Ukrayna Krizi Hangi Noktada?

Okuyucu

Ders niteliğinde yazacağım, hatırlatmalarım olacak. Çünkü önemli bir dönemden geçmekteyiz. İyi irdelememiz gereken noktalar giderek birikiyor. Asıl çıkarımımız, Putin ve Lavrov ne demek istedi, şeklinde olacak. Ancak onların bugün ne söylediklerini Politik Merkez’de sizlerin önceki günlerde okumuş olmanız gerekiyordu. Ukrayna, Kırım, Donbass konularında netleşen bir tablo var karşımızda. Bu iş bitti demiyorum, ABD ve Rusya bu noktadan sonra detaylar üzerine yoğunlaşacak, ilkesel olarak birbirleriyle anlaşacaklarını işaret ettiler. Bu yazıda önceden ifade ettiklerim ile bugün söylenenleri üst üste koyabileceksiniz. NATO nerede kaldı? Ukrayna meselesi nerede görüşülecek? Rusya’nın bölgeye asker yığması neye yaradı? Liderler ne söylediler ne yaptılar? Bugün taraflarca sürdürülen uygulamaların anlamı nedir? Bu gibi soruların bütün cevapları size verilmiş idi, son haliyle bir daha işaret edilecek.

Bugün sabahtan itibaren “uzmanları” dinledim. Baksanız çok bilimselmişçesine “o da olur, bu da” yaklaşımlı konuşmalarına katlandım. Medya görevini yapıyordu!..

Eğer beni dinlediyseniz, akşam üstü huzurunuzdaydım, gayet netti olup biten… Çünkü duvar örer gibi, sağlam temeller üzerine tek tek tuğlaları koyarak takipçilerimle birlikte geldik bugünlere.

Bugün 21 Şubat 2022. Putin ve Lavrov dünyaya açık bir güvenlik toplantısı gerçekleştirdi. Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısı önemli bir kısmıyla naklen yapıldı. ABD ve onun yürüttüğü kampanyaya katılanların sürdürdüğü Enformasyon Savaşı‘na (ki bu başlıklı yazımı 15 Şubat‘ta yayımladım,) aynı şekilde “açık seçik” yayımlayarak Putin cevap verdi. Sanki rakiplerine, “dezenformasyonu bırakın, enformasyonu benim ağzımdan duyun,” dedi.

Aşağıda bazı notlarımı tekraren yazacağım, bugün olanlarla önceki yazdıklarımı rahatlıkla kıyaslayasınız diye. Bakın bakalım bugün farlı bir gelişme oldu mu? Bana göre olmadı, ifade ettiklerim şekilde seyrediyor bu kriz.

31 Ocak tarihli yazımda Ukrayna Stratejisinde İkinci Safha şeklinde ifade ettim. Bana göre Ocak sonunda ABD ve NATO tarafında sürdürülen strateji değişim gösterdi. Bu iki sahayı açıklayayım:

  • Birinci safha: Her türlü askeri destek, ortak savunma planlarının hazırlanması, askeri ve ittifakla caydırma, sistem entegrasyonu, hazırlık seviyesinin yükseltilmesi, doğrudan diplomasi.
  • İkinci safha: Savunma desteği, çok yönlü caydırma, sert güç uygulamasında tansiyonun azaltılması, uluslararası hukuk ve diplomasi, ekonomik yaptırım.

Joe Biden ekonomik yaptırımı uygulamadı. Daha çok Psikolojik Savaş ve Enformasyon Savaşı ile yüklenmeyi tercih etti. Diğer yandan “caydırıcılık” da beklenen şekilde geliştirilemedi. Rusya bölgeye sürekli asker getirdi, böylelikle stratejik caydırıcılık yönüyle öne geçti. Hatta Rusya nükleer silah fırlatma denemesi dahi yaptı.

Bu yazıda tam olarak çöyle ifade ettim: “Rusya’nın taktiksel sert adımlarını görürseniz şaşırmayın; bunlar savaş yaklaşıyor mu sorusunu çağrıştırmasın. Siz daha çok Rusya’nın ekonomisine ve retoriğe odaklanın, asıl göstergeleri o noktada göreceğiz.”

Caydırıcılığın Simetrisi başlıklı yazıma bakınız, şöyle ifade etmiştim: “Ukrayna krizi örneği açıktır. Aslında konu sadece Ukrayna da değildir, geniş bir coğrafyayı içerir. Temelde belirlenmiş harekât alanı Doğu Avrupa’dır. Caydırıcılık Doğu Avrupa esaslı bir planla sürdürülür. Ben bunu biraz daha geniş tutmaktayım, zira Rusya Sibirya’daki birliklerini Belarus’a kadar getirip caydırıcılık yapabildiğine göre, zaman ve mekan bu şekilde deruhte edildiğine göre, Çin ile ilk anlaşmaya varılmasının takibi de bu caydırmanın zinciri içindeki bir halka konumundadır. Hatta bugünlerde Putin ve Xi zirvesi dahi diplomasi açıklamayla “caydırıcılığın karşılıklı dengelenmesi” bakımından değer taşır. Zira ABD, AB, G7 ve NATO bir tarafken, asıl kuvvet olarak Rusya tek başınayken (Belarus gibi destek ülkeleri saymadan yazıyorum) caydırıcılığın sağlanması yeterli olmazdı. Etkin caydırıcılık için gerekli ittifaklar ve ortaklıklar konusunun eksik kalmaması gerekmekteydi. Bu nedenle şimdi yapılan odur, Çin ve Rusya bir bloktur. Politik denge temelli bir işlem daha yerine getirilmiştir. Ancak bu bize Ukrayna krizi diyerek yola çıkılan bu olayda, caydırıcılık için belirlenen harekât alanının bize küresel çapta olduğunu zorunlu olarak işaret etmektedir. Demek ki sıklet merkezi Doğu Avrupa’dır, ancak caydırıcılık küresel haldedir. Denk güçlerin oluşumu bize bunu söylettirmektedir. O halde Ukrayna krizinin silahlı çatışmaya dönüşmesi bir dünya savaşı potansiyeli taşıyan ağırlıktadır, en azından teorik olarak. Caydırma dendiğinde bu durum başka bir anlam ifade etmektedir.”

Biden ve Putin Anlaşması Oldu mu? Bu yazıyı 14 Şubat günü yayımladım. İçeriğinde şu önemli detaylar vardı, Rusya diyor du ki: 

  1. Kırım Rus toprağıdır, bunu kabul edeceksiniz. 
  2. Ukrayna krizi, sekiz yıldır aksatılan Minsk Anlaşması gereğince, bugünden sonra önüne engel konmadan görüşülecek. 
  3. Ukrayna’yı istila edeceğimiz hakkında histeri körüklediniz, bu yöntemi terk edeceksiniz. Ukrayna’yı işgal etmeyeceğiz, asıl NATO’nun Ukrayna’yı işgal etmemesi için sınıra asker yerleştirdik. Sadece Ukrayna da değil, Belarus’tan Gürcistan sınırına bu tür uygulamalar olacaktır. Siz Ukrayna dahil bu ülkelere müdahaleye devam ederseniz, biz de kendi yöntemlerimizle müdahale ederiz. 
  4. Bu konular hakkında böyle anlaşırsak, ABD ve Rusya olarak işbirliğimiz devam eder. Tersine durumda, her türlü felaket senaryosuna asıl o zaman hazır olun. Soğuk Savaş dönemine hemen dönmemiz an meselesidir. 
  5. ABD, Ukrayna’ya saldırı silahı konuşlandırmayacak. Zelensky bunun denetlenmesi için gerekirse Rus uzmanlara imkân verecek. 
  6. NATO ve Rusya Avrupa’da, nükleer silah konuları dahil, daha fazla askeri tırmanmayı engelleyecek karşılıklı görüşmelere başlayacak. Bu konudaki çalışmalar, 1997 Rusya-NATO Kurucu Yasası’nın imzalanması sırasında belirlenen hususlar çerçevesinde tekrar gözden geçirilecek.
  7. Provokasyonlara karşı ortak önlemler alınacak.
  8. Bütün bu konularda ilerleme sağlanmadan Ukrayna’nın NATO’ya girme isteği frenlenecek. Hatta Ukrayna NATO’ya alınır, Kırım NATO toprağı olarak kabul görür ve NATO bu kapsamda 5. Maddeyi işletecek olur ise Rusya savaşacaktır. Bu bölgedeki Rus askeri varlığının bulunma sebebi budur.

Putin ve Lavrov konuşmasının bir gün öncesindeyiz, ne söyleyeceklerini bilmiyoruz, öyle değil mi? Şimdi, 20 Şubat‘ta yayımladığım Ukrayna Krizinde Durum Değerlendirmesi isimli yazıya bakalım:

  • Rusya’nın birlikleri Ukrayna sınırında kalmaya devam etmektedir. Rus askeri gemileri Kırım civarındadır. Rusya’nın bu stratejik yığınağı caydırıcılık için yeterli olmaktadır.
  • ABD ve İngiltere, Rusya’nın Ukrayna’yı istila edeceği hakkında tarih vermeye devam etmektedir. Buna karşılık Rusya “bugüne kadar böyle bir niyetlerinin hiç olmadığını” ifade etmektedir.
  • Rusya 2014’ten itibaren Ukrayna’dan alacağını aldı. Kırım ilhak edildi. Donbass bölgesine (Luhansk ve Donetsk) daha fazla Rus nüfusu yaratıldı ve buralarda özerklik talebi için fiili şartla oluşturuldu. Bunun adı zaten Hibrit Savaş idi. Rusya Hibrit Savaşı bölgeye yaydı.
  • Donbass bölgesinde hemen her gün karşılıklı top ve havan ateşleri olmaktadır. Çatışma buradadır ve bu durum Ukrayna’nın iç meselesi şeklinde cereyan etmektedir. 
  • Kırım’da ve Donbass’ta (Luhansk ile Donetsk) durumu “toprak bütünlüğü” talebine karşılık gelecek biçimde geri çevirmeye Ukrayna askeri birliklerinin gücü yetmeyecektir. Ukrayna sormaktadır: NATO ve/veya ABD ile Avrupa ülkeleri kendilerine bugün destek vermeyecekler ise ne zaman verecek?
  • Almanya ve Fransa, Putin ile anlaşmış görünmektedir. Silah ve malzeme desteği dışında Ukrayna’ya bir şey verilmeyecektir.
  • Ukrayna’nın Rusya ile sorununu çözmeden NATO’ya girmesi söz konusu değildir. NATO istihbarat ve lojistik destek vermektedir.
  • G7, NATO, AB ve ABD’nin bütün gayreti Ukrayna’ya politik-diplomatik destek vermek şeklinde somutlaşmıştır. Verilen askeri destek (hibe, satışlar vs.) Rusya’nın stratejik caydırıcılık hamlelerine karşılık gelmektedir, ancak yeterli olmamaktadır. Rusya bu duruma Kırım’da ve Donbass’ta inşa ettiği fiili durumdan vaz geçmeyecektir. 
  • Ukrayna’daki sorunlu sahalar Minsk’te görüşülecektir. ABD ve Avrupa bu noktada Rusya ile mutabakat sağlamıştır.
  • Bu durumda Başkan Zelensky kendini ve Ukrayna halkını aldatılmış hissetmeye başlamıştır. Onun talebi NATO’ya hemen girmek ve bu sayede İttifak’ın 5. Maddesi gereği adımların atılmasını görmektir.
  • Rusya rakibi ABD’den aldığı güvenlik garantilerine bağlı mektubu incelemiş ve cevabını vermiştir. ABD ve Rusya, Avrupa güvenliği için karşılıklı görüşme zeminini oluşturmuştur ve bunu sürdüreceklerdir.
  • ABD ve Rusya’nın en önemli konusu nükleer silahlarla ilgilidir. Nitekim Rusya bu konuyu işaret edercesine stratejik kuvvetleriyle bir nükleer silah fırlatma tatbikatı yaptı. ABD’ye ve onunla birlikte hareket edenlere, şimdilik gerek duyulmadığını ancak istendiğinde nükleer silahların tetiğine Putin’in basabileceğini ima etmeleri aslında dünyayı tehdit eden sözler olarak kaydedilmiştir.
  • ABD’den ekonomik yaptırım beklenmiştir. ABD’nin verdiği yanıt şöyledir: Rusya Ukrayna’yı işgal etmek için harekât yapmadıkça ekonomik yaptırım devreye girmeyecektir.
  • Durum halen provokasyonlara açık halde sıcaklığını korumaktadır.
  • Sonuçta ABD tarafı Rusya’yı bu uyguladığı yöntemle caydıramamıştır, Ukrayna stratejisi beklentileri karşılamaktan uzaktır. Avrupa “her şartta” ABD’nin yanında olmadığını göstermiştir. Çok konuşmanın geçtiği bir medya savaş halinde yaşananlar, dünyada ekonomiden güvenliğe kadar bir çok sorunu hatırlatarak aşırı gerginlik yaratmaktadır.

Kapsanmayan bir nokta var mı?

Bugün Putin şöyle söyledi (bazı alıntılar): “Sorunları barışçı yolla çözmeye çalışıyoruz.” “Güvenliğimiz için gereken koşulların sağlanmasını istiyoruz.”

Lavrov ise çok benzer şekilde şunları söyledi: “(Güvenlik garantileri hakkında) ABD’ye detaylı cevap verdik. NATO’ya da göndereceğiz.” “NATO’nun açık kapı politikası nedeniyle (yapılan) talepleri ret ettik.” “Güvenlik endişelerimiz gözardı ediliyor, sulandırılmaya çalışılıyor.” “NATO’nun doğuya yayılmasını önleme çabamız sürecek.” “ABD’li mevkidaşımla (Blinken) 24 Şubat’ta Cenevre’de görüşeceğiz.”

Başka noktalar da var. Donbass ve Kırım halkının kendilerini davet etmeleri ve yakın zamanda Duma’nın Putin’i yetkilendirmesi konusu, açık bir biçimde rakiplere ve Birleşmiş Milletler’e verilen mesajdır, “müdahaleye meşruiyetimiz var,” ifadesidir.

Putin, “hem Biden’ın (ABD) hem de Macron’un (Fransa) Ukrayna’nın NATO’ya girmesinin gündemde olmadığını belirttiği” hususu çok önemli bir bilgidir. Zelensky bu durumda ne düşünür, ifade ettim, siz de okudunuz. NATO’ya girmek demek, 5. Md. işletilecek demektir ki bunun adı resmen savaş olur.

Putin şunu neden olarak gösteriyor: “2008’de Bükreş Memorandumu ile bir ABD baskısı olarak Ukrayna’ya NATO kapısı açıldı.” Bu “dayatma” kabul edilmiyor ve Rusya tarafından da bir “tehdit” algısı şeklinde değerlendiriliyor.

“Kırım Ukrayna değil. Kırım halkı kendi iradesiyle hareket etmektedir. Ukrayna askeri güç kullanarak burayı almak istiyor…” Putin tarafından böyle söyleniyor.

Gelinen noktaya bakalım. ABD tarafı her konuşmasında “Ukraynasız olmaz!” demekteydi. Şimdi ne diyor? “Rusya ile diplomasi!” Hatta Rusya ve ABD olarak yeni bir nükleer anlaşma yolunda ilerlemenin daha yararlı olacağını ifade ediyorlar. Halen bu konu çok ham, olgunlaşması beklenmelidir.

Medyadaki gereksiz konuşmalarla zamanınızın çalındığını görüyorum. Bu konuda ben de şikayetçiyim. Oysa analizcinin veya uzmanın sonraki hamleyi görmesi gerekir. Sonraki Hamleyi Görebilmek isimli yazımda şöyle ifade ettim: “Ben olsam hangi hamleyi yaparım, yaklaşımı büyük liderlerin veya komutanların denkliğinin olduğu yerde mümkündür. Hafif sıkletteki bir boksör ağır sıkletteki bir karşılaşma hakkında çok az şey söyleyebilir. Analizcinin kabiliyetli veya sıradan olduğunun anlaşılması da bu noktada görülür: Büyük lider olmasa da aynı rolü alabilecek bir uzman olmalıdır. Bunlar üniversitede kitap okuyarak olacak işlerin üzerindeki bakış açılarını kapsayan konulardır.”

Politik Merkez’i takip edenler eminler, birkaç gün veya hafta önce onlara gerekli bilgiler verilebiliyor.

Bugün Putin “Ukrayna’nın iki isyancı bölgesini bağımsız olarak tanıyıp tanımama konusunda günün sonuna kadar karar vereceğini,” söyledi. Evet, ne diyoruz? Eninde sonunda tanıyacaktır ve bu elbette bir işgal anlamı taşımayacak, meşruiyet üzerine ifade edilecektir. Putin’in Avrupa’daki işleri için muhatapları Avrupalılar, Fransa ve Almanya’dır. Onlarla istişareye devam eder. Ukrayna meselesinde koltuğununu kaybedecek biri olacaksa Zelensky’i söyleyebilirim. Önümüzde Ukrayna seçimleri olabilir. Avrupa ve Rusya birlikte Minsk süreci için yeni bir lider bulacaklardır.

Gursel Tokmakoglu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Ukraine Crisis

DİĞER YAZI

Post-Ukrayna  

Politika 'ın son yazıları

Victory Day

This special day, which is celebrated as Victory Day by the USSR, which won the Second

Putin ve Zafer Bayramı

İkinci Dünya Savaşı'nı kazanan SSCB'nin her yıl Zafer Bayramı olarak kutladığı bu bayram, Soğuk Savaş sonrasında

NATO’s Strategy

The Russo-Ukrainian War continues. NATO has been involved in this war since its inception. But not

Amerikan Kampanyası

Kampanya! Bu söz bizim Uluslararası İlişkiler ve Askeri Uygulamalar içinde pek kullanılmaz, ama Amerika Birleşik Devletler