NATO ve Terör

22 Kasım 2022
Okuyucu

Soru şöyle geldi, Kilis’e ve Karkamış’a PKK terör örgütü roketle ve havanla saldırdı, ölen ve yaralanan masum Türk vatandaşları var, NATO neden Türkiye’nin yanında terörle mücadele etmiyor, bu ittifak ruhuna uygun bir tutum mu, neler yapılmalı?

NATO, ABD’ye 11 Eylül’de terör saldırısı olduğunda doğrudan 5. Maddeyi işletti ve Afganistan’a harekat başladı. Artık ABD’nin terörle mücadele stratejisine paralel olarak NATO da inisiyatif alan bir ittifak oldu. Daha sonra Irak dahil pek çok terörle mücadele planlarında NATO görev aldı, hatta bu görevlere en fazla katılım yapan ülkeler arasında Türkiye bulundu.

Soruların içinde geçtiği için ifade etmem gerekiyor, geçtiğimiz günlerde NATO, Polonya’ya füze düştü diye ayağa kalktı, bugün Türkiye sınırına teröristler roket atıyor, ittifak nerede, şeklinde.

Bu konuyu teknik olarak incelediğimizde görülecektir, bazı detaylar var. Doğu Avrupa’daki stratejik gerilimi, Ukrayna’daki savaşın boyutlarının yayılma eğiliminin ve Rusya ile stratejik-nükleer silah kullanma risklerinin değerlendirilmesi gibi hususlar. Önemlisi, eğer meydana gelen olay Polonya’ya bir saldırı ise NATO 5. Maddeyi işletecek mi? Bu konular gündeme geldi.

Sonuçta Polonya’da NATO teknik inceleme başlattı ve raporunu tuttu. Ayrıca Brüksel’de bir istişare toplantısı gerçekleştirildi. Bu toplantı 4. Madde gereği değilse de durumun gözden geçirilmesi bakımından önemliydi. Polonya’daki saldırının Rusya tarafından olmadığı başından beri bilinmekle beraber, ilgili ülkeler, başta ABD ve Ukrayna, bu hususu politik olarak kendine göre kullanmak istediler. Neticede NATO bir vaziyet aldı…

Türkiye’nin maruz kaldığı terör saldırısında, atılan roketler ve havan mühimmatı Suriye topraklarından geliyor ve bu hain saldırı bir terör örgütü olduğu tescilli PKK terör örgütü tarafından yapılıyor, sonuçta Polonya’daki gibi masum sivillerin ölümüne sebep oluyor.

Şöyle düşünülsün, Türkiye, bir NATO üyesi ülke olduğuna göre ve terör saldırısı neticesinde zarar gördü ise en azından bir NATO araştırma heyeti durumu tespit maksadıyla işbaşı yapamaz mıydı ve NATO’nun da sınırı olan Türkiye sınırındaki güvenliğin tesisi için önlemlerin görüşülebileceği bir istişare toplantısı yapılamaz mıydı?

Neticede NATO, ABD ve diğer müttefikler, PKK’nin bir terör örgütünü teyit ediyorlar, öyle değil mi?

Öyleyse çekinilen nokta nedir? NATO, Türkiye’nin maruz kaldığı bu duruma bağlı olarak bir işlem başlatmak için neyi bekliyor olabilir? Bu önemli bir sorudur.

Türkiye, sebebi veya çekinceleri ne olursa olsun, özellikle NATO’nun genişlemesi perspektifinde (İsveç ve Finlandiya hakkında) dile getirdiği terörle mücadele konularını da dikkate alarak, bundan böyle olacaklar için remi şekilde hamlelerini yapmak durumundadır.

İlk planda siyasi partiler bu husus dile getirmeli, Türk vatandaşları adına TBMM bu noktada NATO ile alakalı bir talebini seslendirmelidir. Buna paralel olarak Savunma, Dışişleri ve Hükümet nezdinde resmi başvurular acilen yapılmalıdır. Aslında bu olayların akışı, Türkiye’nin böylesi bir tepkide bulunması için gereklidir, dış-politik fırsattır.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Güç Mücadelesi ve Pençe-Kılıç Harekatı

DİĞER YAZI

Operasyon Zamanı Yaklaştıkça

Güvenlik 'ın son yazıları

193 views

Etki Ajanlığı Yasası

Bu çağda, etki ajanlarına karşı önlem almak ve ülke yararına çalışanların eline mücadele etmek adına imkan vermek gibi konularda aksi düşünülebilir mi? Bu gerekli, ülke güvenliği açısından yerinde bir hamle. En azında caydırıcılık çok önemli. Ajanlar ve etki ajanları öyle cirit atmasınlar... Gerekli önlemleri ve bu kapsamda belli yasal düzenleme imkanlarını yaratalım. Her türlü tehdit var. Onları caydıralım, caydırıcı nitelikte ülkenin somut eylemleri olsun. Türkiye'de istihbarat hizmetleri 2014'dan itibaren iyi bir seyirle gelişiyor. İlk olarak operasyon yapma imkanı oldu. Kötü mü? Operasyonel İstihbarat gayet başarılı. Teröristler ve bölgemizdeki hasım ülkeler bunu görüyorlar, dikkatleri çekildi. Şimdi de bu tür ilave yasalar olsun isterim. Doğru adım! Elbette ben bu konuyu istihbarat açısından ele alacağım, uzmanlığım bu yönde. Hukuk konusu ayrı.
85 views

Yeni Üstünlük Mücadelesi ve Savunma Anlayışı

Temel konumuz silahlanma ve polemoloji olacak. Bu alanda yeni anlayışları irdeleyeceğiz. Genel savunma ve silahlanma politikalarına, büyük güçlerin aldıkları pozisyonlara, örnek olarak ABD'nin savunma yöntemine ve son olarak yeni üstünlük mücadelesi kavramlarına değineceğim. Bahsedeceğim yeni üstünlük mücadelesi terimleri neler? Oyun değiştiricilik, sistemlerin sistemi mimarisi, otonom kor sistemler, tam baskılama veya üstünlük kurma (dominasyon), bütün yönleriyle nüfuz etme (penetrasyon), istihbaratın penetrasyonu ve caydırıcılık için silahlanmak, olacak. Bunları neyle yapabilirsiniz? Bu makalede size ipuçlarını vermiş olacağım.
80 views

Otonom Orduların Tartışması

Teknoloji geliştikçe otonom sistemler cephede yerlerini alıyorlar. Kara, hava, siber-uzay, deniz, derin ve geniş cepheler... Bu konu başka ülkelerde hem askeri hem sivil, çeşitli uzmanlarca tartışılıyorken, Türkiye'de henüz o noktaya gelinemedi. Savaşın bilim ve sanatı yönüyle ben size özgün bir tartışma başlatmak isterim.
115 views

İsrail’in İran Saldırısı ve Polemolojik Analizi

19 Nisan gecesi İsrail, İran-İsfahan'daki bir askeri hedefi vurdu. Önce alınan bilgiler ve geliş yöntemleri doğru mu yanlış mı tartışıldı. Ancak, olağanüstü denebilecek türden yeni bir süreçle ilgilendiğimiz gayet açıktı. Ben sizlere bir askeri analiz yaparak, eldeki bilgileri de kullanmak suretiyle, bazı poüemolojik sonuçlar çıkarıp sunmak istiyorum.
164 views

İran Yine İsrail’e mi Çalıştı?

1 Nisan'da İsrail, İran'ın Şam elçiliğine saldırdı. 13 Nisan'da İran, İsrail'e günü-saati belli bir misilleme operasyonu yaptı, adı: Operation True Promise! 15 Nisan itibariyle durumu gözden geçirelim.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme