Küresel Ekonomik Graffiti

209 Tıklama
13 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Önemli konuları konuşuyoruz, Dijital Çağ, tam küreselleşme, finans teknolojileri, dijital para, yeni Aydınlanma, jeoekonomi gibi, öte yandan savaşlardan bahsediyoruz, fiilen küresel krizleri yaşıyoruz, ABD mi Çin mi diye soruyoruz, bir belirsizlik süreci içine girdiğimizi düşünüyoruz, gelecek kaygılarımız var… Evet, o denli ciddi konular gündemde, ki bunların içine girip baktığımızda bizlere sunulanların grotesk bir görüntü verdiğini düşünüyoruz. Çelişkiler çok, projeler çok uçuk ve devasa, kullandığımız kavramlar bile ilk bakışta ürkütücü, ama hepsine birden normal bir gidişatmışçasına bakıyoruz.

Yaşananlar

Küreselleşme, yani dünyanın küresel bir köye dönüşmesi, 1989 yılında “Dünya Çapında Ağ” (World Wide Web, WWW) icadıyla başlamıştı. Zaman içinde küresel ekonomi ve politikalar yerleşti. Küresel ekonominin içinde Çin’in kalkınması ile eşgüdüm halinde çabalar söz konusu oldu. Dünya ekonomisi büyüdü. Ancak 2008’de küresel bir ekonomik kriz yaşandı. Aslında bu krizin etkileri devam etmekteydi. Fiziki para sistemi küresel ekonomide bir doygunluk yarattı, eğer bu sistem değişmedikçe daha ileri, katlanan derecelerde, büyüme ivmesinin yakalamasının mümkün olamayacağı, şeklinde benim ileri sürdüğüm doğal bir durum var. Şimdi aranan küreselleşmenin küresel-dijital para kullanımıyla tamamlanması.

WEF’in tespitini referans alırsak, 2016 yılında Dördüncü Sanayi Devrimi (Endüstri 4.0) olduğu teyit edildi. Dijital Çağ başladı ve bunun insanlığın her dokusuna etkisi söz konusudur. Bu devrim özellikle siber sistemler, yatay-dikey entegrasyon, yapay zeka, bulut bilişim, nesnelerin interneti, makine öğrenimi, büyük veri ve veri analitiği, artırılmış gerçeklik, katmanlı üretim (3D Baskı), dijital fabrika, gibi pek çok yenilik var. Bütün bunlar hiper-teknolojileri ileri sürmekte ve insan yaşamı bununla ilerlemenin yolunu aramaktadır. Peki, tam küreselleşme olmadan bunların etkisi nasıl olur? Bir çarpıklık yaşanır mı?

Fiilen 2017’den bu yana Donald Trump yanlış ve uyumsuz politik adımlar attı. Kendine göre bir Ticaret Savaşı başlattı. 3 Kasım 2020’de ABD seçimleri yapıldı. 6 Ocak 2021’de ABD Senato binası baskını oldu. ABD’de neler oluyor, diye tartışılmaya devam ediliyor.

Küresel Para

Küresel çapta kullanılan fiziki para (rezerv para) ile ortak para (hesabi tek para) birimi farklı uygulamalardır. Halen küresel çapta kullanılan yüzde 61,82 ile rezerv olma gücüne sahip fiziki para ABD dolarıdır. ABD’nin küresel rezerv para hedefi yüzde 80’lerin üstüne çıkmaktır. Küresel tek para uygulaması John Maynard Keynes’in yaklaşımıyla Uluslararası Para Fonu (IMF) çerçevesinde oluşturulan Özel Çekme Hakkı (SDR) ismiyle bilinen hesabi değer birimidir.

Bugün “küreselleşmenin tamamlanabilmesi için küresel parada konsensüs sağlanmış olmalı” derken; fiziki rezerv paradan mı SDR’den mi yoksa her ikisinin işlevini üstlenen yeni bir değer sisteminden mi bahsediyoruz, öncelikle bunu belirginleştirmemiz gerekmektedir.

Yine yaklaşık son on yıldır görüldüğü üzere, finans teknolojileri (Fintech) kapsamında uygulamaları olan dijital para birimleri var. Dijital parayı yukarıdaki tasnifte nereye koymalıyız? 

Bilmemiz gereken şu, dijital para, fiziki rezerv para yerine geçebilecek bir paradır, SDR hesabını ve uygulamasını kolaylaştırır, dolayısıyla her ikisinin işlecini üstlenmeye elverişli bir çözümdür.

Küresel Rekabet

Öyle görünüyor ki 20 Ocak 2021’de Joe Biden Beyaz Saray’a geçecek. Bununla beraber, “ABD küresel yönetim düzenlemelerine gidecek” ve “ABD’nin çok taraflı kurumlara ve hukukun üstünlüğüne olan bağlılığını yeniden teyit edecek” şeklinde beklentiler var. En optimist yaklaşımla söyleyebiliriz ki, Biden’lı ABD’nin kısa/orta vadede bu hedefleri yerine getirebilmesi, beklentilere karşılık verebilmesi demek fiziki para sistemleri ile yürütülecek bir süreci işaret etmektedir. 

Ancak diğer yandan bildiğimiz bir konu, birbirine rakip olan hem ABD’nin hem de Çin’in dijital para çalışmaları sürmektedir. ABD dijital-dolar, Çin ise dijital-yuan için hızlı bir çalışma içindedir. 

Bugün küresel ekonomik ve politik nüfuz gücünü arttırma çabası içinde olan Çin renminbinin (yuan) rezerv para olma gücünü artırmak için çaba göstermektedir. En azından halen renminbinin yüzde 1,95 olan kullanım oranını orta vadede yüzde 25’lerin üstüne çıkarmak ve daha sonra ABD dolarından daha güçlü olmak hedeftir. Başka deyişle Çin, ABD’den önce yüzde 80’lik hedefe ulaşmak istemektedir. 

Mevcut fiziki para uygulamaları, finans ve ticaret piyasalarının işlemesi, uluslararası sistemin oturmuşluğu, ABD’nin uluslararası sistemi yöneten kurumsal üstünlüğü gibi pek çok nedenden dolayı Çin’in güçlükleri vardır. Çin’in bu hedeflere ulaşması normal şartlarda çok güç. Öyle ya, ya bir dünya savaşı çıkmalı ve Çin galip ülke olarak uluslararası sistemi tekrar kendi lehine düzenlemeli ya da Dijital Çağ ile ABD’nin önüne geçecek finans ve dijital para uygulamalarını dünyaya kabul ettirmeli. Çin ikinci yöntemi seçti ve hiper-teknolojik çalışmalara ağırlık verdi.

Bunun yanı sıra Çin küresel nüfuz artırıcı politikalarını da bilinen jeopolitik yöntemlerle geliştirmek üzere çaba içerisindedir. Bu bakımdan cari politikaları sürmektedir. Kuşak ve Yol İnisiyatifi (İpek Yolu), Afrika, Güney-doğu Asya Birliği (ASEAN), Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP), Hong Kong gibi hedef listesine aldığı jeopolitik ve jeoekonomik faaliyetleri vardır.

Biden Bir Umut mu?

İfade ettiğim gibi, Biden’ın başkanlığıyla beraber, ABD küresel yönetim düzenlemelerine gidecektir ve ABD’nin çok taraflı kurumlara ve hukukun üstünlüğüne olan bağlılığını yeniden teyit edecektir. Biden ileri güçlerle (Fed, küresel yatırımcılar, uluslararası aktörler, uluslararası kurumlar) işbirliği yaparak cari politikalarını düzenleyecektir. En azından beklentiler bunlardır.

Biden’dan beklenen özel konulardan birisi ABD’nin yeniden SDR ihracıdır. Bu konuda Trump kendine göre bir engelleme yapmıştı, konu tekrar gündeme getirilecek ve güçlendirilecek görülüyor.

Bir diğer konu ABD ile birlikte bir yeni Aydınlanma normlarının geliştirilmesi konusudur. Bu yeni normlar hem Dijital Çağ’ın gereği olarak gerekli adımların atılmasını hem de sekteye uğrayan hukuktaki ve bilimdeki sorunların giderilmesi konularına temas etmektedir. 

Dünya ticaretine önemli engeller getiren uygulamalarıyla Trump çok eleştirilmektedir. Ticari anlaşmazlıkları yargılama yöntemine, sebep her ne olursa olsun, yanlı olarak müdahale edilmemesi gerektiği bilinene bir ilkedir. Ancak Trump, dünyada herkes için eşitlikçi hak durumunda olan bu konuyu “ben yaptım oldu” şekline bozmuştu. Biden ile birlikte bir beklenti ileri sürülüyor, hem Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) güç politikaları ve neoliberal ideoloji ile baskılanmasının önüne geçilecek hem de küresel eşitlikçi ticaret yöntemi uygulanacak deniyor. Bu cümleden hareketle diyebiliriz ki önümüzdeki dönemde tam küreselleşmenin ve Dijital Çağ’ın ticaret modeli inşa edilecek.

Sonuç

Girişte ifade ettim, grotesk bir görüntü var sanki… 

6 Ocak’ta ABD’de yaşananlar bana göre biraz gülünç kaçtı. Her neyse diyelim ama görüntü bu! Hatta olacakları da hesaba katarsak, belirsizliklerin bolca olduğu bu zamanlarda kesinmiş gibi konuşmaların yapılması da abesle iştigal. 

Ben durumu şöyle tarif ediyorum: Yapı çok temel doğrularla anlatılıyor, duvar örülüyor, ama üstüne yapılan sıvanın tutup tutmadığına pek bakılmıyor, üstelik bu sıvanın üstüne aceleyle meşhur sokak sanatçıları tarafında graffiti uygulanıyor. 

(Dünyanın en ünlü Graffiti sanatçısı Banksy’nin Kırmızı Balonlu Kız isimli eserini görüntüye koyuyorum.)

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Küresel Krizlerde Ekonomi

DİĞER YAZI

Küresel Dolar ve Renminbi Savaşı

Ekonomi 'ın son yazıları

Küresel Krizlerde Ekonomi

2020’de COVID-19 pandemisi ile birlikte küresel çapta önemli bir sosyo-ekonomik sorun gündeme girdi. En başta Amerika

ABD Ekonomisi ve Biden

Joe Biden ABD ekonomisini nasıl canlandıracak, işsizliğe nasıl çare bulacak? Bu sorunun iki yönü var; ilki