Güç Yönetimi ve Küresel İlişkiler

123 Tıklama
8 Dakikalık Okuma
Okuyucu

BM Genel Kurulu vesilesiyle yapılan açıklamalar ve temaslara bakarak Türk-Amerikan ilişkilerinin son durumu hakkında kısa bir değerlendirme yapalım. Ama öncesinde ABD’nin politika ve diplomasi yönüyle çalışma şeklini tanımlayalım.

Büyük güçler hâkim pozisyondadır ve dünyada genel politikayı belirlerler. Bunun için büyük güçler içinde ABD sistemli biçimde hareket eder. Liderleri kendi vizyonlarını, hedeflerini, politikalarını açıklarlar. ABD neden açıklama yapar, dokümanlarını yayımlar? Diğerlerine liderlik ve rehberlik ettiğini açıkça göstermek için. Çin ve Rusya gibi ülkelerin liderleri de benzer dokümanlar yayımlarlar veya çeşitli uluslararası toplantılarda görüşlerini açıklarlar.

Seçim kampanyalarından seçildiği zamana kadar (2020-21) ABD Başkanı Joe Biden planını, politikasını, doktrinini açıkladı. Peşinden ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi (2021) ve Küresel Eğilimler-2040 dokümanı ile önceliklerini işaret etti. NATO-2030’da da Biden açıklamalarını yaptı, dokümana giren hedefleri bilinmektedir.

ABD üst seviyede (stratejik) hedeflerini ve politikalarını açıklar. Diplomasi açısından da ortaya şu çıkar: “Benimle konuşacaksanız ajandamda şunlar var, bana böyle gelin.” Gri bölgelerdeki süreçler için ise görüştükleri diplomatlardan ve politikacılardan gelen talep ve eleştirileri not ederler. Gri bölgelerde sürdürülen operasyonların her şartta ABD çıkarına gelişmesi konusu açıktır. 

ABD küresel çapta bölge komutanlıkları ve kendi askeri üsleri var, gemileri ve uçakları hemen her bölgede görevde, 200-300 bin asker, diplomasi misyonlarında çok sayıda personel ana kıta dışında görev yapıyor. 

ABD’nin ana konu başlığı gördükleri açıkça hem çıkarına hem de önderliğinde ve kontrolünde sürdürülmesi gereken çabalar olmak zorundadır. Joe Biden ile birlikte neleri gördük? Yöntem değişmedi, konu başlıkları belli.

ABD’nin (Biden Yönetimi’nin) öncelikli konuları:

  • Küresel konular
    • Covid-19
    • İklim değişikliği
  • Biden doktrini konuları
    • İttifak/ortaklık
    • Demokrasi
    • Küresel güç yönetimi
  • Küresel çatışma konuları ve sorunlar
    • Uzay, siber-uzay
    • Göç
    • Gri bölge faaliyetleri
    • Teknoloji
    • Finans ve ekonomi
    • Enerji
  • ABD’nin rakipleri
    • Çin
    • Rusya

Örneğin ABD, Afganistan’dan çıkıyorum dedikten sonra küresel çapta yapılan tartışmalara, ülkelerin ve kurumların aldıkları pozisyonlara bakın. Bir güç boşluğu oluştu, biz dolduralım, diyen politik yaklaşımları bile görmekteyiz. Güce ve güç boşluğu yaratma iradesine göre hâkim pozisyonda olanla diğerleri arasındaki farkı görmek adına bu tarz örnekleri çoğaltmamız gerekir. Tam tersine, bir güç alanı yaratma ve burayı işgal etme yönünde de hâkim güçlerin izlediği yolu ele almalıyız. Örneğin bugün uzay ve siber alanda bir yeriniz veya küresel ticarette birkaç baskın ürününüz var mı yok mu? Bir başka örnek, bir alanda karşınızda duracak gücü oluşturan rakiplere karşı planınız var mı yok mu?

Türkiye BM Genel Kurulu nedeniyle ABD’de temaslarda bulundu. Değişik ülke ve kurumlarla yapılan özel ve ikili görüşmeler bir yana, ABD ile temasta olan diplomasi çabası bu ifade ettiklerime yakındır.

Türkiye’nin öncelikleri ve açıklamaları:

  • Küresel konular
    • Covid-19: Aşıya erişim ve adalet konuları, Turkovac bilgisi.
    • İklim değişikliği: Paris İklim Andlaşması kapsamında ulusal katkı payı yürürlüğe konacak; sorumluluk paylaşımı.
  • Küresel çatışma konuları ve sorunlar
    • Göç: Sorumluluk paylaşımı.
    • Gri bölgeler: Afganistan, Suriye, Libya, Filistin, Azerbaycan, Ukrayna, Keşmir, Uygur, Bangladeş, Myanmar, Kıbrıs, Doğu Akdeniz, Yunanistan, Afrika, vs.
  • Strateji ve politikalar
    • AB ile işbirliği.
    • Yeniden Asya politikası.

Türk-Amerikan ilişkileri bağlamında geçmişten gelen birçok konu başlığı var. Bunlardan bazıları, terörizm (FETÖ ve PKK dahil), silahlanma (F-35, S-400), ticaret hedefi, gibi.

Çeşitli platformlarda bilgi vermek babından olan konularda sorun yok, dünyada herkes kendi ölçüsünde faaliyetlerini sürdürür. Başat güçlerin öncelikleri ise önemlidir ve diğerlerinin bağlar, ABD’ninki de bu şekilde değerlendirilir. 

Türkiye kendini ifade etti, düşüncelerini ve çalışmalarını açıkladı. ABD ise yine kendi çıkarına bakacak. Bugün Türkiye, ABD için bir NATO üyesi ülkedir, yeni ortaklıklarda listesine aldığı bir ülke değildir. ABD’nin Türkiye’yi ortak ilan etmesi önemli mi, bu başka bir tartışma konusudur. Ancak Türkiye’nin küresel ve stratejik değerde çok çalışması gerekiyor; teknoloji (Dördüncü Sanayi Devrimi gereği olanların ve yeşil teknolojilerin) üretimi, küresel ticarette gücünü artırması, siber-uzay konusunda çalışmalarını artırması ve etkinlik sağlaması elini güçlendirecek başlıklardır. 

Küresel güç mücadelesi artan şiddetiyle ve çeşitliliğiyle sürüyor. Artık düne göre değil, ileriye göre neredeyim, diye sormak gerekmektedir.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

BM’nin 76. Genel Kurulu

DİĞER YAZI

Erdoğan-Putin Görüşmesi Öncesi

Politika 'ın son yazıları