baharı konusunda zaten olaylar hep birbirine benzer nitelikteydi, eften püften konulara dayalı protesto gösterileri gençler ve sonra akıllı uslu görünen insanlar sokaklara çıkıyor, nümayişler ve sonra “hükümet istifa!” söylemi… Türkiye’de de benzeri yapılmak istendi, Gezi ile…  Şimdi Macron’a mazot fiyatlarının artmasının çok ötesinde bir başkaldırış söz konusu ve önümüzdeki günlerde Macron büyük ihtimalle bu kalkışmanın dışarıdan yönetildiğini, büyük bir oyun olduğunu, Fransız halkına itidalli davranması gerektiğini öğütleyecek. Asıl sebep ne o zaman? Avrupa Ordusu (PESCO) fikrini Macron’un üstelemesi, diyenler var. Şu da var, eğer Macron geri adım atarsa Fransa’da sağcı bir rüzgar daha esecek ve Fransız siyaseti aşırı milliyetçi bir yapıya dönüşecek. Bu kimin işine yarar? Amerikan milliyetçileri böyle bir değişimi uygun görür, küreselleşmeciler ise Macron ile yürüdüğü yolun kesilmesinden yeni bir plan yapmak zorunda kalırlar.  Peki bu neyin nesi, Fransa’da, çokçası Paris’te yaşamın felç olması? Fransa’daki gösteriler şimdiden Belçika ve Hollanda’ya sıçradı bile. Belçika ve Hollanda’daki küçük gruplar, Fransa’daki Sarı Yeleklilere destek vermek için şimdilik eylemler düzenliyor. Sarı Yelekliler hareketi 1968 yılındaki öğrenci eylemlerine benzetiliyor. Sadece Fransa’nın değil, başta Almanya olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinin de gösterilere sahne olacağı belirtiliyor. Eğer bu iş böyle genişleyecekse, neyin protestosu bu?  Düşünceme göre Atlantik’te yerleşik güç merkezi yavaş yavaş Avrasya’ya ve Pasifik eksenine kaydırılmak isteniyor ve buna ben “Güç Aktarımı” demiştim. Bu sancılı bir süreç olacak. Sancılarını şimdiden çekiyoruz. Protestocular eylemlerini sabah erken saatlerde daha çok Champs Elysees ve zafer anıtının (Arc De Triomphe) bulunduğu Charles De Gaulle Meydanı’nda gerçekleştiriyor. Eylemler uluslararası anlam kazansın, görünsün ve toplanma yeri olarak anlam ifade etsin diye, nasıl vaktiyle Mısır’da Tahrir Meydanı’nda gerçekleşti ise bu kez Fransa’da Champs Elysees Caddesi’nde gerçekleşiyor. Ancak çatışmalar ara sokaklara kadar sıçramış görülüyor. Hatta yenilikçi (Sen Nehri’nde küçük kayıklara binmiş kürek çeken yüzlerce Sarı Yelekliler…) eylemler de gerçekleştiriliyor ki dünyanın dikkati buraya çekiliyor. Fransa’da 4 haftadır süren eylemlerin ardından açıklama yapan Fransa Başbakanı Edouard Philippe “ulusal birliği” yeniden sağlayacaklarını söyledi, ama henüz başarılamadı. İçişleri Bakanı Christophe Castaner, düzenlediği basın toplantısında, ülke çapında 125 bin kişinin katıldığı eylemlerde çıkan olaylarda 974 kişinin gözaltına alındığını ve 17’si polis 118 kişinin yaralandığını açıkladı. Geçen haftaki şiddet olaylarının tekrarlanmaması için güvenlik önlemlerinin artırılması dikkati çekti. Ülke çapında 89 bin polis görev yaptı, Paris’te de 8 bin polisle 12 zırhlı araç görev aldı. Eylemler nedeniyle Champs-Elysees’deki mağaza ve restoranlar kepenklerini indirdiler. Gösteriler sebebiyle yakınlardaki müzeler de kapatılırken Garnier ve Bastille Opera binalarındaki programlar iptal edildi. Fransa 1. Futbol Ligi’nde Paris Saint-Germain (PSG) ile Montpellier arasında bugün başkentte oynanması planlanan karşılaşma da ertelendi. Paris’in sembollerinden Eyfel Kulesi ve geçen haftaki gösteriler sırasında zarar gören Zafer Takı da ziyarete kapalı tutuldu. Eylemler nedeniyle 30 civarındaki metro durağı da hizmet veremedi. Bütün bunlar 1968’de değil, 2018’de dünyanın en gözde yerlerinden birinde ve yılbaşı programlarından hemen önce gerçekleşiyor. Zira Paris dünyada yılbaşı geçirmek isteyenlerin en önemli uğrak yeridir. Hoş geldin 2019! Dünya siyaset sahnesine her defasında damga vurmuş Fransa’nın başkenti Paris’ten mesaj vererek yeni yıla girmeye hazırlanıyoruz. Bu kez 1968’deki gibi değil, post-kolonyal düzenden söz ederken, neo-liberal kanat Ticaret Savaşları ile kıskaca alınmaya çalışılıyorken, popülizmin ve kleptokrasinin genişlemesine dönük politik ortamlarda açlık sınırı altındaki insanlar üzerine acımasızca planlar yapılıyorken… Acaba buna ne diyecek küreselciler? Fransız Baharı olmayacağına göre; Fransız Kışı mı?

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Jeffrey’e Taze Kavrulmuş Çerez Var

DİĞER YAZI

Macron ve Sarı Yelekliler

Politika 'ın son yazıları

Yeni-Rönesans

Küresel çapta önemli bir bariyeri aşmak üzereyken güçler arasındaki sürtüşmeleri çok doğru bir yere koyarak tartışmamız

Yeni Hakimiyet Mücadelesi

İnsanın hakimiyet mücadelesi bitmez. Belki de ilerlemenin yolu budur! Düşmanı ve kaynakları savaşla ele geçirme dönemi Soğuk

Neomedyeval Çağ

Yeni-Normalleşme mimarlarının hedefi neomedyeval düzendir. Bu konuyu yeterince özümsemeden geçersek, olup biten hakkında ne desek az