Yeni Jeopolitik Yaklaşım: Baskıyla Daraltma

Okuyucu

Yeni Soğuk Savaş’tan bahsediliyor, buna Soğuk Savaş-2 diyenler var. Özellikle 2019-2035 küresel görünümü esas alarak jeopolitik açıdan bir tespit yapalım. Elbette bu bir jeopolitik değerlendirmedir, gelişmelerin ne şekilde sonuçlanacağının tahmini değildir. Bir savaş olur mu olmaz mı, demek için bir açıklamam olmayacaktır. Eğer projeksiyonu bu sunacağım şekilde ele alırsak, izleyebileceğimiz hususların bugünlerde inşa edilen nedenlere bağlı geliştiğini anlamış olacağız. Şunu ifade edelim, hiçbir adım boşuna değildir.

ABD’nin değerlendirmesi şuydu: Eğer 2035 yılına kadar önlem alınmaz ise Çin’in ABD’yi her yönden geçebileceği, bunun önü alınmalıdır.

En son AUKUS ve QUAD gibi oluşumlar için çalışmalar daha sık şekilde Donald Trump iktidarının sonlarında gerçekleştirildi. Düğmeye basılan tarih ise 2020’de Joe Biden’ın Beyaz Saray’a geçmesiyle başladı.

Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’ın birlikte hareket edeceği bir sürece girildi. Daha geniş aşılımı var ama bu bağlamda buna kısaca Anglosphere demekteyim. Birleşik Krallık, Aralık 2020’de BREXIT ile küresel politikalarında Kıta Avrupa’sından bağımsız ilerleme yolunu seçti.

Biden, Mart 2020’de ilk ziyaret programı ile G7, NATO, AB bağlamında ihtiyacı olan konsensüsü ve konsolidasyonu sağladı. Zaten G7 içindeki Birleşik Krallık ile birlikte, Anglosphere çerçevesindeki Avustralya ve Yeni Zelenda’nın stratejik birliğini sağlamış ve projelerini devreye koymuş idi. 

Bu süreden itibaren G7, NATO, AB, AUKUS grubu, strateji, savunma, silahlanma, ekonomik ve teknolojik işbirliği, dış politik angajmanlar yönleriyle bir bütün haline getirildi.

ABD, Biden Doktrini ile belirginleşen yapıda yanına G7, NATO, AB, AUKUS ve belli ölçüde QUAD’ı almış görünüyor. Ancak halen QUAD bağlamındaki Hindistan’ın dengeli siyaseti devam ediyor.

Şimdi NATO’ya bir parantez açalım. NATO, 2019’da Londra Deklerasyonu’nda da belirtildiği şekilde görev alanları içine Arktik Bölge, Siber-Uzay ve Çin’i aldı, ayrıca bu metinde “Derin Ortaklar” (Deep Partners) olarak tarif ettiği ülkeleri işbirliği kapsamına aldı. Bu ülkeler ilk planda Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelenda oldu. Bu cümleden NATO, bir küresel misyon üstlenmiş oldu. 

Haziran 2022 sonunda Madrid’de hazırlanan Yeni Stratejik Konsept içinde NATO’nun bu Çin hedefi ve isimlerini sıraladığım Derin Ortaklar metin içinde daha geniş yer aldı ve yapılan hazırlıklar ile NATO’nun Hint-Pasifik eksenindeki faaliyetlerine ilişkin bir planlama başlatıldı.

Biden yönetimi Ocak 2020’de göreve başlar başlamaz gördüğümüz başlıca konuların içinde; 

  1. Mart 2020’de G7, NATO, AB ortaklığını onardı, 
  2. ABD’nin Ağustos 2021’de Afganistan’dan asker çekmesi ve 
  3. Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması oldu. 

Ukrayna-Rusya Savaşı’nda ABD, G7, AB ve NATO hemen Akıllı Güç uygulamasına başladı. Bu kapsamda; 

  1. NATO kullanılarak savunma ve caydırıcılık
  2. Ukrayna’yı destekleme, 
  3. Ekonomik ve enerji başta olmak üzere değişik alanlarda Rusya’ya yaptırımlar, 
  4. Yoğun siber ve medya uygulamaları oldu.

Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan hemen önce Şubat 2022 başında Vladimir Putin’in Pekin Olimpiyatları vesilesiyle Çin’i ziyaret etmesi önemliydi. Bu esnada Xi Jinping ve Putin ile bazı anlaşmalar yaptı. Anlaşılıyor ki, Batı’nın bir bütün olarak hareket edeceği düşüncesinden hareketle, bu süreçten itibaren bu iki Asya ülkesi, Biden bu ülkelerin liderlerine “otokrat” tanımlaması yapmaktadır, stratejik yönden birlikte hareket edeceklerdi, ancak Çin, Rusya’ya vereceği desteği fazla dikkat çekmeden gerçekleştirecekti. Bugün görülüyor ki bu şekilde bir “Rusya-Çin ortaklığı” söz konusudur.

Şimdi başta verilen harita üzerinden analizimizin detayını incelemeye devam edebiliriz.

TEMEL HUSUSLAR

  1. ABD’nin temel amacı, Çin’i 2035’e kadar alınacak önlemlerle küresel rekabette ve güç mücadelesinde geride bırakmaktır.
  2. Rusya ve Çin bağını olabildiğince kesmektir.
  3. Çin’in küresel projelerine karşı ve önleyici projeleri devreye koymaktır.
  4. ABD, Çin’in 2027’de Birinci Safha Askeri Modernizasyon Programı’nı, tahmin edilen 700 adet nükleer harp başlığı imalini, küresel internet altyapı program ve projelerini ve teknolojik ilerlemelerini dikkate alarak, Tayvan’a bu tarihler itibariyle saldırabileceğini hesaplandı. ABD tarafınca, bu durum dikkate alarak her türlü önlemi geliştirmek ve uygulamaktır.

GELİŞMELER 

  1. Haziran 2022’deki NATO’nun Madrid Zirvesi öncesinde Biden’ın G7 ülkeleriyle yaptığı zirvede ilk planda Çin’in Kuşak Yol İnisiyatifi (BRI) çerçevesindeki projelerinin tersi istikametinde, G7 Karşı İpek Yolu projeleri için 650 milyar dolarlık bir paket devreye kondu.
  2. NATO’nun Madrid Zirvesi’nde Yeni Stratejik Konsept devreye kondu, burada “Derin Ortaklar” Japonya, Güney Kore, Avustralya, Yeni Zelanda işbirliğine resmen davet edildi, Çin’e karşı savunma, caydırma ve teknoloji planları devreye kondu, Siber-Uzay konusunda planlar gözden geçirildi, Küresel Nükleer Tehditler bağlamında yeni planlar yapıldı.
  3. NATO, Doğu Avrupa’ya caydırıcı gücünü artırarak konuşlandırdı, Rusya ile sınır bölgesini tahkim etti, yeniden Soğuk Savaş zamanındaki şekilde bilinen o tedbirlerini devreye koydu.
  4. Arktik Bölge’ye ilişkin İskandinav ülkelerden İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyeliğinin kapısı açıldı ve Atlantik’e geçişin bu şekilde tahkim edilmesi sağlandı.
  5. Ukrayna’nın silah sistemleri, altyapısı, eğitim ve askeri doktrinleri yönleriyle NATO kapsamındaki tüm uygulamalar bu ülke için geçerli oldu. Bir anlamda Ukrayna fiilen NATO üyesi gibi oldu.

ABD ve Ortaklarının (veya Batı Bloku’nun), belirtilen çerçevedeki bütün çabalarının, jeopolitik açıdan bir tanımının yapılması gerekecektir.

Belirttiğim temel hususlar ve gelişmeler bağlamında ABD’nin yapmak istediği Çin’in alanını daraltmaktır. Aşamalı bir stratejinin devrede olduğunu söylemek mümkündür. Buna göre; bugün Rusya yıpratılıyor ve müteakiben Çin’e daha fazla teksif sağlanacak. Bunun başka açıklaması “tek düşman” ilkesidir. Yani şimdi düşman Rusya, 2027’lerde Çin olacaktır. Hazırlıklar buna göredir.

Jeopolitik olarak, “Çevresi Daraltılacak Çin ve Rusya Etki Bölgesi” tarifini yaptım ve bu bölgeyi yaklaşık sınırlarıyla haritaya işaretledim. Rusya ve Çin’e ilave, İran ve Kuzey Kore de ABD için tehdit ülkelerdir. Bunlar Ulusal Strateji Dokümanı’nda yer alır. Dolayısıyla işaretlenen bölgede bu ülkeler yer alır.

Son günlerde bir fiili çaba gözlenmektedir, bu tür konuları önemsemekte yarar olacaktır. Rusya ve Çin, BRICS ülkelerine bir “rezerv para birliği” oluşturma çağrısı yaptı. İlk etapta buna İran ve Arjantin de katılmak için düşüneceklerini bildirdiler. 

(Bu rezerv para hususunu ve güç odaklarını geniş biçimde Türkiye Jeopolitiğine Yeniden Bakış başlıklı yazımda ele aldım.)

Çevresi Daraltılacak Çin ve Rusya Etki Bölgesi fikrini ileri göre, nasıl daraltılabilir, sorusunu cevaplamamız gerekir. Biden Doktrini bir kısmıyla bunu açıklıyor, şöyle ki; İttifak ve Ortaklarla ve Akıllı Güç uygulamasıyla, ulusal ve küresel güç unsurlarının tüm alanlarıyla aynı anda ve “baskıyla daraltma” sağlanacaktır veya buna gayret edilecektir. Başka ifadelerle buna “çevreleme” şeklinde tanım getirenler de olabilir. Sorun değil, burada öne çıkarılması gereken husus, işaretlenen jeopolitik alandır.

Bu açıklanan çerçevede düşündüğümüzde önümüzdeki dönemde izlememiz gereken stratejik gelişmeler de bir ölçüde belirlenmiş olacaktır kanaatindeyim. Ancak sonuçlandırmadan öngörü bağlamında şunu ifade etmeliyim, “güçlü ittifaklar, alabildiğine caydırıcılık, kıyasıya rekabet ve sürekli ön alma” yöntemlerine ihtiyaç olan gittikçe gerilen bir dönemdeyiz, bunun farkında olarak yolumuzu çizmemiz gerektiğini bilelim.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Güncel Sosyo-Politik Vaziyette Farkındalık

DİĞER YAZI

Geopolitical Contraction

Politika 'ın son yazıları

’Hırsız ABD’

Dün, bugün medyada Suriye, Rakka bölgesinde karayolu üzerindeki uzunca bir tanker konvoyunun video görüntüsünün yayımlanması üzerine

Pelosi Esintisi

ABD Temsilciler Meclisi Nancy Pelosi'nin Asya-Pasifik bölgesine ve bunun içinde Tayvan'a yaptığı ziyaret (2-3 Ağustos 2022)

Ortadoğu’da Bloklaşma

Geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Jeo Biden'ın uluslararası ilişkiler açısından çokça sözü edilecek bir ziyaret programı gerçekleşti.