NATO ve Terör

Okuyucu

Soru şöyle geldi, Kilis’e ve Karkamış’a PKK terör örgütü roketle ve havanla saldırdı, ölen ve yaralanan masum Türk vatandaşları var, NATO neden Türkiye’nin yanında terörle mücadele etmiyor, bu ittifak ruhuna uygun bir tutum mu, neler yapılmalı?

NATO, ABD’ye 11 Eylül’de terör saldırısı olduğunda doğrudan 5. Maddeyi işletti ve Afganistan’a harekat başladı. Artık ABD’nin terörle mücadele stratejisine paralel olarak NATO da inisiyatif alan bir ittifak oldu. Daha sonra Irak dahil pek çok terörle mücadele planlarında NATO görev aldı, hatta bu görevlere en fazla katılım yapan ülkeler arasında Türkiye bulundu.

Soruların içinde geçtiği için ifade etmem gerekiyor, geçtiğimiz günlerde NATO, Polonya’ya füze düştü diye ayağa kalktı, bugün Türkiye sınırına teröristler roket atıyor, ittifak nerede, şeklinde.

Bu konuyu teknik olarak incelediğimizde görülecektir, bazı detaylar var. Doğu Avrupa’daki stratejik gerilimi, Ukrayna’daki savaşın boyutlarının yayılma eğiliminin ve Rusya ile stratejik-nükleer silah kullanma risklerinin değerlendirilmesi gibi hususlar. Önemlisi, eğer meydana gelen olay Polonya’ya bir saldırı ise NATO 5. Maddeyi işletecek mi? Bu konular gündeme geldi.

Sonuçta Polonya’da NATO teknik inceleme başlattı ve raporunu tuttu. Ayrıca Brüksel’de bir istişare toplantısı gerçekleştirildi. Bu toplantı 4. Madde gereği değilse de durumun gözden geçirilmesi bakımından önemliydi. Polonya’daki saldırının Rusya tarafından olmadığı başından beri bilinmekle beraber, ilgili ülkeler, başta ABD ve Ukrayna, bu hususu politik olarak kendine göre kullanmak istediler. Neticede NATO bir vaziyet aldı…

Türkiye’nin maruz kaldığı terör saldırısında, atılan roketler ve havan mühimmatı Suriye topraklarından geliyor ve bu hain saldırı bir terör örgütü olduğu tescilli PKK terör örgütü tarafından yapılıyor, sonuçta Polonya’daki gibi masum sivillerin ölümüne sebep oluyor.

Şöyle düşünülsün, Türkiye, bir NATO üyesi ülke olduğuna göre ve terör saldırısı neticesinde zarar gördü ise en azından bir NATO araştırma heyeti durumu tespit maksadıyla işbaşı yapamaz mıydı ve NATO’nun da sınırı olan Türkiye sınırındaki güvenliğin tesisi için önlemlerin görüşülebileceği bir istişare toplantısı yapılamaz mıydı?

Neticede NATO, ABD ve diğer müttefikler, PKK’nin bir terör örgütünü teyit ediyorlar, öyle değil mi?

Öyleyse çekinilen nokta nedir? NATO, Türkiye’nin maruz kaldığı bu duruma bağlı olarak bir işlem başlatmak için neyi bekliyor olabilir? Bu önemli bir sorudur.

Türkiye, sebebi veya çekinceleri ne olursa olsun, özellikle NATO’nun genişlemesi perspektifinde (İsveç ve Finlandiya hakkında) dile getirdiği terörle mücadele konularını da dikkate alarak, bundan böyle olacaklar için remi şekilde hamlelerini yapmak durumundadır.

İlk planda siyasi partiler bu husus dile getirmeli, Türk vatandaşları adına TBMM bu noktada NATO ile alakalı bir talebini seslendirmelidir. Buna paralel olarak Savunma, Dışişleri ve Hükümet nezdinde resmi başvurular acilen yapılmalıdır. Aslında bu olayların akışı, Türkiye’nin böylesi bir tepkide bulunması için gereklidir, dış-politik fırsattır.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Güç Mücadelesi ve Pençe-Kılıç Harekatı

DİĞER YAZI

Operasyon Zamanı Yaklaştıkça

Güvenlik 'ın son yazıları

PKK ve PROMOTER

İstiklal Caddesi’nde meydana gelen hain terör saldırısı sonrasında yapılan değerlendirmeleri izledik, okuduk. Önemli isimlerden dikkat çekici